YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
"Türkiye'nin iç güvenliği de tehdit altında"
"Türkiye'nin iç güvenliği de tehdit altında"
26 Eylül 2013 14:32
MHP Genel Başkan Yardımcısı Tuğrul Türkeş, "Türkiye'nin sadece dış ve sınır güvenliği değil, takip edilen yanlış dış politika sebebiyle Türkiye'nin iç güvenilği de tehdit altında" dedi.

Türkeş, parti genel merkezinde düzenlediği basın toplantısında, AK Parti'nin, Türkiye'nin geleneksel siyaseti yerine "kardeş, İhvan eksenli yeni bir politika sürdürdüğünü" ifade ederek, AK Parti'nin son 1-2 yıldır dış politikayı ideolojik eksene çekmek istediğini savundu.

AK Parti'nin, halkın dikkatini Türkiye'de olanlardan kaçırmak için önceliği dış politikaya verdiğini belirten Türkeş, "Bütün dünyada içeride başarı sağlayamayan siyasi iktidarlar, dışarı ile kamuoyunu, kendi halkını oyalamak isterler. Eskiden panayırlarda, 'cambaza bak' diye bir üslup vardı. Bu aynı 'cambaza bak' üslubudur" dedi.

AK Parti'nin başından itibaren Suriye'de Özgür Suriye Ordusu'nu desteklediğini, muhalif gruplarla da ilişki içinde olduğunu iddia eden Türkeş, Suriye'deki grupların çoğunun Türkiye'yi ikmal üssü olarak kullandığını ileri sürdü. Türkeş, şöyle devam etti:

"Bugün, El Nusra, Türkiye ile Suriye sınırında 4 geçiş noktasını kontrol ediyor ve Türkiye'ye giriş çıkışı Türk tarafından da kontrol etmek mümkün değil. Türkiye'nin sadece dış ve sınır güvenliği değil, takip edilen yanlış dış politika sebebiyle Türkiye'nin iç güvenilği de tehdit altında. İstanbul'da kayıtlı 25 bin Suriye'den gelen mülteci var.

Valiliğin tahmini dahil 100 bin civarında Suriye'den gelen insan var. Bunların kim olduğunu, kimler olduğunu, hangi maksatla geldiğini ve nerede olduğunu bilmiyoruz. Büyük bir rakam. Tabiri caizse İstanbul, bir dinamit deposu halinde. Bunun içinde Muhaberat'ın adamı var mı, terör grubu var mı, yoksa gerçekten hali vakti yerinde de Suriye'den kaçtı, İstanbul da yaşamak isteyen insanlar mı 100 bin kişinin içinde bunları ayrıştırmak çok zor. Bu yanlış dış politikalar Türkiye'yi içeride ve dışarıda tehlikeye atmaktadır."

"Hani bu mesele, uluslararası bir meseleydi "

Türkeş, 1 Ekim'den sonra TBMM'ye Suriye ile ilgili yeni bir tezkere geleceği dile getirerek, daha önce MHP'nin de destek verdiği tezkerenin, Suriye'nin Türkiye Cumhuriyeti Devleti sınırlarına ve vatandaşlarına yönelik saldırılarına karşı TSK'nın operasyon yapabilmesi için olduğunu söyledi.

"Bugün karşı karşıya olduğumuz durum, halen kimin kullandığı tam olarak bilinmemekle birlikte, bir tek bizim siyasi iktidar biliyor onu, ABD yetkilileri tahminden öteye gidemiyorlar, BM henüz açıklamadı kimin kullandığını, bir tek siyasi iktidarın sorumluları bunu Esad'ın kullandığına dair iddialara sahipler. Buna dayalı yeni bir tezkere gelecek" diyen Türkeş, TBMM'ye gelecek tezkerinin iyi hazırlanmış olacağını umduklarını bildirdi.

Yürütülen dış politikanın ekonomik ve sosyal maliyetleri olduğunu dile getiren Türkeş, tahmini Suriyeli sığınmacı sayısının 1 milyonun üzerinde olduğunu, bugüne kadar Suriyeli sığınmacılar için 2 milyar lira harcandığını, Türk Kızılayının her ay 120 bin kişiye ayda 80 lira ödediğini söyledi. Türkeş, "Hani bu mesele, uluslararası bir meseleydi Niye bu Türk vatandaşının ödediği verginin sırtına bırakıldı BM'den bununla ilgili niye bir yardım temin edilemiyor AB'deki bununla ilgili fonlara niye müracaat edilemiyor. Acaba müracaat ediliyor da verilmiyor mu " dedi.

Sığınmacıların önemli bir kısmına vatandaşlık verileceği yönünde dedikodular bulunduğunu ifade eden Türkeş, "Adalet ve Kalkınma Partisi, herhalde Türk milletinin kendilerine oy vermeyeceğini anladı ki yeni oy veren ithal ediyor dışarıdan" dedi.

"Bunlara ağlamayacaksın ama Mısır'daki olayda gözyaşlarını tutamayacaksın"

AK Parti'nin mezhepçi ve çoğunlukçu bir yaklaşıma sahip olduğunu iddia eden Türkeş, şöyle konuştu:

"Mısır'da Esma'ya ağlayacaksın ama senin talimat verdiğini söylediğin polisler tarafından öldürülen Ethem Sarısülük'e ağlamayacaksın Bu, nasıl bir vicdan, nasıl bir mantık Allah aşkına Yani, dışarıda mı olması lazım, sizin duygulanmanız için Türk vatandaşının can kaybına, silahsız, sadece protesto eden, demokratik hakkını gösteren insanlara karşı şiddet uygulanmasına, hele ki kendi talimatınızla olduğunu kendiniz ikrar etttiğiniz halde, bunlara ağlamayacaksın, bunlara üzülmeyeceksin ama Mısır'daki olayda gözyaşlarını tutamayacaksın. Bu, biraz çifte standart gibi geliyor. Yani, demek ki vicdani bir mesele değil, ideolojik bir yaklaşımdır. Adalet ve Kalkınma Partisinin, bu gezi olayları gösterdi ki, tıpkı diğer kardeşleri gibi, yazara, sanatçıya, azınlıklara, kadına düşmanlığı var ve tahammülsüzlüğü var."

Sorular

Açıklamasının ardından gazetecilerin sorularını da yanıtlayan Türkeş, yeni yasama döneminde Meclis'e gelmesi planlanan tezkere destek verip vermeyecekleri yönündeki bir soru üzerine, cevap vermek için tezkereyi görmeleri gerektiğini söyledi. Türkeş, "Bizim peşin bir koşulumuz yok. Bizim tek koşulumuz, Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin sınırları ve güvenliğinin korunması, vatandaşlarının da can güvenliğinin sağlanmasıdır" dedi.

Türkeş, Bingöl M Tipi Cezaevi'deki firara ilişkin, büyük bir güvenlik zaafiyeti olduğunu her zaman söylediklerini, görevlilerin korku içinde davrandıkları yönündeki iddiaların değerlendirilmesi gerektiğini belirtti.

Demokrasi paketine ilişkin bir soruyu yanıtlayan Türkeş, şunları söyledi:

"Bu, fantezi fikirlerin bir yere varması mümkün değildir. Paket denilen meseleyle ilgili diğer üzücü mesele de terör örgütünün bildiğini, Türkiye'deki Parlamento'da temsil edilen muhlafet partilerinin bilmiyor olmasıdır. 'Ben, pazartesi açıklayacağım, çok gizli, saklıyorum' diyeceksin, PKK terör örgütü ya da onun siyasi uzantıları bunla ilgili ahkam kesecekler ve kesilen o ahkamlardan da onların bildiğini göreceğiz ama Meclis'teki anamuhalefet ve muhalefet partisinin bu konuda hiçbir bilgisi yok."

 

AA

Etiketler: ,
SİYASET Kategorisindeki Diğer Haberler