YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Bir yılı oruçlu geçirmiş gibi olmak için...
Bir yılı oruçlu geçirmiş gibi olmak için...
08 Ağustos 2013 12:45
Sadece minarelerin değil gönüllerin de mahyalarla aydınlandığı rahmet, sükunet, selamet ve oruç ayı ramazan gidiyor, bayram ve şevval ayı geliyor.

Müslümanların ruhlarının susuzluğunu giderdiği, açlığını doyurduğu, günahlardan uzak durmaya çalıştığı ve çokça ibadet ettiği bu ayın manevi iklimin ramazan ayının ardından da sürmesi için şevval ayında 6 gün oruç tutulması tavsiye ediliyor.

Bursa Müftüsü Prof. Dr. Mehmet Emin Ay, yaptığı açıklamada, ramazan ayının manevi iklimini sürdürebilmek için Hz. Muhammed'in şevval ayı orucundan söz ettiğini söyledi.

Bu ayda tutulacak 6 günlük orucun sevabından mahrum olmamak gerektiğini ifade eden Ay, "Bir hadis-i şerifte buyruluyor ki; 'Kim ramazan ayına ilave olarak şevval ayında da 6 gün oruç tutarsa sanki o kimse bütün bir yılı oruçlu geçirmiş gibi Allah ona sevap yazar.' Gerçekten ramazan ayında alıştığımız, büyük zevk duyduğumuz, kalktığımızda gönlümüzde heyecan hissettiğimiz sahurlar, iftar anında duyduğumuz sevinç ve ibadet yoğunluğu, ramazandan bir süre sonra bizim ihtiyacımız olan bir halet-i ruhiye olarak karşımızda durur ve bunu gidermek adına şevval ayında tutacağımız oruçlar vardır" dedi.

Şevval ayındaki 6 günlük orucun peş peşe ya da aralıklı olarak farklı günlerde tutulabileceğini belirten Ay, şunları kaydetti:

"Bu oruçlar, ramazan ayının gecelerini de iftarlarını da bize hatırlatan, tekrar mutlu olmamıza vesile olan bir sünnettir, bunu mutlaka yaşamak gerekir. Yılın 5 gününde oruç tutmamak gerekir. Bunlardan biri Ramazan Bayramı'nın ilk günü, diğeri de 4 günlük Kurban Bayramı'dır. Bunun dışında her gün oruç tutulabilir. Allah, oruç ibadetinin her gününe 10 misliyle karşılık verir ve 360 güne karşılık 30 gün ramazan, 6 gün de şevval ayında oruç tutan kimseye sanki yıl boyunca oruçluymuş gibi sevap yazar."

Ramazan ayının son günü

Hz. Peygamber'in, ramazan ayının son günü, yani bayram gecesinde yapılan duaların kabul olacağını bildirdiğini ifade eden Prof. Dr. Ay, "Ramazan ayının son gününde ailedeki fert başına verilmesi gereken fitrelerin de hesaplanması ve bayram namazından önce ihtiyaç sahiplerine ulaştırılması gerekir. Bayram sabahında ise camiye gitmeden önce sevgili Peygamber'imizin bir tavsiyesine uyarak, ağzımıza tatlı bir şeyler alıp daha sonra camiye gitmek sünnettir. Yine aynı şekilde camiye gidiş güzergahımız ile dönüş güzergahımızın farklı olması da sünnettir. Bunun hikmetlerini bilemiyoruz, ama 'daha çok insanla karşılaşıp, daha çok insanla tebrikleşmek bu sünnetin hikmetlerinden biridir' denilir kaynaklarımızda" diye konuştu.

Prof. Dr. Ay, ramazan orucunu tutmuş bir insanın bu ayın ardından sevinmesi ve dolayısıyla insanları da sevindirmesi gerektiğini dile getirerek, şöyle devam etti:

"Sevindirmemiz gereken kişilerin başında sevgili Peygamberimizin tavsiyesine uyarak çocuklar gelmelidir. Peygamberimiz öncelikle onların güzel giysilerle giydirilmesini tavsiye eder ve 'Çocuklarına bayram günü güzel giysiler giydirerek onları sevindiren, Allah tarafından mahşer günündeki giysilerle sevindirilir' buyurulduğunu söyler. Çocuklara bayram harçlığı vermek, onların gönüllerini almak da sünnettir."

Ramazanda, Kur'an-ı Kerim ile yakalanan beraberliğin Ramazan sonrasında da mutlaka devam ettirilmesi gerektiğini, hayatın her anında beraber olunması halinde Kur'an-ı Kerim'in mahşer günü kişiye şefaatte bulunacağını sözlerine ekledi.

 

AA

Etiketler:
YAŞAM Kategorisindeki Diğer Haberler