LİGLER
  • TakımOPAv
  • 1. Akhisar Belediyespor000
  • 2. Antalyaspor000
  • 3. Atiker Konyaspor000
  • 4. Aytemiz Alanyaspor000
  • 5. Beşiktaş000
  • 6. Bursaspor000
  • 16. Sivasspor000
  • 17. Trabzonspor000
  • 18. Yeni Malatyaspor000
  • Tümü
YENİ HABERLER
F.Bahçe'den flaş şike başvurusu
F.Bahçe'den flaş şike başvurusu
04 Şubat 2014 23:30
Fenerbahçe avukatları, "Futbolda şike" davası kapsamında yargılanan Trabzonspor'un eski yöneticileri Sadri Şener ile Nevzat Şakar'ın da aralarında bulunduğu 5 kişi hakkında, verilen "beraat onama" kararının bozulmasını talep etti.

Fenerbahçe Spor Kulübü ve Fenerbahçe Futbol A.Ş. adına avukat Metin Çaylav tarafından Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesi için İstanbul 16. Ağır Ceza Mahkemesine sunulan dilekçede, eski Trabzonspor Kulübü Başkanı Sadri Şener, eski Asbaşkan Nevzat Şakar ve eski yönetim kurulu üyesi Zeki Mazlum ile futbolcu menajeri Mithat Halis ve Mustafa Sani Şener hakkında verilen beraat hükümlerinin bozulması talep edildi.

Dilekçede, İstanbul 16. Ağır Ceza Mahkemesinin 2 Temmuz 2012 tarihinde, sanıklar Sadri Şener, Nevzat Şakar, Mustafa Sani Şener, Zeki Mazlum ve Mithat Halis yönünden verdiği kararın bozulması talebiyle ilgili daha önce Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına itiraz edildiği belirtilerek, yargılamayı yapan İstanbul 16. Ağır Ceza Mahkemesi savcısının da söz konusu sanıklardan Sadri Şener ve Zeki Mazlum hakkındaki beraat kararının bozulması talebiyle temyiz yoluna gittiği hatırlatıldı.

"Temyiz itirazları yeterince incelenmedi"

Yargıtay 5. Ceza Dairesinin temyiz itirazlarını yeterince irdelemediği belirtilen dilekçede, "Dosyadaki delillere ve delillerin başkaca sanıklar hakkındaki yorumlama şekline göre, aleyhine temyiz başvurusunda bulunduğumuz sanıklar bakımından, 6222 sayılı yasanın 11. maddesine muhalefet suçunun sabit olduğu da açıktır. Buna rağmen, sanıklar hakkındaki beraat hükümlerinin onanması kararına Ceza Muhakemesi Kanununun (CMK) 308. maddesi gereğince başsavcılık makamına itiraz edilmesini talep ediyoruz" denildi.

"Delil değerlendirme hukuka aykırı"

Sadri Şener hakkında belirtilen, "Fenerbahçe-Ankaragücü maçında teşvik primi verme" iddiasına ilişkin, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının değerlendirmesi ile bir kısım sanıklar hakkındaki delil değerlendirmesi kriterlerinin farklı ve hukuka aykırı olduğunun çok net bir şekilde görüldüğü öne sürülen dilekçede, Sadri Şener ve Mustafa Sani Şener'in Fenerbahçe-Ankaragücü maçı öncesinde teşvik primi amacıyla görüşme yaptıkları ve Şener'in daha sonra da Ankaragücü Onursal Başkanı Melih Gökçek ile bir görüşme yaptığı ifade edildi.

"Ayrımcılık gösterildi"

"Gabric' adlı oyuncunun bonservisinin, puan alınması halinde Ankaragücü'ne verileceği" hususunda görüşmelerin yapıldığı ve bu oyuncunun bonservisinin diğer takıma verilmesinin taahhüt edilmesinin maddi menfaat niteliğine girdiği belirtilen dilekçede, buna rağmen beraat hükmünün onanmasının hukuka aykırılık teşkil ettiği, bu değerlendirmenin, diğer sanıklar bakımından da bir ayrımcılığı gösterdiği savunuldu.

Dilekçede, Trabzonspor-Bursaspor maçında, Bursasporlu oyuncu Gökçek Vederson'a teşvik primi verildiği gerekçesiyle hem Alaeddin Yıldırım hem de adı geçen futbolcu hakkında ceza tesis edildiğine dikkati çekilerek, şu ifadeler kullanıldı: "İçinde ne olduğu tespit edilemeyen çantalarda, hiç bir delil olmamasına rağmen hukuka aykırı bir şekilde para olduğu iddia edilmişti. Oysa ki Sivas garnizon komutanı, belediye başkanı bahsi geçen siyah çantanın otelde yanlarında açıldığını, içinde bilet olduğunu gördüklerini tanık beyanlarında ifade etmişlerdir.

Buna rağmen Sivasspor-Fenerbahçe müsabakası ile ilgili olarak siyah çantanın içinde para olduğu, bir varsayım olarak aleyhimize yorumlanmıştır. Fenerbahçe Spor Kulübü yöneticilerinin yargılandığı hiç bir müsabakada, hiçbir şekilde maddi menfaat vaadi ve temini söz konusu değildir. Oysa ki Trabzonspor merkezli şike ve teşvik faaliyetleri kapsamında, Fenerbahçe-Ankaragücü maçında, Fenerbahçe Spor Kulübü aleyhine olacak şekilde 'Gabric' isimli oyuncunun bonservis bedeli karşılığında (maddi menfaat) teşvik primi verme suçu işlendiği sabittir. Bu nedenle Yargıtay 5. Ceza Dairesinin lehe onama kararına katılmadığımızı açıkça beyan ediyoruz. Adil, tarafsız ve eşit şartlarda bir yargılamanın yapılması için, maddi gerçeğin hukuka uygun bir şekilde ortaya çıkarılması için söz konusu karar aleyhine ve müvekkillerimiz lehine CMK'nın 308. maddesi gereğince başvuru yapılmasını talep ediyoruz."

"1 milyon lira iddiası"

Eskişehirspor ve Fenerbahçe arasında 9 Nisan 2011'de yapılan maçta Trabzonspor yetkililerinin, bu maçta Eskişehir takımına teşvik primi vereceğine ilişkin ciddi duyumlar alındığı öne sürülen dilekçede, Ali Kıratlı ve İlhan Ekşioğlu arasında geçen bir konuşma tapesinin bu duyumların gerçek olduğunu ortaya koyduğu, bu görüşmenin Trabzonlu yetkililerin Fenerbahçe aleyhine, Trabzonspor lehine Eskişehirspor'a teşvik primi olarak 1 milyon lira ve bir araba gönderdikleri, bunun Fenerbahçeliler tarafından engellendiğini açıkça ortaya koyduğu savunuldu.

"Eylem birliği içindeler"

Trabzonsporlu yöneticiler aleyhindeki bu kayıtların her aşamada görmezden gelinmesinin adalet duygusunu ortadan kaldırdığı belirtilen dilekçede, Sivasspor-Fenerbahçe müsabakasında Fenerbahçe aleyhine, Trabzonspor lehine teşvik primi vermekle suçlanan Trabzonsporlu sanık yöneticilerin ve eylem birliği içinde oldukları diğer sanıkların beraat kararanının onanmasının, dosyadaki mevcut delillere göre hukuka aykırı olduğu iddia edildi.

Sivasspor Kulübü Başkanı Mecnun Otyakmaz ile Zeki Mazlum arasındaki 19 Mayıs 2011 tarihli görüşmede kullanılan ifadelerde, teşvik primi verildiğinin açıkça anlaşıldığı savunulan dilekçede, 22 Mayıs 2011'de Trabzonsporlu yönetici Recep Denizer ile Trabzon'da oturan Tahsin Pehlivan adlı bir şahıs arasında, Sivasspor-Fenerbahçe ile Karabükspor-Trabzonspor maçlarının 33. dakikasının oynandığı sırada yapılan telefon görüşmesinde geçen, "Sivas'tan balık isteyen arkadaşlara balıkları versin, balıklar hazır" şeklindeki ifadelerle, Sivaslı oyunculara Fenerbahçe'yi yenmeleri veya puan almaları için teşvik primi teklif edildiğinin çok net bir biçimde anlaşıldığı ileri sürüldü.

"Teşvik açıkca anlaşıldı"

Dilekçede, 20 Mayıs 2011'de Nevzat Şakar ile Renad Sezer arasındaki bir görüşmede de, Sivasspor'a Fenerbahçe aleyhine teşvik primi vermek amacıyla birkaç kanaldan organizasyon yapıldığının ortaya çıktığı öne sürülerek, buna benzer diğer tape ve delillerin birlikte değerlendirilmesi durumunda bir fazla kişi üzerinden teşvik primi faaliyeti yürütüldüğünün açıkça anlaşıldığı savunuldu.

"Ciddi kayıtlar var"

"Bütün bunlara rağmen adı geçen sanıklar hakkındaki beraat hükümlerinin onanması talebine yönelik mütalaa verilmesi hukuka aykırıdır" denilen dilekçede, Nevzat Şakar'ın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının belirttiği Fenerbahçe-Ankaragücü maçı dışında birden fazla müsabaka sonucunu hukuka aykırı bir şekilde etkilediği yönünde ciddi görüşme kayıtlarının dosyada bulunduğu aktarıldı.

"Ankaragücü müsabakasının oynandığı tarih itibariyle hiçbir sportif iddiası bulunmamasına rağmen, onursal başkanı tarafından milyonlarca lira prim vaadinde bulunulmasının, söz konusu sanıkların Fenerbahçe-Ankaragücü müsabakasında Fenerbahçe aleyhine olacak şekilde teşvik primi verme suçunu işlediklerini ortaya çıkardığı" savunulan dilekçede, Mustafa Sani Şenir'in teşvik primi için sanık Sadri Şener ile görüştüğünün, Mithat Halis'in teşvik primi sözleşmesi yapmak amacıyla bir takım girişimlerde bulunduğunun ve Zeki Mazlum'un da teşvik faaliyetleri sonucunda Sivassporlu oyuncularla temas kurduğunun tespit edildiği iddia edildi.

Bu kişilerle ilgili beraat kararının bozulması yerine onanmasının talep edilmesinin hukuka aykırı olduğu ve tanık dinletme talepleri ile kovuşturmanın genişletilmesi taleplerinin dava aşamasında hukuka aykırı bir şekilde reddedildiği kaydedilen dilekçede, şu ifadeler kullanıldı: "Mağduriyetimizi ortaya koyan ve lehimize olan deliller toplanmadan, maddi gerçek ortaya konulmadan hüküm kurulmuştur. Buna rağmen söz konusu eksiklikler giderilmeden Sivassporlu futbolcular tanık olarak dinlenilmeden hukuka, hakkaniyete uygun adil bir yargılama yapılmadan beraat hükümlerinin onanmasına karar verilmiş olması, Türkiye'de unutulmayacak ve neredeyse sosyal barışı zedeleyecek bir durumdur. Sadri Şener'in açıkça, 'Zeki Mazlum bizim oralarda mafya diye bilinir' ifadesine rağmen, bu hususlarda herhangi bir araştırma yapılmadan ilgililerine tek bir soru sorulmadan, Fenerbahçeli yöneticilerin örgüt kurduğunun iddia edilmesi, tüm sürecin hukuka aykırı ve tek yanlı yürütüldüğünü göstermektedir. Bu sürecin bu haliyle sona ermemesi için başsavcılığınızın, CMK'nın 308. ve ilgili diğer hükümler gereğince kararın bozulması için gerekli başvuruyu yapmasını talep ediyoruz."

17 Aralık vurgusu

Yargılamada en başından beri tek yanlı bir sürecin yürütüldüğünün açıkça görüldüğü savunulan dilekçede, "Türkiye'de 17 Aralık 2013 tarihinden sonra mevcut dosyanın soruşturma sürecinde de görev alan emniyet görevlileri ile cumhuriyet savcıları hakkındaki adli ve idari tasarruflar ile ithamlar dikkate alındığında, soruşturmanın neden tek taraflı yürütüldüğü biraz daha anlaşılır hale gelmiştir" denildi. Dilekçede, Sadri Şener, Nevzat Şakar, Zeki Mazlum, Mithat Halis ve Mustafa Sani Şener bakımından beraat kararının onanması kararı aleyhine CMK'nın 308 ve ilgili diğer hükümleri gereğince, Fenerbahçe Spor Kulübü'nün lehine olacak şekilde başvuru yapılması, sonuçta dosyanın Yargıtay Ceza Genel Kuruluna "bozulma" talebiyle gönderilmesine karar verilmesi talep edildi.

 

 

 

SPOR Kategorisindeki Diğer Haberler