YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
5 yılda 10 kat arttı
İçki satışıyla ilgili düzenlemeler tartışıladursun Türkiye'de alkolü bırakmak isteyenlerin sayısı hızla artıyor. 2004 yılında AMATEM'e başvuranların sayısı 11 bin iken, 2009 yılında bu sayı 107 bini aştı. İçki tüketimi ise 6 yılda iki kattan fazla arttı.
5 yılda 10 kat arttı
30 Ocak 2011 / 09:11 Güncelleme: 30 Ocak 2011 / 09:24

Türkiye'de alkol bağımlılığından kurtulmak isteyenlerin oranı her yıl katlanarak artıyor. 2004'te AMATEM'e başvuranların sayısı 11 bin iken, bu rakam 2009 sonunda 107 bini aştı. Uzmanlar, alkol tedavisinde süreci kişinin motivasyonunun belirlediğini vurguluyor. Ülke genelindeki içki tüketimi ise 6 yılda iki kattan daha fazla artış gösterdi.

Uluslararası standartlar dikkate alınarak hazırlanan içki satışıyla ilgili düzenlemeler hararetli tartışmalara yol açtı. Buna karşılık Türkiye'de alkol tedavisi görenlerin sayısı hızla artıyor. Alkol, Madde Bağımlılığı Araştırma, Tedavi ve Eğitim Merkezi'ne (AMATEM) 2004'te başvuranların sayısı 11 bin iken bu rakam 2009 sonu itibarıyla 107 bini aştı. Ülke genelindeki içki tüketimi ise 6 yıl içerisinde iki kattan daha fazla artış gösterdi. Türkiye'de ikisi özel 22 AMATEM'de 535 yatakla hizmet veriliyor. 84 yataklı Bakırköy AMATEM'de hastalara bakan uzman psikiyatrist sayısı 4'ü geçmiyor. Ülke genelindeki toplam bin 600 psikiyatri uzmanının ise sadece 600'ü devlet kurumlarında çalışıyor.

Bakırköy AMATEM yetkilisi Defne Tamer Gürol, alkol tedavisinde kişinin motivasyonunun çok önemli rol oynadığını belirtiyor. Gürol, süreci şöyle anlatıyor: "Mesai saatleri içerisinde AMATEM'e başvuran her hasta muayene edilmektedir. Bazı hastalar için sadece ayaktan tedavi yeterli olmaktadır. Ayaktan tedavi önce detoksifikasyon (arındırma) ile başlar. Bu tamamlandıktan sonra terapi programına geçilir..."

Türkiye'de AMATEM'lere yapılan başvuruların çoğu ayakta tedavi şeklinde gerçekleşiyor. Yatarak tedavi, ayaktan tedavisi mümkün olmayan hastalara uygulanıyor. Bu tedavinin süresi 28 gün. Türkiye'de 2004 yılında toplam bin 417 bağımlı yatarak tedavi olurken, 2009'da bu rakam 2 bin 594 oldu.Türkiye'de en çok madde bağımlısının başvurduğu Bakırköy AMATEM yetkilisi Defne Tamer Gürol, alkol tedavisinde sürecin kişinin motivasyonu ile doğru orantılı gittiğini belirtiyor. Gürol süreci şöyle anlatıyor: "AMATEM'de tedavi ayaktan ve yatarak olmak üzere iki bölümden oluşmakta. Mesai saatleri içerisinde AMATEM'e başvuran her hasta muayene edilmektedir. Bazı hastalar için ise sadece ayaktan tedavi yeterli olmaktadır."

BAĞIMLI, AYAKTAN TERAPİ GRUPLARINA KATILIYOR

Alkol bozukluğu tespit edilen kişilerde ayaktan tedavi mümkün olamayacağı zaman yatış için randevu verildiğini anlatan Gürol, "Bunun dışında iki yatışın arası 3 aydan az olmamalı ve bir yıl içinde toplam yatış sayısı 3'ü geçmemelidir. Yatarak tedavi yoğun bakım, alkol arındırma, madde arındırma ve 28 günlük psikososyal tedavi bölümlerinden oluşmaktadır. Eğer kişi hekim ile görüştükten sonra tedavisine devam etmek için ikna olmazsa imzası alınarak taburcu edilir." şeklinde konuşuluyor. Bunun yanında yatarak tedavi sonlandıktan sonra, tedavinin çok daha uzun süren bölümü başlıyor. Burada hastanın, alkol ve maddesiz yaşamını kendi sosyal çevresi içinde inşa etmesini sağlamayı hedefleyen, ayaktan terapi gruplarına devam etmesi öneriliyor.

AMATEM'lerde bağımlılıkla ilgili diğer sorun da sigorta problemi. Başvuruda sosyal güvence ya da yeşil kart aranıyor. Yoksa ücretli tedavi olunuyor. Bir aylık tedavinin 3-4 bin lira tuttuğu ifade ediliyor. Bu yüzden yüzlerce alkol ve madde bağımlısı 'para' problemi ile karşılaştığı için tedaviyi başlamadan bitiriyor. Denetimli serbestlik kapsamında ise madde bağımlılarının tedavileri ücretsiz karşılanıyor.

Avrupa'da alkollü araç kullanma düzeyi sıfıra indi

Türkiye'deki yeni alkol ve tütün yönetmeliği sadece 'rekabetin temin edilmesi ve tüketici seçeneklerinin korunmasıyla' ilgili maddeleri kapsamasına rağmen ciddi tartışmalara sebep oldu. Avrupa ise bunun da ötesine geçerek önemli sağlık politikaları geliştiriyor. 27 ülkenin yazılı bir ulusal alkol politikası mevcut. Ayrıca son üç yılda ülkelerin yüzde 87'sinde ulusal farkındalık faaliyetlerine önem verildi. Bunun sonucunda araç kullananlarda kanda azami alkol düzeyleri 8 ülkede 0'a, 9 ülkede 0,2-0,4 g/l'ye ve 3 ülkede 0,8 g/l'ye indirildi.

Avrupa ülkelerinin üçte ikisinde, genel nüfus içinde alkol tüketimine ilişkin gerçekleştirilen ulusal anketlere ilişkin bilgiler oluşturuldu. Ayrıca yapılan çalışmalarla içki içmeyenler hakkında veri sunuluyor. Yaş sınırlamasının altındaki içki kullanıcılar hakkında sağlıklı bilgiler bulunuyor. Bunun yanında ülkelerin yüzde 60'ı, alkollü içkilerin bina içinde ve bina dışında satılacağı saatlere kısıtlama getirmiş. Türkiye'de ise 'Ulusal Alkol Kontrol Programı' için taslak çalışması sürüyor. Çalışmaya göre, Avrupa'da bir kişi yılda 9,24 litre alkol tüketiyor. Bu kıtadaki tüm ölümlerin yüzde 6,5'inin sebebi alkol. Avrupa ülkeleri, dünyadaki alkole bağlı hastalıklarda en yüksek orana sahip.

Zaman

YAŞAM Kategorisindeki Diğer Haberler