YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Bak postacı neler çekiyor!
Bak postacı neler çekiyor!
25 Nisan 2013 16:17
Kütahya'da yaşayan bir posta dağıtıcısı, mesleğinin zorluklarına dikkati çekmek ve yıpranma hakkı talep etmek için film çekti.

27 dakikalık kısa filmde postacıyı köpekler kovalıyor, icra belgesi getirdiği kişiler tarafından sopayla dövülüyor, bir balkondan üzerine kovayla su dökülüyor.

İki katlı bir binanın üzerinden başına kiremitin düştüğü, kapısına icra evrakı götürdüğü vatandaş tarafından ayağına kurşun sıkılan postacı, olanlara rağmen düzenlenen yarışmada olimpiyat şampiyonu oluyor. Karlı yollarda düşen, göletin ortasında sandalla balık tutanlara kargolarını ulaştırmak için uğraşan postacı filminin internette tıklanma  rekorları kırması bekleniyor.
        
Filmin senaryo yazarı, başrol oyuncusu, yönetmeni ve yapımcısı olan posta dağıtıcısı Nevzat Çoban, çamurda karda buzda yürümenin kırmızı halıda yürümeye benzemeyeceğinin altını çizerek şunları söyledi:

"Bizler vatandaşların mektuplarını zor şartlara rağmen aksatmamak için sırtımızda ortalama 20 kilogramlık çantayla dere tepe düz demeden normal günde de bir metre kar yağdığı günde de bardaktan boşanırcasına yağmur yağdığı günde de her gün aynı oranda çalışarak görevimizi ifa etmeye etmeye çalışıyoruz. Bazılarımızın emeklilik yaşı 60. İşe yeni başlayan arkadaşlarımızın ki ise 65'tir. 65 yaşında emekli olacak arkadaşlarımıza 5434 sayılı emekli sandığı kanunun 40. maddesinin 4. bendi posta dağıtıcılarının yaş haddi 55'tir. 55 yaşından sonra çalışamaz demektedir. Bu kanun gereği kurumumuz istese de istemese de 55 yaşında bu arkadaşlarımızın emekliliğine 10 yıl kala kapının önüne koymak zorundadır. Peki bu arkadaşlarımız 10 yılı nerede çalışacaklar. Kalan 10 yıllarını nasıl tamamlayacaklardır. 55 yaşındaki insanı kim işe alır. Bu yıllarca bizim geçimimizi  tedarik eden, bizim adam gibi adam olmamızı sağlayan babamızı yaşlanınca hastalanınca kapının önüne koymaya benzemektedir. Madem postacı yıpranmıyor ise  neden 65 yaşına kadar çalıştırmıyorsunuz. Yıprandığını kabul ediyorsunuz, 55 yaşından sonra  çalıştırmıyorsunuz da neden yıpranma hakkı vermiyorsunuz? 30 senedir yıpranma hakkı verilecek diye kandırıldık avutulduk. Sayın milletvekillerimiz kendilerine yıpranma hakkı çıkarmışlardır. Buradan sayın milletvekillerimize soruyoruz. 20 kilogramlık sırtınızdaki çantayla her gün 5-6 saat gezerek bel fıtığı, boyun fıtığımı oldunuz? Her gün çok gezmekten varis mi oldunuz? Yarım metre karda veya bardaktan boşanırcasına yağan yağmurda ıslandığınızda romatizmamı oldunuz? Bunların hepsi vekillerin değil postacıların meslek hastalıklarıdır. Bizlerin kafasına kiremit, saksı düşerken sizlerin kafasına kırmızı güller düşmektedir.

Bizler karın buzun üstünde gezerken siz kırmızı halılarda gezmektesiniz. Bizler yağmurdan sırılsıklam olmuş gezerken sizler arabadan dahi inerken üstünüze bir damla dahi yağmur düşmesin diye şoförünüzün ve korumalarınızın açtığı şemsiyeler altında gezmektesiniz ve siz yıpranıyorsunuz  postacınız yıpranmıyor."

Çektikleri filmin PTT Genel Müdürlüğü ile herhangi bir bağlantısı olmadığına da dikkat çeken Çoban, "PTT Genel Müdürlüğü ile hiçbir bağlantısı olmayıp hiçbir ticari amacımızda yoktur. Hiçbir STK'dan sendikalar ve derneklerden bir kuruş dahi almadan filmin tüm masrafları tarafımdan karşılanmış olup filmde bizlere destek verenlere teşekkür ederim." şeklinde konuştu.

Çoban, şarkılar eşliğinde hazırladıkları filmin, postacıların sorunlarını duyurmaya vesile olacağına inandığını sözlerine ekledi.

CİHAN

YAŞAM Kategorisindeki Diğer Haberler