18 Ekim 2017 Çarşamba
  • Altın151,481
  • BIST106.991
  • Dolar3,6762
  • Euro4,3196
  • Euro/Dolar0.00
  • Sterlin4,8356
  • İstanbul17 °C
  • Ankara8 °C
  • İzmir19 °C
  • Konya12 °C
  • Adana16 °C
  • Antalya19 °C
  • Diyarbakır18 °C
  • Bursa15 °C
  • Kayseri7 °C
  • Kocaeli8 °C
  • Şanlıurfa17 °C
  • Gaziantep16 °C
  • İçel23 °C
YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Diyanet İşleri Başkanı Görmez: Katliamlar arasında ayrım yapmak insani değil
Diyanet İşleri Başkanı Görmez: Katliamlar arasında ayrım yapmak insani değil
23 Mart 2016 16:11
Diyanet İşleri Başkanı Görmez, Türkiye'de ve dünyada yaşanan terör saldırılarını değerlendirirken, "Katliamlar arasında ayrım yapmak insani değil." dedi.

Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Görmez,  Türkiye'de ve dünyada yaşanan terör saldırılarını değerlendirirken, "Katliamlar arasında ayrım yapmak insani değil." dedi.

Görmez, Üsküdar Üniversitesi Postkolonyal Çalışmalar Uygulamalar ve Araştırma Merkezi (PAMER) tarafından düzenlenen "Çağımızın Buhranı Terör; Barış ve Huzur Tasavvurumuz Sempozyumu"nun açılışında, terör saldırılarının sadece insanları katletmekle yetinmeyip, bütün insanlığı hedef alan bir kötülük olduğunu ifade ederek, "Yüce Rabbimiz bizlere, insanlık ailesi olarak terör arasında ayrımcılık yapmamayı, terör ırkçılığı yapmamayı nasip eylesin." şeklinde dua etti.

Masum bir insanın yok edilmesinin, tüm insanlığın yok edilmesine eş değer olduğunu dile getiren Görmez, ölümler arasında ayrım yapmanın insanlığa yakışmayacağını, katliamlar arasında ayrım yapmanın insani olmadığını ifade etti.

Şiddet ve terörün, seküler temellere dayanmasıyla, sözde dini temellere dayanması arasında fark göz etmenin doğru olmadığını vurgulayan Görmez, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Terörün insandan insana, toplumdan topluma, devletten topluma olması arasında fark yoktur. Vahşete dayalı ölümlerin, Şam'da, Bağdat'ta olmasıyla, Paris'te, Brüksel'de olması arasında fark yoktur. Dehşet ve katliamın Karaçi'de, Yemen'de meydana gelmesiyle, Paris'te, Berlin'de, New York'ta meydana gelmesinin herhangi bir farkı yoktur. Dünya, bu ölümlerin hepsine, şiddetin tamamına, bir mezhep ve coğrafya ayrımı yapmaksızın aynı tepkiyi vermiyorsa, işte o zaman insanlık tümüyle ölüme mahkumdur. Din-şiddet ilişkisi hakkında sadece bir savunma değil, aksine metodolojik analizler, insaflı ve tutarlı tahliller yapılmalıdır. Zira bir dini şiddetle özdeşleştirmenin vebali, sadece o dinin mensuplarını değil, bütün dünyanın inanç haritasını derinden etkileyecek kadar büyüktür. İslam'ın şiddet dini olduğu iddiasının, İslamofobi gibi tarihe geçecek bir korku ve nefret hali doğurması, yalnızca Müslümanları değil, bütün insanları bunalıma sürüklemiştir. Unutulmamalıdır ki şiddet, şiddetle ortadan kalkmaz, kan, kan ile temizlenmez. Dünyanın güvenliği inançlar üzerinde baskıyla sağlanmaz. İslam'ın şiddet dini değil barış dini olduğunu ortaya koymaya çalışanların emekleri elbette boşa gitmeyecek ve bu yolda atılan her adım dünya barışına katkı sağlayacaktır."

"Cihad kavramını sulandırmak..."
Diyanet İşler Başkanı Görmez, "Cihad kavramını sulandırmak Kuran'a ve İslam'a yapılabilecek en büyük haksızlıklardan ve yanlışlıklardan birisidir. Cihadı bir katliam olarak, ahlak ve hukuk tanımayan bir savaşın adı olarak belirlemeye kalkışmak, İslam'a yapılabilecek en büyük kötülüklerden bir tanesidir." dedi.

"Din kisvesine bürünmüş cinayet şebekeleri"
Din kisvesine bürünmüş cinayet şebekelerinin, yıkılmış hayalleri istismar ettiğini dile getiren Görmez, "Sevgili Peygamberimizin hayatından bugün birilerinin intihar bombacılığına meşruiyet kazandırmaya kalkışması, intihar saldırıları altında katliamlar yapmaya kalkışmayı mübah telakki etmesi, hiçbir şekilde izah edilemez. Bütün bu işgallerin gölgesinde yaralı bilinçlerin, pozitivist ve materyalist bir yöntemle dini, bir ideolojiye indirgediğini de görmeliyiz. Bir taraftan harici terörü doğuran küresel sebepler üzerinde yoğunlaşarak İslam coğrafyasını küresel güçlerin çatışma alanı olmaktan çıkarmak için yoğun bir çaba içerisinde olmamız gerekiyor." dedi.

Mehmet Görmez, bugün çevrede olup bitenlerin, Ankara, İstanbul, Belçika ve Paris'teki terör saldırılarının sadece insanları hedef almadığını, doğrudan İslam dinini tehdit ettiğini, yeryüzüne rahmet getiren İslam dininin başka dünyalarda bir korku unsuru olmasını sağladığını, aynı zamanda İslamofobi endüstrisini besleyen bir yönteme dönüştüğünü kaydetti.

YAŞAM Kategorisindeki Diğer Haberler