YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Türkiye'nin en büyük şansı...
Türkiye'nin en büyük şansı...
14 Mart 2014 07:26
Sağlık Bakanı Mehmet Müezzinoğlu, "Ülkemizin bana göre en büyük şansından bir tanesi de Sayın Başbakanımızın büyük oranda Sağlık Bakanlığı yapmasıdır. Yani Sağlık Bakanlığı kadar bakanlık yapıyor, olayın her boyutunu izliyor, takip ediyor" dedi.

Müezzinoğlu,"Türkiye'nin Sağlık Reformlarında Şehir Hastanelerinin Sağlayacağı Dönüşüm Vizyonu ve Sağlık Ekonomisinde Yarınki Türkiye" başlığıyla düzenlenen "120. Bab-ı Ali Toplantıları"na katıldı.

Türkiye'nin, 10-11 yıllık süreçte sağlıkta sessiz bir devrim yaptığını ifade eden Müezzinoğlu, bugüne kadar Türkiye'nin sağlığına katkı sağlayanlara teşekkür etti.

"Bizim dünya ile yarışabilecek standartta hocalarımız, hekimlerimiz var, her türlü bilimsel gelişmeyi takip eden, uygulayabilen hekim arkadaşlarımız var. Bunları yetiştiren hocalarımıza da teşekkür ediyorum" diyen Müezzinoğlu, tıp camiasının 14 Mart Tıp Bayramı'nı da kutladı.

En büyük sessiz devrimin, mantalite değişimi ve 76 milyon insanın sağlık hizmetinden hakkaniyetli istifade edebilmesinin önündeki engellerin ortadan kaldırılması olduğunu kaydeden Müezzinoğlu, başarının tek başına sağlık bakanlarının olmadığına işaret etti.

Müezzinoğlu, şöyle konuştu:

"Sağlıktaki güçlü dönüşümde, bakan ötesinde, bakan üstü bir yapıdan güçlü desteği almazsa, bu cumhurbaşkanı, başbakan veya devlet başkanı düzeyinde güçlü desteği almazsa, başarı bir noktada sınırlı kalır. Ülkemizin bana göre en büyük şansından bir tanesi de Sayın Başbakanımızın büyük oranda Sağlık Bakanlığı yapmasıdır. Yani Sağlık Bakanlığı kadar bakanlık yapıyor, olayın her boyutunu izliyor, takip ediyor.

Kontrolde sorun yaşayan hastayı da ona ulaştığında neden sorun yaşadığını takip ediyor veya dünyada olan bir teknoloji, neden Türkiye'de yok, onu takip ediyor. Ve şehir hastaneleri vizyonuna bütün sorunlara rağmen, zaman zaman anlamsız hukuki sorunlar, zaman zaman bir yerlerde bürokrasinin düğüm atmalarını bire bir takip ediyor ve kendini yırtarcasına bu sorunları aşmakla ilgili bizi de koşulları da zorluyor. O nedenle sağlıktaki başarımızın bu dinamiklerinde Sayın Başbakanın da çok önemli rolü ve katkısı olduğunu belirtmek isterim."

"Yatak kapasitemiz 150 binlere kadar çıkacak"

Müezzinoğlu, 2002'de Türkiye'de 20 bin vatandaşa bir adet poliklinik, bugün ise2 bin vatandaşa bir poliklinik düştüğünü belirterek, şimdi her bölümün her gün poliklinik yaptığını kaydetti.

Sağlıktaki temel sorunlarından bir tanesinin de fiziki mekan sorunu olduğunu anlatan Müezzinoğlu, 10 yıl içinde 120 bin yatak kapasitesinin üçte birini, 40 bin yatak kapasitesini yenilediklerini anlattı. 

Müezzinoğlu, 2002'de sağlık yatırımlarına bütçeden ayrılan payın 170 milyon TL,2013'te ise 1 katrilyon 700 trilyon olduğunu dile getirerek, "Ama buna rağmen ancak 20-25 yılda bu süreci arzu ettiğimiz o nitelikli standarda götürebiliriz" şeklinde konuştu.

Bakan Müezzinoğlu, "2018 sonu itibarıyla Türkiye'deki bütün yatak kapasitemiz 120 binden 150 binlere kadar çıkacak" değerlendirmesinde bulundu.

Türkiye'nin 2018'de tüm sağlık yatırmaları veya hastane standartlarının aynı kaliteyi tutacağını belirten Müezzinoğlu, kamu hastaneleriyle ülkenin sağlık dinamiklerinin dünya standartlarına geleceğini bildirdi.

"2,5 milyar dolar sağlık turizminden gelir elde ettik"

Türkiye'nin, 76 milyon insanına sunduğu sağlık hizmetlerini, bulunduğu coğrafyasında da genişletebileceğine işaret eden Müezzinoğlu, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"O zaman yakın coğrafyamızdaki 1-1,5 milyarlık bir nüfusla ilgili de bizim bir vizyon veya potansiyeli görmemiz lazım. O nedenle şehir hastanelerinin finansmanına da destek sağlayacak bir kaynağı da üretmemiz gerekiyor.

2002 yılında yaklaşık 110 bin Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı yurt dışına tedavi için gidiyordu ve yaklaşık 1,5 milyar dolar para harcıyordu. 2013 yılında yaklaşık 2,5 milyar dolar Türkiye sağlık turizminden gelir elde etmeye başladı. 2018 yılına kadar bu rakamı 10 milyar dolara çıkartmayı hedefliyoruz. Ama 2018 yılında hem kamu imkanlarıyla yaptığımız yaklaşık 40 bin yeni yatak kapasitesi, şehir hastaneleri ile kazanacağımız 45-50 bin yatak kapasitesi devreye girdiğinde, 2023'te sağlık turizminden hedeflediğimiz gelir yaklaşık 20- 25 milyar dolar."

"2015'te 25 bin yatak kapasitesi hizmete girecek"

Sağlık Bakanı Mehmet Müezzinoğlu, 12 Eylül 2013'te İstanbul'da 24 bin yatak kapasiteli 15 şehir hastanesinin toplu imza törenini yaptıklarını anımsatarak, bu yıl içinde gelecek 25 bin yatak kapasiteli şehir hastanelerinin projelerinin çalışmalarına başladıklarını bildirdi.

Müezzinoğlu, şöyle konuştu:

"İnşallah yıl sonu itibarıyla 25 bini daha projelendirip ihale süreçlerini tamamlayıp, 2015 yılı itibarıyla 25 bin yatak kapasitesi Türkiye'nin sağlık hizmetine girecek. Bu şekilde 15 şehir hastanesi ve 24 bin yatak kapasiteli hastanelerimizin sözleşmelerinin büyük oranda 30 ay merkezli bitim tarihi var. Yani 36 ay olan da var, 24 ay olanlar da var. Yani 2014, 2015 ve 2016 sonu veya 2017 başı itibarıyla büyük oranda hastanelerimiz Türk milletinin hizmetine girmiş olacak." 

Müezzinoğlu, 31 bin yatak kapasiteli devlet hastanelerinin inşaatlarının devam ettiğini, bunların yarıya yakının yıl içinde tamamlanacağını belirterek,2018 yılı sonu itibarıyla Türkiye'nin 95 bin yatak kapasiteli, sağlıkta devrim denilebilecek fiziksel teknolojik altyapı dönüşümünü tamamlayacağını anlattı.

"Ülke, anlamsız sürtüşmelerin ağır bedellerini ödedi"

Müezzinoğlu, şehir hastanelerinin Avrupa bölgesi ile yarışta var olduğunu iddialı bir şekilde göstereceğini belirterek, Türkiye'nin belirli alanlarda birikim yaptığını ifade etti.

Türkiye'nin Avrupa'dan belirli alanlarda farklı avantajları olan bir ülke olduğunu vurgulayan Müezzinoğlu, konuşmasına şöyle devam etti:

"Ülke, anlamsız sürtüşmelerin ağır bedellerini ödedi. Ülke, demokrasinin ve hukuk devleti olabilmenin ağır bedellerini ödedi. Birileri millete canı istediği zaman, aklına geldiği zaman müdahale etti, ülkenin kaderi ile belirli dönemlerde oynandı.

Belki çok erken yakalayacağı mesafeyi kesintiler dolayasıyla yakalayamadı. Ama inşallah önümüzdeki süreçlerde, o istikrarı, o dünya vizyonunu yakalayacak. Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk, millete, muasır medeniyet seviyesinin üzerinde bir hedefi koyuyor. O hedefe dünya ile yarışarak gidilir. Bilimi, teknolojiyi takip ederek gidilir."

Sağlığın, gelecek 50 yılın dünya için en vazgeçilmez alanlarından biri olduğuna işaret eden Müezzinoğlu, "Seçim sürecinden sonra Sağlık Bakanlığı bürokrasisini de daha farklı boyutta sistematize etmek istiyoruz. Buralarda ne kadar öz güvenli ve vizyoner konuşursak konuşalım, bir bakıyorsunuz bu işler devam ederken bürokrat arkadaşlarımızın algısı aynı hızla yürümüyor.

O nedenle, gerek sağlık turizminde, gerek tıbbi teknolojinin üretiminde ve bizim ihtiyaçlarımızın analizinde, gerekse ilaçta stratejik alanların belirlenmesinde, bu alanların sivil dinamikleriyle yetkili bürokratlarımızı ortak komisyon şeklinde toplanıp tartışabilecekleri, alınan kararların arkasında da gerek bakanlığın, gerek hükümetin durabileceği bir sistematiği önümüzdeki süreçte planlamak istiyoruz. Bu süreçleri sağlıklı ve istikrarlı götürebilmek için 3-4 yıllık döneme ihtiyaç var."

Bakan Müezzinoğlu, daha sonra katılımcıların sorularını yanıtladı.

SİYASET Kategorisindeki Diğer Haberler