YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Tuğrul Türkeş: "Bol keseden vermek kolay"
Başbakan Yardımcısı Tuğrul Türkeş, "İktidar olmayacağını bilirsen bol keseden vermek kolay ama seçimden sonra da iktidar olduğunu bilirsen, o kadar bol keseden atamıyorsun. Söylersin ama ondan sonra yapamazsan vatandaş yakana yapışır" dedi.
Tuğrul Türkeş: "Bol keseden vermek kolay"
07 Ekim 2015 / 03:12 Güncelleme: 07 Ekim 2015 / 08:20

Türkeş, TRT Haber'de katıldığı canlı yayın programında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

AK Parti tabanının kendisini benimseyip benimsemediği sorusu üzerine, Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi'nde 8 yıldır görev aldığına işaret eden Türkeş, "Avrupa Konseyi'nde milli takım gibi çalışıyoruz. Türkiye'nin meseleleri tartışılırken herkes bir parti gibi hareket ediyor. Benim aslında memnum olduğum bir konu, yurtiçi ve yurtdışında gittiğimizher yerde parti tabanı büyük bir sevgiyle ve muhabbetle karşıladı. Saha çalışmalarında ve toplantılarda tabanın da benimsediğini ve sevgi gösterdiğini görüp, memnun oldum" yanıtını verdi.

"AK Parti, Tuğrul Türkeş için ara durak mıdır? Yeniden yuvasına döner mi? Yeniden partisine döner mi?" sorusuna Türkeş, "Seçim Hükümeti'nde görev aldığımda onaylayan, destekleyen MHP'deki arkadaşlarımın da kafasında bu soru var. Şu bir gerçek ki bugün AK Parti'nin dışında gerçek anlamda siyaset yapılacak bir yapı yok. Bunun nihai bir karar olduğunu düşünüyorum. Gelen zaman içindeki çalışmalarım ve tavrım neticesinde insanlarda pekişir" cevabını verdi.

Seçim Hükümeti'ndeki görevini kabul etmeden önce herhangi bir anlaşmanın içinde olmadığını yineleyen Başbakan Yardımcısı Türkeş, "Siyasette keskin çizgileri koymak çok zordur. Bundan 15 gün önce ben de AK Parti'li olacağımı bilmiyordum. 'Kişiyi nasıl bilirsin? kendim gibi' meselesi gibi, bizim eski mahalleden atış serbest, ağızlarına geleni söylüyorlar da onların bir ciddiyeti yok. Onlar herhalde 'Ben gitsem ne talep ederdim' diye düşünüp, öyle yapıyorlar yorumları" diye konuştu.

"MHP'nin bu kadar hukuksuz davranacağını düşünmedim" diyen Türkeş, "Ortada büyük bir hukuksuzluk var. Partiden böyle adam atılamaz, mümkün değil" dedi.

"Onlara hukuk da öğreteceğim"

Gazetecilerle sohbeti esnasında, "Benim tapulu arazime başkalarına gecekondu kondurmam" ifadesinin sorulması üzerine Başbakan Yardımcısı Türkeş, şunları kaydetti:

"Hakkınızı muhafaza etmek her vatandaş açısından bir sorumluluktur. Oradaki bir şahıs ya da 3-5 kişi 'ben attım' diyerek sizin oradaki hakkınızı alamaz, almamalı. Bunun kavgasını yapıyordum. Ben istifa ederim, benim kişisel kararımdır. Nerede siyaset yapmak istediğime ben karar veririm. AK Parti'de siyaset yapmaya karar verdim, AK Parti'liyim, orada siyaset yaparım ama 'ben seni attım', sen beni atamazsın. Bunun Siyasi Partiler Kanunu, partinin tüzüğü var, bunların usulüne uygun davranman lazım. 

Ben oradan atılmış adam şeklinde bulunmak istemiyorum, onun için bu iş temizlenecek. Orada yanlış yapanlar eğer yargılanmaları gerekiyorsa yargı önüne çıkacaklar. 'Ben avukatım' diyen adam hukuku çiğneyerek bana tebligat yapıyorsa, bunun aleyhinde benim her türlü hakkım saklıdır. Benim orayla, oranın tabanıyla hukukum, bağım ortadan kalkmaz. Ben 2011'deki kongrede 'Babamın partisi' dedim."

TBMM Başkanvekili ve MHP Trabzon Milletvekili Koray Aydın'ın bir programda, "Giderken bilerek ya da bilmeyerek partiye bir iyilik yaptı, çünkü parti kenetlendi. Kendisine teşekkür borçluyuz" yorumunun hatırlatılması üzerine Türkeş, "Sağolsunlar, onlara hukuk da öğreteceğim, çok konuda bana teşekkür edecekler. Bir atasözü var 'Merdi kıpti şecaat arz ederken sirkatin söylermiş' merak edenler bugünkü Türkçesine baksınlar" dedi.

Suriye konusunda sıcak bir dönemden geçildiği ifade edilerek, "Rusya'nın DAEŞ hedeflerini vurduğu sırada yaşanan hava sahası ihlalleri tesadüfen mi yaşandı? Altında başka bir şey aramak gerekir mi?" sorusuna Türkeş, "Başka bir şey aransa da hiç yersiz olmaz. Rusya'nın uçaklarını bölgeye indirdikten sonra yaptığı harekata baktığınızda DAEŞ hedeflerine sortisi toplam sortinin yüzde 10'u değil. Başka yerleri de vuruyor" cevabını verdi.

Başbakan Ahmet Davutoğlu başkanlığında dün gece Çankaya Köşkü'nde düzenlenen güvenlik zirvesine katıldığını hatırlatan Başbakan Yardımcısı Türkeş, şunları belirtti:

"Daha önce Suriye 2 uçağımızı düşürdükten sonra angajman kurallarının değiştirildiği kamuoyuyla paylaşılmıştı. Ufak tefek sınır ihlalleri tolere ediliyordu ama yeni şartlarda angajman kuralları değişti. Yanlışlıkla ya da bilerek yapılan ihlallerde mukabele edildi. Sadece Suriye için geçerli değil, son sınır ihlali ve tacize baktığımızda da bir Rus uçağı NATO hava sahasına giriyor, 2-3 dakika uçuyor. Ondan sonra yaptıkları açıklamalar, NATO'yu da Türkiye'yi de tatmin etmiyor. 2 Rus uçağı ve 1 MİG-29 uçağının kime ait olduğu tartışılıyor, pilotu necidir bilinmiyor. Bunlarla ilgilide Türkiye'ye doyurucu bilgi verilmiyor. Türkiye de sınırlarını nasıl korumaya çalışıyorsa aynı şekilde hava sahamızı da koruyacağız."

Rusya'nın yaptığı açıklamalarla NATO ile atıştığını vurgulayan Türkeş, "Türkiye yapılması ve söylenmesi gerekenlerini yapıyor. Dün akşam yapılan açıklamada angajman kuralları herkes için geçerlidir. Türkiye kara ve denizdeki sınırlarını koruduğu gibi hava sahasını da korumaya kararlıdır. Bir kere 'yanlış yaptım' dedin, bir daha 'yanlış yaptım' dedin, üçüncüde bunun yanlış olmadığını anlarız ve bunun neticesi görülür. Bugünküne dikkat edin tam NATO toplantısı arifesinde yapılmış bir harekettir. NATO bir şey söylüyor onlar da diyorlar ki 'Bu doğru değildir. NATO, bir adayı bahane ederek bize yüklenmeye çalışıyor. NATO'yu baskılamaya çalışıyorlar" diye konuştu.   

"İktidar olmayacağını bilirsen bol keseden vermek kolay"

"Kuzey Suriye meselesinde Türkiye'nin pozisyonunu koruması nasıl mümkün olacak?" sorusunu yanıtlayan Türkeş, Suriye meselesinin perde arkasındaki aktörlerin birer ikişer ortaya çıkmaya başladığını söyledi.

Batının bu konuda kararlılığını ve tavrını netleştirmesi gerektiğini belirten Türkeş, "Buradaki mesele, şahsi görüşüm, buradaki aksayan mesele Türkiye değil. Türkiye, bütün unsurları ile yapılması gerekeni biliyor, takip ediyor ve yapılması gereken de yapılacak ama biz NATO ülkesiyiz, NATO'ya söylüyoruz, NATO'da çok çeviriyorlar" dedi.

"7 Haziran'dan bugüne baktığınızda seçmen beklentilerinde değişenler ne?" sorusu üzerine Türkeş, seçmenin "Muhalefetin bol keseden verdiğini siz niye vadetmiyorsunuz?" diye sorduğunu aktardı. Türkeş, "İktidar olmayacağını bilirsen bol keseden vermek kolay ama seçimden sonra da iktidar olduğunu bilirsen o kadar bol keseden atamıyorsun. Söylersin ama ondan sonra yapamazsan vatandaş yakana yapışır" ifadesini kullandı. 

AK Parti'nin seçim beyannamesinin açıklandığı gün yemekte eski bakanlar Hayati Yazıcı, Binali Yıldırım ve Ali Babacan ile aynı masada oturduğunu anlatan Türkeş, Yazıcı'nın Babacan'a, "Bu kadar lafı ediyorsunuz, bunun kaynağını hazırladınız mı?" diye sorduğunu aktardı. Babacan'ın "Hazırladık" demesi üzerine Yazıcı'nın "Nereden bulacaksınız?" diye sorduğunu söyleyen Türkeş, Yıldırım'ın da "Bunu bir ya da iki defalık vermek bir şey değil. Bunu sürdürülebilir kılacak mısınız?" diye sorduğunu belirtti.

Türkeş, şöyle devam etti:

"Sayın Babacan, bunların hepsinin kaynağının nereden, 16,5 milyar ek yükün nereden kaynaklanacağını, nasıl kaynaklanacağını ve nasıl sürdürülebilir olduğunu anlattı. Öğlen yemeği sırasında bunu konuştuk, bunu tartıştık. Ben de açıkçası çok bilgilendim. İkna oldum ama daha mühimi, uzun süre bakanlık yapan 2 şahıs, masada başkaları da vardı ama özellikle onların ismini söylüyorum, 'İyi oldu, iyi bir şey söylendi' değil, parti açısından kaygı duyarak, 'Bunları söyledik de 16,5 milyarı nereden buluyorsun, buldun mu bakalım' diye direkt Sayın Babacan'a sordular. Sayın Babacan da yaptıkları çalışmaları, bu kaynakların nereden karşılanacağını, bugüne kadar ne kadarının karşılanmış olduğunu, ne kadarının da bütçe içinde karşılanabileceğini anlattı."

Muhalefetteyken "Asgari ücret 2 bin lira olacak" demenin kolay olduğunu anlatan Türkeş, "Nasıl olsa iktidara gelmeyeceksin, iktidara gelmeyeceksen de söylersin bunları ama 1 Kasım'dan sonra iktidar olacağını bilen parti yutkunarak konuşmak zorunda" dedi. 

CHP'nin yeni seçim beyannamesinde çiftçilere vereceğini vadettiği mazotun fiyatını 30 kuruş artırarak 1,80 liraya çıkarttığına işaret eden Türkeş, "Muhalefetteyken mazota zam yapan tek parti, CHP. Zam yaptı ama halbuki bu arada mazotun dünya fiyatı düştü. Çok şekerler. Zaten iktidar olmayacaksın, ne olacak? Söyledin, bırak öyle. Muhalefetteyken mazota zam yapan tek partidir CHP" değerlendirmesinde bulundu.

 

AA

SİYASET Kategorisindeki Diğer Haberler