YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
''Ülken İçin Bir 'Hayır' Yeter''
Anayasa değişikliği için 12 Eylül'de yapılacak referandumu güven oylamasına dönüştüren muhalefet hayır kampanyalarına tam gaz devam ediyor... Bu kapsamda MHP'li Vural İzmir'de partililerle biraraya geldi. Bir kez daha yüksek sesle 'hayır' dedi
''Ülken İçin Bir 'Hayır' Yeter''
26 Temmuz 2010 / 16:32 Güncelleme: 26 Temmuz 2010 / 16:43

MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural, anayasa değişikliğine ilişkin referandumda ''Habur'a, açılıma ve yolsuzluğa hayır'' diyeceklerini söyledi.

Vural, MHP İzmir, Aydın, Manisa, Muğla milletvekilleri, il başkanları ve partililerin katılımıyla Kültürpark İsmet İnönü Kültür Merkezi'nde ''Ülken İçin Bir 'Hayır' Yeter'' kampanyasını başlattı.

Oktay Vural, burada yaptığı konuşmada, dört ilin ortak çalışmasıyla 12 Eylül 2010 tarihinde yapılacak anayasa referandumunda, İzmir'den, Ege'den güçlü bir ''Hayır'' oyu çıkması için hep birlikte çalışma yürüteceklerini belirtti.

MHP'nin iki aşamalı planı bulunduğunu, birinci aşamanın referandumda millet iradesiyle AK Parti'yi ''nakavt etmek'', ikinci aşamada ise ''en yakın genel seçimlerde MHP'ye evet bastırarak bir devri bitirmek'' istediklerini anlatan Vural, şunları kaydetti:

''Referandum sürecinde milleti işsiz, yoksul bırakanlara hayır diyeceğiz. AK Parti politikalarının millete nasıl zarar verdiğini anlatacağız. Anayasa toplumsal mutabakatla yapılır. Bunlar, anayasayı AKP'nin mutfağında, çakma imza ile hazırladı. Kendi geleceklerini kurtarmak için hazırladı. Bugün anayasa ekseninde çatışma ve gerilim uygulayarak, yolsuzluğun, işsizliğin, üstünü örtmeye çalışıyorlar. Genel Başkanımız Devlet Bahçeli AK Parti yöneticilerinin okyanus ötesine kaçması durumunda dahi geri getirileceğini açıkladı. Her halde korkuyorlar. Bahçeli, söylediğini yapar. Bunlar da giderayak hakim ayarlarım anlayışındalar. Milletin, tüyü bitmemiş yetimin hakkını yiyenleri sırça köşklerinde oturtmayacağız, hesabını soracağız. Habur hakiminin uygulamasının, Türk yargısına hakim olması için bu değişiklikler yapılmak isteniyor. Onun için referanduma hayır diyoruz.''

Türkiye'de yaşayan, birlik, beraberliği savunan herkesin bu referanduma ''hayır'' diyeceğini öne süren Vural, ''Hepimiz aynı gemideyiz. Türk milletinin birliğine, diline yönelik yapılacak girişimlerle bu gemiye su aldırırız. Hep birlikte kaybederiz. Dün sağcı solcu, Alevi Sünni, laik anti laik, inanan inanmayan senaryoları ortaya konuldu. Bugün milli manevi değerler istismar ediliyor'' dedi. 
 
''EVET CEVABI GELMEYECEK''

Oktay Vural, AK Parti iktidarı döneminde emeklinin, çiftçinin, işçinin, memurun çok acı çektiğini savunarak, sözlerini şöyle sürdürdü:

''Riya, istismar paçalarından akıyordu. Geçtiğimiz günlerde Başbakanın TBMM'de AK Parti Grubu'nda yaptığı konuşma ile gözlerinden aktı. Ülkeyi 36 millete bölmek isteyenlere verilecek bir 'evet' cevabı olmayacaktır. AK Partinin 8 yıllık iktidarı döneminde emekli, çiftçi, işçi, memur çok acı çekti. Milletin gemisi battı ama, mahdumların gemicikleri oldu.''

Başbakan Erdoğan'ın MHP'nin üslubundan şikayet ettiğini belirten Vural, şunları kaydetti:

''Buradan, bu mübarek günde 'Biraz edep yahu' diyorum. Başbakan şehide 'kelle', 'Askerlik yan gelip yatma yeri değil', çiftçiye 'Ananı da al git' diyor. Biz Türk kültürünün, milletinin edebini çok iyi biliriz. Recep Tayyip Erdoğan'a Türk kimliğiyle, Müslümanlığıyla oynama, biraz edep yahu diyoruz. 28 Şubat döneminde davasını ve partisini bıraktı. Fikir ve siyaset, namusuna sahip çıkılarak yapılır. Başbakan tabansız kaldığından başka partilerin tabanıyla uğraşıyor. Bırak bizim tabanımızı kendi tabanına bak.'

Vural, Aydın'da, Kars'ta valiler ve idarecilerin yardımıyla MHP'lilerin susturulmak istendiğini ileri sürerek, ''Devletin gücünü kullanarak baskı yapıyorlar. Bunun için referandumda hayır diyoruz. Terörle mücadele eden komutanları tutuklayarak, karalamaya çalışıyorlar. Terörle mücadele suç haline gelmiştir. Referandumda Recep Tayyip Erdoğan'dan kurtulmak, birlik, beraberlik arzusu ile yaşamak, iş ve aş için hayır diyoruz. Milletimiz hayırseverdir. Hayırsever milletimiz, Recep Tayyip Erdoğan ve AKP'ye bu kez hayır diyecektir''diye konuştu.

Toplantıya MHP İzmir Milletvekilleri Kenan Tanrıkulu, Şenol Bal, Erdal Sipahi, Aydın Milletvekilleri Ertuğrul Kumcuoğlu, Ali Uzunırmak, Recep Taner, Manisa Milletvekilleri Mustafa Enöz, Ercan Akçay, Ahmet Orhan, Muğla milletvekili Metin Ergün ile MHP İzmir İl Başkanı Müsavat Dervişoğlu, Aydın İl Başkanı Hasan Muti, Manisa İl Başkanı Uğur Üncü, Muğla İl Başkanı Mehmet Korkmaz, ilçe, belde başkanları katıldı.

Toplantı salonunda soğutma sisteminin yetersiz kalması üzerine, özellikle kadın katılımcılar üzerinde üç hilal bulunan ve ''hayır'' yazısının yer aldığı yelpazelerle serinlemeye çalıştı. (A.A.)

AADP
 // Osman Çelikoğlu
Madde (2): "Özel hayatın gizliliği de neymiş? Öyle her önüne gelen, kendisi ile ilgili kişisel verilerin korunmasına isteme hakkına sahip olamaz, kendisi ile ilgili kişisel veriler hakkında bilgilendirme, bu verilere erişme, bunların düzeltilmesini veya silinmesini talep etme ve amaçları doğrultusunda kullanılıp kullanılmadığını öğrenme hakkı yoktur; hakkındaki kişisel verilerin işlenmesi için rızası gerekmez”
EVET! EVET!
Madde (3): "Vatanda...
24 Ağustos 2010 01:02
AADP
 // Osman Çelikoğlu
Madde (7): Grev uygulanan iş yerinde sebep oldukları maddî zarardan sendika sorumlu tutulamayacak da işveren mi sorumlu tutulacak? Siyasî veya dayanışma amaçlı veya genel grev ve lokavt, iş yeri işgali, iş yavaşlatma, verim düşürme ve diğer direnişlere ilişkin yasaklar devam etsin diyenler?

EVET Mİ EVET!

Madde (8): “Siyasî partilerin malî denetimini Sayıştay yapacakmış; ne gerek var, biz kendi kendimizi denetleyemiyor muyuz? Bazı siyasî partile...
24 Ağustos 2010 01:01
Alternatif ADP
 // Osman Çelikoğlu
Madde (13): Memurlara ve diğer kamu görevlilerine ‘toplu sözleşme yapma hakkı’ vermeyi boş verin; maaş alıyorlar ya yeter!
DOĞRU VALLA, EVET!
Madde (14): “Memuru ister uyarırsın ister kınarsın; yargı denetimini geçelim bir kalem…”
GEÇELİM GEÇELİM; BUNA DA EVET.
Madde (15): “Aslan gibi HSYK ‘varkene’ adalet müfettişlerine, iç denetçilere gerek yoktur, bazı savcılar zaten görevleri yönünden, gerekirse, gereğinden fazla(!) soruştu...
24 Ağustos 2010 01:00
SİYASET Kategorisindeki Diğer Haberler