YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
"Türkiye yalnız kaldı"
"Türkiye yalnız kaldı"
04 Eylül 2013 16:15
CHP Genel Başkan Yardımcısı Gürsel Tekin, hükümetin dış politikadaki yanlış yaklaşımları nedeniyle yalnız kaldığını öne sürdü.

CHP Merkez Yönetim Kurulu (MYK) Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu başkanlığında toplandı. Toplantıya ilişkin açıklama, Parti Sözcüsü ve Genel Başkan Yardımcısı Haluk Koç'un yurt dışında olması nedeniyle Gürsel Tekin tarafından yapıldı.

Tekin, toplantıda, ekonomik gelişmeler ile başta Suriye ve Mısır'da yaşananlar olmak üzere dış politika konularının ele alındığını belirtti.

CHP'nin yapmayı planladığı Barış Mitinglerinin ilkinin 20 Eylül'de Adana'da gerçekleştirileceğini açıklayan Tekin, mitinglerin farklı illerde sürdürüleceğini belirtti.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın bir açıklamasında Türkiye'ye sığınan Suriye vatandaşları için yaklaşık 2 milyar dolar harcandığını söylediğini ifade eden Tekin, hükümetin Suriye'den Türkiye'ye sığınan kişilerin sayısını açıklamasını istedi. Tekin, "Biz merak ediyoruz acaba mülteci kampında ne kadar Suriyeli var Bunun dışında, İstanbul dahil olmak üzere büyük kentlerde ne kadar Suriyeli'nin olduğunu yetkililere soruyoruz " dedi.

Tekin, yaklaşan kış aylarına da dikkati çekerek, bu kamplarda bulunan kişilerin mağduriyetlerine işaret etti.

Dış politika konusuna da değinen Tekin, Suriye Dışişleri Bakanı'nın "ABD kendi inisiyatifinde yapsa bile ülkelerine olası bir müdahale halinde Türkiye ve Ürdün'ü hedef alacakları" yönünde açıklaması olduğunu aktardı. Bu ve benzer açıklamalara karşı Hükümetin sessiz kaldığını ileri süren Tekin, şöyle konuştu:

"Dış politika konusunda ısrarla uzun süredir Sayın Başbakan'ın ve iktidar yetkililerinin bu tutumunu anlamakta zorluk çekiyoruz. Yanlıştan dönmenin erdemli bir politika olduğunu hepimizin bilmesi gerekiyor. Bugün gelmiş olduğumuz noktada tek başımıza kaldık. Hatta tekliği, onurlu bir teklik olarak kamuoyuna yansıtmaya çalıştılar. Teklik sadece Allah'a mahsustur. Bu coğrafyanın en önemli ülkesinin dış politika konusunda tek başına kalabilecek durumda olmaması gerekir. Bütün cumhuriyet dönemindeki süreçlere baktığımızda gerçekten Ortadoğu coğrafyasında herkesin saygı duyduğu bir dış politika var. İran ile Irak 10 yıl savaştı Türkiye burada taraf olmasını bilmiyor muydu Tam tersine Türkiye burada her zaman olduğu gibi barışçıl bir tavır takınmıştır. Bütün bu gelişmeler, savaş çığırtkanlıkları için kamuoyunu duyarlı olmaya davet edeceğiz."

"Biz hiçbir dönem darbelerden beslenmiş değiliz"

Açıklamalarının ardından gazetecilerin sorularını yanıtlayan Tekin, bir soru üzerine Başbakan Erdoğan'ın CHP'nin Mısır ziyaretine ilişkin sözlerini değerlendirdi.

"Bugünkü iktidar bir darbe sonucunda oluşmuş bir iktidardır. Türkiye'deki bütün darbelerin ağır bedelini sadece solcular, sosyal demokratlar ve CHP ödemiştir" diyen Tekin, CHP'nin 90. yılını kutlayacağını, cumhuriyetle eşdeğer bir siyasi parti olduğunu söyledi. CHP'nin arşivlerinin darbeciler tarafından sıfır noktasına getirildiğini anlatan Tekin, şöyle devam etti:

"Biz hiçbir dönem darbelerden beslenmiş değiliz. Sorarım, bize 'darbeci' diyen Sayın Başbakan'ın darbelerde tek bir mağduriyeti var mı Bugün bizi yönetenlerin hangisinin darbede mağduriyeti var Sayın Başbakan'ın kadrosuna baktığınız zaman bakanların önemli bir kısmı Evren döneminde çalışıyordu. Kimin darbeci olup olmadığını, kimin yasakçı olup olmadığını Türkiye kamuoyu da dünya da çok iyi biliyor. Ama Başbakan'ın bilmesi gereken şu ki, Türkiye sahipsiz değildir. Türkiye'nin sigortası olan CHP vardır. CHP Irak'a gitti, Mısır davet etti, Mısır'a gidecek, önümüzdeki günlerde Ortadoğu coğrafyası dahil olmak üzere onlarca ülkeye de gideceğiz. Sizin kırdığınız döktüğünüzü, yanlışlarınızı ancak ve ancak ciddi devlet geleneği olan CHP gibi bir parti toparlayabilir."

"Bir coğrafyanın kahramanı iken tecrit edilmiş duruma gelmişsiniz"

Başbakan Erdoğan'ın Mısır'da yaşananlar için gözyaşı döktüğünü, bunun insani bir davranış olduğunu belirten Tekin, şunları söyledi:

"Soruyorum Başbakan'a Irak'ta 1,5 milyon Müslüman öldürülürken bırakın gözyaşı dökmeyi, hani 90'lı yıllarda sizin alışkanlık haline getirdiğiniz her cuma günü camilerin önünde inim inim inlettiğiniz o davranışlarınıza ne oldu. Körfez krizinde Beyazıt Meydanı'nda sizin, Sayın Arınç'ın öncülüğünde binlerce insan meydanlarda tekbir sesleriyle bugün Ortadoğu coğrafyasını kan gölüne çevirenlere meydan okuyordunuz. Ama bugün görüyorum ki hepiniz teslim olmuşsunuz. Başka bir şey olmuşsunuz. Bir coğrafyanın kahramanıyken tecrit edilmiş, bir başka ülkeye giremeyecek duruma gelmişseniz siz oturup kendinizi bir sorgulayacaksınız."

Tekin, CHP'nin Mısır'a darbecileri alkışlamak için değil, Türkiye ve Mısır halkının arasındaki ilişkileri düzeltmek için gittiğini vurguladı.

Bir soru üzerine Türkiye'nin Kahire Büyükelçisi'nin yeniden Mısır'a gönderilmesini de değerlendiren ve "Büyükelçimizi çektiniz, niçin geri gönderdiniz Kim size göndertti " diye soran Tekin, dış politikanın ciddiyetle yapılması gerektiğini vurguladı.

Tekin, yerel seçimlerde İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığına aday olup olmayacağı sorusuna ise öncelikli konularının Türkiye'nin sorunları olduğu karşılığını verdi. Tekin, adaylıkların zamanı geldiğinde görüleceğini belirtti.

"Sayın Bozdağ; yarın sabah kahvaltıda çocuklarınızın gözlerine bakın"

Gürsel Tekin, Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ'a yönelik Hacıbektaş'daki saldırı ile buna benzer suçlarla ilgili yeni demokrasi paketinde düzenleme olduğu yönündeki haberlere ilişkin soruyu da yanıtladı.

Hukuk düzenlemelerinin iktidarların ihtiyaçlarına göre yapılmasının kabul edilemeyeceğini belirten Tekin, Bozdağ'a yapılan saldırıyı ise şiddetle kınadıklarını söyledi. Gezi Parkı odaklı olaylarda hayatını kaybedenleri, sakat kalan ve yaralananları hatırlatan Tekin, "Ama Sayın Bozdağ, 5 gencecik kardeşimiz hayatını kaybetti. Katledildi. 11 pırıl pırıl, 16, 18 yaşlarında çocuklarımız gözlerini kaybetti. Sayın Bozdağ; yarın sabah kahvaltı ederken karşınızda çocuklarınızın gözlerine bakın. Çocuklarınızın gözlerine bakın. O 11 çocuğun gözlerinin nasıl bir hukuksuzluk içinde yok edildiğini görün" ifadelerini kullandı.

Bozdağ'a saldırıda bulunulması olayında gösterilen hassasiyetlerin Gezi Parkı odaklı eylemlerde şiddete mağruz kalanlar için gösterilmediğini ileri süren Tekin, "Size olunca hukuka sarılıyorsunuz, demokrasi, özgürlük aklınıza geliyor. Başkasına olunca, onun bir önemi yok. Beş gencecik çocuk öldü, bir taneniz çıkıp 'Allah rahmet eylesin. Ailelerinin başı sağolsun' demediniz. İnsanlığınızı kaybetmişsiniz maalesef " dedi.

TBMM Başkanı Cemil Çiçek'in başörtülü milletvekiline ilişkin sözlerinin sorulması üzerine Tekin, AK Parti'nin her sıkıştığında kutsal değerlere el attığını, bunları gündeme taşıdığını söyledi.

Çiçek'e çağrıda bulunan ve "Yasaksız bir Türkiye yaratacaksak bütün yasakları kaldıralım' diyen Tekin, AK Parti'nin bir yandan vatandaşlara yaşam biçimi dayattığını diğer yandan ise yasakları kaldırmaktan söz ettiğini savundu. Tekin, "Bir taraftan yasakçı bir anlayış getireceksiniz, kimin ne içip içmeyeceğine ne giyip giymeyeceğine sizler karar vereceksiniz sonra geleceksiniz her işimizi bitirdik bu kaldı" dedi.

Tekin, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin "Hükümetin vergileri Mısır ve Suriye'de terörist gruplara harcadığı" yönündeki iddialarına ilişkin soruya ise "Bu iddia değil, iddianın ötesinde somutlaşmış, belgelenmiş. Özellikle Reyhanlı saldırısından sonraki sürecin nasıl işlediğini, Rakka'daki terör örgütlerine nasıl yardım yapıldığını. AKP yetkilileri Washington'a gittiğinde orada da önlerindeydi. Bütün dünya kamuoyu biliyor" yanıtını verdi. "Dışişleri Bakanı ben 200 milyon doları çantayla Libya'daki muhaliflere götürdüm demedi mi " diye soran Tekin, Bahçeli'nin sözlerinin iddia olmadığını savundu.

"Kim bu adam Bir de AB sürecini götürecek"

AB Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış'ın "polisin Gezi Parkı odaklı olaylarda deneyim elde ettiği ve 4 kat güçlendiği" yönündeki sözlerinin hatırlatılması üzerine de Tekin, Gezi Parkı olaylarının Türkiye'nin vicdanı olduğunu, yasakçı anlayışa dur dediğini söyledi.

Tekin, şöyle konuştu:

"Bu ülkenin Bakanı, bu Gezi Parkı'ndaki bütün olumsuzluklar, 5 insan hayatını kaybetmiş, 11 genç çocuk gözlerini kaybetmiş, binlerce mağduriyete rağmen, 'evet burada polis destan yazdı' diyorsa Türkiye'nin demokrasi konusunda geldiği noktayı görün. Kim bu adam Bir de AB sürecini götürecek bir adam. Acaba merak ediyorum Avrupa'daki herhangi bir ülkede hak arama eylemlerinin yasak olduğu bir yeri bana söyleyebilir mi Bu nasıl bir mantıktır Gezi Parkı ismi bile bunları korkutuyor. Keşke Sayın Bakan bu Gezi Parkı neden oldu diye bakabilseydi."

Tekin, Başbakan Erdoğan'ın İstanbul Belediye Başkanı gibi davrandığını, Gezi Parkı olayında da bunun açıkça görüldüğünü de ileri sürdü.

 

AA

Etiketler:
SİYASET Kategorisindeki Diğer Haberler