LİGLER
  • TakımOPAv
  • 1. Galatasaray82214
  • 2. Göztepe8165
  • 3. Akhisarspor8164
  • 4. Medipol Başakşehir8162
  • 5. Fenerbahçe8145
  • 6. Beşiktaş8144
  • 16. Gençlerbirliği87-8
  • 17. Antalyaspor86-5
  • 18. Osmanlıspor FK84-10
  • Tümü
YENİ HABERLER
Terim: Hakkımı helal etmiyorum!
Terim: Hakkımı helal etmiyorum!
31 Ekim 2013 15:40
A Milli Futbol Takımı Fatih Terim, Galatasaray'dan ayrıldıktan sonra ilk kez konuşuyor.

İşte Fatih Terim'in basın toplantısında aktardıkları;

"Kimilerine göre konuşmamam gerekiyordu, kimilerine göreyse yaşadıklarımı paylaşmalıydım.Ben Galatasaray'ı düşündüm ve Galatasaray'a zarar vermemek için çok titiz davrandım ama gündem hiç değişmedi.Üzüldüm ve yaralandım. Takdir edersiniz ki benim de değerlerim var, ailem var. Ben de tıpkı sizin gibi kırılan bir insanım. Ben Galatasaray'a zarar vermemek için konuşmadım ama gördüm ki, 'Fatih Terim zarar görür mü?' diyen kimse yok. Şu an konuşarak yanlış yapıyor olsam da bu konuşmaya karar verdim. Zarar göreceksem kendi söylediklerim için göreyim. Ayın 13'ündeki Divan Kurulu'nda konuşmayı planlıyordum. Ancak konuşmayı daha önce yapmayı tercih ettim. Divan Kurulu'nda konuşacaktım. Basın mensuplarının olmadığı kapalı bir oturumda yaşadıklarımı anlatacaktım."

Sayın Aysal'ın çıktığı bir televizyon programı, benim konuşmak için daha fazla beklememe yol açtı. Kurumlarda bir karar alınır, uygulanır ve biter. Bittikten sonra da herkes yoluna gider. Profesyonellik budur.Bizde böyle olmadı. 1,5 aydır verilen kararı doğru kılacak iddialarda bulunuldu, hatta servis yapıldı.

"Egolarım birçok insandan fazla da olabilir"

Galatasaraylılara buradan sesleniyorum; lütfen haklı-haksız, suçlu-suçsuz arayışına girmeyin.Beni 40 yıldır tanıyorsunuz. Beni, hiç yüz yüze gelmediği hâlde tanıyanlar var. Bununla gurur duyuyorum. Zor bir insan olduğumu kabul ediyorum. Egolarım birçok insandan fazla da olabilir.  Kendimi geliştirmek için hâlâ eğitim alıyorum. Galatasaray kültürünü pek çok kişiden daha çok özümsemiş biriyim.  İnsanların bağlılığını gösteren bir terazi olsa, pek çok kişiden daha Galatasaraylı olduğum ortaya çıkar. Bana 'Galatasaray kültürüne aykırı davrandı' diyemezsiniz!

Üyelerin hür iradesiyle seçtiği yöneticileri zor durumda bırakacak eylemlerde bulunmamayı öğrendim Galatasaray'da.  Yaşadığım, yapmadığım şeyleri olmuş gibi gösterenlere cevap verecek olmaktan utanıyorum. Çok üzülüyorum. Galatasaray Kulübü'nün bir Divan Üyesi olarak biliyorum ki, Galatasaray başarı için her yola başvurmaz.  Galatasaray, Ali Sami Yendir. Galatasaray, Metin Oktay'dır.

"Aysal'la problemler yaşadık"

Sayın Aysal'ın da ifade ettiği gibi  çok açık bir iletişim problemi yaşadık. Bunu hiç inkâr etmedim. Ben derdimi Başkan'la yüz yüze konuşarak çözmek istedim. Kapıdan çıktığımda internet sitelerinde konuştuklarımız çıktı.Velev ki biz dostuz ve iletişim problemlerimiz var. Problemsiz ilişki olmaz. Bütün bunlara rağmen konuşup yollar ayrılırdı. Ben de başarılar dilerdim, eşyalarımı toplayıp çıkardım.  Galatasaray'dan ikinci gidişimde merhum Özhan Canaydın'la oturduk. Ona artık istifa etmem gerektiğini söyledim. Özhan Canaydın, 'Ben senin istifanı açıklayamam' dedi. 'Sayın başkanım, ben açıklarım' dedim.Ben gelmem oraya' dedi. Ben onun koluna girdim ve açıklama yapacağım yere getirdim. Çok üzüldü.Bunun üzerinden 10 sene geçti. Herhangi bir yerde duydunuz mu bu olayı? Hayır. Allah rahmet eylesin.

"Galatasaray Kulübü bu değil"

Galatasaray kültürüne göre idmanın ardından teri soğumayan hoca, gönderildiği bilgisini basından öğrenmez.  Bu benim 40 senedir Galatasaray'da gördüğüm bir uygulama değildir. Bu benim rastladığım bir şey değil. Galatasaray Kulübü, bu değildir. Ümit ederim, benden sonra da yerli/yabancı kimse bunu yaşamaz. Ne telefon kayıtları kaldı, ne olmayan şeylerin olmuş gibi anlatılması...  Ne yapayım, ben de burada telefon kayıtlarını mı çıkarıp göstereyim? Yakışır mı bu bize?"

'Ben 4. yıldızı takmadan gitmem dedim'

Eleman meselesi, yönetim değişikliği, Albayrak'ın gitmesi, yeni hoca dedikoduları, primin futbolcuyla konuşulması... Futbolcular dışında başarıda emeği geçen hiçbir insanın kutlanmaması... Daha neler var... Bu olayların herhangi birinden sonra benim yerimde kim olsa istifa ederdi. 'Ben 4. yıldızı takmadan gitmem' dedikçe, her şeyin şiddeti arttı. "

"Hakkımı helal etmiyorum"

Sayın Aysal'ın Antalya maçından sonra yaptığımı söylediği açıklamalarımı bir daha izleyin. 'Beni göndermeye çalışsalar bile direneceğimden şüphe duyulmasın' demiştim. Bir daha izlenmesinde yarar var. Her zor durumda bana ihtiyaç duyuldu ve her çağrıldığımda şartsız olarak gövdemi taşın altına soktum. Galatasaray'da bana yaşatılanlardan dolayı bazı kişilere hakkımı helal etmiyorum! Bugüne kadar yapılanları Galatasaraylılar içine sindiriyor/affediyorsa, ben de affediyorum. Beni tanıyan, anlayan ve destekleyen herkese sonsuz teşekkür ederim.  Bütün soruları elimden geldiğince yanıtlamaya çalışacağım. Beni tanırsınız... Soruları önceden yazılı olarak aldım ki, zamandan tasarruf edelim.

"12 Nisan'da TFF ile görüşmedim"

Ben, mayıs ayına kadar bedelsiz olarak Milli Takım'ın son 4 maçında bulunmaya söz verdim. Bu sözümün haricinde bir şey yapmadım. Ne demişsem o. Bundan sonraki kariyerim ailemi ve beni bağlar. Henüz yaşananların etkisi geçmeden herhangi bir şey yapmam söz konusu olamaz. 12 Nisan'da TFF'yle anlaştığım iddiası yalan. İspat etsinler. Böyle bir şey yok.

"Aysal'dan izin almadan gelmem  dedim"

Ben Galatasaray'da görevimin başındayken bazı yabancı hocalarla görüşüldü, onlara teklif gitti. Sorgulayın. Antalya maçı öncesi telefon aldım. Arkamdan yapılanları öğrendim. Ah o telefonların dili olsa da konuşsa! Antalya maçından sonra ve Beşiktaş maçının devre arasında '4. yıldızı takmadan gitmeyeceğim' dedim. Bu süreç benim hayatımda etik olarak çok dikkat ettiğim, Galatasaray için çok hassas davrandığım bir süreçtir. Tüm dengeleri gözettim ve çok hassas davrandım. Galatasaray'a zarar gelmemesi için çok uğraştım.

Sayın Demirören'e 'Sayın Aysal'dan izin almadan gelmem görüşmeye' dedim. Demirören arayıp Aysal'dan izin aldı ve görüştük. Görüşmede Demirören'le beraber birkaç TFF yöneticisi daha vardı. Teklif kısmına gelindi ve 'Teklif için Aysal'ı arayın' dedim. Demirören, Sayın Aysal'ı arayıp bana teklif yapılması için de izin aldı. Ben Demirören'e, 'Teklifinizi Sayın Aysal'la paylaşacağım' dedim ve görüşmeden ayrıldım. Sayın Aysal'a gidip Milli Takım için ücret almayacağımı söyledim. Kanun gereği TFF'nin bana para vermesi gerekiyordu, bunu da hayır kurumlarına vereceğimi söyledim. Bunların hepsini Sayın Aysal'dan aldığım izinle yaptım. Benim yanımda Demirören'i aradı ve anlaştılar. Düşünebiliyor musunuz; Sayın Demirören, Aysal'a 'İzin verir misiniz?' diyor, Aysal, 'İsterseniz Ocak'ta verelim' diyor. Demek ki Sayın Aysal benden vazgeçme konusunda istekli ve bundan eminmiş.  Demek ki Sayın Aysal'ın bildiği bir şey varmış! Ben etik değerlere ve usûle karşı hiçbir şey yapmadım.

"Başbakan ile Türk sporuyla ilgili görüşüyoruz"

Görüşmeler kimi zaman teknede, kimi zaman otelde, kimi zaman da evde yapılıyor. Ben de çağrılınca eve gittim. Bana teklifin geldiği andan itibaren izinsiz tek adım atmadım. İşin özü değil de süsü mü rahatsız etti? Demirören'le yapılan imza töreninde süs imza attım. Bana inanmayıp o kâğıdın peşine düştüler. Bana yapılan son teklif ve yaşananlar Galatasaray'ı durdurmak için komploysa, bunun kolaylaştırıcısı ben değilim.  Sayın Başbakan'la Türk sporuyla ilgili olarak görüşüyoruz. Fikirlerimizi, görüşlerimizi dinliyor sağ olsun.  Başbakan'ın fikri, Türk futbolu için elimi taşın altına koymamdı. Bundan onur duyuyorum."

"Taraftar baskısıyla sözleşme uzattılar"

Aysal, Kongre öncesi yönetim kurulunu değiştireceğini ama benimle çalışmak istediğini bana söyledi. Sözleşme yenilemek için Genel Kurul sonrası görüşeceğimizi konuştuk. O zamandan sonra lig başlayana kadar mukavele 1 defa bile gündeme gelmedi. Ne zaman Milli Takım konusu çıktı, olaylar başka bir hâl almaya başladı. Galatasaray'ın resmi sitesinde benim sözleşme imzaladığım yazdı, sonra değiştirildi. Tesadüf sanırım.  Olmayan şeyleri olmuş gibi gösterenler bana sözleşme ya da teklif getirmedi. Zaten Başkan'la aramızda karşılıklı verilmiş bir söz vardı. Bu yaşananlara gerek yoktu. Camia ve taraftar baskısı için benimle sözleşme uzatma kararı alındı.

"Beni göndermek için kılıf arıyorlardı"

Başka hocalarla yapılan görüşmelerden tutun da 'SMS mevzuuna' bile göz yumdum. Benim yaşadıklarımı rahmetli Metin Oktay, Ali Sami Yen bile yaşasaydı isyan ederdi. Ben bütün yaşadıklarıma rağmen '4. yıldızı takmadan gitmem' dedim.  'Ben Galatasaray'a imzayı 1974'te attım, üstünde ne vardı bakmadım' demiştim. Galatasaray'a geldiğim günü anlatayım...

Aysal, Dürüst ve ben öğle vakti 3 yıllık sözleşme imzaladık. Galatasaray'a geldiğim günü anlatayım... Aysal, Dürüst ve ben öğle vakti 3 yıllık sözleşme imzaladık.  İmzanın üzerinden 24 saat geçmeden evime yönetici gönderildi. O da üzülerek 'Başkan mukaveleyi 1'er senelik yapalım' dedi.  Başkan, 'Her yıl başarılı olmak kaydıyla sözleşmeyi 1 yıllık yapalım' dedirtti. Haysiyeti kırılan biri varsa benim. Ben bu konuya dair hiç konuşmadım, çünkü Galatasaray etiğine bağlıyım. Sözleşme sıkıntısı ilk gün başlamıştı. Başkan aradı/aramadı, bana ulaştı/ulaşamadı... Mesele bu değil. Zaten istenmeyen bir durum vardı ve kılıf aranıyordu.

"Yazıklar olsun"

Galatasaray'dan neden gönderildiğimin net olarak anlaşılamadığını düşünüyorum. Bu karar zaten alınmak isteniyordu ve şartlar o zaman olgunlaştı. Kimse benimle çalışmak zorunda değil. Beni göndermek için olmayan şeyleri olmuş gibi göstermek yakışmıyor. SMS kayıtlarının bir gazeteciye servis edilmesi haysiyet kırıcı.  6-1 yenilginin alındığı maçın ardından Beşiktaş maçı öncesi bir futbolcuyla prim pazarlığı yapmak haysiyet kırıcı.  Bu kadar başarı elde etmiş hocayı, değerleriyle vurmaya çalışmak haysiyet kırıcı.   Konsantrasyonumu kaybettiğim söylendi. Aşk olsun ve hatta yazıklar olsun!

"Ben insan değil miyim?

"Ben 80 bin kişinin önünde derbiyi kazanmış namağlup bir takım bıraktım.  İlk maçlarda alınan skorlar üzerinden mi beni yargılayacaksınız? Emeğimi böyle mi sorgulayacaksınız? Başarı varsa varım, yoksa yokum öyle mi? Yazık! Bakın başarılarımla ilgili konuşmama gerek yok. Kupalar orada duruyor! Ben sadece başarısızlıklardan sonra değil, başarılardan sonra da telefonumu kapattım. Şampiyon olduğumuz gece de kapattım. 33 dakika çok iyi oynadıktan sonra 6 gol birden yemek beni çok üzmüş olamaz mı? Ben insan değil miyim? Real Madrid maçından sonra telefonumu bu yüzden kapattım. Travma geçirmiş olamaz mıyım? Ben 6-1'lik maçtan sonra telefonumu aileme de kapattım. Evime de gitmedim.

Ben ekonomist değilim. Ancak Galatasaray'ın gelir/gider dengesini bilen ve menfaatlerini herkesten çok önemseyen biriyim. Transferlerde pek çok unsuru değerlendiririm. Takım içi denge, mâliyet, fayda, oyuncunun yeteneği...  Bazı transferler içinize sinmeyebilir ama bunlar Galatasaray'ın menfaati için yapıldı.

"Galatasaray'a dönebilirim"

Beşiktaş maçından önce Lutfi Arıboğan gelip prim konusunu aktardı.  'Real Madrid'e 6-1 yenilen Galatasaraylı futbolcularla prim konuşulmaz. Beşiktaş maçı onur maçıdır' dedim. 'Biz Beşiktaş'ı yenelim, prim meselesi için gerekirse ben Başkan'ı ararım' dedim Lutfi Arıboğan'a. Takımdan kaptan olmayan bir futbolcuyla Başkan görüşüyor ve prim pazarlığı yapılıyor.  Soruyorum; kurumsallık bu mudur? Herhâlde bu!  2,5 seneden pek çok şeye rağmen başarılı olduk. Bundan 2 kat fazla gurur duyarım. Galatasaray'a tekrar dönebilirim. Hayat bu... Neden olmasın?

"Ali Dürüst ve Albayrak'ın eksikliğimi hissettim"

Benim Türk futbolundaki sisteme ve kurallara ilişkin görüşüm belli. Hiçbir zaman değişmedi.  Türk futbolu ve ülke başarısı için herkes biraraya gelebilir, gelmelidir de! Milli Takım'ı yönetmeme karşı gelen varsa, buna ülke adına çok üzülürüm. Milli Takım'dan teklif gelmeseydi de muhtemelen gönderilirdim.  Ayrılıktan sonra Ünal Aysal'la hiç görüşmedim. Ali Dürüst'ün ve Abdürrahim Albayrak'ın yeni yönetimde olmamasını elbette içime sindiremedim. Eksikliklerini hissettim.  Ali Dürüst ve Abdürrahim Albayrak'a Galatasaraylılıkları ve bana kattıkları için teşekkür ederim.

"Sneijder'in yüzüne karşı da söyledim"

Ben Sneijder hakkında düşündüklerimi oyuncunun kendisine de söyledim.  Zaman zaman her oyuncu ile sıkıntı yaşanabilir. Sneijder ile özel bir sıkıntım olmadı.

SPOR Kategorisindeki Diğer Haberler