YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
"Ülkemiz kazanacaksa biz kaybetmeye hazırız"
"Enflasyon rakamlarının düşük olmasından rahatsız oluyorlar"
"Ülkemiz kazanacaksa biz kaybetmeye hazırız"
05 Mayıs 2009 / 13:29 Güncelleme: 05 Mayıs 2009 / 00:00

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, grup toplantısında partililere konuştu. Erdoğan'ın konuşmasından bazı satır başları:


-Sizleri en kalbi duygularımla selamlıyor, AK Parti Grup Toplantımızın hayırlara vesile olmasını diliyorum. Bugün grup toplantımızı Mardin'de yaşanan saldırının neden olduğu büyük üzüntüyle açıyoruz.


- Mazıdağı'nda bir düğünde yapılan saldırıda 17'si kadın 5'sı çocuk ve 21'i erkek olmak üzere 44 vatandaşımız hayatını kaybetti. 3 vatandaşımız yaralı. Olaydan hemen sonra gerek güvenlik güçlerimizi gerek sağlık ekiplerimizi Bilge Köyü'ne göndermek üzere yakın takiple süreci izlemeye başladık. Gece geç saatlere kadar İçişleri Bakanım, Vali, Kaymakam, Jandarma Kuvvet komutanımızla süreci izledik.


- Sabah 8'de İçişleri, Tarım ve Adalet Bakanımız Mardin milletvekillerimizle Mardin'e uçtular. Olay yerine gittiler. Oradaki vatandaşlarımızla biraraya gittiler. Gerekli bilgileri almaya devam ediyorlar.


- Saldırının bir terör saldırısı olmadığına, iki aile arasındaki husumetten kaynaklandığını gösteriyor. Ancak acımız hafiflemiyor. Düğünde, namaz kılan insanlara, 3 yaşındaki, 1 yaşındaki çocuklara silah doğrultmak, masum insanları katletmek kelimelerle ifade edilmeyecek kadar menfurdur.


- 8 zanlı gözaltına alındı. Zanlılarla ölenlerin soy isimlerinin aynı olması da cinayetin acısını daha da artırıyor. Hiçbir anlayış bu katliamı maruz gösteremez. İnsanlıktan nasibini almamış saldırganlar affedilemez. Vicdanlarının altında ezilecekler. Vicdan bunların o acıyı dindirmelerine müsade etmez.


- Tüm Türkiye'de çok farklı bir yankı uyandırıyor. O da olumsuz bir gelenek anlayışının ve töre töre diyerek yıllar yılı ülkemizdeki yanlış anlayışın ödettiği bir faturası olmuştur. Bölgedeki üniversiteleri, medyayı, STK'ları göreve davet ediyorum. Bu tür olayların orta ve uzun vadede yaşanmaması için herkes toplumsal sorumluluğunu yerine getirmelidir. 44 vatandaşımızı rahmetle anıyorum, yaralılara acil şifalar diliyor, geride kalan vatandaşlara ve milletimize başı saolsun diliyorum.


- AK Parti kurulduğundan itibaren milletimizin değişim iradesi oldu. Milletimiz statükocu ve değişime direnenlere karşı bir tepki olarak iradesini gösterdi. AK Parti Türkiye'yi aydınlık yarınlara taşıyan bir vizyonla bu taleplere cevap verme gayreti içinde oldu. Her anımızı milletimize hizmet yolunda harcamanın çok önemli olduğu bilinciyle hareket ediyoruz. Acımasız rekabetin hüküm sürdüğü bir dünyada yaşıyoruz. Durduğumuz anda kaybedeceğimizi çok iyi biliyoruz. Yüzümüz her zaman geleceğe dönük oldu. Geçmişe baktık. Başarılarımızı ve başaramadıklarımızı kendi terazimizde ve milletin terazisinde tartmayı asla ihmal etmedik.


- Eski tarz çözüm üretemeyen siyasetten çözüm üreten siyasete kavuştuk. üst üste 27 çeyrek büyüme rekoru bizim dönemimizde kaydedildi. Her alanda ülkemiz hasretini çektiği reformlara bu dönemde kavuşmuştur. Ama daha yapacak çok işimiz var. Kendimizi yenileyerek, heyecanımızı güçlendirerek bu yola devam ediyoruz. Bizler zor olanı seçtik. Değişim irade, güç, cesaret ister. Bu yoksa deişimi yapamazsınız. Değişim her türlü engeli aşmayı gerektirir. Her türlü saldırıyı bertaraf etmeyi gerektirir. Eğer kolay olsaydı, geri adım atmış olsaydık milletin bize yüklediği emanete ihanet etmiş olurduk.


- Bizim partimizde önemli olan isimler, makamlar ya da unvanlar değildir. Hizmet aşkıdır, eser üretme sevdasıdır. Başladığımız noktadaki coşkumuzla Türkiye'yi büyütmeye devam ediyoruz. Ülkemizde bir sıkıntı var ama bu bizden kaynaklanmıyor, bu dünyadaki küresel krizden kaynaklanıyor. İstedikleri rakamlar çıkmayınca çılgına dönenler var bu ülkede. Enflasyon rakamlarının düşük olmasından rahatsız oluyorlar. Ne belirlediysek ona ulaşmanın gayreti içindeyiz. Vatandaşın cebindeki imkan ne kadar artarsa o kadar mutlu olacağız. İşsizlik ne kadar azalırsa o kadar mutlu olacağız.


- 1 Mayıs cuma akşamı yaptığımız kabine değişikliklerini açıkladık. Arkadaşlarımız yeni görevlerine başladılar ve ilk toplantımızı yaptık. Bu değişiklik hiç bir arkadaşımızın, başarısız olduğu, yetersiz kaldığı ya da heyecanını kaybettiği nedenle böyle bir değişim yapılmadı. Bu bir bayrak değişimi, yeni başlangıçlar yapma sürecidir. Bundan sonra da buna benzer değişiklikler olabilir. Bunun kadar siyasetin doğasından kaynaklanan bir durum var.


- Gerek yurt içinde gerek yurt dışında çok sayıda değerlendirmeler yapıldı. Haddi aşan değerlendirmeler yapıldı. Akla hayale gelmedik ithamlar ortaya atıldı. Çirkin yakıştırmalar yapıldı. Bunlara asla kulak asmayacağız. Bizim rotamız bellidir. Türkiye'nin en son ihtiyaç duyduğu şey gerilimdir ama biz hiç bir gerilimin tarafı olmadan işimize bakacağız. 29 Mart seçimlerinde milletin verdiği mesaj çok nettir. Milletin mesajını doğru okuyamayanlar attığımız adımları eleştirmekle de hata yapıyorlar. Görevi devreden akradaşlarımın yeni bakan arkadaşlarımın yanında olacağına inanıyorum. Allah mahcup etmesin.


-Eşine az rastlanan bir finans krizinin içinden geçiyoruz. Ülkemizde her halde notlar bundan sonra çok daha itibar görecek. Ortalama her iki üç yılda bir Türkiye ekonomisinin krize sürüklendiğini görürsünüz. Biz de bunların etkilerini gördük. Türkiye'nin on yıllarını heba eden bu krizlerin siyasi istikrarsızlıklar neticesinde ortaya çıktığını gördük. Milletimize faturası çok ağır oldu. Ülke olarak bu krizlerde çok ağır bedeller ödedik. Seçim kelimesi geçtiği anda dengeler alt üst oldu... Ama 6 buçuk yıl boyunca yaşadığımız onca sıkıntıya rağmen ekonomi politikalarımızdan asla taviz vermedik. Ulusal ve küresel meseleler bizi bu kararlılıktan vazgeçirmedi. 2007'de milli iradeye yönelik istikrarı bozmaya yönelik tartışmalar yaşadık. bir 14 Mart yaşadık. Bir referandum yaptık. Cumhurbaşkanlığı seçimini yaptık. Bir seçim daha yaptık. Terör saldırıları, Gürcistan meselesi gibi bizi doğrudan ilgilendiren olaylar yaşadık. Bütün bunlara rağmen ekonomik sapmalar yaşamadık. Sıralama hiç değişmedi. Türkiye küresel krizi de bu sağlam yapıyla karşıladı. Bir çok kriteri tutturduk. AB ülkelerinden daha iyi bir performans tutturduk. ABD ve Avrupa'da bir çok banka iflas etti. Hiç bir banka batmadı, zorluk yaşanmadı. Kriz sinyalleri alınır alınmaz bankaların likiditesi yükseltildi.


-Muhalefette olan partilerden birinin lideri kabineye dışarıdan bakan almayı egemenlik ilkelerine uygun bulmadığını söyledi. Benim parlamento dışından bir adayın uygun olmayacağına yönelik sözlerimi hatırlattı. Bu elma ile armutun karıştırılmayacağını gösteriyor. Önce aynaya bir bak. Derviş'i kendi hükümetinize dışarıdan aldınız. Bugüne kadar 20'ye yakın bu şekilde kabineye girmiş bakanlar var. Ehliyetiyle liyakatiylle her şeyiyle iya ama... ne demek bu. Böyleyse mesele bitmiştir. Aslolan benim ülkemin kazanmasıdır. Buna böyle bakacağız. İçinden geçtiğimiz süreçte dış politikada çok önemli adımları kararlı yürütmemiz gerekiyor. Bizimle beraber bu süreçte önemli görevler üstlenen arkadaşımızı bu göreve liyakati ve tecrübesi el verdiği için Dışişleri Bakanı yaptık. Başımızı kuma gömmeyelim. Ne görmek istiyorsanız ve ona göre bakarsanız gerçekleri göremezsiniz...


-Türkiye'de sanayi üretimi 2009 Ocak-Şubat döneminde yaşanan düşüş, ihracat daralması dünya ile kıyaslandığında yüksek değil. Bu sadece bize has değil. Ülkemizde işsizlik yüksek ama bu sadece bize has değil. Dünyanın en gelişmiş ülkelerinde bile kriz nedeniyle astronomik rakamlar var. Finansal krizin derinleştiği 12 Eylül 2008'den günümüze İMKB yüzde 17 oranında düşüş kaydetti. Bu oran ABD'de yüzde 28.8 oldu. Para birimlerinin değer kaybı ise dünyanın bir çok ülkesinde Türkiye'den daha fazla olmuştur.


-Bizde malesef felaket tellalları var. Her an kriz beklentisi içinde oldular. Şimdi de küresel krizi kendileri için fırsata dönüştürme gayreti içindeler. Aziz milletimizin bu yaklaşıma özellikle dikkat etmesini istiyorum. Bunlar milletimize, girişimcimize, dışarıdan gelecek yatırımcıya zarar veriyor. Yazık değil mi? Bu ülke adına siz ne yapmak istiyorsunuz. AK Parti kaybederse biz kazanırız diye bir yanlış içine mi giriyorsunuz? Biz ne diyoruz, ülkemiz kazanacaksa biz kaybetmeye hazırız diyoruz. Bunlar adeta gaflet içindekilerin suç üstü yakalanmasıdır. Kendi finans şirketleri ile ilgili bir durum olunca dünyayı ayağa kaldırırlar ama sözkonusu milletimiz olunca bunu unuturlar ve kendilerine şahsi çıkar sağlamaya çalışırlar. Türkiye bu krizi en az zararla atlatmak için çabalıyor. Krizin etkileri noktasında diğer ülkelere oranla biz iyi bir yerdeyiz. Kriz sonrasında yolumuza güçlenmiş olarak devam edeceğiz. Krizin faturasını hükümete kesmek kimseye fayda sağlamaz. Bu direksiyonda biz varız. Bunu ciddiye almazsak ne olur, şarampole vagonlarla beraber biz yuvarlanırız.


-Her kesimle görüştük, her türlü makul öneriyi dinledik, notumuzu aldık ve hayata geçirmeye çalıştık. Kimse bu makul öneriydi dikkate alınmadı diyemez. Bakıyorsunuz bazıları da önerilerini açıklıyor ama bazılarının uygulanması imkansız. Maliyeti ve bedeli çok yüksek öneriler getiriyorlar. Bizim hiç bir kompleksimiz yok. Biz birilerinin yaptığı gibi mutabakattan, uzlaşmadan asla kaçınmayız. Sürekli eleştirmek, itham etmek, kenara çekilmek ülkeye, istihdama, ihracata yönelik moral bozucu açıklamak haksızlıktır. Bu kriz hükümetimizin ya da partimizin çıkardığı bir kriz değildir.


-Bu kriz sona erdiği zaman 1 trilyon dolar milli hasıla hedefine, dünyanın en büyük 10 ekonomisi olma hedefine doğru emin adımlarla yolumuza devam edeceğiz.


-Türkiye-Ermenistan görüşmelerinin en önemli noktası ve Azerbaycan için en önemli kazanım noktası Karabağ meselesi idi ama bu noktada da ortalığı karıştıranlar bu önemli nokatayı gözden kaçırdı.

SİYASET Kategorisindeki Diğer Haberler