23 Ocak 2017 Pazartesi
  • Altın146,959
  • BIST83.048
  • Dolar3,7592
  • Euro4,0375
  • Euro/Dolar0.00
  • Sterlin4,6882
  • İstanbul7 °C
  • Ankara-2 °C
  • İzmir9 °C
  • Konya-5 °C
  • Adana14 °C
  • Antalya13 °C
  • Diyarbakır6 °C
  • Bursa9 °C
  • Kayseri-5 °C
  • Kocaeli5 °C
  • Şanlıurfa10 °C
  • Gaziantep9 °C
  • İçel15 °C
YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Devlet korumasında yetişen gençler ayrımcılığa uğruyorlar
2007 yılında yetiştirme yurtlarında yetişmiş bir grup genç tarafından kurulan Hayat Sende Gençlik Akademisi Derneği, kamuoyuna, devlet korumasında yetişen gençlerle ilgili olarak aydınlatıcı bir analiz sundu.
Devlet korumasında yetişen gençler ayrımcılığa uğruyorlar
08 Şubat 2015 / 01:35 Güncelleme: 08 Şubat 2015 / 09:13

Devlet korumasında yetişen gençlerin eğitim ortamında karşılaştığı etiketleyici ve ayrımcı uygulamaların analiz edildiği “Etiketsiz Eğitim” projesinin raporu Ankara’da gerçekleştirilen bir çalıştayda ele alındı. Rapora göre, devlet korumasında yetişen her iki gençten biri eğitim ortamında etiketleniyor ve ayrımcı uygulamalara maruz kalıyor.

Devlet korumasından ayrılan bir grup idealist genç tarafından kurulan Hayat Sende Gençlik Akademisi Derneği öncülüğünde hayata geçirilen ve Sabancı Vakfı Hibe Programları kapsamında desteklenen “Etiketsiz Eğitim” projesi hızla devam ediyor. Gündem Çocuk Derneği, Öğretmen Akademisi Vakfı, İstanbul Koruyucu Aile Derneği ve Denizli Koruyucu Aile Derneği ortaklığında yürütülen proje ile devlet korumasında yetişen çocuk ve gençlerin eğitim ortamında karşılaştığı etiketlemeyle mücadele ediliyor.

“Etiketsiz Eğitim” projesi çerçevesinde, kurum bakımını deneyimlemiş bireyler, koruyucu aileler, evlat edinen aileler, öğretmenler ve bu alanda çalışan profesyonellerle görüşmeler yapılarak eğitim ortamında karşılaşılan ayrımcı uygulamalar analiz edildi ve bir rapor hazırlandı. Raporun sonuçları 30 Ocak 2015 tarihinde Ankara’da yapılan bir günlük çalıştayda uzmanların katılımı ile kapsamlı bir şekilde ele alındı. Raporun öğretmenlere yönelik gerçekleştirilecek bir dizi eğitim çalışmasına ve devletin konuyu dikkate alması için yapılacak faaliyetlere veri sağlaması amaçlanıyor.

“İki kişiden biri etiketlemenin herkes tarafından yapıldığını düşünüyor”

Analizden elde edilen sonuçlara göre; devlet koruması deneyimi olan kişilerin yüzde 68’i eğitim süreçlerinde etiketlemeye maruz kaldığını, yüzde 49’u etiketlemenin “herkes” tarafından yapıldığını, yüzde 70’i sorunlarını öğretmeni ile paylaşmadığını dile getiriyor. Etiketlemenin kaynağı olarak ise, yüzde 36 oranında bilgi eksikliği gösterilirken, etiketlemenin önlenmesinin bilgilendirme ve eğitim ile engellenebileceği görüşü yüzde 26 olarak tespit ediliyor.  

“Koruyucu ailedeki ve evlat edinilen gençler de etiketlemeden muzdarip”

Koruyucu aile ve evlat edinen ailelerin yüzde 50’si etiketlemenin var olduğunu,  yüzde 55’i eğitim alanında sorun yaşadıklarını belirtiyorlar. Kurumlarda çalışan profesyonellere göre ise, yüzde 95 oranında etiketleme var; etiketleme yüzde 65 oranında öğretmenler ve okul yöneticileri tarafından ve yüzde 60 oranında bilinçsizce yapılıyor. Araştırmaya katılan öğretmenlerin yüzde 52’si etiketlemenin öğrencinin arkadaşları tarafından yapıldığını belirtiyor.

“Devlet korumasında yetişen gençler eğitim hayatlarının her noktasında etiketleniyor”

Katılımcılar etiketlemenin, sözlü olabileceği gibi (yurt/ yuva çocuğu, korunmaya muhtaç, kimsesiz, yetim) davranışla da (çocukların yanından uzaklaşma, ilgilenmeme, önemsememe yok sayma dışlama sorumluluk vermeme gibi) gerçekleştiğini belirtiyor.

Halen, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı Çocuk Hizmetleri Genel Müdürlüğü bünyesindeki 14 bin 800 çocuk ve gencin 2 bin 500’ü, yaklaşık yüzde 17’si eğitim sisteminin dışında. Araştırmaya katılan devlet korumasında yetişmiş erişkinlerin yüzde 27’si okulu terk ettiğini, yüzde 45’i okulunun değiştirildiğini belirtiyor.

“Çözüm eğitim ve bilinçlendirmeyle mümkün olacak”

Çalışmaya katılanların ortaya koydukları ortak çözüm yolu, çözümün eğitim ve bilinçlendirmeden geçtiği yönünde. Bunun yanı sıra; empatinin gelişmesi, medyanın farkındalığa katkıda bulunması, konunun müfredata zorunlu ders olarak konulması, sosyal dışlama yerine sosyal içerme ve erişimin sağlanması, eğitimde fırsat eşitliği, kurum ve okul yöneticilerinin işbirliği, çocukların kurumsal yapı içinde kendileri ile ilgili tüm süreçlere demokratik katılımlarının sağlanması, değişim ve dönüşümü gerçekleştirme ihtiyacıyla savunuculuk yapılması göze çarpan sonuçlar olarak öne çıkıyor.

Devlet korumasında yetişen çocuk ve gençlerin eğitim alanında etiketlenmelerine ilişkin olarak yapılan durum analizi ve çözüm önerilerini içeren rapor 2015 Mart ayı içinde son şekli ile paydaşların bilgisine sunulacak.  Rapor ve çalıştayın sonuçları ışığında, etiketlemeyi önlemek amacıyla öğretmenlere yönelik bir eğitim programı oluşturulması ve yaygınlaştırılması da planlanıyor.

 

KANALAHABER.COM/HALİDE TONGA

YAŞAM Kategorisindeki Diğer Haberler