YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
'Başka babalar ölmesin'
'Başka babalar ölmesin'
'Başka babalar ölmesin'
10 Nisan 2008 / 07:25 Güncelleme: 10 Nisan 2008 / 00:00


Tarsus'taki kan davası katliamında babaları öldürülen çocuklar isyan ediyor: 'Başka babalar ölmesin. Biz de ölmek ve öldürmek istemiyoruz.' İkilik ailesi “bize koruma verilsin” diyor


Türkiye'de bir hafta içinde üç kan davası olayı ardı ardına yaşandı, üç olayda 7 insan yaşamını yitirdi. 6 Nisan'da Kahramanmaraş'ta, 16 yaşındaki ilköğretim okulu öğrencisi Tahsin Körkurt'un öldürülmesinden sonra Tarsus'ta da İkilik ailesinden 5 kişi yıllar öncesine dayanan kan davalarından dolayı öldürüldü. Dün de bir kan davası cinayeti haberi İzmir'in Bornova ilçesinden geldi.


Mersin'in Tarsus ilçesinde önceki gün öldürülen Abidin İkilik'in oğlu Hüseyin (16) , Bahri İkilik'in oğlu Vedat (14) ve İzzettin İkilik'in oğlu Ferhat İklik (17) kan davasının sona ermesini istiyorlar. Üç çocuk yaşadıkları dehşet günlerinin ardından YeniŞafak'a konuştu.


Babalarının ölümüne tanıklık eden çocuklar, karşı aileden ölüm tehdidi aldıklarını söyledi. Devletten koruma talebinde bulunan çocuklar kana davasına kurban gitmek istemediklerini belirterek, 'yaşamak istiyoruz' dediler.


BU DAVA ARTIK BİTSİN


İzzettin İkilik'in oğlu Ferhat İkilik (17), 12 kardeşin en büyüğü. Babasının ölümünden sonra ailesinin sorumluluğunun üzerine kaldığını söylüyor. Ferhat, "Evin en büyük çocuğu olduğum için aileme bakmak zorundayım. Şu an tek düşündüğüm anneme ve kardeşlerime iyi bir yaşam hazırlamak. Kardeşlerim daha çok küçük. Onların yaşamasını istiyorum. Biz gençler bu kan davasının sürmesini istemiyoruz. Başka çocukların babası ölmesin. Eğer bu dava bitmezse ya biz onları ya onlar bizi öldürecek" diyor.


BİZE KORUMA VERİLSİN


Ferhat İkilik babasını öldüren ailenin kendilerini ölümle tehdit ettiğini belirterek, "Babamın cenazesi kaldırılmadan babamı öldürenler komşular aracılığıyla bize, '5 kişiyi öldürmekle hesabımız kapanmaz. Hepsini öldüreceğiz' diye tehdit mesajları gönderdi. Çok korkuyoruz. Bir başımıza sahipsiz kaldık. Başbakanımız'a sesleniyorum. Bu olayı çözsün. Bize koruma verilsin. Çünkü biz yaşamak istiyoruz" diyerek yardım istiyor.


ONLARA KAN VERMİŞTİK


Kan davasının 20 yıl önce Diyarbakır'ın Hazro ilçesine bağlı Meşebağlar Köyü'nde başladığını belirten, saldırıda öldürülenlerin kardeşi Mahmut İkilik de (41) şunları söyledi:


"İlk önce Şah Bedi İkilik öldürüldü. 7 yıl sonra Zeren ailesinden Kadir Zeren, İnce ailesi tarafından silahla öldürüldü. 2007 yılının ilk ayında ise İnce ailesi, Kadir Zeren'i vurdu. Bu olaydan bir ay sonra Tarsus'ta tren garı yakınında Ömer İnce öldürülürken, Sabri İnce de yaralandı. Bizlerin Zeren ailesine yardımcı olduğumuzu ve koruduğumuzu düşünerek bu olayı gerçekleştirdiler." Mahmut İkilik ayrıca iki zanlının kalp hastası babası Mevlüt İ.'ye öldürülen kardeşi Bahri ile birlikte kan verdiklerini de anlattı.


Babamı gözlerimin önünde öldürdüler


Olay sırasında çalıştığı motosiklet tamircisinde silah seslerini duyarak olay yerine gelen ve babası Bahri İkilik'in öldürüldüğü ana tanıklık ederek cesedine sarılıp gözyaşı döken 14 yaşındaki Vedat İkilik, olay anını şöyle anlatıyor: "Silahlı bir adam babamı kovalıyordu. Ben de 'Yapma, babamı öldürme' diye bağırdım. Bu sıra silahını bana doğrultup ateş etti. Kurşun ayağımın yanından sekip gitti. Ardından da babama ardı ardına ateş edip kaçtı. Babam yere yığılmıştı, koşarak üzerine kapandım.Babam gözlerimin önünde öldü.” Babalarını öldürenlerin kendilerini tehdit ettiğini söyleyen Vedat İkilik, "Karşı aile kan davasını sürdürmak istiyor ve soyunuzu kurutacağız diye bizi tehdit ediyorlar. Çok korkuyoruz. Ama biz bu davayı sürdürmek istemiyoruz. 20 kardeşiz en büyük abim şimdi askerde. Aileme ben bakıyorum. Ailemin yaşamasını istiyorum" diyor.


Korktuğum başıma geldi


Öldürülen Abidin İkilik'in oğlu Hüseyin İkilik 17 yaşında, 7 kardeşin en büyüğü. Bir tekstil fabrikasında işçilik yapıyor. Hüseyin İkilik, yaşadığı acı olayı şöyle anlatıyor: "Kahvede amcamların kavga ettiğini görünce hemen babama haber verdim. Babam amcamlara yardım etmik için kahveye geldi. Birden silahlar patladı. Ben o anda çok korktum ve bir köşeye saklanıp olayı seyrettim. Babam ve amcamlara silah çeken adamlar olay yerinden gidince hemen babamın yanına gittim. Ama babam ölmüştü. Eğer babamı çağırmasaydım babam ölmeyecekti. Babamı kavga yerine çağırdığım için kendimi çok suçlu hissediyorum. Çocukluğumdan beri evde babamlar kan davasını konuşurlardı. En korktuğum şey babamın öldürülmesiydi. Korktuğum başımıza geldi." Adalete güvendiğini söyleyen Hüseyin, "Babamı öldürenlerin en büyük cezayı almasını istiyorum. Ama bu kan davasının daha fazla devam etmesini istemiyorum. Olan bizim gibi küçük yaştaki çocuklara oluyor" diyor.


ERDOĞAN'DAN O ÇOCUKLAR İÇİN TALİMAT


Hafta başında Tarsus'ta kan davalıları tarafından öldürülen aynı aileden 5 kardeşin yetim 60 çocuğuna Başbakan Erdoğan'ın talimatıyla eğitim yardımı yapılacak..


Tarsus'ta kan davası nedeniyle öldürülen 5 kardeş arkasında 60 yetim çocuk ve 5 dul eş bıraktı. Kaymakam Abdulhamit Erguvan, babasının cesedi başında ağlayıp, feryat eden ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın da yakından ilgilendiği ilkokul 4. sınıf öğrencisi V.İ.'nin yanı sıra yetim kalan diğer çocuklar için ellerinden geleni yapacaklarını söyledi.


Buna göre çocuklara ilk aşamada psikolojik destek sağlanacak, ardından eğitimlerini sürdürmeleri için çalışma yapılacak. "Bu kan davası değil, katliamdır" diyen Erguvan, "Öldürülenlerin 60 çocuğu var. Sadece 22'si okula gidiyor. Bir kısmının yaşı küçük. Yaşı 7'nin üzerinde olan ve okula gitmeyenlerin sayısı çok fazla. Öncelikle psikolojik destek, daha sonra ise bu çocukların eğitimi üzerine çalışmalarımız olacak" dedi.


"RÖVANŞI OLMAMALI"


Erguvan, şöyle devam etti: "Olay çok taze, projelerimizi biraz acıları yatışınca uygulayacağız. Bizim korktuğumuz bu işin devamının yaşanmaması. Bu işin rövanşı olmamalı. Olmaması için her türlü tedbirleri almış durumdayız. Ama yine de korkuyoruz."


Sait Şanlı devrede


Barıştırdığı kan davalıların sayısı 500'e yaklaşan Diyarbakır Kasaplar Odası Başkanı Sait Şanlı, Mersin'de 5 kişinin ölümüyle sonuçlanan kan davasının taraflarını barıştırmak için devreye girecek. Din adamları, yöresel dernek başkanları ve avukatlardan oluşan Barış Komisyonu adlı bir grup kuran Şanlı, 'Mersin'de 5 kişinin ölümüyle sonuçlanan olay beni çok etkiledi. Tarafları barıştırmak için çalışma yapmaya karar verdik. Haftaya Tarsus'a gideceğiz. Umarım aileler arasında kalıcı barışı sağlayabiliriz' dedi. Kendisi de kan davası mağdurlarından olan Sait Şanlı, "Yaşanılan acıyı benden daha iyi anlayan olamaz. Kan davasından dolayı 20 yıl memleketimi terk etmek zorunda kaldım. Tek rüyam kan davasının bittiğini görmek" diye konuştu.

YAŞAM Kategorisindeki Diğer Haberler