LİGLER
  • TakımOPAv
  • 1. Medipol Başakşehir173925
  • 2. Beşiktaş173817
  • 3. Galatasaray173615
  • 4. Fenerbahçe173222
  • 5. Bursaspor17272
  • 6. Osmanlıspor FK17263
  • 16. Kayserispor1712-17
  • 17. Adanaspor1711-11
  • 18. Gaziantepspor1711-15
  • Tümü
YENİ HABERLER
Raporda 'tehlikeli girişim' olaran görülen konu
Onur Belge: Fenerbahçe turu geçer, kupa şampiyonu olur
Raporda 'tehlikeli girişim' olaran görülen konu
23 Nisan 2009 / 12:03 Güncelleme: 23 Nisan 2009 / 00:00

Kanal a ekranlarının ilgiyle izlenen futbol progamı Sporvizyon bu hafta da ele aldığı konularla gündeme ışık tutmayı bildi.


Kanal a Spor Müdürü Murat Çimen'in sunduğu programa bu hafta spor yazarları Atilla Gökçe, Tahir Kum ve TFF Tahkim Kurulu Eski Başkanı Avukat Türker Arslan konuk oldu. Sporvizyon'un devamlı yorumcularından yazar Onur Belge de çarpıcı iddiaları ve görüşleriyle yayına renk kattı.


Olaylı Galatasaray- Fenerbahçe maçından sonra Futbol Federasyonu'nun verdiği cezaların geniş bir biçimde konuşulduğu Sporvizyon'da Tahkim Kurulu Eski Başkanı Avukat Türker Arslan uzman gözüyle çok ilginç değerlendirmelerde bulundu. Cezaların yürürlükteki talimatlara uygun olarak verildiğini, bir tek Sabri'ye verilen iki maçlık cezanın düşündürücü olduğunu söyleyen Türker Arslan konuya şu sözlerle açıklık getirdi.


' Sabri dışında cezaların hepsi talimatlara uygun ve alt sınırdan verilmiş. Yani talimatta 3 maç ve üzeri deniyorsa 3 maç, 5 maç ve üzeri deniyorsa 5 maç verilmiş. Olayların ağırlığı göz önünde bulundurularak daha fazla ceza verme yoluna gidilmemiş. Bana göre daha ağır olabilirdi ama yine de tatminkar diyebiliriz. Benim katılmadığım tek olay Sabri'nin cezası..Ben Sabri 'yi en fazla ceza alması gereken oyuncular arasında görüyorum maç içindeki davranışları nedeniyle.Ama Sabri bu hareketlerine karşılık hakemden gerekli cezayı maç içinde gördü. Yani maçın mutlak hakimi olan hakem Sabri'nin Emre ile veya bir başka futbolcuyla arasında geçen olaylarında sarı kart göstererek, gerekli ikazları yaparak cezayı verdi. Bir suça iki ceza veremezsiniz. Sabri'yi hangi centilmenliğe aykırı davranıştan dolayı sevk ettiğinizi anlayamazsınız bu kararda. Tahkimde, FİFA’da, UEFA’da böyle bir ceza yöntemi yok. Hukuk Kurulu böyle bir usul ihdas etti. Denklik yaratmak için belki de bir taraftan Volkan'ı sevk ederken bu arada Sabri'ye de yeni bir ceza yöntemi ihdas ettiler görüntüye göre ceza vermek gibi, hakemin ceza vermiş olmasına rağmen... Siz eğer hakemin maç içinde uyguladığı cezaya rağmen o futbolcuya ceza verme yöntemi uygularsanız bundan sonra bunun önünü alamazsınız. Kötü bir emsal olmuştur bu. Eğer hakem Sabri'ye kırmızı kart göstermesi gerekirken sarı kart verdi, kamu vicdanını rahatlatmak için böyle yaptık derlerse bu hukuken yanlıştır. Böyle bir yöntem uygulanmaya başlarsa bunun önünü alamazsınız. Emsal olabilecek olaylarda çok dikkat etmek zorundasınız dolayısıyla Sabri konusunda yanlış uygulama yapılmıştır. '


Avukat Türker Arslan ayrıca Tahkim Kurulu'nun bağımsız hareket etmediği yolundaki tereddütlerine de yorumunda yer verdi. ' TFF Tahkim Kurulu son döneme kadar seçimle göreve gelen bir kuruldu. Federasyon yönetiminin görüşlerine son derece ters kararlar verildi geçmişte. Ama şu anda atamayla gelen bir kurulun aynı bağımsızlığı, rahatlığı göstermesini mümkün görmüyorum. Atamayla göreve gelen bir kurulun bağımsız çalışması çok zordur. Seçimle gelen sistemi bozdular atama sistemine döndüler ve malesef sakıncalı br durum ortaya çıktı. '


Tahkim Kurulu Eski Başkanı Avukat Türker Arslan Cumhurbaşkanlığı tarafından Devlet Düzenleme ve Denetleme Kurulu'na hazırlatılan Türk sporuna ilişkin raporu ise şöyle değerlendirdi.


' Yeni bir tahkim kurulu oluşmalı deniyor mesela bu raporda. Bu tamamen oyuncağı tekrar ele geçirme hevesidir. Federasyonun tahkimini kaldırıp, bir tek tahkim kurup bütün meseleleri orada görüşmek... Mümkün değil böyle bir şey yapılması. Futbolun tahkimi çok ayrı, özelliği olan, ihtisas gerektiren bir kurul. Futbol tahkiminin ayrı olması, bağımsız olması ve baskılardan uzak kalması lazım. Bu çok tehlikeli bir girişim. Sayıştay denetimi istemek de kesinlikle yanlış. Amatör spor dallarıyla ilgili federasyonları denetleyebilirler ama futbol federasyonunun sayıştay denetiminden geçirmek diye bir şey olamaz. Milli maçların TRT'den yayınlanması isteği ise federasyonu büyük gelir kaybına uğratacaktır. Son olarak federasyonun bu yayınlardan 25 milyon dolar gelir elde ettiği düşünülürse bu ciddi bir kayıp olacaktır. TRT de bu konuda özveride bulunmalı ve para vermeli. Bu düşünce aynı zamanda rekabet hukukuna da aykırı. Hukuka aykırı bu gibi şeyleri nasıl böyle raporlara sokuyorlar anlamıyorum. Bu rapor uygulamaya konursa geleceğe yönelik çok ciddi endişelerim olur. Bununla birlikte belediyelerin futboldan elini çekmesi yönündeki tespite katılıyorum. Çünkü belediyelerin görevi futbol takımı kurmak değil. Onların işi herkese spor olanakları sağlamak, tesisler kurmak, amatör sporlara yönelik çalışmalar yapmaktır.'


Spor yazarı Tahir Kum da federasyon kararlarını değerlendirirken şu tespitlerde bulundu.


' TFF Yönetim Kurulu, Hukuk Kurulu, Disiplin Kurulu ve Tahkim Kurulu derbi sonrası verdikleri kararlarla Türk futboluınun altına bir kez daha dinamit koymuşlardır. Bunun acısı daha sonra ortaya çıkacaktır. Bundan 3-4 yıl önce Samsunsporlu Kerem'in haksız yere kırmızı kart görmesi kamuyu rahatsız etmişti. Bun kartı kaldıralım dediler ve kaldırdılar. Bunu da 70 milyon ayakta alkışladı. O gün için bu doğruydu. Bugün için de Sabri'nin cezası doğru bir ceza. Peki ya sonrası...Kayserispor maçında Fenerbahçeli Edu'nun , Beşiktaş-Trabzonspor maçında kaleci Rüştü'nün ve en son Barış Memiş'in de cezasını kaldırınca 'biz ne yaptık!' demeye başladılar ve 'kamu vicdanından hareketle bu iş olmaz' dediler. Sabri'ye ilişkin yapılan yanlış buydu. İkincisine gelelim..Volkan 3 maç ceza aldı. Arda bir yumruk attı 3 maç, Semih bir yumruk attı o da aldı 3 maç. Volkan'ın gerekçesi sportmenliğe ve ahlaka aykırı davranışlar ile trübünleri hareketlendirerek saha olaylarına sebebiyet vermek. Diğer futbolcularla arasında hiçbir benzerlik yok. Onlar üçer maç ceza alırken Volkan da üç maç aldı az önce saydığım ağır gerekçelere rağmen. Federasyon burada eyyam yapmıştır ve bu yanlıştır. Ancak benim açımdan asıl yüzkarası olan maçta yaşananlardan çok 100 yıllık rekabette futbolu yöneten insanlardan bir kişinin dahi maça gelememiş olmasıdır. Bir kulüp başkanı 'benim maçıma gelemezsin' diyor ve gelmiyorlar. Yarın Kocaelispor da kızacak, sonra bir başkası..Federasyon dik duramamıştır , çok aciz kalmıştır. Ligin ikinci yarısındaki yanlışlarına bir yenisini daha eklemiştir.'


Tahir Kum ayrıca federasyon kurullarının bağımsızlığının tartışıldığı bir noktada uyuşmazlıkların çözümü için CAS Mahkemesi'ne benzer bir oluşuma ihtiyaç olduğunu söyledi.


' Tahkim Kurulu'nun bağımsız olmadığını düşünüyorsak CAS'a başvurabilmeliyiz. Benim Nusaybin Demirspor'um haksız yere küme düşürülecek, benim üç tane hakemimin haksız yere düdükleri ellerinden alınacak ama bunlarla ilgili gittikleri yargı merci o kararı veren federasyona bağlı bir kurul olacak. Bu nedenle özerk bir CAS mahkemesi olması lazım. Bülent Demirlenk, Cem Deda ve Vedat Yüksel gibi 30 yaşlarında üç yetenekli hakemin düdükleri ellerinden alınıyor itiraz edecekler gidecekleri yer yok. Asliye mahkemesine gidemezler, CAS' a gidemezler tahkim gidecekler mecburen. Ama zaten kararı veren onlar. Elleri kolları bağlı.


Bu noktada devreye giren Tahkim Kurulu Eski Başkanı Avukat Türker Arslan böyle bir kurulun oluşması için mevzuat değişikliğine gitmenin şart olduğuna dikkat çekerek şöyle konuştu.


' Bu hakemlerin görevden alınmalarına ilişkin Merkez Hakem Kurulu hiçbir açıklama yapmadı. Bugün bunlar için 'Haluk Ulusoy'un prensleri ' diyeceksin yarın bir başkası gelecek birileri için 'Mahmut Özgener'in prensleri' diyecek. Böyle şeyler yanlış.'


Sporvizyon'un bu haftaki konuklarından duayen spor yazarı Atilla Gökçe ise Beşiktaş'a ilişkin yaptığı yorumda siyah beyazlı takımda şampiyonluk baskısını kaldırabilecek oyuncuların çok az olduğunu söyledi.


' Geçen hafta Mustafa Denizli ile birlikte Ümraniye Tesisleri'nde bir yemek yedik. O davet etti. Yemeğin sonunda beni bir odaya götürdü ve bir pano gösterdi. Rakiplerinin kaybettiği puanları topladığı bir tablo çıkarmış. Ankaraspor'un kaybettiği puanları da ekleyince 61 puan ortaya çıkmış. 'Ben ilk devre sonunda 6 puan gerideydim bugün liderin 1 puan gerisindeyim. Ya bu hafta ya da gelecek hafta zirveye çıkarım bir daha da inmem' dedi. Ben de ayrılırken ona dedim ki 'hocam derbiler bizim sahada diyorsun ama Fenerbahçe Beşiktaş'ın liderlik şansı varken iki kez kazandı.' hoca da güldü ve 'bu defa böyle olmayacak' dedi. Benim gördüğüm, hoca şampiyonluk konusunda çok tecrübeli. Gittiği her takıma bu ruhu taşımış, bir cevheri var. Karizması da buradan geliyor. Ama takıma bakınca bir İbrahim Üzülmez var Beşiktaş formasıyla şampiyonluk görmüş. Fenerbahçe'de şampiyonluk görmüş Yusuf Şimşek var, kaleci Rüştü var. Yabancılar hakkında detaylı bir bilgim yok. Yani Beşiktaş çok iyi niyetli oyunculardan kurulu ama içlerinde lider yeteneği çok sınırlı olan bir kadroya sahip. Bu kadronun bu baskıyı taşıması mümkün değil. Bursaspor beraberliği ile de bunu gördük. '


ONUR BELGE: ŞAMPİYON BELİRLENDİ


'Komplo teorilerine bakıyorum, 'Fenerbahçe turu geçer, kupa şampiyonu olur. Ona göre lig ayarlandı. Hatta Sivas'ı 2-1 ile geçecekler' falan..Hatta şampiyon da belliymiş. Bunu da aylar önce ünlü bir yorumcu arkadaşlarına söylemiş...Nasıl oluyor bu işler anlamıyorum. Gerçek şu ki bu gibi teorilere ne kadar inanmasak ta bu mevsim gelince bütün sonuçlar mevsim normallerine göre alınıyor.Her sene mi böyle olur bu anlamıyorum.Şimdiye kadar hiç sürpriz bir takım düştü mü? Bir iki hafta sonra bakacağız ve 'tamam o zaten düşmüştü diyeceğiz'. Hiç oymamayan bir takım bir bakıyorsunuz son 6 hafta maç kazanıp ligde kalıyor. '


Kanalahaber.com



SPOR Kategorisindeki Diğer Haberler