LİGLER
  • TakımOPAv
  • 1. Akhisar Belediyespor000
  • 2. Antalyaspor000
  • 3. Atiker Konyaspor000
  • 4. Aytemiz Alanyaspor000
  • 5. Beşiktaş000
  • 6. Bursaspor000
  • 16. Sivasspor000
  • 17. Trabzonspor000
  • 18. Yeni Malatyaspor000
  • Tümü
YENİ HABERLER
Beşiktaş artık 3 büyükler arasında sayılmaz
Beşiktaş artık 3 büyükler arasında sayılmaz
14 Haziran 2013 19:57
Beşiktaş Kulübü başkan adaylarından Serdal Adalı, 16 Haziran'da yapılacak seçim öncesinde NTV Spor'a özel açıklamalarda bulundu.

Siyah - beyazlı kulüpteki mali tablonun, gerçeği yansıtmadığını ifade eden Adalı, göreve gelmeleri halinde 75 milyon dolarlık bir kaynak oluşturacaklarını belirtti. Ayrıca transfer çalışmalarına da başladıklarını söyleyen Serdal Adalı, iki teknik direktörle temas halinde olduklarını belirtirken, Samuel Eto'o ile olumlu bir görüşme yaptıklarını açıkladı.

Bu kongrenin, Beşiktaş'ın önündeki büyük bir şans olduğunu belirten Serdal Adalı, "Bu seçim, benim açımdan da büyük şans olacak. Bu seçim, Beşiktaş'ın 3 yılını belirleyecek bir seçim değil, bundan sonra Beşiktaş'ın vizyonunu-hedefini belirleyecek bir seçim. Çok kuvvetli bir mali yapı olması lazım, bunun paralelinde de sportif başarıyı kazanacak çok iyi bir takım olması lazım. Bizim önümüzdeki birinci hedef, şampiyonluk." dedi.

"Kurumsallaşma adına yapılması gerekenler var"

Siyah-beyazlı camiada yıllardır kurumsallaşma ve profesyonelleşme adına yapılması gerekenler olduğunun altını çizen Serdal Adalı, "Kurumsallaşma adına senelerdir Beşiktaş'ta yapılması gerekenler var. Son 1 senesinde de herkesin beklentisi, yapılan yönetim kurulunda kurumsallaşmayı yerine oturtmaktı. Beşiktaş'ı profesyonellerle yönetme arzusu vardı. Ancak geldiğimiz noktada, 18 kişi başlayan yönetim kurulu, en son 6 kişi kaldı." dedi.

Geride kalan 2012 - 2013 sezonunun, Beşiktaş adına kayıp sezon olduğunu iddia eden Adalı, "Bana göre geçtiğimiz sene, Beşiktaş adına kayıp bir senedir. Devre arasına 3 puanı geride bitirip, 2-3 takviye ile ikinci devreye başlansa, Beşiktaş şampiyonluğun en kuvvetli adayı olurdu. Bir de işin mali kısmı var. Sayın başkan, geldiğindeki borçlardan bahsedip duruyor. Dün de bazı rakamlar açıklandı ancak sayın başkan, insanların gözünün içine bakarak yanıltmaya devam ediyor. Makama olan saygımızdan dolayı bazı şeyleri söyleyemiyoruz. Herhalde başkanın biraz sinirleri bozuk, ağzından çıkanları kulağı duymuyor." diye konuştu.

"Açıklanan borç 580 milyon değil 450 milyondu"

Fikret Orman'ın ilk göreve geldiğindeki mevcut borcun, aslında 430 milyon olduğunun altını çizen siyah - beyazlı kulübün başkan adayı Adalı, "İlk başlandığında açıklanan borç, 580 milyon liraydı. Daha sonra bu rakamın doğru olmadığı, gerçek rakamın 450 milyon lira olduğu anlaşıldı. Arada 130 milyon liralık bir fark var. İnsanların gözünün içine bakarak, 'Biz borcu 470 milyona indirdik' demek doğru değildir. Ben aslında 430 milyon lira olan borcun, nasıl oldu da 480 milyona çıkarıldığını açıklamasını isterdim sayın başkandan" ifadelerini kullandı.

Fikret Orman'ın Alves transferi konusunda yanıldığını belirten Adalı, o dönemde kendisinin cezaevinde olduğunu söyleyerek, "Sayın başkan Fikret Orman, Yıldırım Demirören'in 3'te 1'lik döneminde benim yer aldığımı söylemiş. Ama benim sadece 15 aylık bir yöneticiliğim var. Yaptıklarım ortada, yaptığım transferler de ortada. İlk sene harcadığım 11 milyon 300 bin euro, iki sezonda da harcadığımız para 22 milyon euro. Şu anda Fernandes'i satıyoruz deseniz, bu paranın yarısını çıkarırsınız. Kaldı ki benim transferlerim arasında Mustafa Pektemek, Cenk Gönen ve Veli Kavlak da var. Geçtiğimiz gün sayın başkan, Alves'i aldığımı söyledi. O tarihe bakarsa benim nerede olduğumu görür. Cezaevinden transfer yapmadım ama cezaevinden Beşiktaş'ın borcunu ödedim." şeklinde konuştu.

"40 milyon zarar eden şirket borç ödeyemez"

Kulübün senelik zararının 40 milyon lira civarında olduğu halde, borçların ödenmesinin imkansız olduğunun da altını çizen Beşiktaş'ın başkan adayı Adalı, "Beşiktaş'ın bir an önce derlenip, toparlanması lazım. Şu anda çok pembe bir tablo sergileniyor, ancak bu aldatmacadan başka bir şey değildir." diyerek, şöyle devam etti:

"Bu sene 40 milyon euro civarı zarar etme öngörülüyor. 40 milyon zarar eden bir şirketin, borç ödeme gibi bir durumu olamaz, mantığa ters. Ağuston ayından sonra Beşiktaş'ta yeniden bir mali sıkıntı yaşanacak. Biz de bunları inceledik. Kısa vadedeki borçları, uzun vadeye yaymışlar. Değişen bir şey yok. 210 milyon lira civarından ödenen bir rakam var. Ama bu zaten ödenmesi gereken bir rakamdı, oraya oturuyorsanız onu da ödeyeceksiniz. Sayın başkan şu megaloman halinden vazgeçsin." dedi.

"Şahsi kefaletlerimizle 75 milyon dolar kaynak yarattık"

Mali tabloyu inceledikten sonra 75 milyon dolarlık bir kaynak yaratmaları gerektiğini anladıklarını ve bunu da şahsi kefaletleri ile halledeceklerini belirten Adalı, şöyle konuştu:

"Aday olduktan sonra şu mali tabloyu da gördükten sonra, bizim çok acil 75 milyon dolarlık kaynak bulmamız lazımdı. Biz de kendi şahsi kefaletlerimiz, bu kaynağı yarattık. Ağustos ayından sonraki ödemeler için bir nefes almak lazım. Ayrıca stat gelirlerimiz de yok. Hatta nerede oynayacağımızı da sır gibi saklıyolar. Bizim duyduğumuz, yarım sezon Kadıköy'de, yarım sezon da Arena'da oynanacağı yönünde."

"Beşiktaş tak başına yönetilecek kurum değil"

Bir önceki seçimde neden aday olmadığı yönünde kendisine sorular geldiğini ve bunu da yanıtlama ihtiyacı duyduğunu ifade eden Adalı, "Bizim 14 ay önceki derdimiz, mali tablo filan değildi. O gün de 50 milyon euro para lazımdı, bugün de o para 75 milyon dolar oldu." diyerek, şöyle devam etti:

"Her şeyden önce Beşiktaş, öyle ani bir kararla, tek başına yönetilecek bir kurum değil. Öncelikle çok iyi bir ekip olması lazım. Yönetimde çok iyi hukukçunuz olması lazım, iyi iş adamları lazım. Kurumsal yapıyı da çok iyi bilen insanlar olması lazım. Geçtiğimiz dönemde, Beşiktaş'a manevi katkı yapabilecek kime gittiysek, nasihat alıp döndük. Hüsnü Güreli ile günlerce hesaplar üzerinde çalıştık. Gerçi son anda Hüsnü Bey de vazgeçince, yanımda kimse kalmadı."

"Sprotif başarı ile mali tablo paralel yürümeli"

Sportif başarıyı yakalamadan, mali olarak da düzlüğe çıkmanın çok zor olduğunu belirten Adalı, "Sportif başarı ile mali tablo, paralel yürür. Yani sportif başarıyı yakalayamadan, hedeflediğiniz mali tabloyu yakalamanız mümkün değil." diyerek, şöyle devam etti:

"Fenerbahçe ve Galatasaray'la şu anda aramızda, hem sportif olarak, hem mali olarak fark var. Eğer bu farkın açılmasına izin verirsek, ara açılırsa Beşiktaş'ı artık 3 büyüklerin arasında saymazlar. Hatta dilim varmıyor ama şu anda saymıyorlar bile. Beşiktaş'ın şampiyonluktan başka hedefi yok. Bizim için üçüncülük ile beşinciliğin farkı yok. Şampiyon olmadıktan sonra başarılı olamazsınız."

"Stadın 15 ayda bitmesi imkansız"

Göreve gelmeleri durumunda mevcut stat projesi üzerinden devam edeceklerini ancak 15 ayda bu projenin tamamlanmasının imkansız olduğunun altını çizen Serdal Adalı, "Stat konusunda, mevcut projeyi uygulamaktan başka çaremiz yok." diyerek, şöyle devam etti:

"Keşke bu proje çizilirken, stadın parça parça yapılması dizayn edilseydi. 1 senede bitireceğini iddia ediyor sayın Orman, ama bana gerçekçi gelmiyor. 12 ay diye söyleniyordu ama şimdi 15 aya çıktı bu süre. Giderek artıyor, 24 aya doğru gidiyoruz. Yüksele yüksele gerçek rakama geleceğiz. İstanbul'un ortasında bir stat yapıyorsunuz ve bunun 12-15 ayda bitme olasılığı yok. Biz yine de çizilen projeye devam edeceğiz öncelikle."

"Eto'o Beşiktaş'a sıcak bakıyor"

Transfer çalışmalarına da başladıklarını ve Kamerunlu yıldız Samuel Eto'o ile görüştüklerini söyleyen Adalı, bu oyuncunun Beşiktaş'a karşı bir sempati duyduğunu belirterek, "Dün arkadaşlar İtalya'da Eto'o için bu oyuncunun menajerleri ve avukatları ile buluştu. Gayet sıcak ve olumlu baktı. Çarşı grubumuzun Eto'o ile ilgili parkartlarından dolayı, Beşiktaş'a bir sempatisi varmış. Sıcak bakıyor o da." ifadelerini kullandı ve şöyle devam etti:

"Söylenilen rakamlar da öyle çok yüksek değil. Ayrıca bonservisi de elinde, bir bonservis parası ödemeyeceğiz. Bunu finanse etmek için, bazı düşüncelerimiz var. Şu anda en yüksek ücreti alan yabancı oyuncumuzun ücreti kadarı kulübe yansır, kalanını da ben ve yönetici arkadaşlarım cebimizden karşılarız. Tabii ki bu iş, biraz vizyon meselesi. Zamanında ben Madrid'den eve döndüğümde, Guti'yi aldım dedim çocuklarıma. Onlar bile inanmadı."

"2 teknik direktör ile görüşüyoruz"

Yurt dışından iki teknik direktör ile temasta olduklarını söyleyen ve bu isimlerden tavsiyeler aldıklarını belirten Serdal Adalı, "İki teknik direktörler görüşüyorum. İkisi de çok iyi hoca. Hatta, 'Acaba onlar Türkiye'ye gelir mi?' diye düşündürecek isimler. Bu isimlerle oturup görüştüğümüzde, detayları konuşuyoruz. Onlardan aldığımız tavsiyelerle oyuncu bakıyoruz. Yurt dışından, mevcut şartlarda gelebilecek en iyilerini getireceğiz. Bundan kimsenin şüphesi olmasın." dedi.

UEFA'nın şike konusunda yürüttüğü soruşturmayla ilgili, herhangi bie ceza almayı beklemediğini ve vicdanının çok rahat olduğunu vurgulayan Adalı, "Ben ilk günden bu yana söylüyorum ve artık söylemekten de yoruldum. İlk gün Avusturya'daki kamptan nasıl vicdanım rahat geldiysem, ne kadar cezaevinde kaldığım dönemde vicdanım rahatsa, şimdi de aynı vicdani rahatlık içerisindeyim." diyerek, şöyle devam etti:

"Ben ne yaptığım ve neyi yapmadığımı çok iyi biliyorum. Dosya ortada ve bugüne kadar camianın içerisinden, 'sen şunu yapmışsın' diyebilecekleri tek bir kelime yok. Şimdi UEFA müfettişinin hazırladığı rapor, 16 yargılamanın kopyası alınmış ve tercüme edilmiş. Bize hiçbir şey sormadan rapor hazırlanmış."

"Fikret Orman'ın samimiyetine inanmıyorum"

Son gelişmelerin ardından başkanlık adaylığından çekilmeyi düşünmediğini belirten Serdal Adalı, başkan Fikret Orman'ın da samimiyetine inanmadığını ifade ederek, "UEFA'nın, yerel mahkemelerin kararı ile ceza verme yetkisi yok. Eğer ceza vereceklerse, TFF'nin Etik Kurulu'nun raporu doğrultusunda ceza verebilirler. Kaldı ki o raporda, benim ve kulübün suçsuz olduğu var." diyerek, sözlerini şöyle tamamladı:

"UEFA raporunun açıklanmasından 10 gün öncesinde, bu seçimin tek adayla olacağı ve çarşamba günü her şeyin değişeceği lafları, özellikle belirtilmişti. Benim çekilmemi gerektirecek bir şey yok, benim için çok rahat. Kulübe yakın insanların bu söylemlerde bulunmasının ardından, açıkcası Fikret Orman'ın samimiyetine de inanmıyorum."

CİHAN

SPOR Kategorisindeki Diğer Haberler