YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
"Terörü hep beraber dışlayalım; terörün dindarı, d
"Terörü hep beraber dışlayalım; terörün dindarı, d
"Terörü hep beraber dışlayalım; terörün dindarı, d
01 Kasım 2008 / 21:58 Güncelleme: 01 Kasım 2008 / 00:00

AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, ''Yalan üzerine, iftira üzerine, kan üzerine kurdukları düzen altlarından kayıyor. Son günlerdeki telaşları işte bu yüzden. 6-7 yaşındaki çocukları sokağa döküp arkalarına saklanacak kadar telaş içindeler, panik içindeler. Ayıptır, yazıktır'' dedi.


Erdoğan, partisinin Van Merkez İlçe Kongresi'nde yaptığı konuşmada, halktan bir şey istediğini belirterek, ''Hep beraber el ele vereceğiz, omuzu omuza olacağız ve hiç çekinmeden, inançla, kararlılıkla yolumuza devam edeceğiz. Eğer böyle gidersek asıl o zaman terör biz aramıza giremez er veya geç kaybolur'' diye konuştu.


Dayanışmanın önemini vurgulayarak, ''Ayrımcılık bizde yok. Terör örgütü ayrımcılıktan beslenmeye çalışıyor. Bunun karşısında da dikkatli olacağız ve onlara da bu fırsatı vermeyeceğiz'' diyen Erdoğan, şunları kaydetti:


''Düşünebiliyor musunuz 'yolu olmayan, suyu olmayan köy bırakmayacağız' dedik. Şu anda Van'ın da tamamına yakını büyük ölçüde bitiyor, bitecek. Şimdi bunu yapan bir AK Parti iktidarı suçlu mu oldu? Yanlış mı oldu? Ama beyefendiler rahatsız oldu. Yalan üzerine, iftira üzerine, kan üzerine kurdukları düzen altlarından kayıyor. Son günlerdeki telaşları işte bu yüzden. 6-7 yaşındaki çocukları sokağa döküp arkalarına saklanacak kadar telaş içindeler, panik içindeler. Ayıptır, yazıktır. Bu çocukları adeta kendi oyunlarına kendi o sinsi planlarına alet etmek istiyorlar.


Türkiye demokratikleşiyor, bunların telaşı artıyor. Türkiye insan hakları noktasında standartlarını yükseltiyor, bunların telaşı artıyor. Türkiye AB'ye doğru kararlı adımlarla ilerliyor bunların telaşı yükseliyor. Türkiye ilerliyor, kalkınıyor, kronik sorunlarını çözüyor bunların telaşı, paniği had safhaya ulaşıyor. Teröre rağmen, terörün yaşattığı olumsuzluklara rağmen Türkiye'yi daha ileri noktaya taşımaya devam edeceğiz.


Herkes emin olsun, ümitvar olsun, huzur içinde olsun. Güven ve istikrar ortamını sonuna kadar koruyacağız. Demokratik değişim ve dönüşüm sürecini sonuna kadar sürdüreceğiz. Hak ve hukuku geliştirme mücadelesini sonuna kadar devam ettireceğiz.''


POLEMİĞE GİRMEYECEĞİM


Erdoğan, konuşmasında muhalefet partileriyle ilgili olarak, ''Ana muhalefetine de yavru muhalefetine ne derlerse desinler cevap vermeyeceğim, seçime kadar cevabım yok. Onlarla polemiğe girmeyeceğim. Seçim meydanlarında da gerekirse cevap vereceğim'' dedi.


Terörle gerilimi tırmandırmaya çalışanlara rağmen, Diyarbakır, Bitlis, Bingöl, Hakkari, Tunceli, Van, Muş, Siirt gibi tüm bölge illerini, Türkiye'nin 81 vilayetini huzura istikrara refaha kavuşturma mücadelesine ısrarla devam edeceklerini kaydeden Erdoğan, milletten aldıkları güçle demokrasiden, hukuktan, adaletten, özgürlükten en ufak bir sapma yapmadan yollarına aynı kararlılıkla devam edeceklerini söyledi.


Erdoğan, 6 yıllık dönemde elde ettikleri başarıların altında AK Parti'nin toplumu kucaklama anlayışının yattığını belirterek, şöyle devam etti:


''Bizler Türkiye'nin 81 vilayetini dolaşırken, bakıyorsunuz birileri Ankara'dan dışarı çıkamıyor. Birileri de Sivas'tan öte geçemiyor. Diyoruz ki siyaset Türkiye'de sadece Ankara'da yapılmaz veya siyaset sadece Türkiye'nin Sivas'tan batısında, o tarafta yapılmaz. 81 vilayetin tamamında yapılır, gelin siyaseti 81 vilayetin tamamında hep beraber yapalım. Niye buralarda yoksunuz? Buralar Türkiye Cumhuriyeti'nin 780 bin kilometrekarelik vatan toprakları. Niçin buralarda yoksunuz?


6 yıllık dönemde biz il ili dolaştık. Ben Başbakanlıktan önceki dönemde geldiğim sayıyı bilmiyorum ama Başbakanlık döneminde 5 kez Van'a geldim. Yine gelmeye devam edeceğim. İşte AK Parti'nin farkı burada yatıyor, Türkiyemizi bu güzel ülkemizi, adeta bir gök kuşağı gibi dolanmış, yedi bölgesiyle kalkındıracağız.''


Konuşması sırasında, partili kadınların tezahüratları üzerine, ''Hanımlar gençleri geçtiniz'' diyen Erdoğan, şöyle devam etti:


''Merkez ilçe yönetimine burada bir tarizde bulunuyorum. Ben biraz açık konuşmayı severim. Delegelerin içinde niçin bayan yok diye merak ettim. Yoksa var da ben mi göremiyorum? 400 delegede 5 yok demektir. Merkez ilçe yönetimine diyorum ki çok ciddi bir yanlış yaptınız. Böyle bir şey olamaz bu çok ciddi bir yanlış. Biz kota mota uygulamıyoruz, bu bir yarıştır diyoruz. Ama bu yarışı engelli yarışına dönüştürürseniz o yönetimin bizim gözümüzde değeri olmaz.''


AK Parti anlayışının 70 milyonu hiçbir ayrıma tabii tutmaksızın kucaklayacak bir anlayış olduğunu ifade eden Erdoğan, bunu hiçbir partinin yapmadığını söyledi.


Erdoğan, ''Biz böyle yaklaştığımız için 81 vilayetin 80'i bize milletvekili verdi. Türkiye'de AK Parti'den başka 81 vilayetin 80'inde milletvekili çıkaran parti var mı? Yok. Niye yok? Bunların Sivas'ın doğusuna geçeni adeta yok gibi, Doğuda da bunların milletvekili yok denecek kadar azdır, onu da söyleyeyim. Sebebi basit. Çünkü bunlar seçimden seçime... O da planlar programlar ona göre yapılır, şöyle bir geçerken uğrarlarsa uğrarlar, başka türlü uğramazlar'' diye konuştu.


AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, ''Kürt kökenli vatandaşlarımın temsilcisi olduğunu söyleyen bir parti var. Ne hizmet götürmüş benim kardeşlerime, ne yapmış? Yaptıkları bir şey var mı terörden başka?'' dedi.


Erdoğan, partisinin Van Merkez İlçe Kongresi'nde yaptığı konuşmada, AK Parti'nin gerçekleştirdiği başarıyı gölgelemeye kimsenin gücünün yetmeyeceğini söyledi. Geçmiş iktidarların yıllarca Van'ı ihmal ettiklerini ifade eden Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:
''Hiç öyle Van Gölü'nde falan canavar aramaya gerek yok.
Yıllarca bununla aldattılar bizi. Van Gölü canavarı aşağıya, Van Gölü canavarı yukarıya... Bununla aldattılar. Van'ı bir kasaba görüntüsüne dönüştürmek isteyenler, Türkiye'yi ikinci sınıf bir ülke konumuna düşürmek isteyenler... İşte canavarlık bu anlayıştır. Bunu böyle biliniz. Canavarlık, bu milletin değişim iradesini zayıflatmak, gelişim ve kalkınma çabalarını geriletmeye çalışmaktır.''


Türkiye'nin her karış toprağını bir şantiyeye dönüştürdüklerini kaydeden Erdoğan, eğitim, sağlık, güvenlik, adalet gibi alanlarda attıkları adımlarla Türkiye'nin çehresini değiştirdiklerini söyledi. Mevcut 130 üniversiteden 54'ünün AK Parti Hükümeti zamanında kurulduğunu belirten Erdoğan, bütün illerde üniversite kurulmasının çok anlamlı olduğunu, üniversitesi olmayan il kalmadığını kaydetti.


Erdoğan, ''Hakkari'de de artık üniversite var. Hakkari'de bir üniversite kurulması kimin aklına gelirdi. Ama AK Parti iktidarının aklına bu geldi ve Hakkari'ye üniversiteyi kurduk. Terör örgütü niye rahatsız? Hakkari'ye üniversite kurduğumuz için rahatsız. Toplu konut hizmetleri Hakkari'ye gittiği için rahatsız. Duble yollar yapıldığı için rahatsız. Hakkari'de de hastaneler yapıldığı için rahatsız. İstiyorlar ki hizmet gelmesin, bir buradan nemalanalım, buradan rant elde edelim. İşte biz, bu rantın kapısını kapattığımız için rahatsız'' diye konuştu.


Barış, sevgi, kalkınma ve kardeşliğin şiarları olduğunu kaydeden Erdoğan, insanları asla etnik kimlikleriyle tanımlamadıklarını söyledi. Başbakan Erdoğan, şöyle devam etti:


''Herkes kendi etnik kimliğiyle övünebilir. Ama bir başka etnik kimliğe karşı bunu bir üstünlük vesilesi kabul etmez. Şimdi, Kürt kökenli vatandaşlarımın temsilcisi olduğunu söyleyen bir parti var. Ne hizmet götürmüş benim kardeşlerime, ne yapmış? Yaptıkları bir şey var mı terörden başka? İşte bugün Van'da çeşitli yerlerde huzursuzluk meydana getirmeye çalıştılar. Hatta dükkanları, esnafları dolaşıp onlara kepenk indirtmek gayretine girdiler. Ama benim Vanlı kardeşim onlara gereken cevabı verdi. Kapatmadı kepenklerini, indirmedi kepenklerini. Öyle meydanlarda lastik yakmakla, böyle Van Belediyesinin itfaiyesinin arabasını yakmakla bu ülkeye hizmet, bu ülkenin insanına hizmet olmaz.


Kalkıp bu ülkede ilin milletvekilinin ticarethanesinin camlarını indirmekle, başka siyasi görüşe sahip insanların iş yerlerinin camlarını kırmakla, indirmekle bu ülkede demokrasiden bahsedemezsiniz. Bunların özgürlükçü yaklaşım diye bir şeyleri yoktur. Bunlar, özgürlükçü yaklaşım değildir. Demokrasiye inanan, özgürlükçü yaklaşıma inanan önce karşısındaki insanlara saygı duymasını bilecek. Saygı duyan saygı görür, bunu böyle bilmek lazım. Seven sevilir, bunu böyle bilin. Ama bunların kitabında böyle bir şey yok ki... Bunun için onlar öyle de olsa biz sabırla bu yolculuğa devam ediyoruz. Ve şunu da biliniz biz 780 bin kilometre karenin hükümetiyiz. Biz belli illerin hükümeti değiliz. 81 vilayetin 81'inde de varız. Bunun bedeli ne olursa olsun asla kalkıp da biz 780 bin kilometre karede kusura bakmasınlar cirit attırmayız, bedeli ne olursa olsun... Bu kadar açık konuşuyorum.


Ben, halkımdan bir şey istiyorum, hep beraber el el vereceğiz, omuz omuza olacağız. İnançla, kararlılıkla yolumuza devam edeceğiz. Eğer böyle gidersek o zaman terör bizim aramıza girmez. Er veya geç kaybolur. Ama biz birbirimizi iyi sevelim. Dayanışma içinde olalım. Ayrımcılık bizde yok. Ama terör örgütü ayrımcılıktan beslenmeye çalışıyor. Bunun karşısında da dikkatli olacağız ve onlara da bu fırsatı vermeyeceğiz.''


DEMOKRASİ SİLAHLA GELMEZ


AK Parti'nin 70 milyonu kucaklayan bir siyasi anlayış içinde olduğunu vurgulayan Erdoğan, siyasetin halkla kucaklaşarak yapılması gerektiğini ifade etti.


Hiçbir zaman imtiyaz sağlama gayreti içinde olmadıklarını belirten Erdoğan, kabile, sınıf ve zümre siyaseti yapmadıklarını söyledi. Mezhep ve meşrep siyasetini de asla yapmadıklarını kaydeden Erdoğan, Türkiye'nin yıllarca bu ayrımcı siyasetin faturasını ödediğini dile getirdi. Milletin özlem duyduğu siyasetin birlik ve beraberlik siyaseti olduğunu dile getiren Erdoğan, şöyle konuştu:


''Ben, buradan ayrım yapmaksızın herkese sesleniyorum. Gelin terörü hep beraber lanetleyelim. Terörü hep beraber dışlayalım. Terörün dindarı, dinsizi olmaz. Terör kimi nerede, nasıl vuracağı belli olmayan bir fenomendir. Bunun üzerine hep birlikte yürüyeceğiz ve asla orada taraf olamayız. Şöyle tarafız, terörün karşısında bütünleşmekte tarafız. Ama terörü sahiplenen, teröre karşı tavır koyamayanlar da kusura bakmasınlar, onlar da zaten ne olduklarını milletin karşısında gayet güzel ortaya koyuyorlar.


Terör örgütünün desteğiyle siyaset yapmak isteyenler; Çok fazla yol alamazsınız. Çünkü milletimiz sizleri de dışlayacaktır. Eğer siyaset yapacaksanız milleti kucaklama siyasetini anlayacaksınız. Demokrasi silahla gelmez. Demokrasi silahı bırakarak gelir. Silahı bırakmak suretiyle demokrasinin tadına varılır. Silah elde demokrasinin o güzelliğine varamazsınız.''


Başbakan Erdoğan konuşmasında, Türkiye'yi yeniden bir girdaba sürüklemek isteyenlerin heveslerinin kursaklarında kalacağını, yerel seçimlerde de ''kimin ak, kimin kara olduğunun'' bir kez daha ortaya çıkacağını söyledi.


Kongreye, İçişleri Bakanı Beşir Atalay, Sağlık Bakanı Recep Akdağ, Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım ve Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik de katıldı.

SİYASET Kategorisindeki Diğer Haberler