LİGLER
  • TakımOPAv
  • 1. Medipol Başakşehir173925
  • 2. Beşiktaş173817
  • 3. Galatasaray173615
  • 4. Fenerbahçe173222
  • 5. Bursaspor17272
  • 6. Osmanlıspor FK17263
  • 16. Kayserispor1712-17
  • 17. Adanaspor1711-11
  • 18. Gaziantepspor1711-15
  • Tümü
YENİ HABERLER
Ülkenin buna ihtiyacı vardı
Ülkenin buna ihtiyacı vardı
Ülkenin buna ihtiyacı vardı
21 Haziran 2008 / 07:37 Güncelleme: 21 Haziran 2008 / 00:00


Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye ile Hırvatistan arasındaki 13. Avrupa Futbol Şampiyonası çeyrek final maçı sonrasında, çok mutlu olduğunu ve galibiyetin ''çileli bir mücadeleden sonra'' kazanıldığını belirterek, ''Eşim ağlayarak beni aradı. Ülkemizin bu galibiyete ihtiyacı vardı'' dedi.


Karşılaşma sonrası soyunma odasına inerek teknik heyeti ve futbolcuları tek tek kutlayan Recep Tayyip Erdoğan, ''Sizlerle gurur duyuyorum. Bu galibiyet milletimiz için çok önemliydi. Hepinizi tebrik ediyorum'' diye konuştu.


Çok mutlu olduğunu, hiçbir zaman umudunu yitirmediğini belirten Erdoğan, ''Hırvatistan'ı çileli bir mücadeleden sonra yendik. Karşılaşma 1-0 olduğunda da umudumu yitirmedim. Semih'e top geldiği an gol olacağını anladım'' dedi.


Eşinin kendisini ağlayarak aradığını ifade eden Erdoğan, yarı finalde de milli takımla birlikte olacağını söyledi.


Bu arada Erdoğan'a, stattan ayrılışı sırasında gurbetçiler büyük sevgi gösterisinde bulundular.


Her şey bitti derken Semih sadece maçı değil tarihi çeviriyor


Karşılaşmanın 118. dakikası... Maç boyunca dökülen Modriç sağdan giriyor ve üzerine gelen Rüştü'nün hatasını da değerlendirip topu kaleye gönderiyor.


70 milyonun hayalleri topun üstüne yapışmış Klasniç'in kafasına doğru süzülüyor. Bir kafa ve o da ne top ağlarımızda gol... İnanılır gibi değil. Turnuvada oynadığı iki maçı da geri çevirerek tarih yazmış Türk Milli Takımı yarı finalin kapısından dönüyor. Bizim topçuların hepsi yere serilmiş büyük bir travma geçiriyor, tıpkı milyonlarca Türk'ün olduğu gibi. Hırvat cephesinde ise öyle bir sevinç yaşanıyor ki, anlatılacak gibi değil. Takımın antrenörü Biliç bizim kalenin önüne kadar depar atıyor. Oysaki maç henüz bitmemişti. Sevinçten aklî melekelerini yitirmiş sanki.


Böyle olamazdı, her şey planlandığı gibi giderken tarihin kapısından böyle dönülemezdi. Ama bir mucize gerekiyordu golü bulmak için. 4. hakem 1 dakikalık uzatmanın uzatmasını da kaldırmıştı. Hırvat tribünleri yıkılıyor, eminim ki halkı da bitiş düdüğünü beklemeden sokaklara dökülmüştü. Ama o da ne... Rüştü topu havaya dikiyor, Hırvatlar derin bir oh çekerek hakemin bitiş düdüğünü çalacağını zannediyorlar. Top süzülüyor, süzülüyor. 70 milyonun duasını da yüklenerek Semih'in önüne düşüyor. Sol ayakla penaltı üzerinde öyle bir vuruyor ki... Sadece maçı değil tarihi çeviriyor, yarım kalan tarihi. Derken penaltılar başlıyor. Yılların tecrübesi Rüştü kalesinde öyle bir devleşiyor ki sormayın. Sanki kalede 11 tane Rüştü var, kalemize Viyana duvarları örülmüş. Bir kaçırıyorlar, iki kaçırıyorlar, üçüncüyü de Rüştü tutuyor. İnanılır gibi değil yarı finaldeyiz. Böyle bir maç böyle bir takım olur mu? Dünya Türkiye'yi konuşuyor. Turnuvaya gelirken kendimizi hatırlatacağız diyordu Fatih hoca. Ne hatırlatması ezberlettiniz hocam ezberlettiniz.


Tarihî zaferin ardından günün en anlamlı fotoğrafını ise Fatih Terim veriyordu. Fatih hocanın, zaferi yaşamak yerine rakip takımın hocası Biliç'e sarılarak teselli etmesi turnuvaya damgasını vuracak bir enstantaneydi. Avusturya Hava Yolları ile Viyana'ya gelirken bir şey dikkatimi çekmişti. İstanbul-Viyana seferini yapan uçakta EURO 2008'in izlerine fazlasıyla rastlamak, Cenevre ve Basel'de izlediği üç maçta aradığı ilgiyi bulamayan biri için fazlasıyla şaşırtıcıydı. Ancak beni asıl şaşırtan olay, ekranlarda yaklaşık yarım saat boyunca dönen turnuva tanıtım reklamlarında Türkiye'den sadece 10 saniye bahsedilmesiydi. O da Nihat'ın grup eleme maçında Norveç'e attığı nefis yarım vole golüydü. Oysaki geride kalan 15 takımın neredeyse masörleriyle bile röportajları yayınlanıyordu.


Bunun sebebi için birkaç fikir yürütülebilir ama zannederim en geçerli olanı Avusturyalıların Türkiye'ye şampiyonada hiç şans tanımaması olacaktır. Bu tanıtım filmleri turnuva öncesinde hazırlanmış, buna şüphe yok. Ama hor gördükleri bu takım şimdi yarı final oynuyor.


Avusturya basını da, kapı komşusu saydıkları Hırvatlara küçük bir iltimas daha geçerek maç günü sayfalarının büyük bölümünü Biliç ve öğrencilerine ayırmıştı. Spor sayfalarının dışındaki bahis sayfalarında da Türkiye'ye verdikleri şans neredeyse mucizeye eşitti. Maçın 18. dakikasında kendi çapında büyük bir mucize gerçekleşmişti aslında. Modriç sağdan sıfıra inip ortaladı, Oliç altı pastan topu üst direğe vurdurdu, dönen topu da Kovaç kafayla auta attı. Mucizenin devamını ise Terim ve oyuncuları getiriyordu.


Ülkenin buna ihtiyacı vardı


Türkiye'nin Hırvatistan ile oynadığı tarihî karşılaşmayı, Viyana'ya gelen Başbakan Recep Tayyip Erdoğan da izledi. Başbakan maç sonu sevincini şu görüşlerle dile getirdi: "Çok mutluyuz. Hırvatistan'ı burada çok çileli bir mücadeleden sonra mağlup ettik. Ümitsiz olmadım. Tuncay'ın bir hareketi vardı, 'hep beraber yüklenelim' diye. Semih onu yakalayınca umutlarım yeşerdi ve gol oldu. Millet olarak mutluluğu yaşıyoruz. Eşim ağlaya ağlaya aradı. Ülkemizin bunlara ihtiyacı var. Çok daha iyi yerlere geleceğiz."


Emeğimizin karşılığını aldık


Milli Takımlar Teknik Direktörü Fatih Terim, Hırvatistan zaferinin ardından, "Pes etmedik, yılmadık ve kazandık. Daha önce penaltı çalışmadık. Oyuncularımı baskı altına almak istemedim. O an kim kendini iyi hissediyorsa ona attırmak her zaman başarılı bir taktiktir." dedi. İki yıllık bir emeğin karşılığını Euro 2008'de aldıklarını belirten Terim, "5 tane eksik oyuncumuz vardı. Ancak kaybetmeyi düşünmedik. Bu galibiyet Türk milletine armağan olsun. Emeği geçen herkesten Allah razı olsun." diye konuştu.

SPOR Kategorisindeki Diğer Haberler