26 Mayıs 2017 Cuma
  • Altın146,268
  • BIST97.533
  • Dolar3,5801
  • Euro4,0019
  • Euro/Dolar0.00
  • Sterlin4,5892
  • İstanbul19 °C
  • Ankara11 °C
  • İzmir20 °C
  • Konya11 °C
  • Adana20 °C
  • Antalya20 °C
  • Diyarbakır19 °C
  • Bursa18 °C
  • Kayseri12 °C
  • Kocaeli16 °C
  • Şanlıurfa24 °C
  • Gaziantep20 °C
  • İçel22 °C
ABD VE TERÖR MÜHENDİSLİĞİ
YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Yeni Türkiye özüne döndü
"Ak Parti benim çocuğum" diyen Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Ak Parti Kongresi'nde Yeni Türkiye'nin de yol haritasını çizdi.
Yeni Türkiye özüne döndü
28 Ağustos 2014 / 05:53 Güncelleme: 28 Ağustos 2014 / 06:05

Her bitişin yeni bir başlangıç olduğunu belirten Erdoğan, “AK Parti’yi, yani aşkımı sizlere emanet ediyorum. Bugün, Türkiye’nin özüne döndüğü gün. Bugün yeni Türkiye’nin doğum günü” dedi. “AK Parti milletin ta kendisidir” diyen Davutoğlu da net mesaj verdi: “Yeni bir Türkiye rüyası görüyoruz. Bu rüya için ayağa kalkamayanlar, özgüven gösteremeyenler utansın.”

Seçilmiş Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Ankara Arena Spor Salonu’nda düzenlenen AK Parti 1. Olağanüstü Büyük Kongresi’nde konuştu: “13 yıldır gururla taşıdığım AK Parti’nin Genel Başkanlık vazifesini artık sizlere teslim ediyorum. 14 Ağustos 2001 tarihinde başlayan Genel Başkanlık vazifem, 13 yıl 13 gün sonra, işte bugün nihayete eriyor. Kardeşlerim, bugün değişen sadece şekildir. Bugün öz değişmiyor. Sadece isimler değişiyor” diyen Erdoğan şöyle devam etti:

İhanet edenler yok oldu

Bu dava hiçbir zaman koltuk davası olmamıştır. Tarih, davasına ihanet edenlerin nasıl onursuzca yok olup gittiğinin örnekleriyle dolu. Bizim dahi, yakın tarihimiz, davasına ihanet eden, partisine ihanet eden, kendisini seçen milletine ihanet edip zillete düşen isimlere şahit olmuştur. İşte onları hiç kimse hatırlamıyor ve hatırlamayacak. Ama şunu da unutmayın, unutulmayan namzet adaylar da yok değil, var. Onlar da vakti saati geldiğinde inanıyorum ki o çöplüğün içerisinde yerlerini alacaklardır.

Millete rağmenciliğin sonu

Bugün, Türkiye’nin özüne döndüğü gün. Bugün, Türkiye’nin istikbalinin her zamankinden daha açık, daha aydınlık olduğu bir gün. Bugün yeni Türkiye’nin doğum günü. Türkiye’de millete rağmenciliğin sonu gelmiştir. Yeni Türkiye’nin üzerinde uzlaşacağı temel değerler daha çok demokrasi, daha çok özgürlüktür.  Anayasal ve yasal yetkiler dairesinde, tarafsızlığı zedelemeden, iktidarın millete hizmet üretmesi için destek ve katkılarımı sunmaya devam edeceğim. Bu yeni süreçte, Davutoğlu kardeşime her aşamada katkı sunacağım. Davutoğlu, bir emanetçi değildir.

AK Parti benim çocuğum

Artık veda ve ayrılık vakti. Bu veda ve ayrılık, sadece yeni bir başlangıç için. Belki eskisi kadar olmayacak ama yine görüşeceğiz. Bu vedanın ve ayrılığın benim için ne kadar zor olduğunu tüm partililerin hissettiğine eminim. Dolaşırken kardeşlerimin gözlerindeki yaşları gördüm çünkü AK Parti, adeta benim bir çocuğumdu. AK Parti beşinci çocuğum. Her bitiş, yeni bir başlangıçtır. Rabbim, birliğimizi, dirliğimizi, yol arkadaşlığımızı, kardeşliğimizi bozmasın.

Ak Parti 1. Olağanüstü Büyük Kongresi’nde genel başkanlığa getirilen Ahmet Davutoğlu seçim öncesi yaptığı konuşmada AK Parti’nin konjektürel şartlarda çıkmış bir siyasi parti olmadığını vurguladı. “AK Parti, dönemsel bir parti değildir. Bir döneme, bir kesime hitap eden bir parti değildir. Kutlu bir yürüyüşün, kıyamete kadar sürecek olan bu yürüyüşün bugünkü tecessüm etmiş halidir” diyen Davutoğlu şu mesajları verdi:

Bu bir vefa kongresidir

AK Parti, milletin ta kendisidir, Sayın Cumhurbaşkanım bu bir veda kongresi değil, vefa, ahitleşme kongresi. Sayın Cumhurbaşkanımıza vefa borcumuzu ödüyoruz, onun bıraktığı miras AK Parti için şeref meselesidir. AK Parti kadroları kendilerine güvendikçe, hiç kimse bu yürüyüşe dur diyemeyecek.

Biz bir rüya görüyoruz

Dediler ki ‘bunlar rüya görüyorlar, ütopikler, hayal görüyorlar, yapamayacağımız hedeflere yürüyorlar.’ Doğru biz bir rüya görüyoruz, yeni bir Türkiye rüyası görüyoruz. Bu rüyayı  göremeyenler, bu rüya için ayağa kalkamayanlar, özgüven gösteremeyenler utansın.

Hiç durmadan çalışacağız

Gezi, 17 Aralık, 25 Aralık’ta denmek istenen şudur: Türkiye çok oldu, mevzilerine geri çekilsin. Hedef, Hedef, milletin gönlünde yer etmiş bir şiiri okudu diye Pınarhisar Hapishanesine yürürken, bugünleri hayal eden Erdoğan’ın Türkiye’sidir. Bundan sonra hiç kimse bu ülkeyi idare etme göreviyle görevlendirilmiş kadrolara Menderes’e yaptıkları muameleyi yapamayacaktır.

Tarihi mirasın emanetçisiyiz

Bize emanetçiliği bir tek şeyle söyleyebilirler: Biz tarihi mirasın emanetçisiyiz ama bir kişi olarak değil bütün AK Parti kadroları olarak tarihin bize emaneti, bizim varoluş sebebimizdir.

İlk hedef 2015 seçimleri

Bin 382 oyla AK Parti’nin ikinci genel başkanı seçilen Davutoğlu, teşekkür konuşmasında ise, “İlk hedef 2015. İnşallah  2015 seçimlerinde çok güçlü bir destekle Anayasa’yı değiştirebilecek birçoğunlukla Meclis’e gelmemiz mümkündür. Ben bunu başaracağımıza inanıyorum” dedi.

Davutoğlu 1382 oyla Genel Başkan

Seçilmiş cumhurbaşkanı ve seçilmiş başbakan yeni Türkiye’yi inşa edecek

Demokratikleşme hamlesinin en ileri düzeye, demokrasinin evrensel standartlara ulaşması ve özgürlükçü bir demokrasi haline gelebilmesi için yeni anayasaya ihtiyaç olduğuna işaret eden Davutoğlu, yeni anayasanın özgürlükçü ve demokratik karakteriyle yeni Türkiye’nin önünü açacağını vurguladı. Davutoğlu, “Cumhurbaşkanlığı makamı ile Başbakanlık makamı arasında, ikisi de seçilmiş olmak dolayısıyla, ihtilaf çıkmasını bekleyenlere, buradan bir kez daha cevap veriyorum. Millet iradesine dayanan makamlar arasında ihtilaf çıkmaz. Milletten gücünü alanlar arasında, hele dava arkadaşları arasında hiçbir zaman ihtilaf çıkmaz, hiç heveslenmesinler. Seçilmiş cumhurbaşkanı ve seçilmiş başbakan el ele, omuz omuza, birlikte yeni Türkiye’yi inşa edeceklerdir. Biz bunun hizmetkarıyız, bu yolda yürümeye kararlıyız” dedi. Bin 245 delegenin oyuyla AK Parti Genel Başkanlığına aday gösterilen Davutoğlu, 1388 delegenin 1382’sinin oyunu alarak AK Parti’nin yeni genel başkanı seçildi.

6 delegenin oyu ise geçersiz sayıldı. Kongrede, Davutoğlu’nun özgeçmişini, akademik ve siyasi kariyerini anlatan yaklaşık 20 dakikalık bir film gösterildi. Sunum esnasında Davutoğlu’nun, AK Parti’ye karşı kapatma davası açıldığı gün, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’a söylediği “Bu artık topyekün bir mücadeledir, siz neredeyseniz ben de oradayım” sözleri salondan alkış aldı. Sunumda Davutoğlu’nun Dışişleri Bakanı olduğu dönemde mazlum ülkelere yaptığı ziyaretler ön plana çıkarılırken, bakanlık döneminde sergilediği duruşun “Türkiye’nin vakur duruşu” olduğu vurgulandı. Sunumda, Davutoğlu’nun AK Parti’nin kuruluşundan bu yana Başbakan Erdoğan ile birlikteliğine de işaret edildi. Sonucun açıklanmasının ardından tekrar kürsüye çıkan Davutoğlu, teşekkür konuşması yaptı. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Davutoğlu’nu telefonla arayarak tebrik etti.

9 başlıkta yeni dönem

AK Parti öncesi dönem için “fetret devri” benzetmesi yapan Davutoğlu, 13 yılı özetledi, restorasyon döneminin hedeflerini 9 başlıkta anlattı.

1 - Özgüven Davutoğlu, özgüvene örnek olarak Erdoğan’ın Davos’taki ‘one minute’ çıkışını gösterdi. Gezi olayları ile, 17 ve 25 Aralık operasyonlarını da bu özgüveni yıkma çabası olarak nitelendirdi.

2- Çözüm süreci Davutoğlu, “AK Parti’nin en büyük başarısı, bütün bir ülkeyi tek bir yürek haline getirmiş olmasıdır. Çözüm sürecini başarıya ulaştırana kadar bize uyku haramdır” dedi.

3- Özgürlükler Her özgürlüğün bir sorumluluk gerektiğini ifade eden Davutoğlu, şöyle devam etti: “Basın özgürlüğü basın ahlakını, inanç özgürlüğü diğer inançlara saygıyı gerektirir. Biz tüm özgürlükleri yeni bir ahlaki formasyonla buluşturacağız.”

4- Paralel ile mücadele Paralel yapının “fetret devri” istediğini söyleyen Davutoğlu, “Buradan söylüyorum; hiçbir şekilde, kim ve ne niyetle olursa olsun, devlet otoritesinin parçalanmasına bir daha izin vermeyeceğiz. Bürokraside aranacak tek nitelik liyakattir” diye konuştu.

5- Yolsuzlukla mücadele “Yolsuzluklara karşı da en çetin mücadeleyi AK Parti vermiştir, vermeye devam edecektir” diyen Davutoğlu, şöyle konuştu: “Aziz milletime taminat olarak söylüyoruz; Milletin ve tüyü bitmemiş yetimin hakkına uzanacak eli, kardeşimizin bile olsa koparırız.”

6- Yargı ve adalet T Davutoğlu, “HSYK seçimlerine girecek vicdan yüklü, yüreği adaletle çarpan yargı mensuplarına yargının tek bir mahfilin otoritesi altına girmesine izin vermeyin” çağrısı yaptı. Davutoğlu, “27 Mayıs yargısının mantığını bir daha Türkiye’de kimse görmeyecek” dedi.  

7- Yatay mimari Anadolu’da yaşamış ve yaşayan “hiçbir kültürün ötekileştirilmeyeceğini” vurgulayan Davutoğlu, “kadim şehirlerimizde dikey değil, yatay mimariyi geçerli kılacağız” sözü verdi .

8- Ekonomik retorasyon Türkiye’nin Afro-Avrasya’nın en önemli üretim üssü olacağını söyleyen Davutoğlu, “Makro ekonomik istikrarı sağlarken, reel sektörü de güçlendireceğiz” dedi.

9- Ankara merkezli dış politika Davutoğlu, “Dış politikada temel ilkemiz, politikanın Ankara merkezli olmasıdır. Kimse Türkiye’yi Avrupa ile Asya kıskacına almaya çalışmasın” dedi.

Başbakan paralele karşı azimli olacak

Erdoğan, “Bugün bu kongrede seçilecek, ardından da hükümeti kurmakla görevlendirilecek yeni Başbakanın, paralel devlet yapısıyla mücadelede son derece kararlı, azimli ve cesur olacağına yürekten inanıyorum. Çünkü millet, bizden bunu bekliyor. 30 Mart’ta da 10 Ağustos’ta da milletimiz bize bu yönde görev verdi, yetki verdi. Bu konuda kimse cumhurbaşkanlığı makamında benim sessiz kalmamı beklemesin. Hükümetin de hiçbir taviz vermeden bu hesabı soracağına inanıyorum” dedi.

Küslükleri bırakıp gönlümüzü açalım

Erdoğan, “Başbakan olarak son günümde, AK Parti’nin Genel Başkanı olarak son dakikalarımda, buradan, bizi sevsin ya da sevmesin 77 milyonun her bir ferdine bir kez daha ben musafaha için elimi uzatıyorum. Diyorum ki: Biz, sizi çok iyi anlıyoruz. Sizin de bizi anlamanızı istiyoruz. Bugün buradan diyorum ki sizin de bizlere gönlünüzü samimi olarak açmanızı bekliyoruz. Bugün yeni Türkiye kurulurken Türkiye, 23 Nisan 1920’deki özüyle ve ruhuyla yeniden kucaklaşırken, eski küslükleri kenara bırakalım” dedi.

Son iki seçim paralellerin tasfiyesi oldu

ESKİ Türkiye’nin bir başka aktörü daha olduğunu hatırlatan Erdoğan, “Paralel devlet yapılanması. Paralel devlet yapılanması, siyasi temsil yetkisine ve siyasi meşruiyete sahip olmadan, kamu gücünü kullanarak meşru-demokratik siyaseti tahrip etmek istemektedir. Devlet kurumlarında elde ettiği etkinlikliklerinden siyaseti şekillendirmek arzusundadır. Bu anlamda paralel yapı, tipik bir bürokratik vesayet girişimidir. Siyaset bu vesayet girişimine taviz veremez, verdiği anda kendi varlığını inkar eder. 17-25 Aralık operasyonları da yolsuzluk kılıfı altında, bürokratik vesayetin darbe girişiminden başka bir şey değil. AK Parti, bürokratik vesayetin bu darbe girişimi karşısında cesaretle durmuş, bu darbe girişimini etkisiz hale getirmiştir. Devlet içindeki paralel yapı siyaseten mahkum olmuştur. Türkiye’nin yaşadığı son iki seçim, bir anlamda paralel yapının ve destekçilerinin siyaseten tasfiyesi olmuştur. Siyasetin önündeki mesele bu yapıyı hukuken de tasfiye etmektir” dedi.

Hesabının sorulması yakın

Güvenlik kurumları ve yargının demokratik meşruiyet temelinde yeniden yapılandırılmasının son derece önemliğini olduğunu belirten Erdoğan, “Düşünebiliyor musunuz, Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu’nda bakıyorsunuz, üçüncü derecede böyle farklı bir uygulama var. Bu ülkenin Başbakanını kalkıp twitlerle tahkir eden ve hakaretler eden yargının savcısına dava açmamak suretiyle güya kendisi orada farklı bir korumacılığın içine giren sorumlu değildir, sorumsuzdur. Bu kadar sorumsuz olan bir kişiden adalet bekleyebilir misiniz? İşte bunların hesabının sorulacağı günler de yakındır” diye konuştu.

Hukuk haşhaşilerin eline bırakılamaz

Erdoğan, “Yargıtay Başkanlar Kurulu’nun bu ülkede kalkıp da hem siyasete hem de halkın doğrudan seçtiği Cumhurbaşkanına karşı, son derece nezaketsiz tavırları, Eski Türkiye’nin bir alışkanlığıdır. Hukuk sistemi, bir avuç haşhaşinin şantajına mahkum bırakılamaz, bunu ifade etmek istiyorum. Kime çalıştığı, kimin çıkarları adına ülkesine ihanet ettiği artık belli olan Pensilvanya, hukuk sistemine emir veremez, talimat veremez. Türkiye Cumhuriyeti’nin hukuk sistemi, Hasan Sabbah benzeri tehlikeli meczupların oyuncağı asla olamaz. Bu ülkenin hakim ve savcıları, vicdanıyla hareket eden, ülkesine, milletine ve bayrağına bağlı vatanseverlerdir. Vatansever hakim ve savcılar, inanıyorum ki aralarındaki haşhaşileri temizleyecek, hukuk sistemi üzerindeki gölgeleri de kaldıracaktır” dedi.

Çankaya mücadeleye devam edecek

“Cumhurbaşkanlığı makamı, yeni hükümetimiz ve siyaset kurumu, vatanına ihanet eden bu paralel yapıyla, aynı zamanda bürokratik vesayetle kararlı ve cesur şekilde mücadeleyi sürdürecektir” diyen Erdoğan şöyle devam etti: “Yeni Türkiye’de, devlet içinde paralel devlet yapılanmasına, çetelere, mafyatik örgütlenmelere asla prim verilmeyecek. Buradan, AK Parti’nin Olağanüstü Kongresi’nden, paralel yapının tabanındaki mensuplarına bir kez daha samimiyetle, gönül diliyle sesleniyorum. Lütfen, kendilerini sorgulasınlar. Lütfen, mensubu oldukları yapıya ilişkin soruları sorsunlar. Pensilvanya’daki zata ilişkin gerçek soruları kendilerine cesaretle sorsunlar. ‘Ey Pensilvanyadaki zat, sen bu Türkiye’yi seviyor musun?

İnananlar sorgulasın

Türkiye’yi seviyorsan, niye Türkiye’de değilsin de Pensilvanya’dasın? ‘Hizmet’ diyerek, ‘eğitim’ diyerek yola çıkan bir yapının, Milli İstihbarat Teşkilatı’na neden kastettiğini, Türkiye Cumhuriyeti’nin en başarılı Hükümetine neden darbe girişiminde bulunduğunu, CHP, MHP, HDP ile neden işbirliği yaptığını sorgulasınlar. Bu yapının uluslararası bağlantılarını sorgulasınlar. Bu yapının, başörtüsüne, demokratik mücadeleye, Filistin davasına olan yaklaşımını samimiyetle sorgulasınlar. Eğer bu sorgulamayı yaparlarsa inanıyorum ki yanlışı görecekler, yıllardır birlikte yürüdükleri AK Parti’nin kendi partileri olduğunu tekrar fark edeceklerdir”.

 

STAR

SİYASET Kategorisindeki Diğer Haberler