YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Aşure günü fazileti, önemi ve aşure günü duaları
Aşure günü fazileti, önemi ve aşure günü duaları
21 Ekim 2015 19:15
Aşure günü yarın gece (22 Ekim 2016) idrak edilecek. Müslümanlar için büyük fazileti olan aşure gününün fazileti nedir? Aşure gününde tutulan orucun sevabı nedir?Aşure günün fazileti ve aşure duaları haberimizde.

Bereket ve bolluğun simgesi Aşure günü, müslümanlar için büyük bir fırsattır. Muharrem ayının en mübarek günü olan aşure günü, ibadet ve tövbe için büyük bir fırsat. Aşure gününün fazilet ve önemi nedir? Aşure gününe özel dualar nelerdir?

Aşure Gününün Faziletleri

“Şiratul-İslâm“da zikredildiğine göre; İslâm’ın sünnetlerinden biri de, Âşûrâ gününe saygı göstermektir. Bu gün, muharrem ayının onuncu günüdür Dokuzuncu veya on birinci günü diyenler olduysa da sahih olan onuncu günü olmasıdır.

Hamele-i Arş (Arş’ı taşıyan melekler) bugüne hürmet ederler. Çünkü peygamberlerin(Salavâtullâhi Alâ Szrrr.mâ ve Aleyhim Ecmaîn) kurtuldukları gündür. İbni Abbâs(Radıyallâhu Anhümâ) dan rivayet edilen bir hadisi şerifte Rasûlüllâh (Sallâllâhu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurmuştur:

Her kim muharremden Âşûrâ gününde oruç tutarsa, Allâh-u Tealâ o kişiye on bin melek sevabı verir.

Her kim muharremden Âşûrâ gününde oruç tutarsa, o kişiye on bin hac ve umre yapan kadar sevap verilir, ayrıca on bin tane de şehit sevabı verilir. Her kim Âşûrâ gününde eliyle bir yetimin başını okşarsa, Allâh-u Te alâ bu yaptığı iş vesilesiyle (o yetimin başındaki) her bir saç tanesine karşılık,

O kişiye (cennette) bir derece verir. Her kim Âşûrâ gecesinde bir mümini iftar ettirirse, sanki onun yanında bütün ümmet-i Muhammed iftar etmiş ve o kişi onların hepsinin karnını doyurmuş gibi (sevaba nâil) olur.”

Bu müjdeleri işiten sahâbe-i kiram:) “Yâ Rasûlellâh! Allâh-u Te alâ Âşûrâ gününü elbette ki diğer günlerden daha üstün kılmıştır (değil mi?)” dediler. Rasûlüllâh(Sallâllâhu Aleyhi ve Sellem) de şöyle buyurdu:

Evet! ( Bugünü, diğer günlerden daha üstün kılmıştır. Nitekim) Allâh-u Tealâ gökleri ve yerleri Âşûrâ gününde yaratmıştır. Dağları Âşûrâ gününde yaratmıştır. Yıldızları Âşûrâ gününde yaratmıştır.

Levh-i (Mahfûz’u) ve Kalem’i Âşûrâ gününde yaratmıştır.

Adem (Aleyhisselâm)ı Âşûrâ gününde yaratmıştır ve yine onları Âşûrâ gününde cennete koymuştur.

İbrahim (Aleyhisselâm) Âşûrâ gününde doğmuştur. Allâh-u Tealâ onu (Nemrut’un içine attığı) ateşten Aşura gününde kurtarmıştır.

(İbrâhîm (Aleyhisselâm)a oğlunu) kurban kesmesini Âşûrâ gününde emretmiş ve oğlunu kesilmekten kurtaracak fidyesini (kurbanı) Âşûrâ günü göndermiştir.

Allâh-u Te alâ Firavun’u Âşûrâ günü (Kızıldeniz’de) boğmuştur, İdrîs (Aleyhisselâm)ıÂşûrâ gününde cennete) yükseltmiştir, Eyyûb (Aleyhisselâm)dan (amansız hastalığın sebep olduğu) belayı Âşûrâ günü kaldırmıştır. Âdem (Aleyhisselâm)ın tevbesini Âşûrâ gününde kabul etmiştir, Dâvûd (Aleyhisselâm)ın zelesini Âşûrâ gününde affetmiştir, Süleyman (Aleyhisselâm)a (elinden çıkan saltanat ve) mülkünü Âşûrâ gününde iâde etmiştir. îsâ (Aleyhisselâm) Âşûrâ gününde doğmuştur. Allâh-u Tealâ Âşûrâ gününde onu (2 kat semâya) kaldırmıştır. Kıyamet günü de Âşûrâ gününde vâki olacaktır.”(Ebulleys es-Semerkan- ,di Tenbihu’l-ğâfilin, sh:331-332; Abdiilkâdir el-Geylânî, el-Ğunye, 2/87)

ibni Abbâs (Radıyallâhu Anhümâ)dan gelen diğer bir hadîs-i şerifin lafzında şu ilaveler bulunmaktadır:

Allâh-u Tealâ Arş’ı Âşûrâ günü yarattı, Kürsî de böylecedir. Allâh-u Te‘âlâ Cibril’i Âşûrâ günü yarattı, diğer melekler de böylecedir. Rabb Tebârake ve Te alâ (yaratıklarına benzemekten münezzeh olarak) Arş üzerine Âşûrâ günü istivâ buyurdu. Gökten ilk yağmur Âşûrâ günü indi. İlk rahmet de Aşurâ günü nâzil oldu.” (Abdiilkâdir el-Geylânî, el-Ğunye, 2/88)

Seyyid Ali Zâde (Rahitnehullâh)ın nakline göre; âşûrâ günü Cebrâîl, Mîkâîl, İsrâfîl(Aleyhimüsselâm)ın, Arş ve Kürsî’nin yaratıldığı gündür. Kalem, gökler, yer ve cennet Âşûrâ günü yaratılmıştır. Tûbâ ağacı o gün dikilmiştir. Kıyamet de Âşûrâ günü kopacaktır. Kıyametin kopması hayırlı görünmüyorsa da, kemal erbâbı kendilerine vaad edilen mertebeye o gün ulaşmış olacakları için hayırlı bir gün olduğu açıktır.

 

 “Ravzatü’l-ulemâ” isimli eserde zikredildiğine göre; âşûrâ gününe bu ismin verilmesi,Allâh-u Te’âlâ’nır on peygamber (Salavâtullâhi Alâ Nebiyyinâ ve Aleyhim Ecmaitı)e ikrâm ettiği hasletten dolayıdır. Bu ikramlar şunlardır:

Âdem (Aleyhisselâm)m tevbesi o gün kabul edilmiştir.

Nûh (Aleyhisselâm)m gemisi 150 gün kadar su üzerinde bekledikten sonra Cûdî Dağı’na o günde otur­muştur. Naklolunduğuna göre; Nûh tûfânında 40 gün, 40 gece gökten yerden su boşalmış, gözelerin suy­u sarı ve soğuk, semânın suyu ise kırmızı ve sıcak olmuştur. Allâh-u Te‘âlâ gemiyi dile getirmiş ve o:

 “Öncekilerin ve sonrakilerin ilâhı olan Allâh’tan başka hiçbir ilah yoktur. Ben öyle bir gemiyim ki bana binen kurtulur, benden geri kalan ise boğulur. Bana ancak ihlâs ehli binebilir” dedi. Bunun üzerine Nûh (Aleyhisselâm) evinin çatısına çıkarak

“Ey otlayan yabanîler, parçalayan yırtıcılar ve uçan kuşlar. Haydi kurtaran gemiye gelin” diye seslendi (Safûri’, Nüzhetul-Mecâlis, 1/156)

Mukâtil (Rahimehullâh)m beyanına göre; geminin uzunluğu bin arşın idi. Su onun sekiz yüz arşınlık kıs­mını kapladı. Nûh (Aleyhisselâm) gemiye recebin on ikisinde, bir kavle göre ise başında, çarşamba günü bind:

Mamer (Radıyallâhu Anh)m nakline göre ise recebin son on gününde bindi, Âşûrâ gününde ise gemiden indi. ( Ubeyd ez-Zarîr, Nüzhetun-nâzirîn, sh:97)

Hemedânî (Rahimehullâh)m nakline göre Nûh (Aleyhisselâm) gemiyi 124.000 tahta parçasından yapmak ve herbirinin üzerine bir nebinin ismini yazmakla emrolununca: “Ben bütün Peygamberlerin ismini bilemem” dedi. O zaman Mevlâ Te’âlâ: “Ey Nûh! Levhaları yontmak senden, enbiyânın isimlerini yazmak Benden” buyurdu. İlk levhada- Âdem (Aleyhisselâm)ın, İkincisinde Şîs (Aleyhisselâm)m, üçüncüsünde İdrîs(Aleyhisselâm), dördüncüsünde Nûh (Aleyhisselâm)m ve böylece her bir tahtanın üzerinde bir peygamberin ismi belirdi. Son levhanın üzerinde ise Muhammed(Sallâllâhu Aleyhi ve Sellem)in ismi zuhur etti.

O zaman Cebrâîl (Aleyhisselâm) gelerek: “Ey Nûh! Peygamberlerin mührü, seçkinlerin süsü ve velilerin kandili Muhammed (Sallâllâhu Aleyhi ve Sellem)in ismi belirdiğine göre artık senin gemin tamama erdi’’ buyurdu. Sonra Allâh-u Te alâ gemideki levhalar sayısınca çiviler yapıp herbiri bir peygamberin adına olmak üzere tahta parçalarını birbiriyle çivilemesini Nûh Aleyhisselâm)a emretti. Haberde vârid olduğuna göre; gemi tamamlanınca dört levhaya ihtiyaç kaldı, o zaman Cebrâîl (Aleyhisselâm):

“Ey Nûh! Allâh-u Te alâ: Dört levha daha yontup her birine sevgilisi Muhammed(Sallâllâhu Aleyh. Sellem)in ashâbından birinin adını yazmanı emrediyor ve: Benim nezdimde onun sahâbesi, peygamberler menzilesindedir’ buyuruyor” dedi.

Nûh (Aleyhisselâm) onları da bulup yerleştirince her levhanın üzerinde dört halifeden birinin ismi belirdi  ki, böylece “Rasûlüllâh (Sallallahu aleyhi ve sellem)in ve halifelerinin isimlerinin zuhur etmesiyle

gemi boğulmaktan kurtulduğu gibi, muvahhidlerin kalplerinde Rasûlüllâh (Sallâllâhu Aleyhi ve Sellem)in ashâbmın sevgisinin zuhur etmesiyle de âhirette onların cehennemden kurtulacakları” gerçeği ortaya çıkmış oldu. (Ebû Mansûr Muhammed el-Hemedani, es-Seb’ıyyat fimeva’ızil- beriyyât, sh:5-6; Safûrî, Nüzhetül-Mecâlis, 1/156-157“)

Kırk gün süreyle mührünü kaybedip cinlere ve şeytanlara karşı hükümranlığını yitirenSüleyman  (Aleyhisselâm)a mülkü o günde iâde edilmiştir.

Yûnus (Aleyhisselâm) o gün balığın kanımdan çıkmıştır.

Yûsuf (Aleyhisselâm) kırk sene ayrılıktan sonra o gün babasına kavuşmuştur.

İdrîs (Aleyhisselâm) o gün (cennete) yükseltilmiştir.

Ibrâhîm (Aleyhisselâm) o gün Nemrud un ateşinden kurtulmuştur.

Mûsâ (Aleyhisselâm) o gün Firavun dan kurtulmuştur.

Eyyûb (Aleyhisselâm) o gün hastalığından kurtulmuştur.

îsâ (Aleyhisselâm) o gün (2. kat) semâya kaldırılmıştır. (SeyyidAli Zâde, Şerhu Şir’ati’l-lslâm, sh:215-216)

Diğer bazı rivayetlere göre Zekeriyyâ(Aleyhisselâm) evlat istediğinde Allâh-u Te alâonun duasını kabul ederek kendisine Yahya (Aleyhisselâm)ı Âşûrâ günu bağışlamıştır.Mûsâ (Aleyhisselâm)ın sihirbazlara gâlip geldiği zinet günü de o gündür.

Ibni Battâl ın Ibni Habîb (Rahimehumellah) dan nakline göre, evvelce Kabe-i Muazzama’nın örtüsü her sene Âşûrâ günü değiştirilirdi. Ubeyd ez-Zarir Nüzhetü’n-nazirin, sh:97)

Abdülkâdir el-Geylânî (Rahimehullâh) ın bevânı vechile; ekseri ulemâ bugüne bu ismin verilme sebebi olarak muharremin onuncu günü olmasını zikretmişlerdir. Bazı ulemâ ise bunun sebebi olarak bugünün Allah-u Te‘âlâ’nın bu ümmete ikram ettiği on kerâmatin onuncusu olduğunu açıklamışlardır ki bunlar şunlar­dır. Birincisi Recep ayıdır ki o, kulların günahların duymadığı için Allâh-u Te‘âlânın sağır ayıdır. Allâh-u Te’ala bu ayı bu ümmet için bir ikram yapmış ve bu ümmeti diğer ümmetlerden üstün kıldığı kadar recep ayını da diğer aylardan faziletli yapmıştır.

İkincisi Şabân ayıdır ki, Allâh-u Te alâ Nebi ( Sallalahu lAleyhi ve Sellem)i diğer peygamberlerden üstün kıldığı nispette bu ayı da diğer aylardan faziletli yapmıştır. Üçüncüsü Ramazan ayıdır ki onun diğer aylardan üstünlüğü  Allâh-u Te’ala’nın   diğer yaratıklarmdan üstünlüğü gibidir. Dördüncüsü Kadir Gecesi’dir ki o bin aydan daha hayırlıdır. Beşincisi Fıtır (Ramazan) Bayramı günüdür ki o, en bol mükâfatların alınacağı gündür. Altıncısı Zilhiccenin ilk on günüdür ki onlar Allâh-u Te‘âlâ yı zikretme günleridir.

Yedincisi Arefe günüdür ki onun orucu (geçmiş ve gelecek) iki senelik günaha keffârettir. Sekizincisi Nahr günüdür ki o, kurban kesilerek Allâh-u Te‘âlâ ya yaklaşma günüdür. Dokuzuncusu cuma günüdür ki o günlerin efendisidir. Onuncusu Âşûrâ günüdür ki, onun orucu bir senelik günaha keffârettir. (Abdülkâdir

El-Geylani,el Ğunye, 2/90-91; Ebulleys es-Semerkandi. Tenbihu 1-ğâfilin, sh:333)

ÂŞÛRÂ GÜNÜ OKUNACAK DUALAR

10 Muharrem 1436 / 3 Kasım Pazartesi 2014

l) Şeyh Muhammed ibni Abdilhayy ed-Dâvûdi el-Kattân (Rahimehullâh)ın “Mecmû‘a”sında zikredildi üzere; Şeyh Ebu’l-Bekâ el-Ömeri (Rahimehullah )ın, İbni Ferhûn (Rahimehullâh)ın “el-Mesâilü’l-“melfûza”isimli eserinden nakline göre, ayrıca  Mau’I-Ayneyn (Rahimehullah)ın beyanı veçhile; Âşûrâ günü yetmiş kere:

“Allâh bana yeter! Ne güzel Vekildir! Ne güzel Mevlâ ve ne güzel yardımcıdır!” duasını zikrettikten sonra. aşağıda yazılan zikirleri yedi kere okuyan kişi o sene ölmez, eceli gelen ise okumaya muvaffak edilmez.

 “Allâh-u Tealâ’yı mîzân dolusunca, ilminin sonsuzluğunca, rızasına ulaşıncaya kadar ve Arş’ının tar­tısınca teşbih ederim. Allâh-u Te'âlâ’dan başkasına sığınılıp kaçılmaz, Ondan yine ancak O’na sığınılır. Allâh -u Te âlâ yı çiftlerin ve teklerin sayısınca ve tastamam olan kelimelerinin tamamının adedince teşbih ederim.

Ey acıyanların en merhametlisi! Senden rahmetinle (bütün belâlardan) selâmet isterim. O yüce ve bü­yük olan Allâh’ın yardımı olmadan hiçbir günahtan dönüş ve hiçbir ibadete kuvvet olamaz. O bana yeter. Ne güzel Vekil’dir. O ne güzel Mevlâ ve ne güzel yardımcıdır. Allâh-u Te‘âlâ, mahlûkatının en hayırlısı olan Muhammed (Sallâllâhu Aleyhi ve Sellem)eve âl-i ashâbının tamamına salât ve selâm eylesin.”

(MuhammedEbu’l-Yüsr ‘Âbidîn, el-Evrâdü’d-dâime, sh:92; Mâü’l-'Ayneyn, Natü’l-bidâyât, sh:166)

2)Âşûrâ günü bu duayı yetmiş kere okuyanı Allâh-u Te alâ mağfiret buyurur:

“Allâh bana yeter! Ne güzel Vekîl’dir! Ne güzel Mevlâ ve ne güzel yardımcıdır!”

(Muhammed ibni Hatîruddîn, el-Cevâhiru’l-hams, sh:S0)

3)Şihâbüddîn es-Sühreverdî (Kuddise Sirruhû)dan nakledildiğine göre:

 “Âşûrâ günü:

“Bütün hamdler, âlemlerin Rabbi olan Allâh’a âittir! Salât-ü selâm, Efendimiz Muhammed’in ve âl-i ashâbının tamamının üzerine olsun! Ey Allâh! Sen Ebedîsin, Kadîmsin (başlangıcın ve sonun yoktur)! Hayy’sın, Kerîm’sin (hakîkî hayat sahibi de, iyilik sahibi de ancak Sensin)! Hannân’sın, Mennân’sın (son derece acıyan ve çokça lütuflarda bulunan Rabbimizsin)!

İşte bu yeni senedir! Ben bu sene Senden dilerim ki beni kovulmuş şeytandan ve onun dostlarından koruyasın, kötülüğü çokça emreden bu nefse karşı bana yardım edesin ve beni Sana yaklaştıran amellerle meşgul edesin. Ey kerem sâhibi! Ey celâl ve ikrâm sahibi! Ey acıyanların en merhametlisi! Rahmetinle kabul eyle ! Allâh-u Te alâ, Efendimiz ve Peygamberimiz Muhammed (Sallâllâhu Aleyhi ve Sellem)e,âl-i ashâbınınve Ehl-i Beyt’inin tamamına salat ve selam eylesin!’duasını üç kere okuyan kişi o sene ölmekten emin olur. Zira eceli takdir edilen kişiye o gün bu duayı bu şekilde okumak nasip olmaz.”

(Mâü’l-Ayneyn, Natü'l-bidâyât, sh: 166)

4) Âşûrâ günü şu duanın okunması müstehap görülmüştür:

“EyÂdem (Aleyhisesselam) ın tövbesini aşure gününde kabul eden Allâh! Ey İdrîs (Aleyhisselâm)ı âşûrâ günün­de semâya yükselten! Ey Nuh (Aleyhisesselam) ın gemisini âşûrâ gününde Cûdî Dağına yerleştiren! Ey İbrâhîm (Aleyhisselâm)ıâşûrâ gününde ateşten kurtaran!Ey Ya'kûb (Aleyhisselâm)ın dağınık ailesini âşûrâ gününde bir araya getiren! Ey Eyyûb(Aleyhisesselam) ın hastalığını aşura gününde gideren! Ey Yûnus (Aleyhısselâm)msıkıntı­sını âşûrâ gününde açan. Ey musa ve Harun (Aleyhisselâm)ındualarını âşûrâ gününde kabul eden!

Ey Muhammed (Sallâllâhu Aleyhi ve Sellem) eaşure günü yardım eden! Ey cenneti ve cehennemi âşûrâ gününde halk eden! Ey Cibril, Mikail, İsrafil ve ‘Azrail (Aleyhimüsselâm)ıâşûrâ gününde var eden! Ey Arş’ı, Kürsi’yi, Levh’i, Kalem’i gökleri ve yerleri aşûrâ gününde yaratan Allâh! Dileğimi yerine getir, bendenkötülükleri ve belaları savuştur.Ya Hayyü! Ya Kavyûm! (Ey gerçek hayat sahibi ve her şeyi ayakta tutan!) Ey celal ve ikram sahibi! Ey ceza gününün yegane mâliki! Ancak Sana ibadet ederiz ve ancak Senden yardım dileriz. Allâh-u Te ala mahlukatının en hayırlısı olan Muhammed (Sallâllâhu Aleyhi ve Sellem)eve âl-i ashâbının cümlesine salât eylesın.”

Daha sonra da yetimiş kere bu duayı okur:

“Ey Allâh! Bana mükemmel bir güzellik, âhiret saadeti ve dünya-âhiretin tüm hayırlarını nasib et.”

(Abdülaziz Ahmed Bulûğun,Du’aul-ğayeti’l-maksudeti’l-kübra,sh:104)         

 

 

 // fatih Arpaci
Allahim bu mubarek gunde butun muslimanlar bu guzel gun hurmetine affeylesin insaAllah Aminnn...
23 Ekim 2015 21:41
 // Meltem
Allah razı olsun Cümlenizden Allahım Aşure günümüzün yüzü suyu Hürmetine Vatanımızin üzerindeki kasveti gidersin birlik beraberlik içinde olmayı nasip etsin Müslüman alemini birbirinden ayırmak isteyenleri emellerine ulastirmasin Allahım böyle güzel günlerde hep beraber olmak dileğiyle tekrardan Aşure günümüz Mübarek Olsun...
22 Ekim 2015 23:52
YAŞAM Kategorisindeki Diğer Haberler