YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Yolsuzluk soruşturmasını ortaya çıkaranlar milli kahramandır
Yolsuzluk soruşturmasını ortaya çıkaranlar milli kahramandır
20 Aralık 2013 15:09
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkan Yardımcısı Gürsel Tekin, İstanbul'da düzenlenen ve bazı bakanların çocuklarının da adının karıştığı yolsuzluk ve rüşvet iddialarını içeren operasyonu değerlendirdi.

Tekin, "Bu süreç başlarken, iktidar dahil olmak üzere parlamentoda tüm gurupların, kim başlatırsa başlatsın, tüyü bitmemiş yetimin hakkını yiyenlerden kim hesap soruyorsa, hangi ideolojik kalıp içinde olursa olsun Türkiye için birer milli kahraman olduğunu unutmamalıyız." dedi.

CHP Genel Başkan Yardımcısı Sezgin Tanrıkulu da bugüne kadar görülmemiş şekilde savcıların karar almaları için 'iki savcının' imzası gerektiği yönünde karar alındığını hatırlattı.

CHP Genel Başkan Yardımcıları Gürsel Tekin ve Sezgin Tanrıkulu, bir dostlarının cenaze törenine katılmak üzere İzmir'e geldi. Partisinin il başkanlığı binasında açıklamalarda bulunan Tekin ve Tanrıkulu, yolsuzluk ve rüşvet operasyonunu değerlendirdi.

Toplumun beklentisine cevap verebilecek 'temiz siyaset' kampanyası başlatmak istediklerini ifade eden CHP Genel Başkan Yardımcısı Gürsel Tekin, "Sadece CHP değil aynı zamanda 76 milyon yurttaşın, tüm STK'ların, tüm siyasi partilerin bu konuda ciddi bir duyarlılık içinde olması gerekir. Avrupa Birliği (AB) sürecinde olan bir Türkiye'nin halen dünyadaki yolsuzluk sıralamasında 57. sırada olması Türkiye'nin en büyük ayıplarından biridir. Bu ayıbı inşallah bu vesileyle, bu başlayan yolsuzluk serüveniyle son bulur." şeklinde konuştu.

"Bu işi ortaya koyanlar milli kahramandır" 

Yolsuzluk ve rüşvet operasyonunu ortaya kimin çıkardığının önemi olmadığını, bu işi başlatanların kim olursa olsun milli kahraman olduğunu aktaran Gürsel Tekin, "Olayların bu kadar somut, belgelerin, bilgilerin paraların, kasaların ortada olduğu bir ortamda ısrarla iktidar yetkililerin 'milli iradeye müdahaledir' demesi siyaseten bir akıl tutulmasıdır." diye konuştu.

İki yıl önce TBMM'de 'yolsuzluk, rant haritası'nı açıkladığını ifade eden Tekin, "Kabinedeki bakanların çocuklarının mal varlığına baktığınızda somut şekilde Türkiye'nin nasıl soyulduğunu, Türkiye'nin nasıl yolsuzluklar batağında olduğunu hep birlikte görebiliriz. Şimdi hiçbir güç, hiçbir iktidar, açılmış bu yolsuzluk kutusunu kapatmaya gücü yetmeyecektir. Daha bu başlangıç.

Sadece burada kalmamalı. İmar çetelerinden hesap sormalıyız. TOKİ'nin kapağı açılmalı. İmar çetelerinin tüm organize işlerinin defterleri açılmalı ki Türkiye'de tekrar bu sorunlar olmamalı. Sayın Başbakan, 'milyonları evinde zor tutuyorum' demişti. Şimdi anlıyoruz ki milyonlar evet milyonlar değil, milyarlarmış. Milyarlar nasıl evlerde tutuluyormuş bunları hep birlikte önümüzdeki günlerde göreceğiz." dedi.

Başbakan Erdoğan'ın yaptığı açıklamaları, "avukatın düşkünü derdini mübaşire anlatır" şeklinde değerlendiren Tekin, "Bu size bağlı, siz yönetiyorsunuz. Kimin kime bağlı olduğunun hiç önemi yok. Bizi ilgilendiren, eğer bir para kasaları çıkmışsa, ayakkabıların içinde şimdi efendim Başbakan, 'Türkiye'nin en büyük kamu bankasına zarar veriyorlar' diyor. Ya arkadaş, kamu bankasının genel müdürü ayakkabı kutusuna 4,5 milyon koyarken sen şimdi onun hesabını sor. Hepimiz ihtiyaç sıralaması yaparsak evimize, her şey aklımıza gelir para sayma makinası kimin aklına gelir?

Tüm bu belgeler, bulgular ortadayken, efendim o muydu, o ideolojiye sahipti, hiç bizi ilgilendirmez. Biz sonuca bakarız. Bu sonucun burada kalmaması gerekiyor. Bu sonuç Türkiye'nin uzun yıllardır beklediği temiz siyaseti ortaya çıkaracaktır. İktidar meşruiyetini kaybetmiştir. Başbakanın ana kadrosundaki insanlar bu belgelerle oradaysa bu iktidarın tartışılması herhalde çok manidar olur." ifadelerini kullandı.

"HSYK'nın, savcılara 'bilgi vermeyin' talimatı var"

CHP Genel Başkan Yardımcısı Sezgin Tanrıkulu ise hükümetin bir bakanının TBMM'de, 'yolsuzluk yapanın Allah belasını versin' dediğini hatırlattı.

Yolsuzluk yapanın bu milletin de belasını vereceğini aktaran Tanrıkulu, "Az gelişmiş demokrasilerde hükümetler ekonomiyle gelirler, yolsuzlukla giderler. Bu hükümet de 2003'te, 2004'te Türkiye'nin yaşadığı kriz nedeniyle iktidara geldi. Ama şimdi yolsuzlukla gidecek. Kesinlikle kamu vicdanını tatmin eden sonuçlar olmalıdır. Bunun dışında hukuk dışı hiçbir yöntem oluşmamalıdır." şeklinde konuştu.

Türkiye'de iki şeyin tersten işlemeye başladığının altını çizen Tanrıkulu, "Geçmişte, İstanbul emniyet müdürleri vali oluyorlardı ama yeni güvenlik konsepti devletinde, valiler emniyet müdürü oluyor. Benim 25 yıldan fazla hukukçuluğum var, yıllarca baro başkanlığı yaptım. Ama tüm bu yargı pıratiğimde, çift imzalı savcı işlemi görmedim. Yani savcıların çift imzayla bir soruşturma işlemi yapacak hale getirilmesini göremedim.

Bu soruşturma nedeniyle, soruşturulanların imtiyazı nedeniyle, savcılar çift imzalı işlem yapma haline getirildi. Tüm yurttaşlara sesleniyorum, sizde bir haksızlığa uğradığınızda evrakınızı gösterin 'neden bunda çift imza yoktur' deyin. Bugünden sonra bunu deme hakkınız var. Çünkü yargılama pratiğinde böyle bir işlem yok.

Hiç kimse babası, annesi, işte yakınları ne olursa olsun bir imtiyaz sahibi değildir. Ama ne yapılıyor şimdi? Başbakan, başbakan yardımcısı, tüm sözcüler, 'neden bize haber verilmedi' diyor. HSYK'nın çıkardığı 7 nolu genelge var. Adli kolluk işlemleri için genelge var. Orada tüm savcılara verilen talimat var. 'Hiç kimseye bilgi vermeyeceksiniz' şeklinde. Şimdi tüm bunlara rağmen soruşturmayı yürüten güvenlik güçlerine 'niye bilgi vermediniz' diye baskı yapılıyor ve görevini kötüye kullandı diye soruşturma açılıyor." dedi.

 

CİHAN

SİYASET Kategorisindeki Diğer Haberler