YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
“Yalanları saysak buradan Lice'ye yol olur"
BDP Eş Başkanı Gültan Kışanak, Lice’deki olayların nedeninin uyuşturucu operasyonları olduğu yönündeki açıklamalara tepki göstererek, açıklamalarda bulundu.
“Yalanları saysak buradan Lice'ye yol olur"
02 Temmuz 2013 / 15:53 Güncelleme: 02 Temmuz 2013 / 15:56

BDP Eş Başkanı Gültan Kışanak, Lice’deki olayların nedeninin uyuşturucu operasyonları olduğu yönündeki açıklamalara tepki göstererek, “Önümüzü kesmeyin, barikat kurmayın, yollarda yürüyüşümüzü durdurmayın, ben on binlerce genç ile Lice’deki tüm uyuşturucu tarlalarının üzerine yürüyeceğim.” dedi.

BDP Eş Başkanı Gültan Kışanak, partisinin grup toplantısında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Madımak olayının ülke tarihindeki en büyük acılarından biri olduğunu belirten Kışanak, “Sivas katliamı ile bir yüzleşme mutlaka yaşanmalı. Neden yaşandı, kim yaptı, arkasındaki güçler neydi? Bunların ortaya çıkacağı bir yüzleşmeye ihtiyaç var.” diye konuştu. Alevi yurttaşların temel taleplerinin karşılanması gerektiğini söyleyen Kışanak, “Sivas ile gerçek anlamda yüzleşmek ancak böyle olabilir.” ifadesini kullandı. Boğaza yapılacak üçüncü köprünün isminin Yavuz Sultan Selim olmasına da tepki gösteren Kışanak, “Yavuz Sultan Selim ismi orada kalsın, Sabiha Gökçen’i değiştirelim, diyorlar. İki katliamcıdan birini tercih etmek zorunda mıyız? Gelin ikisini de değiştirelim.” dedi. ifadesini kullandı. Travmalar üzerinden siyaset yapılmaması gerektiğini söyleyen Kışanak, “Kimse Aleviliği tanzim etmeye çalışmasın… İkinci Alevi açılımı diye bir daha ötelemeye, bunun üzerinden siyaset yapmaya kimsenin tahammülü yok. Talepler ortada. Yapmaya niyetiniz varsa yapın, yoksa bari susun üzerinden siyaset yapmayın.” diye konuştu.

Lice’de yaşanan olayları da değerlendiren Kışanak, “Barış sürecine katkı sunmak için karakol inşaatının önüne giden insanların üzerine ağır silahlarla ateş açıldı. Hakikat budur. Bunun üzerine istediğiniz kadar yalanı, spekülasyonu ekleyin, bu hakikati değiştiremezsiniz.” dedi. Kışanak şöyle devam etti: “ Topu topu 250 kişilik sivil halk topluluğu. Çoğu kadın, çocuk ve yaşlı. Türk Silahlı Kuvvetleri'nin, karakolun, ordunun acziyet içinde olduğunu mu söyleyeceğiz. Bunlar velev ki karakola zarar verecekti, bunu önlemenin başka yolu yok muydu? Sivil savunmasız insanları ağır silahla tarayacak mıydınız? Sizin politikanız buysa, bizim barış sürecinden anladığımız bu değil. Kusura bakmayın, bu ikisi yan yana durmaz. Hem barış sürecinden bahsedeceksin, hem de en demokratik hakkını kullanan insanların üzerine ateş açacaksın, arkadan vuracaksın. 18 yaşında genci katledeceksin, 20’nin üzerinde insanı kurşunla yaralayacaksın. Daha fazla can kaybı yaşanmaması tesadüf ve şans eseridir.”

“Yalanları saysak buradan Lice'ye yol olur"

İktidarın olaylara yaklaşımını eleştiren Kışanak, “Karakolun önünde cereyan etmiş bir durum. Faili belli sanığı belli. Araştırılacak ne var? O karakol komutanından izin almadan kim halkın üzerine ateş açabilir. Hala karakol komutanı görevinde. Sanığa sorarsan gerçeği bulamazsın. Karakol komutanını en azından görevden alacaksın, merkeze çekeceksin, müfettişlerini de halktan bilgi almaya göndereceksin.” şeklinde konuştu. Yaşananların örtbas edilmeye çalışıldığını savunan Kışanak, “Her gün yeni yalanlar yeni spekülasyonlar üretiyorlar. İlk günden bugüne kadar söylenen yalanları saysak buradan Lice’ye yol olur.” dedi.

“Bırakın uyuşturucu tarlalarının üzerine yürüyeyim"

Lice’deki olayların nedeninin uyuşturucu operasyonları olduğu yönündeki açıklamalara da tepki gösteren Kışanak, “Bu ülkede kanıtlanmış davalar, yargıya intikal etmiş, yakalanmış tutuklanmış sanıklar var. Bu ülkede uyuşturucu ekimini ve transferini güvenlik ile işbirliği yapmadan kimse yapamıyor. Askeri ile polisi ile yerel güvenlik amirleri ile bir şekilde işi bağlayan bu işi yapıyor. Bunlar kanıtlanmış… Bu ülkede panzerlerle helikopterlerle uyuşturucu sevkiyatı yapıldığı kanıtlanmış… Yalanla dolanla bu hakikatin üstünü örtemezsiniz. Bunun hesabını ya soracaksınız ya da biz hem katillere hem de bunun arkasında duran siyasilere hesap soracağız. Kimse bu katliamın arkasında duramaz… Buradan ilan ediyorum, uyuşturucu ekim yapılan yerlere bırakın sivil halk ile yürüyelim, gidelim o tarlalarda ne varsa söküp atalım.” diye konuştu.

Geri çekilme süreci başladığı günden itibaren askerin her gün arazide olduğunu kaydeden Kışanak, “Uyuşturucu ile mücadele için geri çekilme sürecini mi beklediler?” diye sordu. Kışanak, “Bırakın BDP Gençlik Meclisi, uyuşturucuya, fuhuşa zorlamaya karşı kampanya başlattı. Ben buradan söylüyorum. Önümüzü kesmeyin, barikat kurmayın, yollarda yürüyüşümüzü durdurmayın, ben on binlerce genç ile Lice’deki tüm uyuşturucu tarlalarının üzerine yürüyeceğim.” ifadesini kullandı.

“Hayali bir paket hazırlığını, 'Hayal edemeyeceğiz' kelimesi ile kamufle mi ediliyorlar?”

Çözüm sürecinde herkesin üzerine düşeni yapması gerektiğini belirten Kışanak, şöyle devam etti: “Kimseye verilmiş sözümüz yok, cümlesini anlamakta zorluk çekiyorum. Sayın Beşir Atalay, biz kimseye söz vermedik, diyor. Siz halka söz vermediniz mi? Her gün televizyonlara çıkıp biz reformlarda kararlıyız demediniz mi? Birilerine başka bir yerde söz vermenize gerek yok… Kimseye verilmiş sözümüz yok diyorlar arkasından ‘kimsenin hayal edemeyeceği paket hazırlıklarımız var’ diyorlar. Bugüne kadar yaşadıklarımızdan kaygılanıyoruz. Acaba hayali bir paket hazırlığını, hayal edemeyeceğiniz kelimesi ile kamufle mi ediyorlar. Bu konuda Türkiye’nin acil bir demokratikleşme ihtiyacı kapıya gelmiş dayanmıştır. Bunu öteleyemezsiniz, üzerinden atlayamazsınız. Yapılacak tek şey el ele verip, demokratikleşme programını açığa çıkartmak.”

Hükümet adım at mitingi

'Hükümet Adım At' mitingleri ile ilgili de konuşan Kışanak, “Reformların yapılmasını ifade etmek en demokratik hakkımızdır… Hükümete düşen demokratik eylem ve etkinlikleri engellemek isteyen birileri varsa bunlara karşı tedbir almaktır; bizim yürüyüşlerimizi, mitinglerimizi engellemek değil. Bu konuda eğer biz yürüyüş yapamayacaksak, miting yapamayacaksak, sokağa çıkamayacaksak, taleplerimizi haykıramayacaksak bu süreci nasıl ilerleteceğiz. Sadece şu kürsüden konuşmakla bu süreci ilerletmenin mümkün olmadığını herkes biliyor. Ayrıca biz siyasi partiyiz. Siyasi faaliyetlerimizi yürüteceğiz. Sayın Başbakan neden meydanlarda? Gitmesin o zaman o da meydanlara, gelsin bu kürsüde konuşsun, yeter ona. Bize Parlamento'da varsınız, orada konuşun yeter. Siz de varsınız, yapmayın eylem. Neden dışarıda siyasi faaliyet yürütüyorsunuz. Parlamento’da konuşuyorsunuz, yeter size. Böyle bir siyaset anlayışı olamaz. Çözümden BDP siyaset yapmasını anlıyorsanız, yanılıyorsunuz.” dedi.

‘Eylemlere en güçlü şekilde katılın’ çağrısında bulunan Kışanak, “Kimse bunun önüne çıkamaz. Barış süreci bunun önünde engel değildir. Tam tersine barış süreci bunlar daha iyi yapılsın diye başlamıştır.” ifadesini kullandı.

 

CİHAN

KARAKOL İSTEMEMEK DEMOKRATİK HAK MI OLDU !
 // BATUHAN
Sen kimin vatandaşı, kimin mikrofon usun onu söyle. Aklın basmıyorsa git aklı başında olan birisi gelsin konuşsun.Konuşmak için konuşanlar ancak karanlığa küfreder, kalkıp bir mum yakamazlar.Seninki ego tatmininden popülizmden başka bir şey değil.Üfür üfür git, sizleri çok iyi tanıyoruz. Terör biterse kimden oy alacaksınız onu çok merak ediyorum....
02 Temmuz 2013 Salı 18:03
SİYASET Kategorisindeki Diğer Haberler