YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Türker'den acil erken seçim çağrısı
Türker'den acil erken seçim çağrısı
21 Aralık 2013 21:43
DSP Genel Başkanı Masum Türker’den acil erken seçim çağrısı

Gündemdeki ‘Yolsuzluk ve rüşvet’ operasyonu ve süreç hakkında değerlendirmelerde bulunan Demokratik Sol Parti (DSP) Genel Başkanı Masum Türker, acil erken seçim çağrısında bulundu.

Gündemdeki ‘Yolsuzluk ve rüşvet’ operasyonu ve süreç hakkında değerlendirmelerde bulunan Demokratik Sol Parti (DSP) Genel Başkanı Masum Türker, Türkiye’nin ve hükümetin ulusal ve uluslar arası ortamda itibarını yitirdiğini, güvensizlik ortamı oluştuğunu, bu nedenle Başbakanın derhal istifa etmesi ve acil erken seçime gidilmesi gerektiğini belirtti.

Çeşitli inceleme ve temasları için İzmir’de bulunan DSP Genel Başkanı Masum Türker, “Acele erken seçimin gerekli olduğunu. Birkaç bakanın görevden alınmasıyla olmaz. Başbakanın istifası, tarafsız hükümetin kurulması ve erken seçime gidilmesi gerekir. Bunun dışında artık meşru olmayan bir idare var” dedi.

Masum Türker, son yıllarda açıklanan ihracat rakamlarının da yanlış olabileceğini savunarak, özellikle Çin üzerinden yapılan işlemlerin tek tek incelenmesini ve sonuçların kamuoyuna açıklanmasını istediklerini söyledi.

Türker, “Son yıllardaki ihracat rakamları da yanlış olabilir. Hayali olabilir. Çin üzerinden yapılan işlemlerin hepsinin ayrı ayrı incelenmesi gerekiyor. Orada hayali ihracat ve kara para aklama işlemini yapan kurumlar var. Bunlara el konularak açıklanması gerekiyor. Ama Başbakanın bu şekilde paniklemesinin nedeni bu olayı çete suçlaması yapıp, cemaate yüklemeye çalışması yanlış. Delileri karartmak amacıyla böyle davranılıyor” diye konuştu.

Türker, operasyonla birlikte Halk Bankası’nın para trafiğinin ortaya çıktığını ve bunun için savcı ve polislere teşekkür edilmesi gerektiğini söyledi.

Durumun ortaya çıkmaması durumunda Türkiye’nin uluslar arası bankacılık sisteminden çıkarılma tehlikesi olduğunu savunan Masum Türker, şunları söyledi:
“Halk Bankası trafiği açığa çıkmasaydı Türkiye ileride bir gece ansızın bankacılık sisteminin uluslar arası dolaşımda askıya alınması gündeme gelebilirdi. Ve ekonomi allak bullak olurdu. Şu anda İran’ın içinde bulunduğu durum ülke için de sözkonusu olacaktı.

Operasyon nedeniyle Türkiye şu anda kurumsal olarak, kurallara uymayan Türk bankası bile olsa kendini savunma ve itibar kazanmaya sahip oldu. Halk Bankası BDDK denetimine derhal alınmalıdır. Halk Bankası SPK’ya tabi tutulmalıdır, denetimine. Para denetimi için de MASAK’ın denetiminde olmalıdır. MASAK şu anda cezalandırılıyor, bir yönetici görevden alınıyor. Ödenen rüşvetlerin açıklanması ve dekontların yayınlanmasını devlet sırrı olarak değerlendiriyor başbakan. Başbakan ve AKP yöneticileri doğruyu söylemiyorlar. Çünkü eğer bir bankanın yaptıkları devlet sırrı olarak değerlendiriliyorsa o zaman Genelkurmay’ın kozmik odasını denetlemek normal miydi? Halk Banksı bakımından operasyonu yapan savcı ve polislere Türk Halkı olarak teşekkür etmeliyiz. Hükümet darbesi olarak değerlendirmesi doğru değil. Rüşvetlerin ödenmesi ise şeffaflığın ortadan kalktığını gösteriyor.”

Başbakandan beklenen tavrın yolsuzluğun üzerine gitmesi, Bakanları görevden alması şeklinde olmasına karşın Başbakanın bugünkü açıklamalarında tam tersi açıklamalarda bulunmasını hayretle karşıladıklarını belirten Türker, “Bu paraları yakalananlar almışlardır. Yapılan teknik takiplerde konuşmalarda bu olayların varlığı gerçek mi? Bu olayı kimin, neden, niçin yaptığını bir yana bırakalım. Gerçekleşmişse Türkiye’de bir rüşvet ve yolsuzluk bataklığının varolduğunu ortaya koyuyor. Başbakandan beklenen, rüşvet alanları ve verenleri ortaya koyacağızdır. Ama tam tersine hükümet kesiminin içinde yeraldığı rüşvet ve yolsuzluğun üzerine gidenlerden hesap soracağız demesi fevkalade yanlıştır” dedi.

DSP Genel Başkanı Masum Türker, operasyonun Cemaat-Hükümet çekişmesi olarak lanse edilmesinin de manipülasyon olduğunu belirterek, Başbakanın neden 11 yıl sustuğunu merak ettiklerini kaydetti.

Türker, şunları söyledi: “Bu hükümet görevden aldıklarına şimdi çete diyorsa niçin işbirliği yaptı. Çete olduklarının yeni farkına vardıysa bu da büyük bir yanlıştır. 11 yıldır bu insanların çete olduğunu nasıl fark edememişsin? Bugüne kadar hukuku dejenere eden, bozan, masum insanları komutanları, aydınları, gazetecileri suçlarken kullanılan kavramları şimdi kendileri için kullanıyorlar. Cemaat ve AK Parti arasındaki kavga, cemaat dershanesinden yetişen gençleri kendi safhasına çekememesi. Ve PKK’nın talebi üzerinedir. Başbakanın deşifre edeceği birşey varsa bugüne kadar sustu, sakladı. AKP bir siyasi partiden çok menfaat birliği aracılığıyla muhtelif insanların bir araya geldiği bir koalisyon. Uluslar arası aktörler varsa Başbakan açıklasın. MİT, istihbarat onda. Varsa bunları söylemesi gerekir.”

DSP Lideri Türker, her şeyin belgeleri, fotoğraflarıyla ortada olduğunu belirterek, “AK parti’nin halkın vicdanında artık komplo ile karşı karşıya kaldığını söyleyen olmaz. Herkes olayları, tarihleri, ayakkabıları, çikolata tabaklarını, elbiseler içinde giden paraları biliyor. Konuşmalar da teknik takipte yakalanmış. Bu konuda aslında ancak bir erken seçimle yeniden güvende hissedilebilir. Bu güvensizlik ortamı, uluslar arası camianın güvensizliğini ortaya çıkarır ve Türk ekonomisi kıskaca girer. İhracatın bedelini, ithalatın da parasını alamayız. Türkiye karşı OECD’nin eğilimi de bu yöndedir. İnsanlar artık inanmaz. İnanmaları artık zor. Fotoğraflar ortada. İstedikleri kadar söylesinler. Uluslararası camianın da Türkiye’ye bakış değişmez” diye konuştu.

 

İHA

23:02
 // YOK ÖYLE YAĞMA
Sen Tayip baba'yı Ecevit mi sandın, her zoru gördüğünde bırakıp gitsin. Durmak yok, yola devam. Hele şu yoldaki dikenleri temizleyelim yeğenim. Daha kodese girecek çok hain var. Maskeleri düşürülecek hainler bizi bekliyor. Var mı öyle güreşten kaçmak. Ak Parti, bu zamanlar için var. Dur hele, şu meydan okuyan şu hadsizlere, bir haddini bildirelim....
21 Aralık 2013 23:02
SİYASET Kategorisindeki Diğer Haberler