YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Atatürk'ün ölümünün kaçıncı yılındayız? 2015
Atatürk'ün ölümünün kaçıncı yılındayız? 2015
10 Kasım 2015 07:54
Ulu Önder Atatürk'ün ölümünün kaçıncı yılındayız? 1881'de Selanik'te doğan Atatürk, 1938 yılında vefat etti. Atatürk'ün ölümünün üzerinden yıllar geçmesine rağmen, Türk ulusu mabet tutmaya devam ediyor...

 Atatürkün kaçıncı ölüm yılı, ölüm yıl dönümü, on kasım ...Ulu önderimiz Mustafa Kemal Atatürk'ü, sonsuzluğa uğurladığımız günün 77. yılını yaşıyoruz.

2014 yılı itibariyle 76. Yıldönümü
2015 yılı itibariyle 77. Yıldönümü
2016 yılı itibariyle 78. Yıldönümü

10 Kasım 1938 yılından 2013 yılına, 75 yıl geçmesine rağmen Atatürk'ü unutmadık, Atamızı saygı ve minnetle anıyoruz.

ATATÜRK'ÜN ÖLÜMÜ
Atatürk ülke içerisinde sık sık seyahat etmektedir.  Gemlik ve Bursa gezileri esnasında Atatürk soğuk alır. Tedavi olmak ve dinlenmek üzere İstanbul'a geri döner. Ama, ne yazık ki hastalık ciddidir. 10 Kasım 1938 tarihinde saat 9.05'te tüm çabalara rağmen çok sevdiği halkından ayrılmak zorunda kalır. Ama insanlarının gözünde ölümsüzlük kazanmıştır. Öldüğü andan itibaren, çok sevilen ismi ve hatırası, çok sevdiği halkının kalbinde yerini almıştır. O bir kumandan olarak birçok savaş kazanmış, bir lider olarak kitleleri etkilemiş, bir  devlet adamı olarak başarılı bir yönetim sergilemiş ve nihayet bir devrimci olarak bir toplumun sosyal, kültürel, ekonomik, politik ve hukuki yapısını kökten değiştirmeyi başarmış; dünya tarihindeki  en üstün şahsiyetlerden birisi olmuştur. Tarih onu Türk ulusunun en şerefli evlatları ve insanlığın en büyük liderleri arasında sayacaktır.
 
ATATÜRK'ÜN GÖRÜŞLERİ
Ekonomi üzerine
Atatürk Devrimlerinin sonucunda, Türkiye'nin ekonomik yapısı tümüyle iyi yönde bir gelişme göstermiştir. Kapitülasyonların kaldırılması ile birlikte, ulusal bir ekonomi için gerekli olan temel atılmıştır. Atatürk'ün ülke ekonomisi hakkındaki düşüncesini, "Memleketin efendisi hakiki müstahsil olan köylüdür" sözlerinde bulmak mümkündür.

Dış Politika üzerine
O dönemde birçok ülke yöneticisinin izlediği iç çatışma  politikalarına, polis devleti taktiklerine ve nihayet  uluslararası ihtilaflara yönelmelerine rağmen, Atatürk'ün "Yurtta Sulh, Cihanda Sulh" sözüne sıkı bir biçimde, bağlı kalan Türkiye, bu dönemde ülke  içerisindeki devleti ve onun kurumlarını içten çökertme girişimlerini engelleyebildiği gibi, savaşlara da bulaşmamayı başarmıştır.

YAŞAM Kategorisindeki Diğer Haberler