LİGLER
  • TakımOPAv
  • 1. Galatasaray92314
  • 2. Göztepe9175
  • 3. Akhisarspor9174
  • 4. Kayserispor9174
  • 5. Medipol Başakşehir8162
  • 6. Fenerbahçe9155
  • 16. Gençlerbirliği98-8
  • 17. Atiker Konyaspor97-4
  • 18. Osmanlıspor FK97-7
  • Tümü
YENİ HABERLER
Başkan, önemli açıklamalarda bulundu
Başkan, önemli açıklamalarda bulundu
Başkan, önemli açıklamalarda bulundu
02 Haziran 2008 / 15:28 Güncelleme: 02 Haziran 2008 / 00:00

Fenerbahçe Başkanı Aziz Yıldırım, FBTV'de canlı yayında açıklamalarına devam ediyor! "En iyilerin olduğu yerde başarısızlığa tahammül edemiyorum" diyen Yıldırım, kadro, yönetim ve yapı olarak Türkiye’nin en iyisi olduklarını söyledi!


Yıldırm şöyle devam etti
"Fenerbahçe Spor Kulübü olarak yalnız futbol değil, basketbol bayan ve erkeklerde Avrupa’da çeyrek final oynadık. Orada da başarılı olarak ligi tamamladılar. Şampiyonlar Ligi'nde futbolda çeyrek finale kalmamız, finale kadar gidecek bir durumda Chelsea’ye elendik. Kurumsal yapı, ekonomi, tesisleşme ve kulübün belli noktaya taşınması ile sportif başarını geleceğini söyledik.
Fenerbahçe geçmişinde böyle trendler yok. Hep ön elemede elenmeler var. Ama Şampiyonlar Ligi’ne katılımlarla birlikte artık Avrupa’da Fenerbahçe bunlardan hem ders hem tecrübe çıkarmaya başladı. Futbolcu bazında da eksikleri kapatarak bu günlere geldik. Bu trend içinde herkes görevini yaptı. Ama artık bunun geriye düşmeden trendin devamını sağlamak ve şampiyon olmak. Bunun için de hepimiz taraftar camia çalışıyoruz ve çalışacağız da"

YABANCI SINIRLANDIRMASI
"Şampiyonlar Ligi’nde takımımızın kalitesine güvendik. Yerliler kaliteli olursa, yabancı transfere gerek kalmaz. Bizim sıkıntımız şu, altyapıdan gelen oyuncu U19’a kadar başarılı. Ama sonra düşüş başlıyor. Üstüne bir şeyler koyup zirveye çıkamıyor. FIFA’nın 6+5 sınırına biz de iyi bakarız. Çünkü onlarda da yabancı sınırı olacak ve bizim yerlilerin de kalitesi artar. Bizim zaten söylediğimiz onlarla aynı şartlarda mücadele etmekti. FIFA Başkanı bu kararı alıyor ama İsviçre’de yabancı serbest. AB serbest olacaksa milli sınırlaması sadece bizim için olmuş olur. Bunu da aynı duruma getirmek lazım. Zaten AB ülkeleri de buna karşı çıkıyor şuan. Serbest dolaşma hakkı nedeniyle bu olma diyorlar. Bütün ülkelerde aynı şartlar uygulanırsa bizim için de bu doğru olacaktır"

"TECRÜBEMİZ YOKTU"
"Umutluyduk. Çeyrek finali geçme umudumuz vardı. Ama gerçekler de var. Karşı taraftar her anlamda karşılaştırma yapınca bir fark var. Ligleri, kupa tecrübeleri ve oyuncularıyla bir fark var. Buradaki inancımız şans ve oyuncularımızın kalitesiydi. Appiah’ın, Carlos’un sakatlanması ve bunların yerine oyuncu koyamamak gibi negatif şeyler oldu. Ama insan umutsuz yaşayamaz. Bu umutla gittik. Ama yapamadık. Tecrübemiz de yoktu ve sahaya yansıtamadık. Finale kalsak alırdık belki de alamazdık. Mesela Şampiyonlar Ligi finalinde çok önemli bir oyuncu bile penaltı atamadı"

"RADİKAL KARARLAR ALINMALI"
"Yeni TFF’nin Türkiye’de radikal kararlar alması lazım. Bunu için de çalışıyorlar. Avrupa’nın herhangi bir ülkesinde Türk çocukları var, bunları duyuyoruz. Orada müthiş şekilde 16,17,18 yaşlardaki çocukların oynadıklarını görüyoruz. Ama içeride böyle şansınız yok. Diğer Anadolu kulüplerinde 4-5 ancak. Bu darboğazın aşılması ve bir altyapı sistemi oluşması lazım.
Çok miktarda lig takımı var. Bölgesel, amatör ligler ve üstlerini oluşturmak ve burada oynayan oyuncuları da kaliteli hale getirmek lazım. Buradan başlayarak radikal kararlar alınmalı. Eğitimciler getirilmeli. Futbolun içinde olan her şeyi masaya yatırmalı. Hakemler, kulüpler, yöneticiler de buna dahil.
UEFA da artık takımlarımızın Avrupa’daki maçlarımızı denetlemeye aldığı için kulüplerimiz denetlemede. Kulüp yasalarına uymayanlar ceza yiyecek. Bununla birlikte federasyon da ceza alacak. Bunları ortadan kaldırmak için UEFA normlarına girecekler, zaten mecburlar. Yoksa atılacaklar. Ama onlar atmadan biz bunu düzeltirsek daha kaliteli oyuncularla daha iyi bir mücadele yaparız. Bunu da kime yabancı diyeceğiz, kime demeyeceğiz, bunu da belirlemek lazım. Çünkü Türkiye artık taraftarıyla camiasıyla Avrupa’da başarılı olmaya çalışıyor"

"TÜRKİYE'NİN EN İYİSİYİZ"
"Hem ben hem yönetimdeki arkadaşlarım bu sene kaçan şampiyonluğa çok üzüldük. Önümüzdeki sene kaçan şampiyonluktan da daha çok üzüldük. Çok rahat şampiyon olacak bir kadro oluşturduk. Ama oyuncuların bu sene lige konsantre olamamaları, Avrupa maçlarında daha iyi oynayıp kendi pazar paylarını hesaba katarak içeriye konsantre olamamaları nedeniyle şampiyon olamadık. Ama bir Alex’in de bizler kadar üzülmesi, rahatsız etmesi de bizi geleceğe yönelik umutlandırıyor. Bizim her sene şampiyonluğa oynayan bir takım oluşturmak için yönetim olarak çalışıyoruz. Ama üzülüyorum çünkü kadro olarak da yönetim olarak da yapı olarak Türkiye’nin en iyisiyiz. En iyilerin olduğu yerde başarısızlığa tahammül edemiyorum. Her şeyiniz var ve bir başarısızlık varsa bu olmaz. Ama ben bu eksikliği biliyorum ve bunu da gidereceğim"

"BAŞKAN HER YERE GİDER" 
"Teknik direktöre müdahale etmek yerine sorumluklara bakmak lazım. Kongreden yetki alıp kulübü idare eden insanlarız. Şirketlerde de yöneticiler ve altında çalışanlar vardır. Tabii sorumluk altındaki insanları denetlemek gerekir. Medya patronları bile her sabah toplantı yaparlar. Dünyanın her yerinde bu bir kaidedir.
Ama bizim medya halen geçmişten kalan, sigara kağıtlarına takımların yazılıp gönderildiği dönemler gibi olduğunu sanıyor. Tabii belli kurumlara sorumluluk verilir ama onları da kontrol etmek gerekir.
Çünkü sezon sonunda şampiyon değilseniz kongrede sizi tenkit ederler. Her şeyden sorumlusunuz ve hiçbir şeye karışmayacaksınız. Bu dünyanın hiçbir yerinde yok. Siz fikrinizi anlatırsınız, anlatmanız da lazım. Dışarıdan bir teknik adam alıp hiçbir şey anlatmadan al 20 oyuncu şampiyon ol derseniz olur mu? O'na anlatacaksanız, Türkiye şartı budur diye. Bizim medya tutmuş soyunma odasına gidiyor diye. Başkan her yere gider. Sorumluluk aldığı her yerde uyarması lazım. Bir yetkiniz var ve bunu kullanırsınız. Galliani’sinden, Real Madrid başkanına hepsini soyunma odasına götürdük. Onlar da bizi götürdüler. Brezilyalısı başkadır, Türk'ü başkadır. Kulüp şampiyon olursa teknik direktör camia, başkan büyür. Herkesin bir menfaati var. Bunları da ortak aşmalıyız. Daum’la ilk yıl ümit veren oyuncuları alacağız, yola başlayacağız dedik mesela. Zico’yla da aynı şekilde"

PROFESYONELLİK KAVRAMI
"Galatasaray maçında, maç içinde sakatlanan ve fedakarlık yaparak maça devam eden kalecimiz, maç içinde yaptığı bir hatayla stoperle çarpıştı ve maçı kaybettik. İşte Türkiye'deki, profesyonellik anlayışının az olması ile o günkü maç kaybedildi. Sakatlandıktan sonra yapılacak rehabilitasyon çalışması ile geri dönme süresi de çabuk olur.
Bunu da kendiniz yapmalısınız. Siz verilerinizi doktora doğru verirseniz O da daha doğru teşhis koyar. Bizde de sıkıntı bu. Bir futbolcumuz sakatlandı 15 günde iyileşir dediler ama meğer dışarıda kavga etmiş, ayağını cama vurmuş, sonra ortaya çıktı. Temizlik yapıldı ve sakatlık uzadı.
Appiah ameliyat oldu, ama sonrasında iyi bir çalışma yapması lazım yapmıyor ve haliyle sakatlığı uzuyor. Carlos illa ki Sevilla ile yapılan ikinci maçta oynayacağım diyor ve inat ettiği için sakatlığı uzuyor. Oynamadığı için teknik direktöre kızması nedeniyle bunlar oluyor.
Bunlar profesyonellik. Ama Carlos gibi bir oyuncu da bunu yapıyor işte. Doktorlara suç bulmamak lazım. Durum bu. Ama gerekirse sağlık anlamında da daha çok yatırım yapacağız. Yeni dönemde doktorları da daha sıkı denetime alacağız. Çünkü 100 milyon euroya varan bir yatırım var ortada"

KOMBİNE AÇIKLAMASI
"Fenerbahçe’yi bir yerleri taşıma adına söylemlerimiz oldu. Ve Fenerbahçeliler bunu gördü. Fenerbahçe’den bir şey almaya değil, vermeye başladılar. Bu oluşum Fenerbahçelileri ayaklandırdı ve bir oluşum yaşandı. Fenerium’ları açtık ve milyon dolarlara ulaşan bütçesi oldu. Sportif A.Ş de aynı şekilde.
Taraftar kartları da büyük ilgi gördü. Fenerbahçe, doğmamışlara bile bir şey alabilecek kulübe katkı yapabilecek bir duruma geldi. Geçen yıl 24 bin olan kombine, şuan 23 bin 261. Yakında geçen yıla ulaşacağız. Transfer var diye kombine patladı denmesi yanlış. Artık Fenerbahçeli görevini yapıyor. Yakında 26 bini bulacağız ve 30 bini bulur.
Bazı yerlerde kombine satmadığımız yalan. Sadece Migros tribününü kombineye açmayacağız. O tribün rakip takıma ait. Büyük maçlarda kombinesi olan taraftar oraya giremiyor. Çünkü büyük maçlarda polis araya güvenlik koridoru açıyor.
Ama orası dışında her yer kombine. Bir de her taraftar aynı koltuğuna otursun. Bu sene buna daha çok eğileceğiz. Herkes kendi koltuğuna otursun ve 50 bin kişilik kombineye ulaşılabilsin. Kombine satışlarında geçen yılı bulduk herkese teşekkür ediyoruz.
Artık oyuncuya bağlı kalmamak çok önemli. Kim ben Fenerbahçeliyim diyorsa bu kulübün sahibidir. Bunun için de bu katkıları başka anlamda değerlendirip nifak tohumu sokmak ayıptır. Bu tür yazılara da taraftar zaten cevap veriyor benim cevap vermem gerek yok"
Avrupa’da statlarda herkes içki içiyor ama taşkınlık yapmıyor. Kameralarla tespit edilip bir daha maça alınmıyorlar çünkü. Biz de maalesef uygulama yapılıyor ama birileri devreye giriyor ve içeri alınıyorlar. Bu da zarar veriyor. Ama yeni yeni emniyetimizde iyi çalışmalarla, bunları da uygulamaya koyuyor.
Umuyorum bunlar da yavaş yavaş olacak. Stat etrafında restaurantlar var. Bunlar güzel. Ama burada aileler var ve zaman zaman küfürler olabiliyor. Bizim örf ve ananelerimizde bu yok. Bir lokantada ben buna müdehale ettim. Lokanta sahiplerine bu konuda ricada bulundum. Yani her yerde küfüre engel olmak lazım.
Tribünlerimizde bir taraftar grubuna yapılan küfürlü tezahürat var. Buradan söylüyorum bunu kessinler. Ceza yiyoruz. Geçen yıl 300 milyara yakın bu sene 115 milyar ceza ödedik. Bu nedenle herkesten rica ediyorum. Yok diyemeyiz ama Fenerbahçe tribünlerinde küfür çok azaldı. Hepimizin sevgilisi, annesi var. Bunlarla karşı karşıya kalmasınlar. Oyuncularımıza da küfürler ediliyor.
En üst seviyede bilet alanlar bunu yapıyor hem de. Ama bu sene bir daha bunu duyarsam üyeliklerini de iptal edeceğim"

"MEDYAYLA İLETİŞİM SIKINTISI ZOR AŞILAŞACAK"
"Medyayla iletişim sıkıntısı zor aşılacak. Gazetelere sorunca tiraj yükseltmek için haber vermek lazım diyorlar. Ama doğru mu değil mi bu haberler. Fatih Terim de geçen gün aynı şeyi söyledi. Basında geçmişten gelen alışkanlıklar var. Geçtiğimiz yıllarda Dereağzı’nda başkanla yöneticilerle oturup konuşurlardı gazeteciler ve haber alırlardı. Bu haberler de doğru olurdu tabii. Ama kulüpler kurumsallaştı ve artık bazı maddi konuların gizli olması lazım. Bir oyuncu ile kulübü ile pazarlık yaparken medyada çıkan rakamı bilirse karşı taraf ona göre pazarlık yapar. 100 den fazla değişik isim yazıldı Fenerbahçe’yle.
Kanoute’nin imzası başkanın kasasındaymış. Bunu yazarsanız, almaya niyetli bile olsanız yapamazsınız. 15 milyon euro yazınca O'nun kafasında Fenerbahçe 15 milyon euro verecek var. Tamam görüşme var yazın ama rakam yazınca iş değişiyor. Mesela Kezman-Fatih Tekke takası da öyle"


"FENERBAHÇE KARŞITI MEDYA VAR"
"Fenerbahçe medyasını ben çözemedim. Kimler Fenerbahçe’ye yakın ben bunu çözemedim. Ben bunları göremedim. En ufak Fenerbahçe ile ilgili haber abartılıyor ve aleyhine kullanılıyor. Medyada şuan bir taraf tutma var. Fenerbahçe medyası yok. Tam tersi Fenerbahçe karşıtı medya var.
Fakir edebiyatı yapmayın sözü, bir yıl aleyhimize kullandı. Medyanın bir bölümü bunu yaptı. Hep ince nokta Fenerbahçe’yi aşağı çekmek, Fenerbahçe’nin aşağı gitmesi için elbirliği ile fikirler üretmek. Hakemler de bu durumda etki altında kalıyor. Onlar da insan. Terbiyesizlik ediyorsunuz, maçı 45 saniye uzattınız dedim 20 milyar ceza ve hak mahrumiyeti cezası verildi.
Galatasaray seyircisi 7, Fenerbahçe seyircisi 3 dakika küfürlü tezahürat yaptı, "Burası Kadıköy burada küfür yok" pankartı tahrik etmiş dediler.
Basın artık çağ atladı. Onlar da değişim göstermeli. Haber yapacağız diye yalan haber yapmamalılar.
Bu haber bizde yok diye başka gazeteler de aynı haberi yapıyor ve bu böyle devam ediyor"


"DÜNYA TAKIMI DEĞİL, DÜNYA KULÜBÜ"
"Fenerbahçe futbol takımı değil, dünya takımı demedik. Dünya kulübü olacağız dedik. Bunu kimse ayırt etmiyor. Bizi spor kulübü olarak ele alıp yorumlamak lazım. Kürek Fenerbahçe’de geçmişten beri var olan herkesin üzerine titrediği geleneksel bir branşımız. Şampiyon oldular, kendilerini tebrik ediyoruz.
Geçen yıl kaybettiler çok üzüldük, bu sene kazandılar ama devamının da gelmesi lazım. Tesislerle, genç kaynaklarla, maddi kaynaklarla amatör branşları başarılı hale getiririz. Bunu da başarıyoruz artık. Eskiden sponsor bulmakta zorlanırdık ama şuan böyle değil.
Erkek basketbol takımının da Çarşamba günü bizi mutlu edeceğini düşünüyoruz. Birkaç senedir, voleybolda hem erkeklerde hem bayanlarda, genç ve yıldız takımlarımız şampiyon oluyor. Bu yetenekli gençlerimiz gelecek senelerin milli kadrosunu oluşturacak. Bunlar altyapımızın göstergesi.
Yüzmede, yelkende başarılarımız ortada. Enka ile birlikte Fenerbahçe atletizmde bir lokomotif. Fenerbahçe olmasa Türkiye’de atletizm olmaz. Masa tenisinde de şampiyon olacağız. Yani tüm branşlarda milli sporcularımız Türkiye’yi olimpiyatlarda yurtdışında temsil ediyorlar.
Ama sponsorluk yasamız eksik. Bununla birlikte daha da iyi hale geleceğiz. Halk Bankası, Vakıfbank gibi kulüplerin de gençlik sporlarıyla birleşmesi gerekli. Bizim Ülker’le yaptığımız gibi yani. Böylece altyapıya yönelerek, daha iyi bir gelecek sağlanabilir. Bunları da yaparsak amatör kulüpleri Türkiye’de daha iyi noktaya getiririz"


OLİMPİYATLARA 58 SPORCUMUZ GİDİYOR"
"Amatör şubelere bakan yönetici arkadaşların hepsine teşekkür ediyoruz. Sporcu ve ailelerine de teşekkür ediyoruz. Bazı aileler sabah saatlerinde getirip çocuklarını yüzmeye, voleybol salonuna götürüyorlar. Olimpiyatlara 58 sporcumuz gidiyor. Bunlar daha da artacak.
Atletizmde 4-5 sporcumuz daha olimpiyatlara aday. Yüzme de aynı şekilde. Boksta olimpiyata giden 4 sporcudan 3’ü Fenerbahçe’den. Sonuçta Fenerbahçe halter ve güreşi çıkardığınız tüm branşlarda yüzde 50’ye yakın sporcuyu olimpiyatlara gönderiyor. Bu da bir övünç kaynağı.
4 yıl önce de olimpiyatlar için neler yapılmalı diye bakanımıza bir rapor hazırladık ama kulüp ve devlet olarak bunun sonunu getiremedik. Profesyonel olarak amatör branşlara yapılan harcamanın vergiden düşülmesi gibi projeler var.
Örneğin Kars'ta yapılan kayak çalışmaları, Ağrı’da atletizme yapılan destek buradan düşülecek. Böylece amatör branşlara daha büyük destek gelecek. Maliye bakanımıza bu konuyu da ilettik ve kendileri olumlu baktılar"


FENERBAHÇE'NİN BÜTÇESİ VE FORBES DERGİSİ RÖPORTAJI


Fenerbahçe'nin eski parayla 300 trilyonluk bir bütçesi var. 2007'de 30 trilyon vergi ödedik komple Fenerbahçe Kulübü olarak. 16 trilyonluk bir bütçeden burala ulaşarak Forbes'a kadar gelen bir başarı öyküsü. Fenerbahçe gücünün %20'sini harcıyor. Bu tam olabilir. Fenerbahçe Sportif AŞ, orada Fenerbahçe'nin taahüt ettiği gelirler var. Orada gelir 40 triklyon civarında. Ama bütçe 300. Herşeyi oraya vermedik. Bugünün piyasa değerleriyle 5-6 milyar dolar olur dedim. Bir açtığımızda 200 milyon dolardı ve şimdi 1.10 milyar dolarlara geldi değerimiz. Benim beklentim bunun devamlı olarak yükselmesi. Halka arzdan ödemesi gerekenleri de zamanında ödyeceği için gittikçe de büyüyecektir.


FENERBAHÇE'HİH HEDEFİ


Bu konuyla ilgili bir toplantı yaptık. Avukatlarla birlikte. 6-7 arkadaşla bir çalışma yaptık 2-3 ay önce. Daha sonra toplanamadık. Ama bu ay içerisinde bir daha toplanacağız. Ben Fenerbahçe'nin bir potansiyeli olduğuna inanıyorum. Gücü de taraftarı. Fenerbahçe'ye destek veren taraftarının bir şekilde üye olması gerektiğine de inanıyorum. Bugün 10 milyara üye yapmaya kalktığınızda herkes bunu veremez. Fenerbahçe'nin büyümesi için 1 milyonluk potansiyele çıkalım ve dünyada bir ilki yapalım. Daha önce 15 bin küsür üyemiz vardı.  Aralarında vefat edenler oldu. Allah rahmet eğlesin. Onların haklarını çiğenedem bir çözüm bulmamız lazım. Seçime gidince de bir sorun olur, onu da formalize etmek lazım. Ama bu şekilde Fenerbahçe büyür. Bu şekilde 1 milyon kişiyi 1 milyardan yaparsanız. 1 milyar dolar eder. 5 yıl süre verilebilir. Bu şekilde ne Milan ne de Real Madrid Fenerbahçe'nin önünde duramaz. Maddi bir kaynak olur, yatırımlar yapılır. Transfer harcanmaz. Bunlar olur mu? Genel Kurul kararıdır. Onlara saygımız sonsuz. Ama Fenerbahçe'yi büyütmenin yolu budur. Stad geliri; mesela 50 milyon dolar. Maksimum 60-70 olur. Televizyon geliri mesela geçen sene 16-18 arasında bir bedel aldık. Artarsa da senede 1-2 milyon artar. Yani senede 1-2 üzerine koyarsınız daha fazla olmaz. Biz 250 milyonu yakaladık. Seneye 350 olur ama ondan sonra 1-2 artar. Ama dediklerimle milyar dolar sınırında, bankaya koysanız bile olur. Taraftar kulübüne sahip çıkmaktadır. Bu 13-15 bin kişinin buna evet demesi lazım.


STAT KONUSU
"Statta bu sene UEFA finali yapılacağı için bazı projeleri erteledik. Stada bu sene dokunmuyoruz. Seneye kale arkasında kapasiteyi artırma ve stadı kapatarak akustiği artırmak ve stat dışını da güzelleştirmek istiyoruz. Şuan otopark sorununu çözemedik. Kenan Evren’i yıkıp araç ve canlı yayın araçlarını oraya almak, Salı pazarını onların kullanımına açmak gibi konular şuan sıkıntılı. Bunları aşmak lazım. UEFA’yla sıkıntıya girmemek için şuan stada dokunmuyoruz"



 

SPOR Kategorisindeki Diğer Haberler