YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
'Yeni bir tezgahın içindeler'
'Yeni bir tezgahın içindeler'
04 Ocak 2013 23:57
Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan, 'Cumhurbaşkanlığı konusunda sayın Cumhurbaşkanımız ile sayın Başbakanımızı karşı karşıya getirip, bundan bir şey çıkartır mıyız' arayışı içindeler. dedi.

Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan, ''Şimdi çeşitli nifaklar sokmaya çalışıyorlar, tezgahın içindeler, 'Efendim Cumhurbaşkanlığı konusunda sayın Cumhurbaşkanımız ile sayın Başbakanımızı karşı karşıya getirip, bundan bir şey çıkartır mıyız' arayışı içindeler'' dedi.

Partisi'nin Kocaeli İl Teşkilatı'nca Sabancı Kültür Merkezi'nde düzenlenen 57. İl Danışma Meclisi Toplantısı'nda konuşan Bakan Çağlayan, 2023 ve 2071'de nasıl bir Türkiye kurulacağını, nasıl bir ülke planladıklarını paylaşmak istediğini ifade etti.

Siyasete girmeye pek niyetli olmadığına değinen Çağlayan, ''Bilhassa son 5,5 yılda, 2002'den bu güne kadar Türkiye için yaptıklarımız ve böyle bir teşkilatın içinde olduğum için gurur ve şeref duyuyorum. Siyasi, diplomatik, ekonomik, demokratik konularda geçmişle mukayese edilmeyecek kadar önemli kararlar almış olan bir ekibin içinde olmak, hayatımın en şerefli işi olmuştur'' dedi.

Çağlayan, 1960 ve 1980 ihtilallerinde mağdur olmuş bir ailenin çocuğu olduğunu dile getirerek, 1960'da ailesinin, doğum yeri olan Muş'da Demokrat Parti'nin temsilcileri olduğunu, bir amcasının Demokrat Parti milletvekili olduğunu söyledi.

''En büyük amcamızın üzüntüden beyin kanaması geçirip hayatını kaybettiği, ekonomik tüm sistemlerimizi kaybettiğimiz bir ihtilalden gün gelip hesap sorulacağını, bu ihtilali yapanların bir daha asla bu ihtilali yapmaya cesaret edemeyeceği bir anayasa değişikliği yapmayla hayatımda en şerefli, en onurlu işi yaptığımı sizlerle paylaşmak istiyorum'' diyen Çağlayan, çocuklarına anlatacağı çok önemli bir başarı hikayesi olduğunu kaydetti.

1980 ihtilalinde ise üniversiteyi yeni bitirmiş biri olduğunu belirten Çağlayan, şöyle konuştu:

''Muşlu, Kürt asıllı bir ailenin çocuğu olarak her zaman ülkemin tekliğinden, birlik ve beraberliğinden yana bir insan oldum. 1980 ihtilalinde, ihtilal yapanların ne olduysa her şeyi bir gecede bitirdiği, gerek sağdan, gerek soldan bir çok gencin asıldığı, hapishanelerde işkence gördüğü günleri gören bir kardeşinizim. Dönemin komutanlarından biri, 'Bir sağdan asıyoruz, bir soldan asıyoruz' diyerek adeta dalga geçmiş, sanki bir balans ayarı yapıyormuş gibi... Allah'ıma milyonlarca defa şükrederek söylüyorum ki, ihtilal yapanlardan hesap soran bir Türkiye Cumhuriyeti var. Artık öyle sabah kalktığında milletin varlığını, milletin oylarını yok saymaya bundan sonra kimse cesaret edemeyecek. Şimdi tek tek hesap veriyorlar. Milletin getirdiğini ancak millet götürür. AK Parti bu anlamda ne bir işçi partisi, ne bir zümre partisidir, AK Parti bu milletin ta göbeğinden gelmiş ve milletin her iki ferdinden birinin oyunu alan, milletin tek partisidir.''


-AK Parti'ye hizmet-


Önlerini, yollarını kesmeye, muhtıralar, bildiriler yayınlamaya çalışanların olduğunu vurgulayan Çağlayan, ''Ama onlar geçmişle bizi karıştırdılar, 'Höt' dedikleri zaman şapkasını alıp gidecek bir lider olarak gördüler Tayyip Erdoğan'ı...'' dedi.

Arkasında önce yüce Allah'ın, sonra milletin desteğini almış ve ülkesi için bir milim geri adım atmayacak olan bir Tayyip Erdoğan'ın, AK Parti'nin hesap edilmediğine değinen Çağlayan, şöyle devam etti:

''İftiharla söylüyoruz, Türkiye ekonomisi dünyaya ders veriyor. İhtilallerin, muhtıraların, bildirilerin verdiği zararları hesap etmeye kalksak yüzlerce milyar dolar yetmez. Eğer bundan bir kaç sene önce AK Parti'yi de bu şekilde yıldırıp, millet ile siyasetin arasına girmeye çalışsaydılar, en ufak bir taviz vermiş olsaydık, bu toplantıyı şu anda yapamaz, bu gün Türkiye'nin ekonomik başarısından bahsedemezdik. Yeni yeni öğrenmeye başladılar AK Parti'yi, yeni yeni öğrenmeye başladılar AK Parti'ye gönül vermiş insanların ülkesi, milleti, memleketi için gözünü kırpmadan her şeyi yapacağını. Şimdi çeşitli nifaklar sokmaya çalışıyorlar, tezgahın içindeler, 'Efendim Cumhurbaşkanlığı konusunda sayın Cumhurbaşkanımız ile sayın Başbakanımızı karşı karşıya getirip, bundan bir şey çıkartır mıyız' arayışı içindeler. Evvel Allah avuçlarını yalarlar, avuçlarını. Kimsenin gücü yetmez aralarına girmeye, aramıza girmeye. Çünkü şunu bilmiyorlar, bu parti öyle bir parti, bu hizmet öyle bir hizmet ki, hizmet etmek için Bakan olarak da hizmet edebilirsiniz, Başbakan olarak da, Milletvekili, Belediye Başkanı olarak da... Mahalle temsilciliğinden her alana kadar bu partiye hizmet etmek bir şereftir.''

Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan, muhalefete acıdığını, hallerine üzüldüğünü, çünkü kendileri hakkında söyleyecek bir şey bulamadıklarını savundu.

''Ne diyecekler, 'Türkiye'yi niye daha fazla demokratikleştiriyorsunuz' mu diyecekler'' diyen Çağlayan, (Türkiye ekonomisini niye daha fazla büyütüyorsunuz, IMF'ye borcu niye azalttınız, Merkez Bankası kasasını niye 6 katına çıkarttınız, neden işsiz sayısını azalttınız) mı diyecekler. Allah onlara yardım etsin, ama biliyorum ki Allah onlara yardım etmez. Allah doğrunun yardımcısıdır, her zaman doğrunun yar ve yardımcısı olmuştur yüce Allah'' ifadelerini kulandı.

Türkiye'yi siyasi anlamda geliştirdiklerine işaret eden Çağlayan, sadece ekonomik zenginliğin yeterli olmadığını, yeterli olsa Arap Baharı'nın yaşanmayacağını dile getirdi.

Çağlayan, ekonomik zenginlikleri olan ülkelerin, demokratik zenginlikleri olmadığı için Arap Baharı'nın yaşandığına dikkati çekerek, ''Şimdi onların her biri Türkiye'yi örnek alıyor. Siyasi, demokratik ve ekonomik anlamda geldiğimiz seviyeyi örnek alıyorlar. Şimdi diyoruz ki, daha ileri demokrasi, daha ileri ekonomi için durmak yok yola devam. 2023 hedeflerine doğru emin ve kararlı adımlarla gidiyoruz'' diye konuştu.

AA

 

SİYASET Kategorisindeki Diğer Haberler