YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
"Tüm darbelere ve darbecilere lanet okuyoruz!"
"Tüm darbelere ve darbecilere lanet okuyoruz!"
17 Eylül 2013 19:40
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Ali Şahin, 'Tüm darbelere ve darbecilere lanet okuyoruz!' dedi.

Başbakanlık Toplu Konut İdaresi (TOKİ) ve Karabük Belediyesi’nin girişimleri ile Soğuksu Mahallesi’ne 1. Etap Kentsel Dönüşüm kapsamında yapılan konutların kura çekimi düzenlenen törenle yapıldı.Yenişehir Kapalı Spor Salonu’nda yapılan kura çekimine; AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Ali Şahin, Vali İzzetin Küçük, AK Parti Karabük Milletvekili Osman Kahveci, Karabük Belediye Başkanı Rafet Vergili, TOKİ Başkanı Ahmet Haluk Karabel ile daire müdürleri ve hak sahipleri katıldı.

"Darbeleri ve darbecileri lanetliyoruz"

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Ali Şahin, TOKİ ile ilgili adımların ilk olarak merhum Turgut Özal döneminde 1984 yılında atıldığını belirterek, Özal’ı rahmetle andı.
TOKİ’nin çok hayırlı bir iş olduğunu, bugünlerde gördüklerini de anlatan Şahin, “Rahmetli Turgut Özal’a rahmet dilerken, bugün 17 Eylül ve bir başka devlet büyüğümüzü de unutmamak lazım.

17 Eylül 1961 eski başbakanlarımızdan Adnan Menderes’in idam edildiği gündür. Bir askeri darbe sonucu iki bakan arkadaşı ile birlikte eski başbakanlarımızdan rahmetli Adnan Menderes bugün idam edilmişti. Şimdi bugünün Türkiye’sinde 2013 yılının 17 Eylül’ünde burada hep birlikte tüm darbelere ve darbecilere lanet okuyoruz.

Türkiye bir daha millet iradesinin sonucunda oluşmuş olan parlamentonun feshedildiği, milletin oyları ile iktidara getirdiği yöneticilerinin alaşağı edilerek idam sehpalarına getirildiği o dönemleri bir daha yaşamayacaktır. Ülkemizde demokrasi bilinci gelişmiştir. Ama geçmişten bu dersleri almak ve geleceğe güvenle bakmalıyız” dedi.

1984 yılında kurulan TOKİ’nin 2002 yılına kadar 18 yıllık süreçte 43 bin konut ürettiğini, kendi iktidarlarının 10 yıllık süresinde 602 bin konut üretildiğine dikkat çeken Şahin, “Bu önemli bir fark. 18 yılda 43 bin, 10 yılda 602 bin konut. Bu fark tabii ki bir hizmet anlayışının farkı olduğu kadar bir siyasi istikrarın da, bu siyasi istikrarın sonucu olarak ekonomik istikrarın da sonucudur.

2002 yılında iktidara gelen AK Parti’nin ilk başbakan yardımcısıydım. O zaman halkımıza, size, kira öder gibi ev sahibi yapacağımızı söylemiştik. Şimdi bu sözümüzün gerçekleşmesinden dolayı mutluluk duyuyoruz. O sözleri verdiğimizde bunlar gerçekleşmez diyorlardı” diye konuştu.

Şahin’in konuşmasının ardından kura çekimine geçildi. Sembolik olarak ilk kurayı Mehmet Ali Şahin, diğer kuraları sırasıyla Vali Küçük, Milletvekili Kahveci, TOKİ Başkanı Karabel ve Belediye Başkanı Vergili çekti.

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Karabük Milletvekili Mehmet Ali Şahin, Birleşmiş Milletler’in (BM) hazırladığı raporun içeriğinin açıklanmadığını belirterek, “Dünyanın gözü önünde cereyan edilen adeta insan kıyımının ve katliamının yaşandığı olaylar karşısında BM ve BM Güvenlik Konseyi üyeleri çifte standart uyguluyor.

Her ülke özellikle BM Güvenlik Konseyi üyeleri kendi çerçevesinden politika yapıyorlar. ABD’nin de kendine göre bir politikası var, Rusya’nın da kendisine göre bir politikası var. Burada politikalar çarpışıyor” dedi.

Karabük Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Sedat Namal’ı ziyaret eden Mehmet Ali Şahin, burada gazetecilerin gündeme ilişkin sorularını cevaplandırdı.
Sınır ihlali yapılarak düşürülen helikopter ve Suriye Genelkurmay Başkanlığı tarafından ‘Türkiye çok acele etti’ yönündeki açıklamalarına cevap veren Şahin, bu konunun bazı basın yayın organları tarafından bir misilleme olarak haberleştirildiği ve misilleme olarak değerlendirmeyi pek doğru yaklaşım olarak görmediğini söyledi. Şahin, “Sınırımızı ihlal eden bir helikopterin uyarılmasına rağmen, ihlaline devam etmesine rağmen, her ülkenin yapacağı bir davranışta bulunduk.

Bu büyütülecek mesele ve uluslararası sorun haline getirilecek konu değil. Dün hükümet sözcümüz ve arkasından TSK tarafından yapılan açıklamayı yeterli görüyorum. Biz hükümetimizin ve Silahlı Kuvvetlerimizin yapmış oldukları açıklamaları yeterli görüyoruz” dedi.

AK Parti Genel Merkezi’nde yaşandığı iddia edilen casusluk konusuna ise Şahin, “İşin esası nedir doğrusu herhalde bu konu ile ilgili güvenlik birimlerimiz, ismi geçen kuruluşlarımız ve bunların bağlı olduğu bakanlık açıklama yapar. Haberde ifade edildiği ve ileri sürüldüğü gibi ciddi bir yanlışlık varsa Cumhuriyet Savcılığı harekete geçer. Bu haberi ihtiyatla karşıladım. Bizim kadın kollarına girmiş ve bir başka ülke adına casusluk yaptığı ifade edilen kişilerden bahsediliyor ki, bunu biraz abartılı haber olarak değerlendiriyorum. Böyle bir durumun gerçekleşmesini de zayıf görüyorum” cevabını verdi.

Demokratikleşme paketi

Demokratikleşme Paketi ile ilgili bugün Başbakan Recep Tayyip Erdoğan tarafından bir toplantı ve çalışma yapıldığını anlatan AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Ali Şahin, “Çalışma tamamlandığında Başbakanımız bir basın toplantısı ile Türkiye için, Türkiye’nin geleceği için ve daha demokratikleşmesi temel hak ve özgürlüklerin alanının daha da genişlemesi için hangi adımların atılacağı kamuoyu ile paylaşılacaktır.

Biz 10 yılı aşkın AK Parti iktidarları olarak demokratikleşme adını taşıyan adımları Türkiye için attık, halkımız için attık, 76 milyon insanımız için attık. Bundan sonraki adımları da bunun için atarız. Bunu marjinal bir takım grupların partilerin iddia ettiği gibi onların taleplerini karşılıyor amaçlı olarak atmayız.

Attığımız her adım Türkiye’de tüm vatandaşlarımızı ilgilendirecek genel demokratik adımlardır. Genel çerçevesi bu olan adımlardır. Bu zamana kadar yapmış olduğumuz her çalışma bu çerçevede yapılmıştır” diye konuştu.

“BM çifte standart uyguluyor"

Şahin, Suriye’de dünyanın gözü önünde cereyan edilen adeta insan kıyımının ve katliamının yaşandığı olaylar karşısında BM ve BM Güvenlik Konseyi üyelerinin çifte standart uyguladığını belirterek, “Bu konuda insan merkezli dünyanın hangi coğrafyasında olursa olsun sadece insanı ele alan bir yaklaşım içerisinde bulunmadığını düşünüyorum.

Her ülke özellikle BM Güvenlik Konseyi üyeleri kendi çerçevesinden politika yapıyorlar. ABD’nin de kendine göre bir politikası var, Rusya’nın kendisine göre bir politikası var. Burada politikalar çarpışıyor. Halbuki insanın kanının ve gözyaşının aktığı, katliamların olduğu bir yerde ülkeler kendi politikalarını değil, insan odaklı hareket etmek suretiyle bu kanı nasıl durdururuz, bu sorunu nasıl çözeriz diye hareket etmeli.

Bu bakımdan BM’nin o raporunun içeriği konusunda henüz geniş bir açıklama yapıldı. Kimler tarafından atıldığını tespit edebilecek ellerinde deliller var mı onu biliyorum. Türkiye olarak bizim dışişlerimizin ve ilgili birimlerimiz bizzat Şam yönetimi tarafından o kimyasal silahların kullanıldığı şeklindedir. BM bakalım nasıl bir rapor ortaya koyacak. Ama benim gerek BM gerekse güvenlik konseyi üyelerinin bu konudaki yaklaşımları ile ilgili çok ciddi kuşkularım var” şeklinde konuştu.

 

İHA

SİYASET Kategorisindeki Diğer Haberler