YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
"Taksim korkusu 1 Mayıs için saplantı oldu"
"Taksim korkusu 1 Mayıs için saplantı oldu"
"Taksim korkusu 1 Mayıs için saplantı oldu"
22 Nisan 2008 / 14:27 Güncelleme: 22 Nisan 2008 / 00:00


CHP Genel Başkanı Deniz Baykal partisinin grup toplantısında konuştu. Gündeme ilişkin önemli açıklamalarda bulunan Baykal konuşmasında şunları söyledi:


23 Nisan bizim siyasal yaşamımızın dönüşüm noktsıdır. Yeni bir sürecin çıkış ve başlangıç noktsı olmuştur. Türkiye'de siyaset 23 Nisan 1920 ile değişmeyte başlamıştır. Egemenlik Türkiye'de masa başında dini ve milli ifadelerle verilen bir şey değildir. Egemenlik Sakarya savaşında elde etmiştir. Kimse lütfetmemiştir. Milli mücadelenin özünde ruhundadır. Egemenlik müzakere masasında değil savaş verilmiştir. Egemenliğimiz milli bağımsızlık anlayışına dayanır bir, hilafete karşı savaş vermiş olan laiklik anlayışına dayanır iki... Bizim egemenliğimiz iş birliki bir anlayışa dayanmaz... Bizim egemenliğimiz laiklik anlayışına dayanır. İkitidarların meşrutiyeti anayasanın koyuduğu çerçeveden sağlanır. Siyaset meşrutiyeti hukuktan alır...

Demokrasilerde hiçbir iktidar kendi işleyişliyle ilgili tartışmaları anayasayı değiştirerek kaldırmaz. Hiç bir iktidar bu hakka sahip değildir... Meşruiyet tartışması anayasa değiştirerek ortadan kaldırlamaz...

OY KULLANMAKLA BİTMİYOR

Seçim tek başına demokrasinin güvencesi değildir. Dünyanın her yerinde seçim yapılır. Demokrasiyi 4 yıldar sandık başına giderek oy kullanmak olarak düşünmek mümkün değildir. Anayasa ve hukuk zafiyetlerini oy oranlarıyla telafi etmek mümkün değildir.Demokrasi seçmenler için bir süreçtir. Hiç bir seçim sonucu iktidarları anayasaya ve hukuka bağlı olma zorunluluğundan kurtarmaz.

Her parti herhükümet genel çerçevede anayasa sitemimi parçası olduğunu unutmayacaktır. Hükümet hesap verir. Meclis, Anayasa Mahkemesi'ne hesap verir. Hükümetin bütünü yargı denetimindedir. Demokrasiden her organ sorumludur, her organ hesap verir...

Biz milli bağımsızlık anlayışıyla Türkiye'yi yönetmenin yolunu bulacağız.

1 MAYIS İÇİN TAKSİM ISRARI

Mayıs büyük emek dayanışmasının ortaya konulduğu gün olarak siyasi tarihimize geçmiştir. Ancak provakasyonlar nedeniyle acılar yaşanmıştır. 1977'de Taksim'de 35 kişi hayatını kaybetti. Bu acıyı unutmadık. Emek örgütleri Taksim konusunda siyasi hayatımızın Taksim takıntısını aşması gerektiğini söyleyerek, 1 Mayıs'ı Taksim'de gerçekleştireceğini ifade ettiler. Ne korkuyoruz, el ele verelim bunu kutlayalım, toplumumuzu kaynaştıralım diye yola çıktılar.

Fakat, Taksim Meydanı korkusu 1 Mayıs için siyasi hayatımızın saplantısı oldu. AKP'li vekilin 1 Mayıs tatil olsun diye verdiği tekliften sonra dünkü toplantıdan çıkan sonuç tam bir hayal kırıklığıdır. Hükümetin verdiği 1 Mayıs kararı aldatmacıdır. Emek yok. Kultamak yok. Tatil yok. Devletin resmi organları bir araya gelip Anıtkabir'e çıkar. Alınan karardan büyük üzüntü duruyorum. Biz bu yıl Taksim'de emek kuruluşlarının alacağı kararı dikkatle bekliyoruz. Ona göre karar vereceğiz. 1 Mayıs işçisiz, tatilsiz, resmi olmayan bir gün olarak tanımlandı.

Kuyruklar ortaya çıktı Başbakan başladı feryat etmeye. Halka kuyruklarla verilen pirinci özel plakalı araçlarla nasıl alındığını gördük. Çözüm açık... Üretime ve tarıma destek olacaksın. Bakın Avrupa ülkeleri çiftiçisine destek veriyor. Yunanistan bize pamuk almaya başladık. Biz kendi kendine yeten dünyanın 7 ülkesinden biriydik. Şimdi namerde muhtaç olacak duruma düştük. Türkiye'nin işi BOP değil GAP'tır. GAP'ı yaparsan Türkiye'de pamuk üretimi de, pirinç üretimi de pancar üretimi de tonlarca artar. GAP'ı yaparsan bunlar olur...

SİYASET Kategorisindeki Diğer Haberler