YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Çocuklar sokağa neden düşüyor? İŞTE CEVABI
Sokaktaki yaşam travmatik hayatın ne başlangıcı ne de sonu...
Çocuklar sokağa neden düşüyor? İŞTE CEVABI
11 Haziran 2009 / 18:47 Güncelleme: 11 Haziran 2009 / 00:00

Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu (SHÇEK) Genel Müdürü İsmail Barış'ın ''Sokakta Yaşayan Çocuklar ve Aileleri-İstanbul Örneği'' konulu doktora tezi, ''Sokakta yaşayan çocuklar kimsesizdir'' imajının doğru olmadığını ortaya koyuyor.


İstanbul Üniversitesi'nce geçen yıl kabul edilen tez çalışmasında, İstanbul sokaklarında yaşayan çocuklarla ilgili araştırma yapan Barış, farklı çalışmalarda 5 bine ulaştığı ifade edilen sokakta yaşayan çocuk sayısının, araştırma dönemini kapsayan 1-31 Mart 2007 tarihleri arasında 135 olduğunu belirledi. Bunlardan 114'ünün araştırmaya katılmayı kabul etmesi sonucu bulgular, İstanbul sokaklarında yaşayan tüm çocukların profili ortaya koydu.


Sokakta yaşayan çocukların, ''18 yaşın altında kısa-uzun süredir sokak ortamında yaşayan, oradan oraya başı boş mayın gibi dolaşan, kendi arkadaş grupları arasında ve sokakta ilişkilerini sürdüren, ana-baba, öğretmen gibi kendilerinden sorumlu yetişkinlerle çok az ilişkisi olan veya hiç ilişki kurmayan'' şeklinde tanımlanan tezde, şu bulgular yer aldı:


''-Sokakta yaşayan çocukların yaş grupları 15-19 arasında yoğunlaşıyor ve gün geçtikçe yaş grubu sınırları aşağı ve yukarı olmak üzere değişiyor.


-Araştırmaya katılan her 5 çocuktan biri 9 yaşından önce, her 5 çocuktan 2'si ise 11-12 yaşlarında sokakta yaşamaya başlıyor.


-Sokakta yaşayan çocukların yüzde 43.4'ü okula gitmezken, yüzde 71'i ilköğretimi terk etmiş.


-Çocuklar ortalama 2-3 yıl sokakta yaşıyor. Yüzde 55.3'ü bir yıldan az bir süre sokakta kalıyor.


-Sokakta yaşayan çocuklar, parçalanmış da olsa aileleriyle ilişkilerini sürdürüyor. Çocukların yarıya yakını ailesiyle sıklıkla görüşürken, sadece yüzde 9.6'sı yakınlarıyla hiç görüşmüyor. Tez çalışması, çok yaygın olan 'sokakta yaşayan çocuklar kimsesizdir' imajının doğru olmadığını ortaya koyuyor.


-Yarısından fazlası ekonomik yetersizlik, ihmal ve parçalanmış aile gibi etkenler nedeniyle sokağa itilen çocuklar, arkadaş etkisi, aile içi şiddet, aile içi problemler ve üvey ebeveynle çatışma gibi nedenlerle de sokakta yaşamaya başlıyor.


-Çocukların yüzde 33,3'ü sokağa çıkmadan önce ya üvey anne babayla ya da tek ebeveynle yaşıyor.


-Her 4 çocuktan biri evde şiddet gördüğünü ifade ederken, çocuklara şiddet uygulayan aile fertlerinin başında babalar geliyor.''



''SOKAKTAKİ YAŞAM TRAVMATİK HAYATIN NE BAŞLANGICI NE SONU''
Sokakta yaşayan çocukların yüzde 33'ünün geçmişte sokakta çalışma deneyimi olduğu tespit edilen tezde, ''Sokakta yaşamanın bu çocuklar için travmatik hayatın ne başlangıcı ne sonu olduğu'' belirtiliyor.


Çocukların yüzde 61'inin uçucu madde bağımlısıyken, bunların yüzde 14'ünün bir yıldan az, 18.4'ünün 2 yıl, 14.9'unun da 3 yıldır uçucu madde kullandığı tespit edilen tezde, çocukların yarıdan fazlasının maddeyle sokakta tanıştığı da ulaşılan bulgular arasında.


Araştırmaya katılanların yüzde 45'inin sokak yaşamında herhangi bir suça bulaştığı belirlenen tez, bunların yüzde 36.8'inin madde kullandığı, yüzde 10.5'inin ise evde şiddet gördüğü için suç işlediğini, çocukların daha çok hırsızlık, yaralama ve gasp suçlarına karıştığını ortaya koyuyor.



YÜZDE 61'İNİN AİLESİ AÇLIK SINIRININ ALTINDA
Sokakta yaşayan çocukların ailelerine ilişkin bulguların da yer aldığı tezde, ailelerin yüzde 57'sinin göçle İstanbul'a geldikleri belirlendi. Bunların yüzde 39'unun Güneydoğu, yüzde 24'ünün Doğu Anadolu, yüzde 11'inin de Karadeniz bölgesindeki illerden İstanbul'a göç ettikleri tespit edildi. Ailelere ilişkin tezde yer alan diğer bulgular ise şöyle:


''-Çocukların annelerinin yüzde 59.6'sı, babalarının ise yüzde 35'i okuryazar değil.


-Annelerin tamamına yakını ev hanımı, babaların yüzde 27'si ise işsiz.


-Ailelerin yüzde 61'i açlık sınırının altında bir gelirle geçinmeye çalışırken, yüzde 49'unun sosyal güvencesi bulunmuyor.


-Sokakta yaşayan çocukların ailelerinin yüzde 74'ü Avrupa yakasında yaşarken, yüzde 69'u kirada oturuyor.


-Çocukların yarıya yakını parçalanmış ailelere sahipken, annelerin yüzde 27'si babaların ise yüzde 39'u başka biriyle evli ya da birlikte yaşıyor.


-Ailelerin 3'te 2'si 5-9 kişiden oluşuyor.''



''VAROŞLAR, SORUNUN ÜRETİLDİĞİ MERKEZLER''
Tezde, İstanbul gibi metropol bir kentin varoşlarında yaşayan, özellikle göç yoluyla gelen ailelerin çocuklarının risk altında olduğu vurgulanarak, sosyo-ekonomik düzeyin düşük olduğu ve çarpık kentleşmenin yoğun yaşandığı İstanbul'un gecekondu bölgelerinin ''adeta sokakta yaşayan çocuklar sorununun üretildiği merkezler'' durumuna geldiğini ifade edildi.


Sorunun, geniş boyutlu olması nedeniyle uzun vadeli ve detaylı tedbirlerin alınması gerektiğine işaret edilen tezde, başka çocukların sokakta yaşamasını önleyici tedbirlerin önemine dikkat çekildi.


Ailelerin sorunun çözümünde temel unsur olduğunu belirtilen tezde, ''Eğitim seviyesinin yükseltilmesi aile bireyleri içinde iletişim kalitesini artıracaktır. Bu da bireyler arasında anlayışı getirecektir. Aile içi şiddet ve istismar azalacak. Bu da sokağa düşme oranlarına yansıyacaktır. Sosyal güvenlik şemsiyesinin olabildiğince açılması sokakta yaşayan çocuk sayısında azalmayı sağlayacaktır'' görüşüne yer verildi.


Göçün engellenmesinin de bu sorunun çözümüne önemli katkısı olacağı ifade edilen tezde, yörelerdeki idari yetkililer, iş adamları ve akademisyenlerin işbirliğiyle ailelerin barınma, temel ihtiyaçlarının karşılanması, işe yerleştirilmesi ve psikolojik destek sağlanması yönünde çalışmalar yapılması önerildi.


''TOPLUM DIŞINA İTİLİYORLAR''
Sokakta yaşayan çocukların toplum tarafından olumsuz algılandığı kaydedilen tezde, ''Suçlu'', ''Tinerci'', ''Yankesici'' ve ''Öteki'' şeklinde tanımlanan çocukların toplumun dışına itildiğini belirtildi.


Medyanın, toplumda sokakta yaşayan çocuklara karşı ön yargı oluşmasına neden olduğu savunulan tezde, ''Bu çocuklar medyada çoğu kez birer suçlu, toplumsal ur, kurtulunması gereken kitleler olarak temsil edilmektedir. Kamuoyu oluşturma konusundaki gücüne dayanarak bu sorunun çözülmesinde medyanın konumunu ve tavrını gözden geçirmesi gerekmektedir'' denildi.


Tezde, sokakta yaşayan çocukların sayısının ve ailelerinin sosyolojik kriterleri gözönünde bulundurularak hükümet programları oluşturulması gerektiğinin de altı çizildi.

YAŞAM Kategorisindeki Diğer Haberler