LİGLER
  • TakımOPAv
  • 1. Beşiktaş255527
  • 2. Medipol Başakşehir255326
  • 3. Galatasaray254618
  • 4. Fenerbahçe254421
  • 5. Trabzonspor25414
  • 6. Antalyaspor2539-1
  • 16. Çaykur Rizespor2520-17
  • 17. Adanaspor2520-17
  • 18. Gaziantepspor2419-20
  • Tümü
YENİ HABERLER
Dünya bu maçı konuşuyor
Dünya bu maçı konuşuyor
Dünya bu maçı konuşuyor
21 Haziran 2008 / 13:56 Güncelleme: 00 0000 / 00:00


Avrupa Şampiyonası'na dünyayı şaşkına çevirmeye devam eden Türkiye, Dünya basınında manşetleri işgal etmeyi sürdürüyor: İngiliz basını: Takım değil fenomen diyor..


ALMAN BASINI


Türkiye'nin Hırvatistan'ı yenerek yarı finale yükselmesini değerlendiren Alman basını, Türklerin ne yapacağının hiç bilinmediğini, hırsları ve tutkularıyla yarı finale yükseldiklerini, ancak Almanya'nın Türkiye'yi yenebileceğini yazdı.


''Kölner Express'' gazetesi, ''Türklerin ne yapacağı hiç belli olmuyor'' başlığıyla verdiği haberde, Alman milli takımının teknik direktörü Joachim Löw'ün de Türklerin, durum kaç kaç olursa olsun her zaman hesaba katılmaları gerektiğini gösterdiklerini belirterek, ''Ne yapacakları hiç belli olmuyor, bu nedenle de tehlikeliler. Teknik açıdan yüksek düzeyde oynayan çok iyi oyuncuları var. Ben tabii Türklerin mentalitesini de tanıyorum. İşleri iyi giderse olağanüstü şeyler yapabilirler'' şeklinde konuştuğu ifade edildi.


Türk milli takımının teknik direktörü Fatih Terim'in de ''Oyuncular kendilerini aşıyorlar. Bugün yaşadığımız olayın tarihte bir benzeri yok. En önemli futbol ülkelerinden biri olduk'' şeklinde konuştuğu kaydedilen haberde, buna rağmen karşılaşmanın, seyir açısından Avrupa Şampiyonası'nın en kötü maçlarından biri olduğu görüşüne yer verildi.


Bild gazetesi de ''Penaltı dramı - Bu Türkleri yeneriz'' başlığıyla verdiği haberde, ''Yarı finalde rakibimiz belli oldu. Türkiye Hırvatistan'ı penaltı atışlarında 4-2 yendi. Ancak endişelenmeyin: Bu Türkleri yeneriz'' şeklinde görüş belirtti.


Maçta 119 dakika boyunca hiçbir şey olmadığı, ancak maçın son dakikalarında yeniden heyecanlandığı ifade edilen haberde, ''Hala Bremenli olan Klasnic, Hırvatları öne geçirdi. Her şey bitti mi? Bu hacıyatmaz Türklerde bitmez'' şeklinde ifadeye yer verildi.


Türk milli takımı oyuncularının 25 Haziran Çarşamba günü Almanya'ya karşı oynayacağı karşılaşma için 1 gün daha az dinleneceklerine işaret edilen haberde, bunun yanı sıra Tuncay, Arda ve Emre gibi önemli futbolcuların bu maçta oynayamayacakları hatırlatıldı.


Rüştü'nün de bir penaltıyı tutarak maçın kahramanı olduğu kaydedilen haberde, Hamit Altıntop'un maç sonrasında, ''Son 3 oyunda neler başardığımıza bakılacak olursa bu tarif edilemeyecek kadar güzel. Herkes henüz olgunlaşmamış bir takım olduğumuzu biliyor, ancak bu yolda iyi bir şekilde ilerliyoruz. Böyle devam eder ve kendimize inanırsak, daha çok şey olabilir. Heyecanımız, hırsımız ve koşmaya hazır olmamız, çoğu şeyi iyi yapmamızı sağlıyor. Bize ayak uydurmak gerçekten de zor'' şeklinde konuştuğu belirtildi.


Karşılaşmanın son 2 dakikasında 2 gol atıldığına işaret edilen haberde, Olic'in bir direk şutu çektiği, ancak Modric, Rakitic ve Petric'in de penaltı kaçırdığı hatırlatıldı.


İSVEÇ BASINI


İsveç basını, Türkiye'nin Hırvatistan'ı elemesine büyük yer ayırırken Türklerin galibiyetini "mucizevi" olarak nitelendirdi. Gazeteler kaleci Rüştü'yü maçın yıldızı ve Türklerin kahramanı olarak niteledi.


Expressen Gazetesi, haber manşetlerinde mucizevi dönüş ve inanç vurgusunu ön plana çıkardı. Gazete, "Mucize 3!", "Bak! 2. Mucize burada!", "Türkiye'den bir daha çılgın dönüş." "Rüştü Reçber; yarı finaldeki inanılmaz kahraman." "Türkiye inanç gücünü gösterdi. Bu, çılgınca bir durum." gibi manşet ve başlıklara yer verdi. SVD Gazetesi de, "Türkiye yine yaptı!" başlıklı yazısında Türkiye'nin azmini dile getirdikten sonra Rüştü'ye özel yer ayırdı: "İnanılmaz Türk zaferi, Türkiye yarı finalde. Rüştü, Dünya kupalarında Türk kahramanı olmuştu, Rüştü Euro 2008'de yine kahraman. Rüştü'nün sayesinde Türkiye yarı finalde." Grubunda en az gol atan ülke olmasına ve iddialı gözükmemesine rağmen Türkiye'nin üstün gelmesini SVD, inanç ve maneviyat gücüne bağladı. Dagens Nyheter (DN) gazetesi, "Türkiye imkânsızı başardı. Tekrar yaptı Türkiye. Türkiye'nin mucizevî kalkışlarına artık diyecek bir söz yok." ifadelerini kullandı. Oyun boyunca Hırvatların daha baskın oynadığını ama Türkiye'nin uzatmalarda çok güçlü olduğunu, şimdi Türkiye'yi Almanya'nın beklediğini kaydetti.


Aftonbladet gazetesi de "Türk başarısı" başlıklı yazısında Türkiye'nin Hırvatistan galibiyeti için, "Türkiye'nin yeni Avrupa mucizesi", "Müthiş Türkiye yarı finale", "Fantastik Türkiye yarı finalde" gibi ifadeler kullandı. Futbol Expressen, "Böyle bir dönüşü ancak Türkler yapar. Türklerin mücadele azmi onları bu noktaya getirdi." diye yazdı.


Maçı naklen veren İsveçli TV 4 Kanalı, Türkiye'nin mücadele azminden övgüyle bahsederken, Türkiye'nin kalecisi Rüştü'nün çok başarılı olduğunu ve bunun da büyük başarısından kaynaklandığını ifade etti. Yaptığı yorumlarda, ''Türkiye yarı finalde, bu Türkler kaç canlı'' ifadesini kullanan TV4'ün spikeri, "Türkleri kim motive ediyor? Maç sonucunu Hırvatistan için Alfred Hitchcock da yazmış olabilir." dedi.


Maç sonrası ellerinde Türk bayrakları ile Stockholm'de sokakları dolduran Türkler, uzun süre sevinç gösterilerinde bulundu. Bu eğlence görüntülerine de geniş yer veren gazeteler "Bayram" ifadelerini kullandı.


FİNLANDİYA BASINI


Finlandiya'nın en çok okunan gazetelerinden Ilta-Sanomatın haberi: "Türkiye'de Yozgatspor ve Sebatsporda top oynamış olan Antti Sumiala : Türk A Milli takımı coştuğu anda karşısına kim çıkarsa çıksın yenecek güçtedir


dedi. Takımdaki bu ruh sayesinde 2002 Dünya Şampiyonasında da bronz madalyaya ulaşıldığını ifade etti. Çeyrek Finalde, karşılarında Şampiyonayaçok iyi başlayan Hırvatistanın olduğunu kaydeden Sumiala, Türk Milli


takımının yeni bir sürpriz ihtimalinin olduğunu hatırlattı.


Bu takım, biraz uyuyor gibi görünür, hatta oyun esnasında hiç özel bir şey olmayacak gibi bir görüntü verir, ancak, birden bire işler değişir. Onların o kıvılcımı aldıktan sonra çok başarılı olacaklarını en başından biliyordum.


O kıvılcımı da aldılar, şimdi daha ileriye doğru taşıyacaklarından eminim..


İNGİLTERE BASINI: TAKIM DEĞİL FENOMEN


İngiltere basını Türk milli takımının 2008 Avrupa kupası çeyrek final maçında Hırvatistan karşısında aldığı galibiyeti yine göklere çıkarırken, milli takımın ''son dakikada kaderine el koyan kararlılığını'' hayretle karşıladı.


Türkiye'nin zaferi adeta ''Hırvatistan'ın elinden kaptığını'' yazan The Daily Telegrnaph, ''Türkler yenilgi bilmiyor. Uzatmaların ikinci yarısında canları alınmışken bile, Fatih Terim'in yürekli çocukları mücadeleye devam etti ve Semih Şentürk ile durumu eşitleyip, penaltılarda da üstünlük sağlayarak Almanya karşısında yarı finale yükseldi'' dedi.


''Bu otomobil kazası gibi bir futboldu, gelişmeler inanılmaz bir hızla yaşandı, özellikle de Slaven Biliç için korkutucu oldu, gömleği ter içinde kaldı, takımı galibiyeti elinden kaçırırken, yüzü dehşetle kaplandı'' cümlelerine yer verilen yorumda, ''daha bir dakika önce Klasnic'in golüyle sahada dans eden Biliç, hemen ardından düdüğü geç çaldığı gerekçesiyle hakeme saldırıyordu'' denildi.


Bundan beş dakika sonra penaltı atışlarının ardından Biliç'in bu kez kırılan hayalleriyle sahada dizlerinin üstüne çöküp kaldığı hatırlatılan Telegraph'ın yorumunda, Biliç'in bu kaderinin döndüğü anlarda yaşadıklarının üstesinden gelebilmesinin zaman alacağı kaydedildi.


Biliç için üzülürken, bütün zafer şarkılarının ise Fatih Terim ve onun coşkulu oyuncularına yazılması gerektiği de belirtilen yorumda, 35 yaşındaki kaleci Rüştü'nün dün bütün yılları geri sarıp, son derece güzel kurtarışlar yaptığı hatırlatıldı.


Tuncay'ın orta sahada hayatının maçını oynadığı, Hamit Altıntop'un da bu maçta ülkesine büyük hizmet verdiği ve taraftarlarına büyük bir onur yaşattığı bildirildi.


-MİLLİ ONUR, TAKIM RUHU-


5 yaralı, iki cezalı oyuncu bulunan Türk milli takımının ''takım ruhunun ise zayıflamadığını'' kaydeden Telegraph, ''Bunu onurları sağladı. Taraftarları da azına razı olmadı. Terim'in tutkulu oyuncuları büyük mücadele verdi, özellikle de orta sahada Biliç'in oyuncuları üzerinde büyük baskı kurdular'' dedi.


Terim'in Hırvatistan'ı durdurma taktikleri üzerinde de duran gazete, bunların belki çok şık görünmediğini, ancak 118 dakika boyunca işe yaradığını belirtirken, Hırvatistan'ın golünün ardından sevinçle sahaya koşan Biliç'in sevincinin çok sürmediğini ifade etti. ''Terim'in Türkleri maça devam etti ve Semih durumu eşitledi'' diyen gazete, penaltılarda yaşanan heyecanı da uzun uzun okurlarına aktardı.


-SON DAKİKA ÇALIMI-


The Guardian gazetesi de ''geri dönüşlerin kralı olan Türkiye, bu kez tam bir son dakika çalımı attı'' başlığıyla yayımladığı yorumda, dün gece tarihin yazılmasının iyice zaman aldığını belirtti.


Maçın 119 dakikasının, böyle bir turnuvanın şanını temsil eder biçimde gelişmediğini savunan Guardian, ''Ama sonunda beklenen patlama oldu ve dumanlar dağıldığında, ayakta kalan Türklerdi. Onlar, daha önceki 4 Avrupa Şampiyonası boyunca bu noktayı aşamayan ve bu maçın beklenen galibi olmayan taraftı'' dedi.


-HİÇBİR ŞEYDEN VE KİMSEDEN KORKMALARI GEREKMİYOR-


Hiçbir şeyden ve hiç kimseden korkmaları gerekmeyen Fatih Terim'in takımının şimdi yarı finalde Almanya ile karşılaşmaya hazırlandığını de yazan gazete, şimdiye kadar adının üzerinde tek bir leke bulunmayan emektar kaleci Rüştü'nün yediği golün ardından, Semih Şentürk'ün attığı golle ''futbolun son anda kurtulma uzmanı'' olan takımına beraberliği sağladığını hatırlattı.


16 takımın katıldığı turnuvada hiçbir başka takımın Türkiye ve Hırvatistan'ın sergilediği milli gurur tablosunu ortaya koyamadığını, stadyumun bir kırmızı-beyaz okyanusuna dönüştüğünü, Hırvat izleyicilerin Türkler'den çok daha kalabalık olduklarını, iki takımın 1996 buluşmasını yaşayan ve dün sahada bulunan tek kişinin kaleci Rüştü olduğunu da hatırlatan Guardian, yarı finalde Tuncay Şanlı, Emre Aşık ve Arda Turan'ın sahada oynayamayacaklarını belirti. Guardian'ın yorumunda, ''Ancak Terim ve takımın geri kalanı bundan çok da endişelenmiyor gibi görünüyor'' denildi.


Bu Turnuvanın beklenmeyen kazananlarıyla bir tarih oluşturduğu da belirtilen yorumda, ''Eğer Joachim Löw önümüzdeki birkaç günü Terim'in Türkiyesi'nin bir sonraki sürpriz paketinin ne olabileceğini düşünerek geçirecekse, yalnız olmayacak'' denildi.


-YENİLGİNİN ANLAMINI BİLMİYORLAR-


The Times gazetesi de maç yorumunda İngilizcedeki ''defeat'' kelimesinin Türkçe'de ''yenilgi'' şeklinde bir karşılığı bulunduğunu, ancak Türk Milli Takımı oyuncularının bu kelimenin anlamını bilmediklerini yazdı.


Türk milli takımının Avrupa kupasında uzatmalar ve sakatlıklar da dahil toplam 414 dakika maç yaptığını, bu sürenin sadece toplam 9 dakikasını ''galip durumda'' geçirdiğini hatırlatan Times, ''aslında bütün bilmeniz gereken bu gerçekten de. Biri Fatih Terim'in takımının ilerleyişini bir şekilde izaha kalksa, mantıken yenilgiye uğrar'' dedi.


Türkiye'nin oynadığı İsviçre ve Çek Cumhuriyeti maçlarının gidişat ve sonuçlarını da hatırlatan Times, ''dün akşamki sonuçla öbür maçları da aştılar. Dünkü maçta hiç galip duruma geçmediler, ama penaltılarla kazandılar'' hatırlatmasında bulundu.


''Bu, büyük uluslararası şampiyonalarda ortaya konulmuş en olağanüstü başarı serisi'' diyen gazete, Hırvatistan'ın da cesur bir takım olduğunu, bunu en iyi İngiltere'nin bileceğini belirtirken, ''ama bu, uzatmanın son iki dakikasında bir sinir savaşına dönüşünce ve penaltılar atılırken, karşılarındaki sırt üstü düşmeyen, öldürülemeyen canavarla yüzyüze gelince cesaretlerini yitirdiler'' dedi.


-TÜRKİYE TAKIM DEĞİL FENOMEN-


Hiçbir takımın maçın son anında gol yedikten sonra toparlanamayacağını da kaydeden Times gazetesi yazarı, ''Türkiye hariç, onlar bu turnuvada bir takım değil, bir fenomen, doğanın gücü. Bu adeta mitolojik bir savaş'' görüşünü vurguladı.


Biliç'in Türkiye'nin beraberlik golünün ardından hakeme itirazının da bir işe yaramadığını kaydeden yazar, ''Takımının damarlarından canı çekiliyordu. Normalde güçlü, mücadeleci biri olan Biliç, belki de olacakları anlamıştı ve adamlarının özgüvenlerinin damarlarından çekildiğini hissetmişti. Gerçekten de Hırvatistan daha penaltılar başlamamışken bile yenilmiş görünüyordu'' dedi.


Penaltılarda ortaya çıkan manzarayı da özetleyen yazar, ''Türkler hiç kaçırmadı. Onların isteği daha büyüktü, bu kadar basit. Bazen futbol taktik ve tekniğin ötesine geçer, Türkiye'nin penaltılarda yaptığı da buydu'' derken, maçın gerçekten farklı bir maç olduğunu vurguladı.


-120 DAKİKA DURDULAR, 180 SANİYE İNANILMAZ OYNADILAR-


The Independent gazetesi de Türk milli takımının 120 dakika durup, 180 saniye Avrupa Kupası 2008'de görülmüş en ''inanılmaz futbolu'' sergilediğini, Biliç'in takımının sinirlerinin çökmesinden sonra Türkiye'nin maçı penaltılarla kazandığını yazdı.


Hırvatlar'dan ''sahanın her yerinde düşmüş askerler gibi yatıyorlardı, bize de 'gerçekten bütün bunlar oldu mu' diye düşünmek kaldı'' diye söz eden yazar, ''her şey sonunda başladı. Drama Hırvatistan'ın golüyle bitmedi. Türkler İsviçre ve Çek maçlarından sonra üçüncü geç gelen golü buldu. İngiltere fatihleri turnuva dışına gitti. Biliç çıldırdı, Türk futbolcular ise Terim'in üstüne atlamış sevinç gösterileri yapıyordu. Kimin inisiyatifi ele geçirdiği belliydi. Hırvatların donmuş yüzlerini gören kimse penaltılarda onlara bir penilik bahis bile oynamazdı'' görüşünü vurguladı.


Stadyumdaki herkesin Türkiye'nin beraberlik golünün ardından Hırvatistan'ın kaderinde galibiyetin bulunmadığını adeta hissettiğini de vurgulayan Independent yazarı, ''Ya Türkiye? Kendi ülkelerinin dışında pek azı bilinen bir grup futbolcu kendilerini bir başka yarı finale taşıdı, 2002'de de dünya kupasında aynısını yapmışlardı. Türkiye belki Avrupa 2008'in son dördünde futboluyla ışıldamıyor, ama kimse son düdük çalana kadar onların üstünü çizemez'' dedi.


-FATİH TERİM'E İMPARATOR DİYORLARDI, ŞİMDİ NE DİYECEKLER?-


Daily Mail gazetesi de Türkiye'nin ilk kez Avrupa kupasında yarı finale çıktığını hatırlatırken, Fatih Terim'in ''imparator'' lakabıyla tanındığını belirtti ve ''bu başarının ardından bakalım şimdi nasıl bir onur unvanı bahşedilebilecek?'' diye sordu.


Gazete, Türkiye'nin macerasının Basel'de Almanya karşısında sona ereceğini de öne sürerken, ''Çünkü cesaret adına sahip olduklarına, gerçek yetenek adına sahip değiller. Onlar son sekiz takim içinde en kötü olanı ve bir kez daha bu kadar şanslı olmaları düşünülemez. Almanlar'a karşı değil, hele iş penaltılara kalırsa'' iddiasında bulundu.


The Sun gazetesi de ''Türkler dalgasını geçiyor'' derken, ''Nasıl olup da bunu hep başarıyorlar?'' sorusunu sordu. 2008 Avrupa Kupasında Türk milli takımının üçüncü kez ''ölüp dirildiğini'' yazan gazete, ''ama bu kez gerçekten inanılmazdı'' diye yazdı.


''Bu macera gerçekten de Almanya karşısında yarı finalde sona ermeli'' diye yazan Sun gazetesi, Terim'in pek çok sakat ve cezalı oyuncusu olduğunu hatırlattı. İngiltere fatihi Hırvatların işi penaltılara bırakmamış olması gerektiğini belirten ve ''Türkleri penaltılara kalmadan gömmüş olmalıydılar'' görüşünü savunan gazete, yorumunu, ''Şimdi hepimiz biliyoruz ki, Türkiye söz konusuysa maç gerçekten bitene dek, hiçbir şey bitmiş sayılamaz'' diye tamamladı.


AMERİKAN BASINI


Amerikan basınından Sports Illustrated, maçın son düdüğüyle birlikte okuyucularına verdiği haberde, "Türkiye bir kez daha nefes kesen bir maçla tur atladı, Hırvatistan veda etti, Türkler yarı finalde Almanya'nın rakibi oldu" satırlarına haberinde yer verdi.


ESPN ise, "Türkiye hız kesmeden devam ediyor, Hırvatlar da Türkler'i durduramadı" ifadelerine yer verdi.


İTALYAN BASINI


La Gazzetta dello Sport manşete taşıdığı haberinde, "Türkiye Hırvatistan'ı da geçti yola devam etti" derken "Terim'in öğrencileri uzatmalarda imkansızı başardı ve penaltılarla da işi bitirerek Almanya'nın rakibi oldu" ifadelerine yer verdi.


Brezilya'da da O Globo'nun manşetini süsleyen Ay Yıldızlı ekibimiz, "Türkiye mucizeyi gerçekleştirdi, maçı penaltılara taşımakla kalmadı yarı finali de kaptı" ifadeleriyle tebrik edildi.


RUSYA BASINI


Rusya basını Euro 2008'de çeyrek finalinde Hırvatistan'ı penaltılarla yenen ve Avrupa Futbol Şampiyonası'nda ilk kez yarı finale kalan Türkiye için "Türkiye yine futbol mucizesini gerçekleştirdi" yorumunu yaptı.



Konuyla ilgili habere geniş yer veren Rusya'nın Sovyet Spor gazetesi, "Türk takımı yine bir futbol "mucizesi" gerçekleştirerek Avrupa Şampiyonası'nın yarıfinaline kaldı." dedi.



"Rossiya Sport" devlet kanalı, "Türk masalı devam ediyor" başlıklı haberinde "Fatih Terim'in takımı yine bir kez daha olağanüstü beceri sergileyerek kaybedilmiş gibi görülen maçı kazanmayı başardı." ifadelerini kullandı.



SportCom.Ru sayfası ; " Terim'in oyuncuları yine şaşırttı ve Euro-2008 favori olarak görülen Hırvatistan takımını yendi" yorumunda bulundu.



Sibirya Haber Ajans ise Türkiye'nin kazandığı maçı "Üçüncü galibiyet ve hep son anda" başlığı ile duyurdu.



Euro-football.Ru internet futbol potalı yazdığı maç sonrası yorumunda "Türk takımı hakkıyla yarı finale çıkarak futbolseverlerinin hayranlığını kazandı. Ancak asıl mücadele yeni başlıyor. Ne yazık ki sarı kart alan Tuncay, Arda Turan ve Emre Aşık oyunda yer alamayacak." şeklinde değerlendirme yaptı.

SPOR Kategorisindeki Diğer Haberler