LİGLER
  • TakımOPAv
  • 1. Medipol Başakşehir173925
  • 2. Beşiktaş173817
  • 3. Galatasaray173615
  • 4. Fenerbahçe173222
  • 5. Bursaspor17272
  • 6. Osmanlıspor FK17263
  • 16. Kayserispor1712-17
  • 17. Adanaspor1711-11
  • 18. Gaziantepspor1711-15
  • Tümü
YENİ HABERLER
Türk futbolundan 25 milyon Euro uçtu
Türk futbolundan 25 milyon Euro uçtu
18 Temmuz 2013 12:35
Futbol Federasyonu Dış İlişkiler Komitesi eski üyesi Can Paker'in hayatı kitap oldu. Türkiye Gazetesi Muhabiri Fatih Vural'ın kaleme aldığı kitapta çarpıcı anekdotlar yer alıyor.

 Bu kapsamda Can Paker, Hasan Doğan döneminde AB'den çıkarttıkları 25 milyon Euro'luk fonun, Mahmut Özgener federasyonun ilgisizliği nedeniyle uçup gittiğini iddia ediyor.

Önümüzdeki hafta piyasada olacak "Can Paker Kitabı-Geriye Bakmak Yok" adlı kitapta, Türk futboluna dair çok çarpıcı bilgiler yer alıyor. Türk futbol kamuoyunda 'geç bulduk, erken kaybettik' söylemiyle isminden bahsedilen merhum Hasan Doğan'ın başkan olduğu dönemde Futbol Federasyonu Dış İlişkiler Komitesi Üyesi olan Can Paker, Mahmut Özgener yönetiminde de, komite olarak istifa etmelerine dek bu görevi götüren bir isim.

Paker, biyografisinde, o sırada AB Komiseri olan ve Genişlemeden Sorumlu Üyesi olmaya hazırlanan Olli Rehn vasıtasıyla, AB'den çıkarttıkları 25 milyon Euro'luk fonun, merhum Hasan Doğan'ın vefatından sonra Futbol Federasyonu Başkanlığı koltuğuna oturan Mahmut Özgener ve federasyonunun ilgisizliği nedeniyle alınamadığını anlatıyor. Üstelik bu fon, AB tarafından da onaylanmış.

‘Fon Stand yapılarak Kürt sorunu için kullanılacaktı’

Can Paker, Hasan Doğan döneminde AB'den çıkarttıkları 25 milyon Euro'luk fonun, kürt sorununun çözümü sürecinde, Güneydoğu ve Doğu Anadolu'da stat yapımları için kullanılacaktı. Kitapta Can Paker'in anlattığına göre olay şöyle gelişiyor:

"Paker, TFF'de görev yaptığı sırada, aynı zamanda yakın dostu da olan Olli Rehn'i, A Milli Futbol Takımı'nın İspanya'yla yaptığı maça davet ediyor ve şöyle bir ricada bulunuyor; 'Bana Avrupa Birliği olarak para vereceksin ve ben Türkiye'nin doğusuna küçük statlar yapacağım. Kürt meselesinin çözülmesine böyle bir destek vermek istiyorum. Futbolla, sporla destek vereceğiz. Oraya statlar yapacağız ve oranın takımlarını destekleyeceğiz.' Bu teklif, Olli Rehn'in aklına yatar ve 25 milyon Euro vermeyi kabul eder ve devam eder; 'Ben bu parayı çıkartırım. Müthiş bir proje.' AB'nin onayıyla o para çıkar."

Can Paker, Hasan Doğan'ın vefat etmesinin ardından Futbol Federasyonu Başkanı olan Mahmut Özgener'in konuya ilgisiz kaldığını da anlatıyor. Paker o gün yaşadıklarını ise kitabında şu ifadelerle okuyucuya aktarıyor:

"Hasan öldükten sonra Olli Rehn'in de kabul ettiği projeyi Mahmut Özgener yönetimine sunduk. Dış İlişkiler Komitesi'nin başında olan Cem Duna’yla birlikte, Mahmut Özgener yönetiminden defalarca toplantı talebinde bulunduk. Yahu gelin, toplanalım. Bize ne görev veriyorsunuz, bilelim.' dedik. Ama onun ekibi, başta Lütfi Arıboğan anlayamadı bizi. 'Bize iş verin' diyorduk, oralı bile olmuyorlardı. Hasan bize iş veriyordu. 'Bir şeyler yapalım Türkiye futbolu için.' diye sürekli söylüyoruz, 'Biz sizi arayacağız.' diye oyalayıp duruyorlar. Baktık bunlardan bir şey olmayacak. İstifa ettik."

"İsviçreliler ile özür toplantısı yaptık"

Hasan Doğan dönemine kadar, TFF Dış İlişkiler Komisyonu'nun 70 civarında üyesi olduğunu; ancak Milli Takım'la maçlara gitmek dışında hiçbir şey yapılmadığını anlatan Paker, "Biz oturduk, ciddi ciddi, 'Ne yapabiliriz?' diye çalışmaya başladık. Futbol üzerinden Türkiye'nin dış dünyaya etki etmesini istiyordu Hasan." diyor.

Can Paker, A Milli Takım'ın 2005 yılında oynadığı İsviçre maçında çıkan olaylara dair de bir sırrı ifşa ediyor. Türkiye'nin 6 maç seyircisiz oynama cezası aldığı İsviçre maçından 3 sene sonra, TFF yetkilileri İstanbul Swiss Otel'de İsviçreli yetkililerle bir araya gelmiş. O toplantıyı, "İsviçrelilerle, Swiss Otel'in tepesinde 'Bundan sonra futbolda neler yapabiliriz?' diye müzakereler gerçekleştirdik. İsviçre maçında yaşanan o üzücü olayların ardından yaptığımız bir barışma toplantısıydı." şeklinde aktaran Can Paker, "O toplantıyı yapmamız bile başlı başına bir özür dilemeydi." ifadesini kullanıyor.

"Galatasaray'ın stadının mimarı, Hasan Doğan'dır"

Can Paker, yakın dostu, merhum Hasan Doğan'ın koyu bir Beşiktaşlı olduğunu belirten Can Paker, buna rağmen Başbakan Erdoğan'a Galatasaray'a stat yapılması için en büyük ısrarın da Hasan Doğan'dan geldiğine tanıklık etmiş.

Doğan, o sırada Futbol Federasyonu Başkanı bile değilmiş. "Cem Duna'nın evinde, Hasan Doğan ve Başbakan'la (Recep Tayyip Erdoğan) bir defa bir araya geldik. O gün de Galatasaray'ın stadı konuşuldu. Hasan Doğan koyu bir Beşiktaşlıydı; ama Başbakan’a çok ısrar etti, Galatasaray'ın stadı yapılsın diye. O zaman daha federasyon başkanı değildi. Öyle bir adamdı. Galatasaray'ın stadının yapılmasının en büyük mimarı Hasan Doğan'dır."

Gazeteci - Yazar Fatih Vural'ın kaleme aldığı Can Paker'in hayatının anlatıldığı, "Can Paker Kitabı-Geriye Bakmak Yok" Alfa Yayınları'ndan önümüzdeki hafta içinde piyasaya çıkıyor.

 

CİHAN

SPOR Kategorisindeki Diğer Haberler