YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Cevat Şakir Kabaağaçlı doodle oldu
Cevat Şakir Kabaağaçlı doodle oldu
17 Nisan 2015 09:30
Google, Halikarnas Balıkçısı'nı unutmadı. Google doodle hazırlayıp anasayfasına taşıdı.

Google, Halikarnas Balıkçısı Cevat Şakir Kabaağaçlı'yı da unutmadı. Peki kimdir Cevat Şakir Kabaağaçlı?

 

Cevat Şakir Kabaağaçlı, 1886 yılının 17 Nisan günü dünyaya gelmiştir. Dev arama motoru Google da bugün kendisinin 125. yıldönümünü kutlamak için kendisine özel bir doodle hazırlamış ve kendisini anmıştır.

Cevat Şakir Kabaağaçlı , Bodrum'a olan aşkı ve sevdası ile tanınan ünlü roman ve hikaye yazarı, gazeteci, araştırmacı, etnograf, rehber,ressam ve şairdir. Cevat Şakir, 1890 yılında babası olan tarihçi, yazar ve vezir Mehmet Şakir Paşa Girit'te yüksek komiserlik görevini yürütürken Girit'te dünyaya gelmiştir. Doğumunun yıl ve tarihi hakkında farklı kaynaklar farklı bilgiler bile vermektedirler. Kabaağaçlı'nın Annesi İsmet Hanım'dır. Cevat Şakir baba tarafından köklü olan Şakirpaşa Ailesi Osmanlı ailesine mensup olup, amcası Sultan II. Abdülhamid Han'ın sadrazamlarından Cevat Şakir Paşa'dır.

Halikarnas Balıkçısı. Tam bir deniz, doğa, Bodrum tutkunudur. Kitaplarında denizin kışkırtıcı rüzgarı yüzünüzü yalar, bembeyaz yelkenler gökyüzüne doğru yol alan bulutlar olur. Cömert ve kışkırtıcı dalgalar özgürlüğün, başkaldırının ve gitmelerin şiirini yazar.

Onun için cennet ve cehennem denizin yeşile tempo tutan yeşi ve mavisindedir. Cevat Şakir Kabaağaçlı kendi anlatımı ile ilk defa Bodrum'dan Ege'ye baktığı sahilinde diz çöktüğü gün ölmüş, o kıyıdan dizlerinin üzerinden küllerinden yeniden Halikarnas Balıkçısı olarak doğmuştu. Eserlerinde deniz diliyle özgürlüğü, başkaldırışı, kayıpları, kederleri, bunalımları, korkuları insanoğlu'nun geçmiş ve gelecek arayışlarını anlatır.

Bana son olarak verilen kumandayı tekrar et dedi. Ben de ciğerlerimi doldurarak olanca sesimle Aganta burina burinata diye haykırdım. O zaman pek eski bir denizcilik aleminden hız alan ustam sanki beni şanlı bir deniz geleceğine fırlatmak istiyormuş gibi dağları temellerinden sarsan dinamit şiddeti ile Aganta Burina Burinata diye gürledi. Pabuçcular ve eskiciler birbirine aman ha dinlenmeyelim. Çünkü açlık dağbaşında tenha bir yerde bir yolcunun peşine düşmüş bir kurt gibi peşimize düşmüş bulunuyor.

İşte bundan dolayı biz de koşarcasına çalışalım ki açlık ensemizde yetişip bizi helak edemesin diyerek birbirine çabuk olmaya kışkırtıyorlarmış gibi işlerinin üzerine abanmış acele acele takur tukur çekiç sallarken Aganta Burina burinata diye evrene meydan okuyan nidamızı duyunca işlerinde doğruldular. Birden bire çekiç takırtısı sustu. Hatta halis muhlis bir kara adamı olan Aşçı Yaşar bile sesini kapıp koyuverdi ve Aganta diye narayı bastı. Neşenin seslerimize, seslerimizin neşeye verdiği sonsuz hürriyete muhayyilem hız aldı.

Aganta Burina Burinata İlk romandır

Halikarnas Balıkçısı'nın ilk romanıdır. Yelkenler fora ya da şimdi sefer zamanı anlamlarındadır. Denizin çağrısına hiç bir zaman hayır diyememiş hatta aklından bile geçirmemiş olanların hayata denize kalmalara bağlılıklara toprağa meydan okuyuşudur bu üç sözcük. Kalsam mı sorusunu aklına getirmeyecek kadar deniz sevdalısı ve cesur olanların alın yazısıdır.

Mavi Yolculuğuna Girit'te başladı

17 Nisan 1890 tarihinde, Osmanlı'nın son köklü ailelerinden Kabaağaçlızade Şakir ailesine mensup olan babasının görev yaptığı Girit'te dünyaya gelir. Babası Girit ve Atina'da elçilik, valilik görevlerinde bulunan Mehmet Şakir Paşa, annesi ise Giritli Sâre İsmet Hanım'dır.

Paşa amcanın ismi

II. Abdülhamit devri sadrazamlarından olan amcası Cevat Şakir Paşa'nın iki evliliğinden de çocuğu olmadığından ve doğacak çocuğu kendi çocuğu gibi benimsediğinden, kendisine amcasının ismi verilir.

Sanatçı bir aile

Cevat Şakir, altı çocuklu ailenin en büyük çocuğudur. Kendisi gibi diğer kardeşleri de sanatta çok yeteneklidirler. Kardeşlerinden Fahrelnisa Zeyd resim alanında, Aliye gravür alanında üne kavuşur; Hakkiye'nin kızı Füreya Koral, ilk Türk kadın seramikçi olurken, Fahrelnisa'nın çocukları Nejad Devrim ressam; Şirin Devrim ise tiyatrocu olur.

Deniz ve tarihe olan merak

Cevat Şakir, çocukluk hayatının ilk yıllarını babası Şakir Paşa'nın elçi olarak bulunduğu Atina'da geçirir. İlköğrenimini Büyükada'da, orta ve liseyi 1907'de Robert Kolej'de tamamlar. İngilizceden tercüme olan ilk yazısı aynı yıl İkdam Gazetesi'nde yayımlanır. Lise öğreniminden sonra İngiltere'de denizcilik öğrenimi yapmak ister ama ailesinin ısrarı ile Oxford Üniversitesi'nde tarih öğrenimi görür. 1913'te İtalyan bir hanımla evlenerek bir müddet İtalya'da kalır ve burada resim öğrenimi görür.

Baba katili ve kürek cezası

İstanbul'a döndüğünde gazete ve dergilerde yazılarını yayınlamaya başlar. Bir müddet sonra (1914 yılında) maddi sıkıntı içine girdiğinden, Afyon'a giderek babası Mehmet
Şakir Paşa'nın Kabaağaçlı Çiftliği'ne yerleşir. Burada bir süre yaşayan Cevat Şakir, çiftlikte babasıyla yaşadığı bir tartışma anında silahla babasını vurarak öldürür. Bu olaydan sonra cinayet iddiasıyla yargılanarak 15 yıl kürek cezasına çarptırılır. Cezasının yedi yılını çektikten sonra, baş gösteren verem hastalığı nedeniyle tahliye edilir.

Hayatını yazarak ve çizerek devam ettirir

1925 yılına kadar geçimini haftalık dergilerde tercümeler, yazılar yayınlayarak, resim ve yeni tarz tezhipler yaparak, karikatür çizerek ve renkli dergi kapakları hazırlayarak temin eder. Türk basınında kapakçılığın gelişmesinde katkısı vardır.

Bir öykü yazar İstiklal Mahkemesi'nde yargılanır

Dört asker kaçağının kadersizliğiyle ilgili olarak Hüseyin Kenan takma adıyla kaleme aldığı 13 Nisan 1925 tarihli “Hapishanede İdama Mahkûm Olanlar Bile Bile Asılmağa Nasıl Giderler" başlıklı öyküsünden ötürü İstanbul İstiklal Mahkemesi'nde yargılanır. “Memlekette isyan bulunduğu sırada, askeri isyana teşvik edici yazı yazmak" tan suçlu bulunur. Mahkeme başkanı Ali Çetinkaya tarafından idama mahkûm edilmek istenirse de, Kılıç Ali Bey'in önerisiyle kalebentlikle Bodrum'a sürülür ve üç yıllık sürgünlüğünün yarısını Bodrum'da tamamlar.

Bodrum sevdalısı bir mahkum

Cezasının son yarısını İstanbul'da tamamladıktan sonra, doğal güzelliklerine hayran kalarak çok sevdiği ve halkıyla kaynaştığı Bodrum'dan uzak kalamaz ve Bodrum'a yeniden dönüp yaklaşık yirmi beş yıl kalır burada.

O artık Halikarnas Balıkçısı'dır

Bodrum'un antik çağdaki adı olan Halikarnas'ı mahlas olarak benimseyen Cevat Şakir, Bodrum'da balıkçılık dahil çeşitli işlerde çalışır. Edebiyat sahasına giren eserlerinin büyük kısmını da Bodrum'da yazar. İkinci evliliğini dayısının kızı Hamdiye, üçüncü evliliğini Hatice Hanım'la yapan Cevat Şakir'in üç evliliğinden beş çocuğu olur. Çocukları ortaöğrenim çağına gelince, o yıllarda bu kasabada ortaokul bulunmaması sebebiyle ailesi ile İzmir'e taşınır. Yaşamını yazarlık ve turist rehberliği yaparak sürdürür, rehberlik kurslarında da dersler verir. 13 Ekim 1973'te İzmir'de kemik kanserinden vefat eder. Vasiyeti üzerine Bodrum'a gömülür. Kabri Bodrum Gümbetteki Türbe Tepesi'nde manevi oğlu Şadan Gökovalı ile seçtiği yerdedir ve burada bir de adına Halikarnas Balıkçısı Müzesi kurulmuştur.

Deniz ve denizcilerin yazıncısı

Cevat Şakir özellikle 1926'dan sonra deniz hikâyeleriyle tanınır. Konularını Ege ve Akdeniz Bölgesi kıyıları ve açıklarında gelişen, denize bağlı olaylardan çıkarır. İçinde yaşadığı, en küçük ayrıntılarına kadar bildiği hür ve asi denizi, kaderleri denizin elinde olan balıkçıları, dalgıçları, sünger avcılarını ve gemileri zengin bir terim ve mitoloji hazinesinden ilham alarak, denize karşı sonsuz bir hayranlıkla şiirli, yer yer aksayan, ama sürükleyip götüren bir anlatımla hikâye ve romana geçirir.

Devlet Kültür Armağanı'na layık görüldü

Yazı ve düşünceleriyle Azra Erhat gibi döneminin önemli aydınlarını etkilemiş bir kişi olarak, çeşitli dillerden yüz kadar da kitap çevirmiş olan ve kendi eserlerinin sonraki baskıları yapılagelen Halikarnas Balıkçısı'na Kültür Bakanlığı tarafından 1971 yılında Devlet Kültür Armağanı verilir.

Mavi Yolculuk'la dünyadan kaçmak

Cevat Şakir Bodrum'da yaşadığı dönemde arkadaşları ile ilk Mavi Yolculuk fikirini ve uygulamasını gerçekleştirir. Bu Mavi Yolculuklarda yanlarına aldıkları şeyler: Peynir, su, İstanköy peksimeti, tütün ve rakıdır. Mavi yolculukta gazete okumaz radyo dinlemezlerdi. Amaç dünyadan kaçmak ve medeniyetten uzak olarak kafayı dinlemekti. Haftalarca denizde kalınır sadece acil ihtiyaçları temin etmek için karaya çıkılırdı. Oysa ki bugün yapılan mavi yolculuklarda her türlü lüks mevcuttur. Bu yolculuklar yazarın edebî eserlerini de büyük oranda etkilemiştir.

bodruma tek geçerim:)
 // deniz kaya
bodrum yarımada tıpkı cevat şakirin tanıtığı gibidir! geçen yıl turgureis beldesinde hayatımın en iyi tatilini yaptım!...
17 Nisan 2015 Cuma 20:42
YAŞAM Kategorisindeki Diğer Haberler