YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
'Türkiye geri dönüşü asla kabul etmez'
'Türkiye geri dönüşü asla kabul etmez'
15 Nisan 2015 20:49
Başbakan Yardımcısı Kurtulmuş, çözüm sürecine ilişkin, "Bundan geri dönüşün maliyeti, karşıya geçmenin maliyetinden daha fazladır. Türkiye, bir daha geri dönüşü asla kabul etmez" dedi.

Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş, Anadolu Ajansı (AA) Editör Masası'nda gündeme ilişkin soruları yanıtladı.

"Çözüm Süreci'nin büyük oranda tamamlandığını, daha küçük ancak zor kısmının kaldığını söylemiştiniz. Zor olarak tanımladığınız kısım nedir? Seçimden önce bu zor kısma ilişkin somut bir gelişme bekliyor musunuz? Ağrı'daki terör saldırısı bunun örneği mi" şeklindeki soru üzerine Türkiye'de Çözüm Süreci'nin aldığı yolun fevkalade önemli olduğunu vurguladı.

Büyük adımlar atıldığına, bunların en önemlisinin de devletin zihniyetindeki değişim olduğuna işaret eden Kurtulmuş, vatandaşının farklılıklarından ürken, ana dilinden, yaşayışından, müziğinden, inancından, kıyafetinden korkan eski ceberrut devlet anlayışının geride kaldığını söyledi.

Kurtulmuş, yıllardır ret, inkar, asimilasyon politikaları üzerine oturan bir devlet anlayışı bulunduğunu, bunun Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgeleri halkı başta olmak üzere bütün Türkiye'de yurttaşların üzerinde ciddi bir baskı oluşturduğunu dile getirerek, öncelikle bunun kaldırıldığını belirtti.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın başbakanlığı döneminde, Diyarbakır'da Şivan Perver ve İbrahim Tatlıses ile Kürtçe, Türkçe, Arapça türküler söylendiğini hatırlatan Kurtulmuş, bunun Türkiye'de, barışa doğru atılan adımın samimi bir zemine oturduğunun güzel bir göstergesi olduğunu kaydetti.

"Bir el silahta diğer elinizle halay çekemezsiniz"

Kurtulmuş, ana dilde savunma hakkı verilmesi, televizyon kanallarının ana dilde yayın yapması gibi birçok alanda değişiklikler yapıldığını anımsatarak, bundan sonraki süreçte, Türkiye'de silahların gömülmesi, silahların susturulması ve elinde silah olanların bunu ilan etmesi gerektiğine işaret etti.

Seçim öncesinde birtakım provokasyonlar yaşanabileceğini ifade eden Kurtulmuş, "Ama şu asla olmayacak artık buna yürekten inanıyorum, ben şahsen en karanlık en zor günlerde bile iyimserliğini korumuş birisi olarak ifade ediyorum. Bundan geri dönüşün maliyeti, karşıya geçmenin maliyetinden daha fazladır. Ne elinde silah bulunanlar, ne onların siyasi zeminini hazırlayanlar, ne Hükümet, ne de başka güç, Türkiye'de bir daha geri dönüşü asla kabul etmez. Özellikle milletimiz bunu kabul etmez" dedi.

"Çözüm sürecinin başarısı Türkiye'nin başarısı olacaktır"

Çözüm sürecinin sadece Türkiye'nin meselesi olmadığına işaret eden Kurtulmuş, 1990'dan sonra Balkanlar, Kafkaslar, Ortadoğu, Kuzey Afrika ve Yemen'e kadar uzanan coğrafya ve Ukrayna'nın da içinde olduğu bölgede, mezhep savaşları, etnik savaşlar, birtakım siyasi bölünmeler yaşandığını anlattı.  

Kurtulmuş, şöyle konuştu:

"Demek ki 2015 yılında, bu kadar derin ve kanlı bir geçmişi olmasına rağmen barış sağlanabiliyor, demek ki Türkiye'de bin yıldır birlikte yaşayan insanlar, aynı coğrafyayı paylaşan insanlar, aynı kültürün, aynı medeniyetin çocukları kalıcı bir barışı kurabiliyorlar. Bu Ççözüm sürecinin başarısı, Türkiye'nin başarısı olacaktır, doğru. Ama Türkiye'nin bütün dünyaya sunduğu çok değerli bir örnek olacaktır. Barışın sağlanması için, bu bölgenin istikrarının sağlanabilmesi için fevkalade güzel bir örnek olacaktır. Bu noktadan geriye dönüş yok. Hiçbir gücün de Türkiye'yi çözüm sürecinde geriye götürmeye gücü yetmeyecektir."

"HDP barajı aşmasa da bu dünyanın sonu değildir"

HDP'nin 7 Haziran genel seçimlerinde barajı geçip geçmeyeceği konusunda Kurtulmuş, şunları kaydetti:

"Ben, HDP barajı aşar aşmaz onu bilmem. Şahsen HDP'nin barajı aşmasını Türkiye demokrasisi bakımından bir zenginlik olarak görürüm. Ama sonuçta HDP barajı aşmasa da bu dünyanın sonu değildir, çözüm sürecine zarar verecek bir unsur değildir. Çünkü çözüm sürecinin ısrarla söylediğimiz gibi sahibi, ne AK Parti'dir tek başına ne hükümettir tek başına ne de HDP ya da başkalarıdır. Çözüm sürecinin sahibi de yürütücüsü de denetleyicisi de milletin bizatihi kendisidir. 77 milyon bütünüyle bu sürece sahip çıkmıştır. Doğu'da, Batı'da insanlar 'yeter bu işi artık bitirin' diyor."

"Eski Türkiye'nin sistemi bu haliyle buraya kadar"

"Eski Türkiye'nin sistemi bu haliyle buraya kadar" diyen Kurtulmuş, sistemin mutlaka değişmesi gerektiğinin altını çizdi.

1982 Anayasası'nın, Türkiye'de sanıldığının aksine yasama, yürütme, yargının birbirinden ayrı bağımsız olması meselesini getirmediğine dikkati çeken Kurtulmuş, "Güçler ayrımı değil, güçler parçalanması prensibini getirmiştir. Türkiye'de 82 Anayasası, bütün sivil güçlerin parçalanması, o sivil güçler yasaması, yürütmesi, yargısı, bunlar yürütemezler nasılsa, arkasında askeri vesayetin kontrol odaklarıyla biz sistemi kontrol ederiz demişlerdir. Aslında Cumhurbaşkanlığı sistemi bunun için dizayn edilmiştir.

Şu anda güçlü olan sistemdir millet değildir. Otokrasi tartışması yapılıyor. Herhangi bir şekilde diktatörlük isteyen birisinin bu sistemi koruması lazım. Aklı çalışan hiçbir diktatörlük heveslisi mevcut sistemi değiştirmek istemez."

Bugünkü şartlar gözönüne alınıdığında, muhalefet partilerinin iktidara gelebilme ihtimalinin olduğu tek senaryonun başkanlık sistemi olduğuna işaret eden Kurtulmuş, "Ola ki başkanlık sistemi içerisinde uygun bir aday çıkarırlar, bir ihtimal başkanlık sistemi üzerinden bir iktidar devşirmeleri mümkün" dedi.

Papa Franciscus'un Ermeni iddialarıyla ilgili sözleri

Katolik aleminin ruhani lideri Papa Franciscus'un Ermeni iddialarıyla ilgili sözlerine ilişkin Kurtulmuş, başta Papa olmak üzere herkesi açık ve samimi olmaya davet etti.

Kurtulmuş, 1915 olaylarına ilişkin en ufak bir komplekslerinin bulunmadığını vurgulayarak, "1915'te ortaya çıkmış acı olaylardan sonra ders mi çıkarmak istiyoruz yoksa hazır 100 yıl geçti 2015'e geldik, bundan dolayı tarihteki bir olayı kullanarak siyaset mi yapmak istiyoruz? Buna herkesin, Sayın Papa'nın da karar vermesi lazım" şeklinde konuştu.

 

AA

SİYASET Kategorisindeki Diğer Haberler