23 Ekim 2017 Pazartesi
  • Altın151,853
  • BIST107.661
  • Dolar3,7029
  • Euro4,3481
  • Euro/Dolar0.00
  • Sterlin4,8721
  • İstanbul20 °C
  • Ankara18 °C
  • İzmir24 °C
  • Konya19 °C
  • Adana26 °C
  • Antalya24 °C
  • Diyarbakır22 °C
  • Bursa25 °C
  • Kayseri19 °C
  • Kocaeli19 °C
  • Şanlıurfa25 °C
  • Gaziantep23 °C
  • İçel25 °C
YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Büyüyünce narsist oluyorlar
Büyüyünce narsist oluyorlar
19 Mart 2011 09:50
Prens prenses gibi büyüyen çocuklar narsist oluyor...

Bazı anne-babalar, günlük yeme-içme, giyim-kuşamdan öte eve alınacak mobilyanın renginden arabanın markasına kadar küçük çocuklarına soruyor. Ebeveynler, çocuklarına prens ve prenses muamelesi yapıyor ve onların onayını almanın 'iyi bir anne-baba rolü' olduğuna inanıyor.

Halbuki bu tavırlar çocuğa öz saygı kazandırmadığı gibi geleceğin kibirli, sorumsuz, öfkeli, kıskanç kişilerini yetiştirmekten öte geçmiyor.

Günümüzde çocuk kıyafetlerinin hemen hepsinde 'süper model', 'prens', 'prenses', 'patron benim' yazıları hâkim. Çocuklara düzülen bu methiyeler sadece kıyafetlerle sınırlı kalmıyor. Onlar aynı zamanda anne-babasının da prens ve prensesi. En küçük normal davranışları bile büyük olaymış gibi alkışlanan, abartılan, övülen 'prens ve prensesler' ailenin gözbebeği. Ebeveyn bu dünya güzeli veya yakışıklısını mutlu edebilmek için her dileğini yerine getiriyor. Sürekli övüyor, otoriteyi dahi ona bırakıyor. Öyle ki cevap veremeyecek kadar küçük olsa bile hangi yemeği istediği soruluyor. Hatta eve alınacak mobilyaların renk seçimi çocuğun tercihine bırakılıyor. Anne-baba bu tavırlarıyla çocuğunu mutlu ettiğini veya öz saygısını yükselttiğini düşünse de çocuğa en büyük kötülüğü yapıyor. Çocuk ve ergen psikiyatristi Gözde Melek Luş'a göre aşırı müsamaha gösterilen, övülen, prens veya prenses gibi büyütülen çocuklar ileride narsist kişiliğe sahip oluyor. Farkında olmasa da ebeveynler geleceğe kibirli, sorumsuz, öfkeli, kıskanç kişiler yetiştiriyor.

Otoriteyi küçük çocuklara bırakan, hak etmedikleri övgüleri yağdıran, öğretmenlerinin eleştirilerinden koruyan, onların her isteğini yerine getiren, özgürlük tanırken beraberinde sorumluluk vermeyen anne-babalara sık rastlanıyor. Ayrıca bugün, ebeveynler çocuklarının kendilerine saygı duymalarından ziyade kendilerinden hoşlanmasını ve sert anne-baba olmaktansa onların arkadaşı olmayı yeğliyor. Geçmişte, anne-babasının onayını almak için çabalayan çocuklar idealinin aksine, anne-babalar çocuklarının onayını almak istiyor. Ebeveynlikte görülen bu değişimin en büyük sebebi; anne-babanın kendisine olan hayranlık duygusunun artması ve ebeveyn ve çocuk arasındaki eşitliği teşvik eden kitapların etkisinde kalınması.

2004 yılında Amerika'da yapılan bir araştırmada, "Çocuğun hayata hazırlanması için öğrenmesi gereken en önemli şey nedir?" sorusuna ebeveynlerin 'kendi adına kararlar vermek' cevabını vermesi de çocuklara prens ve prenses gibi davranıldığını doğruluyor. Ancak ebeveyn çocuğu mutlu etmek ve öz saygısını yükseltmek isterken onu narsist bir kişiliğe dönüştürüyor. Gözde Melek Luş, okulöncesi dönemde çocuğun seçim yapma ve karar vermeye yönlendirilmesinin çocukta kaygı, yetersizlik ve kızgınlık hissine sebep olduğunu söylüyor. Luş, "3 yaşındaki çocuğa gidilecek yerin, yatma saatinin, yemesi, giymesi, izlemesi ve yapmaması gereken şeylerin seçimini bırakmak demokratik aile ya da kişilik veren aile olmayı sağlamaz. Aksine sorun meydana getirir. Çocuk narsist bir kişiliğe dönüşür. İleriki zamanlarda bedel ödemeyi bilmeyen, sınırsız, bencil, umursamaz ve öfkeli çocuklara dönüşürler." diyor.

Nedir narsisizm?

Narsisizm kendini beğenmişlik hastalığıdır. Narsist kişiler her şeyi çok iyi bildiklerini düşünür, başkalarının ne hissettiğini dikkate almaz. Kendileri çok özeldir, eleştirenleri hiç sevmezler. Vefasızlık onlar için normaldir. Her başarıyı sahiplenir, takdir edilmeyi beklerler. Narsist kişiler menfeatçi, kontrol etmeyi seven istediğini elde etmek için şiddete meyilli, eşlerini aldatma riski yüksektir.

Anne babalara tavsiyeler

'Hayır' deyin ve kararlı olun: Çocuğa 'hayır' ifadesini kullanmakta herhangi bir yanlış taraf yoktur. Ama bu konuda kararlı olunmalı. 'Hayır' deyip, çocuk mızmızlandıktan sonra pes ederseniz, çocuğa mızmızlanmanın etkili olduğunu öğretmiş olursunuz. Bol bol sevgi ama aynı zamanda da doğru miktarda yönlendirme.

Çok fazla yetki vermeyin: Küçük bir çocuğa karşı 'İster misin?' sorusunu idareli kullanın. Okulöncesi bir çocuk, yiyecek ya da giyeceklerini sürekli kendisi seçmemeli. Küçük yaştaki çocuklar ne istediklerini tam olarak bilemez.

Çocuğunuza aldığınız kıyafetlere dikkat edin: Çocuklara 'prenses', 'şımarık', 'patron benim', ben muhteşemim, annem de öyle' vb. yazılı kıyafetler almayın. Bunlar 'şirin' gibi gözükse de çocuğa etkisi çok büyük. (Zaman)

YAŞAM Kategorisindeki Diğer Haberler