YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Uğur Işılak: 'Meclise uyumaya gitmiyorum'
AK Parti İstanbul milletvekili adayı olan ünlü sanatçı, meslektaşlarının problemlerini çözmek için uğraşacağını söylüyor.
Uğur Işılak: 'Meclise uyumaya gitmiyorum'
06 Haziran 2015 / 17:58 Güncelleme: 06 Haziran 2015 / 18:02

Kendine has tarzıyla sanat dünyasında farklı bir yer edinen Uğur Işılak, pazar günü Meclis'e girmek için mücadele edecek. Başta Dombra olmak üzere yaptığı seçim müzikleriyle yavaş yavaş siyasete ısınan Işılak, bu dönem AK Parti İstanbul milletvekili adayı. Seçime 1 gün kala bir araya geldik ünlü sanatçıyla. Hedeflerini, seçim atmosferini, beklentilerini konuştuk. 

Uzun zamandan beri sahadasınız. Halkın tepkisi nasıl? 

Bir ay önce şimdiki gibi heyecan yoktu. Mitinglerin çok etkisi var tabii ki bunda. Seçimlere katılım oranının yüzde 80 olacağı tahmin ediliyordu. Şu an bu rakam yüzde 85'e çıkmış durumda. Demokratik zemin üzerinde var olan bütün partilerin mücadelesine saygı duyuyorum ama gönlümüzdeki parti belli; AK Parti.  Halkın huzuruna göğsümüzü gere gere çıkıyoruz.

Sanatçının tuttuğu takımı, partiyi belli etmesi genelde risk olarak görülür ülkemizde. Ama siz renginizi belli etmenin ötesine geçtiniz. Tavır koydunuz. Önceki seçimlerde destek verdiniz, şimdi de aday oldunuz. 

30 yıldır sanat icra ediyorum ve rengim belli. Biz muhafazakâr bir sanatçı olarak bilindik her zaman. Bugün de öyleyiz. Millî, manevi hassasiyeti olan bir partiden de milletvekili adayıyım. Yani birbiriyle çelişen en ufak bir şey yok.

Meclis'te ne yapacaksınız? Kişisel projeleriniz var mı?

Meclis'e uyumaya gitmiyorum. Belli hayallerle gidiyorum. Sanat adamının sanatsal endişeleri vardır tabii ki. Tasavvur olarak da sanatsal ve medeniyet tasavvuru olabilir. Bunları gerçekleştirmek için gidiyoruz. Bir sanatkâr duyarlılığıyla inşallah bütün sanatçıların taleplerini en üste iletmek vazifem olacak. Sadece iletmekle kalmayıp makul projelerin gerçekleşmesine vesile olacak nitelikte çalışmalar yapmak üzere oraya gidiyoruz. Asıl hedef, yeni bir medeniyet ve sanat algısını oluşturmak. Son 50 yıl içerisinde kültürel, tarihî, geleneksel yapımızı taşıyan sanat eserlerine çok fazla rastlamak mümkün değil.  Yurt dışında dizilerimiz izleniyor. Dilimizi öğrenenler oluyor bu vesileyle. Bunlar bizi mutlu ediyor ancak üzen tarafı da var. Kültürümüz ve tarihimiz yanlış yansıyabiliyor. Dizi ve sinema sektöründe, müzik ve tiyatro alanında çok şeyler yapabilmemiz lazım. En azından nitelikli ve derdi olan insanlara yol açmak lazım. İnşallah göreve geldikten sonra bu kapıları aralamak için var olacağız. 

Birçok sanatçı hedeflerini açıklar ama işin içine bürokrasi vs. girince işler aksıyor. Sizin açınızdan bakınca durum nasıl?

Cumhurbaşkanımız başkan olunca o engeller kalmayacak. (gülüyor) Herkes bu durumdan şikâyetçi. Bu da sistemin iflas ettiğinin bir göstergesi. Başkanlık bunun için gerekli. Bir kültürel ve sanatsal reformu gerçekleştirmek için bile başkanlık sistemi şart. Bazen bürokratlar yetkilerinden dolayı kendilerini ilah gibi görür ve her şeyi erteler. Aslında birçok engeli ortadan kaldırmak içindir başkanlık sistemi.

Peki başkanlık sistemi olmazsa?

Eski sistemle devam edeceğiz fakat asıl olan başkanlık sisteminin gelmesi ve bürokratik engellerin ortadan kalkmasıdır. Sonrasında Allah'ın izniyle her şey yoluna girer. Türkiye 3 yılda katedeceği mesafeyi 3 ayda kateder. 

“Yapmaya çalışacağım mı” diyorsunuz yoksa yapamazsam bırakırım mı? Meydan okuma var mı?

Hayır. Siyasete hizmet için girdim. Belki bir dönem yapacağım, belki projelerden dolayı bir dönem daha isteyeceğiz bilmiyorum. Siyasette çok önemli kısım şudur; kendin için değil başkaları için var olmak. Yıllardan beri “siyaset eşittir ihale” derler, “komisyon” derler. Eğer gerçekten bu niyetle giriyorsanız Allah belanızı vermiş demektir. Niyeti hayrolanın akıbeti hayrolur. O zaman Allah bütün engelleri ortadan kaldırır. Yeter ki millet için, Allah için yap yapacağını. “Kaldır nefsini, aradan yardım etsin Yaradan!”

Şakayla karışık gönderme: Boyuma posuma bakınca kavgaya cüret edemezler 

Farklı görüşteki partilerin ve partililerin hedefi olacaksınız?

Zaten onlar kendilerinden olmayanı sevmez. Dolayısıyla bizi sevenlerin sayısında hiçbir eksilme olmayacak hatta daha da artacak Allah'ın izniyle. Biz yine de her zaman fikrimizi düşüncemizi tabii ki birlikten beraberlikten yana kullanacağız. Politikayı bilen biri olarak girmiyorum siyasete. Bir sanatkâr olarak giriyorum. Hayalleri ve davası olan biriyim. Hesabı başta Allah'a vermek üzere gidiyorum. Bu sorumluluk yoksa milletvekili olmayacaksınız.

Meclis'te özellikle komisyonlarda ortam çok gerginleşiyor bazen. Yumruklaşmaya kadar gidiyor. Size de olabilir. Ne yapmayı düşünüyorsunuz?

Benim boyuma posuma bakıp ona cüret edemezler (gülüyor)... Öyle bir avantajım var. Savunma sporlarını iyi bilirim. Tekvandocuyum. Zaman zaman izliyorum, hiçbiri doğru dürüst yumruk atmayı bile bilmiyor. Savunmayı da dövmeyi de bilmiyor. İyi bir dövüş tekniği bilen adam 3 saniye içerisinde onları etkisiz hale getirir... Şaka bir yana, kavga dilinden ziyade şefkat dilini kullanmalı her zaman.

Sanatçı kimliğinizden yola çıkarsak seçim müziklerini nasıl buluyorsunuz?

2002'de “Haydi Anadolu” ile başladık, arkasından “Her Şey Türkiye için” dedik. En son Cumhurbaşkanımıza Dombra'yı yaptık. Diğer partilere yapılan şarkılar beni çok etkilemiyor açıkçası. Beni en çok etkileyen Dombra'ydı.

Uğur Işılak'a göre vekil nasıl olmalı?

Makama mevkiye gözü doymuş olmalı
Milletinin geleceğine dair hayalleri olmalı
Çevresinde itibarsız olmamalı
Aşkı ve azmi olmalı ama hırsı olmamalı. 

 

ÇAĞLA TÜRK / TÜRKİYE GAZETESİ

 // José
Bastır be uğur abi kim uyandırır seni...
30 Temmuz 2015 02:13
SİYASET Kategorisindeki Diğer Haberler