LİGLER
  • TakımOPAv
  • 1. Beşiktaş255527
  • 2. Medipol Başakşehir255326
  • 3. Galatasaray254618
  • 4. Fenerbahçe254421
  • 5. Trabzonspor25414
  • 6. Antalyaspor2539-1
  • 16. Çaykur Rizespor2520-17
  • 17. Adanaspor2520-17
  • 18. Gaziantepspor2419-20
  • Tümü
YENİ HABERLER
Diego Ribas da kuru-pilavcı çıktı!
Diego Ribas da kuru-pilavcı çıktı!
29 Mayıs 2014 21:58
Kanarya 'yılın transferini' gerçekleştirdi ve Alex'in ardından 10 numaralı formayı teslim edeceği ismi buldu: Diego Ribas.

Sambacının bilinmeyenlerine doğru bir yolculuğa var mısınız? İşte Ribeirao Preto'dan başlayıp İstanbul'a uzanan hikayesi

Sezonu şampiyon tamamlayan Fenerbahçe transfere de bir hayli hızlı girdi. Sarı-lacivertlilerde zaferin coşkusuna 10'un adı da katıldı: Diego Ribas... İsmi borsaya bildirildiği günden itibaren F.Bahçeliler, Alex de Souza ile kıyaslanan, "G.Saraylı Sneijder'den iyi" denilen Diego'yu konuşuyor. Ne zaman gelecek? Ne zaman imzalayacak? Neler yapacak? Biz de Diego Ribas'ı size daha iyi tanıtmak için 80'lerin ortasına kadar gideceğiz ve Brezilyalı yıldızın saha dışı hayatını aktaracağız.

İtalyan kanı taşıyor

Diego Ribas'ın dedesi bir İtalyan... Ferrera'lı dede Carlo Lazzari ve Napoli'li nene Mario Concetta Çizme'yi terk edip Brezilya'ya göç ediyor. Köklerini Samba diyarına taşıyan çift burada kök salıyor. Ve Da Cunha ailesi nesilden nesile İtalyan kanını, Brezilya ateşiyle karıştırarak yaşamlarını sürdürüyor. Diego Ribas'ın bu kadar büyük bir 'futbol sanatçısı' olmasında da İtalyanların klas tarzı ile Brezilyalıların estetiğini bir potada eritmesi yatıyor. Diego'nun ilk anlarından hikayeye girelim... Tarihler 28 Şubat 1985 saat 08.45'i gösterdiğinde Ribeirao Preto'da bir hastanede baba Djair Cunha dışarıda telaşlı adımlar atarken anne Cecilia Cunha doğum çığlıklarıyla Diego Ribas'ı dünyaya getiriyor. İki ablası olan Diego özlemle beklenen 'erkek çocuk' olarak ailenin genişlemesini sağlıyor. Fenerbahçe'nin yeni Sambacısı, ne Brezilya'yı ne de geldiği kan olan İtalya'yı unutuyor. Tecrübeli futbolcu 2004 yılında ecdada ait İtalyan pasaportunu almayı da ihmal etmiyor.

Eşi Leticia tescilli güzel

Diego Ribas, 16 yaşındayken sıra arkadaşı Bruna Leticia ile aşk yaşamaya başlıyor. Mahallenin 'hızlı çapkını' 2001'de Santos'un 'en güzel kızı' seçilen Leticia'ya tabiri caizse vuruluyor ve çiftin lise sıralarında başlayan aşkları 28 Mayıs 2010 tarihinde nikah masasına taşınıyor. Ancak Diego bu, sahadaki gibi 'ele avuca sığmaz' kişiliği zamanla ortaya çıkıyor. Özellikle 2009 yılında ikili ayrılma noktasına geliyor. Sebep de Diego'nun Almanlar'ın ünlü şarkıcısı Sarah Connor ile yakınlaşması. Diego, Leticia'yı asla aldatmayacağını, Sarah da yakın arkadaş olduklarını söylese de o günlerde ortaya çıkan resimler ikiliyi bir hayli zor bir duruma düşürüyor. Leticia, Diego'nun birkaç çapkınlığını daha görmezden geldi. İkilinin şu anda 2 yaşında Matteo ve 4 yaşında Davi isimli iki çocuğu bulunuyor.

'Romantik ve yaratıcıyım'

F.Bahçe'nin kadrosuna kattığı dünyaca ünlü yıldız özel hayatıyla ilgili sırları bu iki kelime ile paylaşmış. Kadınlara nasıl davrandığı sorulduğunda "Romantik ve yaratıcı" olduğunu söyleyen Diego Ribas, bakımına da her zaman dikkat ettiğini belirtiyor. 29 yaşındaki oyuncu "Parfümüm yıllardır Dolce Gabbana, sokağa çıktığımda da giyeceklerime dikkat ederim" diyor. Diego'nun vücudu için kullandığı krem ise Victoria's Secret.

Çapkın baykuş

Diego Ribas'ın babası Djair mühendis, annesi Cecilia yönetici. Yani Diego birçok Brezilyalı futbolcu gibi barakalarda büyüyüp dünya yıldızı olmadı. İyi şartlarda yetişen Sambacı bunu da her fırsatta dile getiriyor. "Mutlu bir çocukluk geçirdim. Annem ve babam bana yeterli fırsatlar sundu ve çok eğlendim. İkisi de her zaman kendi ayaklarımın üzerinde durmamı öğütlerdi, bunu hiç unutmadım" diyen Diego özel hayatıyla ilgili bilgileri paylaşmaktan da çekinmiyor.

Mahallenin haşarı çocuğu

Anne Cecilia, oğlu Diego geç yattığı için ona 'Baykuş Amca' lakabını takmış. İşte o 'Baykuş Amca' mahallenin de küçük ama çapkın çocuğu. Diego Ribas ilk kez 7 yaşındayken kendinden 2 yaş büyük Tatiana adlı bir kızla öpüştüğünü söylüyor. 16 yaşından itibaren ise hayatında o dönemler lise aşkı, şimdi eşi olan Bruno Leticia var. Tabii sambacı, arada çapkınlıklara da devam ediyor.

Arkadaş canlısı ve çok şakacı

Sarı-lacivertli ekibin yeni yıldızı, aşkın kendisi için çok önemli olduğunu ifade ediyor. Eşi Leticia'nın 'çocukluk aşkı' olduğunu söyleyen Diego Ribas, "Bizim de sokaktaki insanlardan bir farkımız yok. Onlar nasıl aşık oluyorsa biz de öyle aşık oluruz" diyor. Diego arkadaşlığa da önem verdiğini belirtiyor. Sambacı "Brezilya'dan arkadaşlarım zaman zaman gelip beni ziyaret eder. Ben de fırsat buldukça onların yanlarına giderim. Onlar benim birlikte hayatımı paylaştığım dostlarım. Birlikte top oynarız" ifadelerini kullanıyor. Ancak arkadaşları 'sulu şakalar' yapmayı seven Diego'nun bu özelliğinden biraz şikayetçi.

Bizim gibi kuru-pilavcı

Diego Ribas, İstanbul'a adım attığında yabancılık çekmeyecek. Yıllardır Avrupa'da top koşturan Brezilyalı yıldız, ülkesindeki sıcaklığı burada da bulacak. Boğazına düşkün olduğunu belirten Diego'nun en sevdiği yemek pilav ve fasulye. Sambacı, kuru fasulye-pilav ikilisinin cenneti Türkiye'ye düştü. Diego ayrıca annesinin yumurta ve etle yaptığı yemeği seviyor. Deniz ürünlerini de beğendiğini kaydeden Diego karidesi de seviyor.

Yalana tahammülü yok

Kanarya'nın renklerine kattığı Diego Ribas, özel hayatıyla ilgili bilgileri anlatırken yalandan nefret ettiğini ısrarla vurguluyor. Diego affedici bir insan olduğunu ancak kendisine yalan söyleyeni bir kalemde sildiğini belirtiyor. "En kötü huyun nedir?" sorusuna ise cevabı şöyle: "Sabırsızım. İstediğim şeye bir an önce ulaşmak isterim"

Favori renkleri burada değişir!

Brezilyalı futbolcu bir röportajında en sevdiği renklerin siyah ve beyaz olduğunu söylemiş. F.Bahçe'nin sarı-lacivert çubuklu formasını giyecek olan Diego'nun Santos'tan gelen bu beğenisi belki İstanbul'a gelince değişir. Malum siyah ile beyaz yan yana gelince bu topraklarda akla gelen ilk takım Beşiktaş.

 

FOTOMAÇ

SPOR Kategorisindeki Diğer Haberler