YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Süleyman Soylu'dan çarpıcı açıklamalar
Ak Parti Genel Başkan Yardımcısı Süleyman Soylu Kanal A ekranlarında canlı yayında soruları yanıtladı. Soylu, devlet içindeki paralel yapılanmadan, 27 Ağustos sonrası Ak Parti'de olacaklardan ve Yeni Türkiye'de neler olacağından bahsetti.
Süleyman Soylu'dan çarpıcı açıklamalar
13 Ağustos 2014 / 08:30 Güncelleme: 13 Ağustos 2014 / 08:57

Ak Parti Genel Başkan Yardımcısı Süleyman Soylu, Kanal A'da yayınlanan, Fatin Dağıstanlı ve Celal Kazdağlı'nın sunduğu Türkiye'nin Seçimi programına konuk oldu.

Süleyman Soylu, Ak Parti'de bundan sonra yaşanacak süreçleri en şeffaf haliyle canlı yayında açıkladı.

MKYK toplantısı ile ilgili konuşan Soylu; "MKYK'de herkes huzur içerisindeydi. Herkes doğru politikaların arkasında durmanın, bir işi başarmanın mutluluğu içerisindeydi." dedi.

27 Ağustos'tan sonra Ak Parti'de ne olacak?

Buna millet karar verecek. Elbette parti kendisi ölçer ve ölçüyor. Ama biz de siyasi parti olarak canlı varlığız. Bir hayatımız var. Çevre etkileyicidir. Başkanlık değişimlerinde çok etkileyicidir. Dıaşrıda yapılan araştırmaları da takip ediyoruz. Erdoğan duygusal davranmayacaktır. Başarımız da zaten milletin nabzını iyi ölçmeye bağlıdır. Erdoğan en rasyonel liderdir.

Sayın Erdoğan ile 2 yıldır çalışıyoruz. Ondan çok şey öğreniyorum. Daha da onunla çalışmak istiyorum. Bu tip ldierler malesef çok haksızlıkla karşılaşıyorlar. Milletin sevgisiyle aşmaya çalışıyorlar. Erdoğan, milli şuura sahip liderdir.

Paralel Yapının izleri silindi mi?

Magazin ve siyaset farklı iki boyuttur. Siyaset milletin dilidir. Magazin değildir. Bu yüzden siyaset vazgeçilmezdir.

Kripto olmak mümkün müdür, tabi vardır. Özel bir örgüttür. Bu kurulun adam yetiştirdiğini ve siyasi partiler içinde olduğu söyleniyor. Bunlar önemsizdir, sayıları çok yoktur. Siyaset zaten farklı bir şey yabancı madde girdiği zaman dışkı gibi atar. Bunların uluslararası alanda sürekli desteklenmesi lazım. Finansal kaynak bularak, medyayı kullanarak bir yerlere gelenleri millet kabul etmedi

Paralel yapının en az sirayet ettiği yer siyasettir. 17 Aralık'tan sonra insanların tepkisine baktık. Paralel yapıya dönük olarak organik bağı olan zaten meydana çıkar. Siyaset bunları kabul etmez. Siyaset böyle işlerde en saf haldedir.

"Bu yapıyı devletten atmak önemli"

Bu yapıyı devletten atmak çok önemli. Adamlar sermayedarları korkutmuş. Medyayı korkutmuş. Dedikodu ile devlet idare edilmez. 'Sorular çalındı, paralel yapı ile mücadele var' vs söyleyen kişilerin siyasetle ilgisi yoktur.

Siyaset bambaşka bir şeydir. Gece yarılarına kadar milletin derdiyle yolda yürümektir. Böyle bir şey varsa zaten siyaset bunu siler.

Paralel yapının devletten silinmesi sadece Erdoğan'ın değil, Türkiye Cumhuriyet'inin derdidir. Atatürk nutkunda iki nokta koydu, Türkiye büyük işler yapacak ve medeniyet seviyesine çıkacak dedi. Bunun ikisi de şu anda oluyor.

"Yeni Türkiye'de neler olacak?"

Siyasi hayat içerisinde endişe ve çekince baş ucu kitabıdır. Biz milletle sözleşme yapmadık. Ak Parti kendi kurum ve kurultaylarıyla hareket eder. Eski Türkiye aklıyla bakmamak lazım. Eğer böyle bakarsak endişe vesveseye dönüşür. Bu Yeni Türkiye'dir. Yerel yönetimler, başbakan, cumhurbaşkanı var. Bu Yeni Türkiye.

Eski Türkiye'de çift başlılık vardı. Milletten aldığı yetkileri kullanamayan bir başbakan vardı. Bundan sonraki yerel seçimlerde Malatya'da aldığımı yüzde 74'lük aldığımız oy kolonumuz olacak.

Cumhurbaşkanlığı seçimlerini yerel ve genel seçimlerini Cumhurbaşkan'ından ayrı düşünmek eski Türkiye gibi düşünmektir.

Paralel yapıyı devletten silmeye çalışıyoruz. Onlar Ak Parti bloğunda olmayı tercih ettiler.

"Siyaset zafiyet kabul etmez"

Ak Parti'nin oy oranını arttırarak seçimlerden zaferle çıktığını belirten Soylu şunları söyledi:

"Siyaset zafiyet kabul etmez. Güçlülük ister. Kim halkın taleplerini gerçekleştirme hassasiyetine sahipse o genel başkan sıfatını almaya layık olur. Ak Parti'nin rehberi 'millettir'.

Ak Parti 9'uncu seçiminde de büyük bir zaferle çıktı. 5 ay bile geçmeden yüzde 6,5 oyumuzu arttırdık. Bu siyaset bilimi açısından da değerlendirilmeye muhtaçtır. Güçlü bir Genel Başkan, güçlü bir Başbakan bizi bekliyor.

Erdoğan, dünyadan tüm liderlerle anında görüşme kabiliyetine sahiptir. Türkiye bambaşka bir yere geldi. Bunu kabul etmemek imkansız.

Parti tabanı profil olarak nasıl bir başkan istiyor?

Bu millet Sayın Erdoğan'a o verdi. Erdoğan'ın oturduğu sandalyeyi sürekli sarsmak istediler. Buna rağmen millet onun Cumhurbaşkanı olacağını gördü.

'Şu kadar kişi tatile gitti, şu kadar oy kullanıldı" vs düşüncelerin siyaset üzerinde etkisi yoktur. Bu milleti tanımamaktadır. Millet tetik halindedir. Elinde demokrasi denilen kızı var. Bu kızı üzmek istemezler.

Aradığımız profil şu:

Ak Partiyi yönetecek, Türkiye'nin ilerleyişinde ısrarcı olacak, en önemlisi de Cumhurbaşkanı Erdoğan ile uyum içerisinde olacak. Dünyayı, Türkiye'yi bilen, bunları yürütmeyi bilen, Türkiye'nin içinde bulunduğu meselelerde Cumhurbaşkanımızın liderliğinde çalışacak kişi lazım.

"Türkiye'yi içeriden hallederiz" diyorlar

Türk Sol Dergisi'nde 'Asılacak adamsın' yazıyor, Muhsin Yazıcıoğlu için 'İyi bilmezdik' yazıyor... Hangi irade İhsanoğlu'nun eline bu dergiyi veriyorsa, düşüncesi neyse, hangi akıl bunları tekrar talimatla bir araya getiriyorsa, halk nezdinde bunun çözümünü sağlayamıyorsak 'içerden hallederiz' düşüncesindeler.

Süleyman Soylu'nun konuşmasından satır başları:

-İhsanoğlu'nun adaylığı bizim bu sonucu almamızı sağladı.

-Bazı çevreler Apo ile anlaştığını, seçimde PKK ve BDP'ye destek verdiğini söylüyorlar. Eğer öyle oslaydı sçeim sonucu böyle olmazdı.

-Türkiye sıçrama gerçekleştirdi.

-Merkez Sağ kavramı heterojendir, iliştirilmiştir. Bizim aklımızla uyuşmaz. Uydurulmuş bir kavramdır.

-Ak Parti ümit taşıyan gençlerin, sağduyulu kadınların oyunu alıyor. Aynı millet.

-Alevi meselesi bizim ihtilaftı konuşulamıyordu. Şeyh Said olayı... Bu da millet devlet çatışmasıydı. Namaz kılıyorsan, aleviysen, kürtsen tehditsin! Hep bu düşünceler vardı. Böyle bir devletin muhabbeti yakalaması zordu.

-Türkiye'de Aleviler ne zaman ötekileştirildiyse hepsi CHP zamanında oldu. Recep Tayyip Erdoğan iktidarında herkes Alevi meselesini ve Kürt meselesini rahatça konuşur hale geldi.

-Eğer çözüm sürecini çözemezsek Ortadoğu 100 yıl 200 yıl vd yıllarca huzur bulamaz. Bunun için siyasal sistem lazım.

-Yasama, yürütme, yargı... Hepsi kendi adına işlerini yürütebilsin istiyoruz.

-Anayasa Türkiye'nin şu anda negatif enerjisini yürüten unsurdur.

-İl ve ilçede kongrelerimizi 15 Eylül gibi hazırlıyoruz. Büyük kongremiz 2015'teki seçimden sonra olur.

Ayrıntılar gelecek...

 

KANALAHABER.COM/ÖZEL İÇERİK

halidetonga@kanalahaber.com

SİYASET Kategorisindeki Diğer Haberler