27 Mart 2017 Pazartesi
  • Altın144,263
  • BIST90.383
  • Dolar3,6117
  • Euro3,9021
  • Euro/Dolar0.00
  • Sterlin4,5095
  • İstanbul8 °C
  • Ankara6 °C
  • İzmir12 °C
  • Konya7 °C
  • Adana15 °C
  • Antalya15 °C
  • Diyarbakır9 °C
  • Bursa8 °C
  • Kayseri9 °C
  • Kocaeli7 °C
  • Şanlıurfa11 °C
  • Gaziantep9 °C
  • İçel15 °C
BATI MEDENİYETİNİN ÇÖKÜŞÜNE HAZIR OLUN
YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Türkiye'nin önündeki en büyük engel...
Türkiye'nin önündeki en büyük engel...
14 Aralık 2013 15:00
Avrupa Birliği Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış, son 50 yıllık süreçte Türkiye’nin en büyük sorununun ön yargı olduğunu söyledi.

Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) ve AB’nin ortak projesi olan “Parlamentolar Arası Değişim ve Diyalog Projesi” kapsamında İstanbul’da, “Türkiye’de ve AB’de Sivil Toplum Diyalog Forumu” düzenlendi.

Conrad Otel’de düzenlenen foruma, AB Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış, AB Uyum Komisyon Başkanı ve Proje Lideri Prof. Dr. Mehmet Tekelioğlu, AB ülkelerinden milletvekilleri, akademisyenler, sivil toplum kuruluşu temsilcileri ve medya temsilcileri katıldı.

Forumda konuşan AB Bakanı Egemen Bağış, Ankara Anlaşmasından sonraki 50 yıllık süreçte Türkiye’nin tecrübesinin ve çıkarttığı dersin, Türkiye’nin önündeki en büyük engel ön yargı olduğunu belirtti. Bağış, “Ön yargılarda genelde tanımayan insanlar, gruplar veya milletler arasında olur. Ön yargıları ortadan kaldırabilmenin en kestirme yolu Yunus Emre’nin de söylediği gibi ‘Gelin tanış olalım, işi kolay kılalım’ anlayışını benimsemektir. Onun için bu diyalog çok önemlidir.

Türkiye’nin AB süreci sadece Türkiye Cumhuriyeti devletinin AB komisyonuyla müzakeresiyle alakalı bir süreç değildir. Aslında bu Avrupa toplumlarının, Avrupa’da yaşayan insanların Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarıyla aralarındaki diyaloğun artmasıyla gerçekleşecektir. Bu yüzden Sivil Toplum diyaloğu çok önemlidir.

En az fasıl açmak ve vizeleri kaldırmak kadar önemlidir. Çünkü tanımadığınız kişilerle nasıl ön yargılarınız oluşabiliyorsa ama o kişiyi tanıdığınız zaman o kişinin artılarını ve eksilerini tanıdığınız ve değerlendirme yapabildiğiniz zaman ön yargılar veriye dönüşebiliyorsa, bir ülkenin bir milletinin ön yargılarını kırabilmek için diyalog çok önemlidir” ifadelerini kullandı.

“AB’nin en az bizim kadar diyoloğa ihtiyacı var"

Diyalog ihtiyacının sadece Türkiye ve AB arasındaki bir ihtiyaç olmadığını ifade eden Bakan Bağış, “Aslında dünya hiç olmadığı kadar diyaloğa aç ve muhtaçtır. AB insanlık tarihinin en kapsamlı barış projesidir. Bu kadar kapsamlı, büyük ve insanların hayatını etkileyen bir barış projesi hiçbir zaman olmadı.

Bütün bu büyüklüğüne rağmen AB projesi halen kıtasal bir projedir. Türkiye’nin deneyimi o kıtasal projeyi küreselleştirecek bir süreçtir.

Bugün AB’nin en büyük değeri olarak düşündüğümüz demokrasi, Mısır’da tecavüze uğrarken AB sesini çıkartamıyorsa, AB’nin en büyük kurallarından biri olan idam cezasına karşı Bangladeş’te yaşanan insanlık dışı uygulamalara AB el koyamıyorsa, kendi enerji kaynaklarını güvence altına almak için gerekli yol haritalarını ve kaynaklarını çeşitlendiremiyorsa, demek ki AB projesinin kıtasal bir projeden küreselleşme sürecine geçmesinin vakti gelmiştir. O yüzden AB’nin en az bizim kadar bu diyaloğa ihtiyacı var” şeklinde konuştu.

"Türkiye kendi önündeki engelleri kendi reformları ile aşmıştır"

AB sürecinin sayesinde Türkiye’de birçok anlayışın değiştiğini vurgulayan Bağış, “Bizim demokratikleşmemiz, şeffaflaşmamız, özgüven sahip olup tabularımızı yıkabilmemiz ve zenginleşebilmemiz için AB süreci çok önemlidir. Fakat bunda da STK’larla işbirliğinin önemi çok vurguladık.

Türkiye’nin AB kararlılığı son hızla devam ediyor cümlesinin altına imzamı atarım. Avrupa’da birileri Türkiye’ye reform yorgunu demeye çalışıyor. Elinizi vicdanınıza koyun. Şu anda Avrupa’da hangi parlamento TBMM’deki kadar yasa geçirmiştir? Hangi hükümet, hükümetimiz kadar reformcu bir anlayış ortaya koyabilmiştir?

Demokratikleşme paketindeki her bir madde AB yolunda atılmış bir adımdır. Hemen akabinde yayınlanan ilerlemede raporu da, son 10 yılın objektif ve nötr ilerleme raporlarından biri olmuştur. Kimileri Türkiye’deki sokak eylemlerini bahane ederek olumsuz sonuçlar çıkması için çaba sarf etmişlerdir. Buna rağmen Türkiye kendi önündeki engellerini kendi reformları ile açmıştır” diye konuştu.

Daha sonra forum soru-cevap bölümü ile sona erdi. Forum çerçevesinde katılımcılar, STK’ların işlevleri, Sivil Toplum ve Demokrasi, Türkiye ve AB ilişkilerinde STK’ların rolü ile Sivil Toplum ve Küreselleşme konularında görüş alışverişinde bulunacaklar.

SİYASET Kategorisindeki Diğer Haberler