YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
'Türkiyenin iki önemli sorunu çözülmeli'
İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu, Kürt ve Ermeni meselesi konusunda çözüm için gecikilmemesi uyarısına bulundu
'Türkiyenin iki önemli sorunu çözülmeli'
14 Eylül 2009 / 23:58 Güncelleme: 15 Eylül 2009 / 09:59

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu, Türkiye'nin en önemli iki sorunu olarak Kürt ve Ermeni meselesini gösterirken çözüm için gecikilmemesi uyarısında bulundu.

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu, Türkiye'nin en önemli iki sorunu olarak gördüğü Kürt ve Ermeni meselelerinin çözülmesi gerektiğini belirterek, aksi halde bunların kangren olacağı uyarısında bulundu.

İzmir'in onur konuğu olduğu Gent kentindeki uluslararası Flanders fuarının açılışı için Belçika'ya gelen ve AB Komisyonu'nun bölgesel politikalardan sorumlu üyesi Pawel Samecki ile görüşen Kocaoğlu, partisinin Brüksel temsilciliğinde basın toplantısı düzenledi.

Kocaoğlu, hükümetin "demokratik açılım" çabalarına ve Ermenistan'la imzalanan protokollere bakışının sorulması üzerine şunları söyledi:

"Bu sorunların çözülmesi gerekir. Ülkenin önündeki sorunların beklemesinin faydası yok, bekledikçe kangren olur ve çözümsüzlüğe doğru gider. Bugün 2 konuda aynı şekilde çözümsüzlüğe doğru gidiyor. Ama uzun yıllara sirayet etmiş sorunların çözülmesinin yöntemi toplumsal mutabakattan geçer. Toplumu temsil eden de parlamentodaki siyasi partilerdir. Katılımcı demokrasi söylemi güzel de bunu eyleme geçirebiliyor muyuz? Bu iki sorunun da çözümü, ülkenin çıkarları göz önünde tutularak, konunun uzmanlarıyla birlikte bütün siyasi partilerin tartışılarak ve birlikte karar verilerek üretilecek çözüm yollarıyla birlikte, Türk ve dünya kamuoylarının karşısına birlikte çıkılarak çözülebilir, ancak bu tür büyük sorunlar aşılabilir."

Bu yöntemle "bugün uygulanan yöntemden çok daha fazla yol alınabileceği" görüşünü savunan Kocaoğlu, "açılımların önce yetkililer ve uzmanlar tarafından konuşulmasının ve uzun süren hazırlıkların" önemine dikkat çekti.

Bu şekilde mesafe alındıktan sonra konunun kamuoyunun bilgisine sunulmasını isteyen Kocaoğlu, "Kimse kalkıp ta ülkede Kürt sorununun ve Ermeni sorununun çözülmemesi noktasında bir beyanat veremez. Ama çözüm arıyorsak bu kadar büyük sorunların genel mutabakat sağlanamadan çözülemeyeceğini de herkes bilmektedir" şeklinde konuştu.

Aziz Kocaoğlu, "açılımlar konusunda kapıyı kapatmadığı için CHP Genel Başkanı Deniz Baykal'la görüş ayrılığı yaşayıp yaşamadığının" sorulması üzerine ise "Sayın Baykal da kapıyı kapatmıyor. Sayın Baykal Kürt sorununun çözülmemesini mi istiyor? Yahut Ermeni sorununun çözülmemesini mi istiyor? Benim söylediğimden farklı bir şey söylediği yok. Belki aynı kelimeleri kullanmıyoruz, aynı kişi değiliz" yanıtını verdi.

Her sorunun farklı çözüm yöntemi olması nedeniyle "sorun çözme şablonu bulunmadığını" kaydeden Kocaoğlu, "Türkiye Cumhuriyetinin en önemli, uzun süre güncelliğini koruyan iki sorunundan bahsediyoruz. Bunlar ancak çok büyük bir mutabakatla çözülebilir. Bu mutabakatın da sansasyona, söylemlere ve gerilimlere fırsat vermeyecek bir çalışma yöntemiyle olabileceğini söylüyoruz" dedi.

Kocaoğlu, genel olarak muhalefetin sorunların çözümüne nasıl yaklaştığının sorulması üzerine "Bu ülkede bütün siyasi partilerin mutabık olduğu sayısız sorun var. Eğer mutabık olduklarımızdan başlarsak zaten sorun çözme yeteneğimiz de had safhaya çıkacaktır ve belki bu Kürt ve Ermeni sorunlarını da bu yetenekle çözebiliriz" diye konuştu.

Sorular üzerine İstanbul'daki sel felaketini de değerlendiren Kocaoğlu, "Ruhsatsız yapılar yıkılmış olsaydı belki can kaybı olmayacaktı ya da daha az olacaktı" tespitinde bulundu.

İzmir'de birçok önemli caddenin eski dere yatakları üzerinde bulunduğunu anlatan Kocaoğlu, bu caddelerin altında suni dereler inşa ederek muhtemel felaketlere karşı hazırlık yaptıklarını bildirdi.

Kocaoğlu, sözlerini şöyle tamamladı:

"İzmir'de şu anda birkaç kritik bölge hariç yağışlarda su baskını sorunu çözüldü. Meteoroloji yağış raporu verdiğinde tüm teknik ekiplerimizle birlikte bazısı deniz seviyesinin altında bulunan kritik bölgelerde bekleyişe geçiyoruz. Yine de olağanüstü bir yağışta, bir doğal felakette kimsenin (can ve mal kaybının olmayacağı şeklinde) bir şey söylemesi mümkün değil."

SİYASET Kategorisindeki Diğer Haberler