YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
'Sinekten yağ çıkaramazlar'
Devlet Bakanı Bağış, ana muhalefetin Wikileaks belgelerine sarıldığını belirterek, 'Ne kadar uğraşırlarsa uğraşsınlar sinekten yağ çıkaramazlar.' dedi.
'Sinekten yağ çıkaramazlar'
03 Aralık 2010 / 22:37 Güncelleme: 03 Aralık 2010 / 22:43

Devlet Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış, ana muhalefetin umut olarak Wikileaks'e sarıldığını belirterek, ''Eskiden bunlar Teksas, Tommiks okurdu, şimdi Wikileaks okuyorlar ama ne kadar uğraşırlarsa uğraşsınlar sinekten yağ çıkaramazlar'' dedi.

Bakan Bağış, AK Parti Beşiktaş İlçe Danışma Kurulu Toplantısında yaptığı konuşmada, 8 yıldır Türkiye için ter döktüklerini, Türkiye'nin kalkınması, daha demokratik, şeffaf, saygın, zengin ve barış içinde bir ülke olması için çabaladıklarını belirtti.

Türkiye'de artık birçok şeyin değiştiğini aktaran Bağış, ''Uykusuz geçen gecelerin, ailemizden, sevdiklerimizden uzakta geçirdiğimiz günlerin boşa geçmediğini, bu ülkede gerçekten bir şeylerin değiştiğini görüyoruz'' diye konuştu.

Bağış, Türkiye'de artık düşünmeye bile korkulan şeylerin konuşulabildiğini, tartışılabildiğini belirterek, Cumhuriyet tarihi boyunca yapılamamış hizmetlerin halk tarafından kanıksandığını gördüklerini bildirdi.

Bugün Hakkari'nin Yüksekova ilçesinde de havaalanı bulunduğunu ifade eden Bağış, sözlerini şöyle sürdürdü:

''Bugün Şırnak'ın dağ köylerindeki okullarda bilgisayar var. Yakında Türkiye'nin her okulunda akıllı tahtalarla öğrenciler dijital eğitime kavuşuyor. Bu, çocuklarımızın daha çağdaş bir eğitim görmelerini sağlayacak. Düşünün, evlatlarımıza milyarlarca miras bıraksak kötü kararlarla onu bir gecede bile yok edebilirler ama çocuklarımıza iyi bir eğitim verirsek onu isteseler de israf edemezler. O yüzden en büyük yatırımı eğitime verdik. En çok önemi eğitime verdik.

Biz iktidara geldiğimiz zaman Cumhuriyet'in kuruluşundan 2002'ye kadar bütçenin en büyük kalemi Milli Savunma Bakanlığına giderdi. Biz dedik ki, 'bu milletin güvenliği tabii önemli, bu ülkenin ordusu tabii ki dünyanın en çevik, donanımlı, eğitimli, tekniğe sahip ordusu olmalı ama güvenlikten daha önemli bir şey varsa o da insanımızın eğitimi olmalı, sağlığı olmalı. Onun tükettiği gıda olmalı.' 2002'den bu yana bütçenin en büyük kalemi artık Milli Eğitim Bakanlığının bütçesi oldu.''

Egemen Bağış, eski Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik ve şimdiki Milli Eğitim Bakanı Nimet Çubukçu'nun döneminde eğitime yapılan yatırımın diğer bütün kalemlerin üzerine çıktığını belirterek, ''Bugün savunmada dünyanın yine en önemli fon ayıran ülkelerinden bir tanesiyiz ama bugün Milli Savunma Bakanlığının bütçesi birinci değil, 6. sıradadır. Çünkü ondan önemli hizmetler var, beklentiler var. 'Benim vatandaşım istediği hastaneye gitmeli, uçağa binebilmeli, bayramlarda yol kazalarında hayatını kaybeden vatandaş sayısının oranını azaltmalıyız' dedik. Yatırımları bunlara yaptık. Cumhuriyet tarihi boyunca 57 hükümet gelmiş, 6 bin 100 kilometre yol yapmış. AK Parti iktidarı Sayın Başbakanımızın vizyonuyla 12 bin 500 kilometre yeni yol ve otoban yapmış'' diye konuştu.


-''ANA MUHALEFETİN GANDİ'YE İMRENEN BAŞKANI...''-


AK Parti'nin maraton koştuğunu, daha bu ülkede çözülmesi gereken sorunların, yapılması gereken hizmetlerin olduğunu anlatan Bağış, bu nedenle AK Parti'lilerin daha çok terlemesi ve bu milletin önünü iyice açması gerektiğini söyledi.

Bakan Bağış, şöyle devam etti:

''Bundan tabii bizim muhalefet rahatsız oluyor. Hep söylüyorum, 'nazar etme ne olur, çalış senin de olur.' Ama muhalefet artık denize düşen misali neye sarılacaklarını şaşırmış durumdalar. Şimdi umutları Wikileaks'e sarılmış durumdalar. Sabahlara kadar uykusuz kalıp, bunların peşine düştüler. Eskiden bunlar Teksas, Tommiks okurdu, şimdi Wikileaks okuyorlar ama ne kadar uğraşırlarsa uğraşsınlar sinekten yağ çıkaramazlar. Çok şükür Sayın Başbakanımızın söylediği gibi, bizim abdestimizden şüphemiz yok. Onun için namazımızı rahat kılarız. Şimdi ana muhalefet partisinin, Hindistan'ın Gandi'sine imrenen çok Sayın Başkanı, bu resmi ve gizli olduğu iddia edilen fitne maksatlı birtakım elektronik yazılara dayanarak Sayın Başbakanımıza, 'şu İsviçre'deki banka hesapları konusunda açıklama yap' dedi. Dünyada 11 Eylül diye bir olay yaşandı. 11 Eylül'den sonra ABD, İsviçre'deki bütün banka bilgilerini talep etti ve aldı. O günden sonra bankacılık yasaları bütün dünyada değişti. Nakit transferleriyle ilgili çok ciddi önlemler alındı. Türkiye de bunlara destek verdi. Çünkü terörle mücadelede biz uluslararası bir platformdan yana olduğumuzu dile getirmiştik.

İsviçre'deki bankalarda kimin nesi var zaten Amerikalılar 11 Eylül'den sonra aldıkları bilgiler çerçevesinde çok iyi biliyorlar, ellerinde bu bilgiler var. Türkiye Cumhuriyeti gibi bir ülkenin Başbakanı, İsviçre'de bankalarda hesapları olsa, bunu bildiğini bildiği Amerika Birleşik Devletleri'ne ne 1 Mart'ta ne son NATO zirvesinde ne daha önceki NATO zirvelerinde bu kadar dik durabilir miydi? Biraz mantıkla düşünün.

Eskiden çantada keklik müttefik muamelesi görüyorduk, şimdi model ortak muamelesi görmeye başladık. Model ortak lafını ben mi söylüyorum? ABD'nin Başkanı Obama geliyor, TBMM'nin Genel Kurulunda söylüyor. Bizim ana muhalefet lideri de hiç düşünmeden tutuyor kendi Başbakanı'na, 'İsviçre'deki hesaplarla ilgili açıklama yap' diyor. Başbakan da açıklamayı yaptı. Aslanlar gibi dedi ki, 'benim İsviçre'de tek bir banka hesabım olduğunu ispat edin, ben istifa ediyorum, siyaseti bırakıyorum ama edemezseniz, hodri meydan, siz bırakabiliyor musunuz?' Ses yok, ses yok.'' AA

SİYASET Kategorisindeki Diğer Haberler