YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
"Sizi TEKEL işçileri ve bakkal devirecek"
CHP lideri Deniz Baykal mecliste grup toplantısında yaptığı konuşmasında Erdoğan'a yüklendi
"Sizi TEKEL işçileri ve bakkal devirecek"
16 Şubat 2010 / 14:28 Güncelleme: 16 Şubat 2010 / 15:19

CHP lideri Baykal, partisinin grup toplantısında gündeme ilişkin konuları değerlendirdi.

Baykal'ın konuşmalarından bazı satırbaşları:

Türkiye'nin gündemi yoğun bunu takip ediyoruz. Ayrıca yurdun batısında bir taşkın tehdidi  var. Ne ölçüde hasar var bunun tespiti yapılamadı. Bu tabloyu bu sene de böyle görmek üzüyor.

İşsizliği ortadan kaldırmayı amaçlıyan bir politika olmadı. İşsizlik artmaya devam etti. İnsanlara ekmek kapısı açan bir politika uygulanmasını Türkiye'de göremedik. İşsizliği artıran bir büyüme yaşanıyor Türkiye'de! Birileri zenginleşiyor ama birileri de yoksullukta sürünmeye devam ediyor.

Yeni bir sanayileşme politikası ortaya konması lazım. Varsa yoksa finans... Sanayileşme politikaları unutturulmaya çalışılıyor

Atatürkler, İnönüler böyle yaptı. Şİmdi ise böyle değil. Borçlar artıyor, işsizlik artıyor. Sanayide perspektif değişecek arkadaşlar... Böyle olmaz.

GAP bitirilecek, işsizlkle mücadele için bu proje bitirlmesi gerek. Herkes aynı şeyi dedi. Biz geleceğiz yapacağız edeceğiz diyor. Bu iktidarda öyle dedi ama ne oldu? Bırakın bitirmeyi adeta yavaşladı GAP projesi...

Şİmdi Yüksekokul furyası var. Bırakıldı eski politikalar...

Elimde diplomam var ama işsizim diyen gençlik var Türkiye'de... Bu eğitim sisteminin değişmesi gerekmektedir.

CHP iktidarında ÖSS'leri YGS'leri kaldıracağız. Bunu biz söylüyoruz. Ama herkeste "politikacılar böyle der" mantığı var...

Kamu yatırımlarını çökertirsen böyle olur işsizlik artar. Fabrikalar zarar etse de o fabrikaları çalıştıracaksın.

3 kuruşluk zarar için sen doğudaki o fabrikaları kapatıyorsun ama onun yarattığı tahribatı hesap edemiyorsun...

Sen böyle yaparak işsizliği patlatıyorsun, ortalığı yangın yerine çeviriyorsun...

2 ayı geçti. TEKEL işçileri sabırla çilşe çekerek bedel ödeyerek bir acıyı yaşayarak bir hak mücadelesini sürdürüyorlar

Kimseye zarar vermiyorlar. Ya şuna bi son verin diye vicdanları harekete geçirmek istiyorlar. Ve geçirdiler de...

Halkımızın özgüvenini artırmıştır bu direniş...

Galiba korku da biraz buradan kaynaklanmaktadır. Aman ha bunu burada bastıralım diye düşünüyorlardır...

Borca girdik düzen kurduk evlendik. Günün birinde benım kabahatim yokken çalıştığım yeri sen başkalarına satıyorsun. Fabrikayı satarken beni de mi satmayı düşünüyorsan? Hala o ortaçağ kafasıyla düşünüyorsun...

900 milyon dolarlık bir tesisi 300 milyon dolara satmışsın. Nasıl oluyor bu iş?

Sen kendi hatanın faturasını nasıl bunlara kesmeye kalkıyorsun?

Eskiden 4/C vardı evet. Geçici işçi statüsü... Kardeşim bu işçiler 20 yıldır çalışıyor sen bunları nasıl geçici işçi olarak kabul edersin?

Yetim hakkı yedirmem diyorsun. Önce sen kendin yetim hakkı yeme Başbakan?

TEKEL'de ne menkul ne gayrimenkul peşkeş çelişmemiştir diyor. Önce sen sen devletin denetim kurumlarının raporlarını oku. Bak ne diyor?

TEKEL'de peşkeş çekilen bir şey yokmuş! Duy da inanma!

TEKEL'in gayrimenkulunu Milli Emlak Müdürlüğü'ne geçirmişler. Ee geçsin bakalım. Ama sonra ne olmuş? Bu 5 katlı bina Maliye'ye devredilmiş. Hibe edilmiş. Sonra bu binayı 4 özel hastanesi bulunan bir şirkete tahsis etmişler. Bu şirket kimdir, nedir? Bunlara girmiyorum. Bu bina ihale olmadan bu şirkete devredilmiş.

TEKEL işçisinin emeğiyle kazanılmış olan yeri sen başkasına tahsis ediyorsun?

 Buna ne demeli?

Bu iktidarı asker değil ama TEKEL işçisi ve bakkal devirecek!!

Gerçek orada meydana çıkıyor. Bunu görünce herkes vay vay diyor. Bunu dedirttiğin zaman gidersin işte...

 İşte size şu kadar süre, yoksa sizi süreriz oradan falan....Bu tehditler şimdiye kadar sökmedi...

Bir tek şu kaldı. Sizi alırım Silivriye Ergenekon mahkemesinne alırım der...

İş bu noktaya geldi hep beraber göreceğiz.

2 gün önce önemli bir manzara kendisini gösterdi.

Bütün millet gördü aslında bu manzarayı..

Nedir bu olay? Diyarbakır'da yargılanmakta olan Hatip Dicle dedi ki" PKK'lar Habur'a gelmeden önce savcılar ayarlandı" dedi.

Mahkemede verilmiştir bu ifade...

Bu tanıklık ortaya koyuyorkı bu Habur girişinin arkasında gelenlere bir teminat var.

Bu gelenler güvenle gelmişlerdir. Acaba tutuklanacak mıyız diye bir kaygıyla gelmediler  

Teslim olanlar sevinç ve mutluluk içinde ellerinde flemalarla geldiler. Nasıl olur bu? Yanı arkalarında bir güvence olmasa bu kadar rahat gelebilirler mi? Nasıl serbest bırakılır? Oraya özel bir mahkeme kuruldu.

Sen tahliyeye hakım ve savcı gönderdin yargılamaya değil...Bu çok açık arkadaşlar...

Sen Tarım Bakanlığı'na ait bir çalışma yerinde gizlice buluştun. Kim bu? BDP'nin Genel Başkanı.

Neyin pazarlığını yaptınız diye soruldu. Ama cevap yok. Kem küm...

Buraya gelenler o güvenle geldi... Hakimler oraya nasıl gitti? Böyle bir şey olur mu?

Hatip Dicle söylediği için mi inanmıyorsunuz?

Osman Yıldırım denen şahıs Ergenekon'un dayanağını oluşturmaktadır. Kim bu adam? Dosyası kabarık. Ablasını öldürmüş öz yeğenini satarak 2 yıl hapse mahkum oldu. Danıştay saldırısında müebbetle yargılandı.

Yarın bir bakarsınız belki bir savcı birgün çıkacak ne acı günler yaşadık, Habur'lara bizi sürdüler" diyecektir...Günlüklerine belki de bunları yazacak.

Gerçekler ebediyen saklanamaz bir yerlerden mutlaka çıkar....

Ben demedim diyor. Dedin mi demedin mi bilmem ama her şey ortada... Bu ayarlamalar olmasa bu PKK'lılar teslim olmaz

Savcılar hiçbir güvencesi olmadan nasıl gitti oraya? Ayarlandı arkadaşlar. Olayın içinde olan kişi anlatıyor bunu...

Erdoğan bu işten çok rahatsız olmuş....Bir şey çıkmaz diyor. Ya sen nerden biliyorsun bir çıkacağını ya da çıkmayacağını?

Biz sorumluluğumuzu yapıyoruz gensoru veriyoruz. Zulüm karşısında boyun eğme, tepki ver. Hiç bir vicdani rahatsızlığımız yok. Biz çok açık söylüyoruz. Savcılar ayarlanmıştır.

Bunu çıkıpta "biz devletim menfaatleri için yaptık" diyebiliyorlar mı? Bir kere öyle bir babayiğit yok ki söylesin...

Savcıları hakimleri İçişleri bakanı mı ayarladı? Sen bunları ayarlayabiliyor musun? İşin bir de bu tarafı var...

Her savcının kendi görev ve yetki alanı var. "Dava varda savcı arıyoruz" diyor Başbakan....Böyle bir şey nasıl olur?

Telefon dinlemeleri neden yapıldı? Dedikodu merakında mı telefonlar dinlendi? Hayır sevgili arkadaşlar..

İşte bütün bu ayarlamaları kafanızda tutarsanız bu olayın iç yüzünü anlarsınız.

Bir savcı kurumsal baskı var dedi. Kurumsal baskı nedir? Kimdir?

Bakan, Erzincan savcısına telefon açıp onları bırak diyor. Bu kudret nereden geliyor?

Ama siz yandaş bürokrasi deyip, ilkokula kadar bu yandaşlığı dayatıyorsanız, sizin zihniyetiniz ortaya çıkıyor. Siz yandaş bir yönetim kuruyorsunuz böyle yaparak...

 Yandaş medyadan sonra şimdi de yandaş medya oluşturulmaya çalışılıyor

Yandaş yargı tepeden tırnağa bütün ülkeye oturtulacak. Proje budur arkadaşlar...

Bu yandaş yargı sonra  ne yapacak biliyor musunuz? Vatanseverleri Silivriye tıkacak, Habur'dan gelenleri de tahliye edecek...

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 


 

açıklama
 // cevher polat
Doğru diyorsun hasan işte başbakan ergenekoncu başbakan farzet ki hükümet bir daha başa gelemez diyorsun.ee sen başa geleceğini mi düşünüyorsun kusura bakma ömrün yetmiyecek ha SİLİVRİYE sende gidecen hazırlklarını tamamla oky mi...
19 Şubat 2010 16:46
işte basbakan
 // hasan
canım sana feda baykal gene oyum sana hep sana ilelebet sana...
16 Şubat 2010 16:09
SİYASET Kategorisindeki Diğer Haberler