LİGLER
  • TakımOPAv
  • 1. Medipol Başakşehir173925
  • 2. Beşiktaş173817
  • 3. Galatasaray173615
  • 4. Fenerbahçe173222
  • 5. Bursaspor17272
  • 6. Osmanlıspor FK17263
  • 16. Kayserispor1712-17
  • 17. Adanaspor1711-11
  • 18. Gaziantepspor1711-15
  • Tümü
YENİ HABERLER
Yarı final, kan kokusu ve öbürü
Yarı final, kan kokusu ve öbürü
Yarı final, kan kokusu ve öbürü
22 Haziran 2008 / 08:49 Güncelleme: 22 Haziran 2008 / 00:00

Maalesef halkımızın büyüklüğünden nasipsiz medyamız bir futbol başarısını kâinatın en önemli olayı gibi yansıtmaya çalışmaktadır. - Ömer Lütfü Mete'nin yazısı...


Yarı final, kan kokusu ve öbürü


Dün maçtan saatler önce; biri ev sahibi, ikisi misafir üç halkı mukayese ederken en mütevazı karneyi Hırvatlara vermiştim.


Gecenin taşkınlıkları içinde sarhoş Hırvat holiganlar tarafından işlenen ölümcül cürümler bu karneyi onayladı. Aslında ölüme yol açacak boyutlara varmasaydı da yine bu taşkınlığı kaydetmemiz gerekirdi. Bizim artık geride bıraktığımızı umduğum futbol ilkelliğini devralan son el Hırvatlar... İnşallah tez kurtulurlar. Tabii ki intikam dürtüsüyle hareket etmemeliyiz.


Gurbetçilerimiz de Hırvatlara misilleme yapmayı düşünmeyeceklerdir. Bu noktada en büyük görev de Avusturya'ya düşüyor. Gerekeni yapar ve suçluları müstahak oldukları cezalara çarptırırsa Türklerin bu kahrı hazmetmeleri kolaylaşır. Aksi takdirde Avusturya kendi başına almış olabilir...


Esasen Türklerle Hırvatlar arasındaki hesap sadece, Viyana'yı kuşattığımız dönemlerde oluşup da küllenmiş bahislerden ibaret değil! Daha sıcak bir dönemin günahlarını henüz tamamen aşamadık. Bosna faciasında Müslüman kanı içmeyi zevk edinmiş Haçlı kuduzları arasında nice Hırvat'ın da bulunduğunu unutmak kolay değil. Sırpların arasından çıkmış Çetnik yamyamlarla yarışırcasına cürüm işleyen Bosna'daki Hırvat Haçlıları, sadece Türk ve Müslümanların değil, 'insanım' diyebilen herkesin vicdanındaki bir çekmecede 'arınılması gereken bir vahşet' hatırası olarak kayıtlıdır.


Özellikle bunun içindir ki, Viyana'daki saldırganlığı iki halk arasındaki eski sancıları canlandıracak bir kin dalgasına dönüştürmemeliyiz. Müthiş bir heyecan fırtınasına sahne olan maçın uzak ve yakın tarihten bugüne uzanabilecek futbol dışı boyutları üzerinde daha fazla lâkırdı bizim işimiz değil. Ancak basit topluluklar, özellikle de 'kuyruk acısı' olanlar, çimdik kabilinden söylem ve eylemlerle büyük tarihi hesapları gördükleri kuruntusuna kapılabilirler! Maalesef halkımızın büyüklüğünden nasipsiz medyamız bir futbol başarısını kâinatın en önemli olayı gibi yansıtmaya çalışmaktadır.


'Sıradaki gelsin' veya 'Bekle bizi Almanya' şeklinde başlık koyup nâra atan gazete ve televizyonlar, büyük milletimizin bugünkü sıkıntılı ve arızalı nesillerinden oluşan halkımızı dahi utandırır, utandırmalıdır. Futbol medyamız, bayağı yaygın bir öyküyü çağrıştırıyor: Sahte kabadayı kafayı çekmiş; 'Heyt, kan kokuyorum, var mı bana yan bakan' diye meydan okumaya başlamış... Tam o anda polis yaklaşıp 'Ne dedin, kan kokuyorum mu dedin' diye sorunca paçaları tutuşmuş: 'Yok ağabey, b.. kokuyorum...'


Futbol medyamızın edası bu! Böyle haytalar gibi nâra atar, sonra da holiganlık sorgulaması baş gösterince 'Ben öyle şey yapar mıyım' der! Bu maç vesilesiyle bir kere daha gördük ki futbol medyamız kan değil, öbür şeyden kokuyor! Başarıdaki şans veya Allah'ın kerem payını vurgulayan birkaç istisnayı gelecek için ilaç sayarak teselli bulalım!


Dilerim bu futbol bayramcığı, takımın başındaki 'Büyük Adam'a, başarı için işinde en iyi olmanın bile yetmezliğini bir daha unutamayacağı şekilde hatırladır da, övünmekten utanan, övüldükçe yüzü kızaran, yüksek benlik duygusunu hizaya getirmiş, iyi ve sevimli bir Terim'e kavuşuruz.
Ömer Lütfü Mete - Bugün

SPOR Kategorisindeki Diğer Haberler