YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Atalay deprem konutlarının kura çekilişinde
Atalay deprem konutlarının kura çekilişinde
06 Ekim 2012 14:46
Başbakan Yardımcısı Beşir Atalay, Van'da depremzedeler için yapılan 5 bin 467 afet konutunun kura çekim törenine katıldı.

Başbakan Yardımcısı Beşir Atalay, ''Devlet, artık geçmişini sorguluyor, vatandaşıyla geçmişini gözden geçirip helalleşme peşindedir'' dedi.
 
Depremzedeler için Edremit ilçesi ve Sıhke Gölü mevkisinde yaptırılan 5 bin 467 afet konutunun kura çekim törenine katılmak için kente gelen Başbakan Yardımcısı Atalay, Ferit Melen Havaalanı'nda Vali Münir Karaloğlu, AK Parti Van milletvekilleri Fatih Çiftci, Mustafa Bilici ve Gülşen Orhan ile diğer yetkililer tarafından karşılandı.
 
Van Anadolu Öğretmen Lisesi Kapalı Spor Salonu'nda düzenlenen 5 bin 467 afet konutunun kura çekim törenine katılan Atalay, burada yaptığı konuşmada, yaşanan acı günlerin ardından bugün 5 bin 467 konutun daha kura çekiminin yapıldığını ve ve bunun sevincini paylaştıklarını söyledi.
 
Devlet olarak bütün acıların üstesinden geleceklerini vurgulayan Atalay, bunun için de herkesin birbirinin kadrini ve kıymetini bilmesi gerektiğini, milletin birlik ve bütünlüğünün her şeyin önünde tutulmasının şart olduğunu ifade etti.
 
Atalay, güçlü bir devlet ve güçlü bir millet olunduğu takdirde üstesinden gelinmeyecek bir iş kalmayacağına dikkati çekerek, şöyle konuştu:
 
''Türkiye'de dini, dili, kültürü ne olursa olsun bütün kardeşlerimizin kendi müktesebatıyla, en huzurlu ve sağlıklı hayatı yaşaması için elimizden gelen çabayı gösteriyoruz. Bu konuda büyük riskler de aldığımızı biliyorsunuz. Türkiye ve devlet değişti. Devlet, artık geçmişini sorguluyor, vatandaşıyla geçmişini gözden geçirip helalleşme peşindedir. AK Parti'yle devlet daha insan yüzlü oldu. Bir insanımız bile dışlanmış olmayacak. Geçmişteki yanlışlıkları düzeltiyoruz. Bunu yaparken yeni yanlışlıklar olmasın istiyoruz. Bu konuda biz üzerimize düşeni yapıyoruz. Vatandaşımıza karşı haksızlık ve hukuksuzluk olmayacak. Devlet adına bunu yapan olursa, hesabı sorulur. Ama birileri de halen kardeşlik gelişmesin diye çaba sarf ediyor.
 Türkiye mesafe alıyor ve büyüyor, güçleniyor. Dünyada, çevremizde ve içimizde bundan rahatsız olanlar var. Uluslararası alanda Türkiye'nin büyümesini istemeyenlere taşeronluk yapanlar bulunuyor. Söylemediğimiz ve konuşamadığımız bir şey yok. Her şeyi önce biz konuşuyoruz ki başkaları daha rahat konuşsun. Eskisi gibi yasak alanlar ve tabular kalmadı.''
 
Türkiye'de çoğulcu bir yapının kurulması için büyük mesafelerin alındığına işaret eden Atalay, yeni anayasa ve diğer çalışmalar ile bu yapının kurulacağını kaydetti.
 
Atalay, herkesin kendi ana sütü gibi helal olan ancak ihmal edilen veya geciktirilen hak ve hukukunun teslim edileceğinin altını çizen Atalay, ''Ama birileri kayak merkezini yakıyor, 'Yüksekova'ya havaalanı yapılmasın' diye şantiyeleri tahrip ediyor, iş makinelerini yakıyor. Halbuki biz, Ankara'da olan Van'da, Yüksekova'da ve Hakkari'de de olsun istiyoruz. Ama terör unsurları o havaalanlarının yapılmaması için dinamitler koyuyor, tehdit ediyor ve iş makinelerini yakıyor. Van'a hizmet gelsin istemiyorlar. Devlet hizmet getirmesin, onlar da istismar etsin istiyorlar'' ifadelerini kullandı.
 
Hükümet olarak ülkenin her köşesine her hizmeti götüreceklerini ifade eden Atalay, hiç kimsenin kendilerini bu konuda yıldıramayacağını bildirdi.
 Köyüyle, kentiyle her köşedeki hayat standardının aynı olacağına değinen Atalay, hiçbir şeyin mahrum kalmayacağını vurguladı.
 
 -''Kürt kardeşlerimizin de hak ve hukukunun garantörü biziz''-
 
 Türkiye'deki bütün vatandaşların haklarının savunucusu ve koruyucusu olduklarını kaydeden Atalay, konuşmasına şöyle devam etti:
 
''Kürt kardeşlerimizin de bütün hak ve hukukunun garantörü biziz, gelecekte onlara hak ve hukuklarını verecek ve teslim edecek olan da biziz. Zaten bu bölgeden en fazla oyu biz alıyoruz. Birileri çıkıp 'Kürtlerin temsilcisiyiz ve haklarını savunuyoruz' dese de sadece kardeşliği bozmak için uğraşıyorlar. Türkiye'de bin yıldır süren, kimsenin komşusunun soyunu sopunu araştırmadığı kardeşliğe dayalı bir hayat vardı. Ülkede bırakın Türk'ü, Kürt'ü, Hristiyan ve Müslüman ayrımı yapılmıyordu. Dini ve etnik kimlik bakımından zengin olan Mardin, bunun en güzel örneğidir. Hristiyan, Müslüman komşusu için evinde seccade bulunduruyor ve evine gelen Müslümana namaz vakti seccadesini seriyordu. Ramazan aylarında Hristiyanlar saygıdan dolayı ortalık yerde yeyip içmezlerdi. Böyle birbirine saygı gösteren ve değer veren bir milletiz. Bu değerlerimiz nereye gitti  Niye insanlar birbirine karşı bu sevgiyi ve bu duyguları terk ediyor  Bu kardeşliğin tekrar ihya edilmesi için çalışıyoruz.''
 
Atalay, Van'da ve bölgede yaşayanların kendi hak ve hukuklarına sahip çıkması çağrısında bulunarak, ''Başbakan'ımızın geçen hafta büyük kongrede, 'Ey Kürt kökenli kardeşlerim, teröre önce siz karşı çıkın' dediği gibi, ben de bunu tekrarlıyorum. Teröre önce siz karşı çıkın. Ülkemizi bu prangalardan ve belalardan hep birlikte temizleyelim'' diye konuştu.

YAŞAM Kategorisindeki Diğer Haberler