24 Ekim 2017 Salı
  • Altın153,156
  • BIST107.303
  • Dolar3,7141
  • Euro4,3624
  • Euro/Dolar0.00
  • Sterlin4,9075
  • İstanbul20 °C
  • Ankara5 °C
  • İzmir17 °C
  • Konya10 °C
  • Adana15 °C
  • Antalya17 °C
  • Diyarbakır9 °C
  • Bursa17 °C
  • Kayseri6 °C
  • Kocaeli13 °C
  • Şanlıurfa14 °C
  • Gaziantep12 °C
  • İçel18 °C
YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Benzeri olmayan Kur'an atlası
Benzeri olmayan Kur'an atlası
04 Ekim 2009 10:17
Sponsor bulamayınca arkadaşlarından aldığı 30 bin dolarla müthiş bir projeye imza attı

Harran Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ahmet Bedir, 12 yılda hazırladığı Tevhidin Yurdu / Kur'an'ı Kerim Atlası'yla İslam dünyasında benzeri bugüne kadar yapılmayan bir eser ortaya çıkardı. Projesi, 28 Şubat döneminde üniversite tarafından iki kez reddedilen, sponsor olmasını istediği firmalardan içeri alınmayan Prof. Dr. Bedir, arkadaşlarından aldığı ödünç 30 bin dolarla, dünyanın neresinde bir Peygamber izi varsa bulup atlasına taşıdı.

Kur'an-ı Kerim'de Allah'ın “Yeryüzünü gezip, eski ümmetlerin yaşadıklarından ibret alma” emrine muhatap olan İslam dünyası ve Müslümanların elinde bunu yapabilecekleri he bir harita ne bir rehber vardı. Ta ki, Türkiye'den bir profesör, öğretim üyesi maaşıyla yola çıkıp, İslam dünyasına benzeri olmayan kalitede bir Kur'an-ı Kerim Atlası ortaya koyana kadar. Harran Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ahmet Bedir, projesi 28 Şubat nedeniyle üniversiteden veto edilip, işadamlarını da sponsorluğa ikna edemeyince arkadaşlarından ödünç aldığı 30 bin dolarla önemli bir esere imza attı.

HİÇBİR GEREKÇE GÖSTERMEDEN REDDETTİLER

1997 yılında Çin Üniversitesi'nde öğretim üyeliği yaparken Kitab-ı Mukaddes ile ilgili bir çok çalışma görünce Kur'an'la ilgili benzer ama çok daha iyi bir çalışmanın fikrini oluşturan Bedir, Atlas'ın nasıl ortaya çıktığını şöyle anlatıyor: “İki yıl içinde çalışmamla ilgili teorik hazırlığın büyük bölümünü bitirdim. Ancak görmediğim yerlere ilişkin bilgilerin kitaplara bakılıp yazılmasının fazla bir değer ifade etmeyeceği açık olduğu için geniş bir İslam coğrafyasını gezme zorunluluğu ortaya çıktı. Bunun zorluğu bir yana finans kaynaı bulmak da zordu. 1999 yılında rektörlüğe Kur'an Atlası isminde bir proje sundum. Hiçbir gerekçe göstermeden reddettiler. 2002 yılında bir çok önemsiz proje için teşvikler verildi. Benim projemi bir kez daha daraltarak sundum. Yine değişik bahanelerle reddedildi.”

ARKADAŞLARINDAN ÖDÜNÇ PARA ALDI

Böylesine önemli bir proje için 12 yılını harcayan Prof. Dr. Ahmed Bedir, projesini reddedilince sponsorluk için işadamlarının kapısını çalmış. Ancak duyarsızlık nedeniyle kapıyı açan kimse olmayınca başınının çaresine bakmaya karar vermiş. Arkadaşlarından 5,10 bin dolar borçlar alan Bedir, “Bir arkadaşımdan alıp diğerine vererek borçları bugüne kadar eritmeye çalıştım.” diyor. Projenin kendisine maliyetinin 30 bin doları bulduğunu, önemli bir bölümünün seyahatlere gittiğini anlatan Bedir, “Bu eser için tek bir gece çektiğim sancıyı bile hiçbir maddi değerle ölçemem” görüşünde. Bedir, Arap dünyasında da benzer çalışmaların yapıldığını, ancak onların Kur'an'a yakışacak incelik ve dikkatten uzak olduğunu savunuyor.

Prof. Dr. Ahmet Bedir, Kur'an Atlası'nı hazırlarken Tevrat ve İncil'den de yararlandığını belirterek “Kur'an-ı Kerim diğer Semavi kitapların üzerinde bir gözetici ve hakim konumunda.. Kur'an-ı Kerim'e doğrulatarak diğer dinlere ait metinlerden da istifade ettim” diyor. Kur'an Atlası'yla, Hz. Lut'un kavmi, Hz. Salih'in kavmi, Hz.Hud'un mezarı ve kavminin yaşadığı coğrafyayı kesin olarak tayin ettiklerini de anlatan Bedir, bir başka noktaya da dikkat çekiyor: “Kur'anı Kerim'de geçen olayların tarih ve arkeoloji kaynaklarında esamesi bile bulunmuyor. Bu İslam dünyasının da büyük bir eksikliği.”

PEYGAMBERLERİN CESEDİ ÇÜRÜMEZ

Yaptığı araştırmanın gerçek bir Kur'an tarihinin yazılmasına da yardımcı olacağını ifade eden Bedir, şöyle devam ediyor: “Çalışmada tespit ettiğimiz bilgiler efsaneler ile gerçeği karşı karşıya getirme fırsatı da sundu. Peygamberlerin hatıraları ütopya olmaktan kurtuldu” Bir Hadis'te “Allah'ın toprağa peygamberlerin cesedinin çürütmeyi haram ettiğinin' belirtildiğini hatırlatan Bedir, “Peygamberlerin naaşları Allah tarafından korunmaktadır.” diyor. Peygamberler için bazen birden yerin kabir olarak gösterildiğini kaydeden Bedir, şöyle devam ediyor: “Bunların hepsini ciddiye almak zorundayız. Diyarbakır'ın Eğil ilçesine defnedilen zülküf ile Elyesa Aleyhisselamların kabirlerinin 1995 yılında baraj suları altında kalmasınlar diye yerleri değiştirilmek için kazıldığında naaşlarının bozulmadan sağlam kaldığına yüzlerce insan şahit olmuştur. Her bir kabir ciddiye alınmalı”   (Yeni Şafak)

HABERİN TAMAMI İÇİN TIKLAYIN

YAŞAM Kategorisindeki Diğer Haberler