LİGLER
  • TakımOPAv
  • 1. Galatasaray82214
  • 2. Göztepe8165
  • 3. Akhisarspor8164
  • 4. Medipol Başakşehir8162
  • 5. Fenerbahçe8145
  • 6. Beşiktaş8144
  • 16. Gençlerbirliği87-8
  • 17. Antalyaspor86-5
  • 18. Osmanlıspor FK84-10
  • Tümü
YENİ HABERLER
Terim: "Herkes haddini bilmeli"
Terim: "Herkes haddini bilmeli"
07 Ocak 2015 06:24
Türkiye Futbol Direktörü Fatih Terim, 23. Uluslararası Antrenör Gelişim Semineri'nde çarpıcı açıklamalar yaptı.

"Yabancı konusunda, kulüp temsilcilerimizle yaptığımız toplantıda emeğe, tecrübeye saygı gösteren kulüp başkanlarına teşekkür ederim" diyerek, şöyle konuştu: "Düşündüm, böyle bir çağdaş futbolda takım yönetimi ile bir başlık yaptık. Zaten Gerrard Houlier, Avrupa'da olanlar ile ilgili gerekli bilgiyi size verecek.

Zaman zaman kendi hayatımdan yaşanmışlıkarı örnek olarak vereceğim. Aklıma koyduğumu yapmaya çalışırım. şöyle bir lafım vardır, 'Yenilmek kolay, yenmek olay' diye. Benim felsefem buydu. Bizimkiler garanticidir. Bulunduğum bütün takımlarda, bu dediğimden vazgeçmedim. 32 yaşında, A.Gücü antrenörü olduğumda da, bu sözlerin 3 kelime azını söylemişimdir. Hücum adına girişimler sağladım. Arkadaşlar, niye özellikle antrenör felsefesi diyorum. Eğer inanıyorsanız, denemekten, geliştirmekten vazgeçmeyin.

Zaman zaman burada, hep başarılarla geçmedi. Ancak hiçbir zaman bundan geriye düşmedik. 1998'de ben arkadaşlarımla böyle bir şeye cesaret ettim. Sadece Ali Sami Yen'de değil, dışarıda da aynısını oynadık, geliştirerek devam ettik. Demek ki, sevk ve idarede bir defa felsefenizi, oyun anlayışınızı, beraber çalışacağınız arkadaşları, çağdaş ortama ayak uydurmayı benimsemeniz gerekir. Bizim için kararlar çok basit değildir. Anternör kararlı olmalı, kararı verince de uygulamalı. Tabii bunun sonuçlarına da katlanmalıdır.

24 yılda değişenler...

1990 ile 2014 arasında çok şeyi değiştirdik, beraber yaşadık. Bu arada, aşağı yukarı 20'ye yakın oyuncu göndermişiz Avrupa'ya. Bu kadar çok muydu? Bir Arda'yı konuştuğumuz için böyle. Bayağı bir grup göndermişiz. O dönem ne yapmıştık? 300-500 oyuncu bulmuştuk, içlerinden 30-40 üst düzey yetenekli çıkmıştı. Demek ki, biz ortaya bir felsefe koymuşuz. Teknik adamın önce bir felsefesi olmalı. Bu felsefe içinde, kendine yardım edecek bir de o gayeye yardım edecek arkadaşlarını seçer. Bu felsefe oyun felsefesi olabilir ve olmalıdır.

Hücumla mağlup olalım

Kendi adıma geliştirdiğim felsefe şuydu; ben yetenekli bir takımda oynadım ama hiç yenilgilere mani olamadım. Kendi kendime neden aradım, 10 kişi ile defans oynadığımızda da engelleyemedim. O zaman 'Hücum ile mağlup olalım' dedim. Özellikle kulübe geçtiğimde, her yerde bir felsefe koyduk. Ama geliştirerek devam ettik. Ben kulübe geldiğim zaman, 14-15 takımın başında yerli yoktu. Şu gün bakıyoruz, 18'in 15-16'sı Türk. Demek ki bu süreci Türk antrenörlüğü iyi geçirmiş. Başı sıkıştığında yabancı hoca tercih edenler, bize güvenir olmuş. Bu şansı da veriyorlar. Kendimizi geliştirmekten geri durmamalıyız. Çünkü futbol daha hızlı değişmeye başladı.

Erzik'ten rica ettim

Takımın arkasındaki takım diyebileceğimiz staff'ımız, vazgeçilmez oldu. Milli Takım'da 35 tane staff vardı, bugün daha çok. Yeni meslekler koyduk. Analiz, scout, fizik kursları ve sempozyumları açıyoruz. Şenes Bey'den (Erzik) kaleci antrenörlüğü için ricaya gittim. A Milli Takım'da da, Ümit Milli Takım'da da aynı günde, ayrı ayrı 4 kaleciyi ben çalıştırıyordum. Ama bir kaleci antrenörü gibi çalıştıramıyordum. Geniş futbol düşüncesinde söylediğim mevkilerin de yeri oturacaktır. Destek ekipleri önemli yardımcınız ve daha da genişleyecek.

Sizi de mutlu etmez!

Şimdi o gün şunu hatırlayalım, dar alanda oynamak isteyen bir takım vardı. Şimdi neden söylüyorum, bazı takımların oyununu çok seviyor, örnek de alıyoruz. Eğer güzel oynamak istiyorsanız, sonunda bir alıcı bulursunuz. Yok bu oyunu nasıl olursa olsun kazanayım, 18'den dışarıya çıkmayayım derseniz, alıcısı fazla olmaz, sizi de mutlu da etmez. İnsanlar bulunduğu takımlarda, yapabileceğinin maksimumunu yaparlar. Küçük ya da büyük dokunuşlarla o takımları istediği noktaya getirirler. Anadolu'da bazı arkadaşlar da bunu yapıyor. Şunu öğütlüyorum, 'Oynamayı amaçlayın, bir gün kazanacaksınız.' 10 kişi kendi sahasında topun arkasında. Zaman zaman olabilir mi, evet. Amaç nedir burada, ya ben bekleyeyim ki, günümüzde kontratak önemli silah. İleride karşıla, 10 kişi. Herkes gelmeli, gerekeni yapmalı. Ama kafa yormalısınız. Yetenekli birini dinamo gibi gider, getirirseniz verimli olabilir mi? Hagi olabilir bu, Sergen olabilir bu, Okan olmaz, bana bakıyor ama...

Önemli olan doğru koşmak

"Bugün Arjen Robben'i örnek veriyoruz, sağ bek gibi gidip geliyor. Ronaldo'yu gösteriyoruz, o da öyle. Artık dünya yetenekli oyuncuların da diğer oyuncular kadar koşmasını istiyor. Her şey koşmak mıdır, hayır, doğru koşmak diye de bir kavram vardı. Futbol bize, topun bizde kalmasını ama ayakta fazla kalmamasını emrediyor. Bunun düşünen oyunculara ihtiyaç var."

Aramaktan korkmayın

Göstermediğiniz bir şey isteyemezsiniz. Futbol sürprizler oyunu olduğu için, her zaman çalışmadığınız yerden çıkacaktır. Gerek milli takımlarda, gerek UEFA ve Şampiyonlar Ligi'nde seyrettiğimiz bazı Avrupa takımları var. Öyle bir kalıp koyar ki, bir adım dışına çıkmaz. B, C, D planınız gerekirse olmalı. Oyundaki çeşitlilikler derken, bunu anlatıyorum. Yeni bir şeyler aramaktan asla korkmayın. 11 yetenekli oyuncu, kaleci varsa koyarım. İnanın arkadaşlar 'O bunu yapamaz, o burada oynayamaz' devri kapanmıştır. Böyle bir zaaf ortaya çıkarsa, bu oyuncu değil, antrenör zaafıdır. Rakamlar kesinlikle sizleri meşgul etmemeli, Futbol enstantane oyunudur. Hiçbir zaman rakamlara bağlı kalmayın."

 

FOTOMAÇ

SPOR Kategorisindeki Diğer Haberler