YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
"Silivri'deki tutuklulara üzülüyorum"
Demokrat Parti (DP) Genel Başkanı Hüsamettin Cindoruk: Silivri kampında tutuklu bulanan sanıklar için üzülüyorum.
"Silivri'deki tutuklulara üzülüyorum"
31 Ekim 2009 / 14:22 Güncelleme: 31 Ekim 2009 / 14:43

Demokrat Parti (DP) Genel Başkanı Hüsamettin Cindoruk, ''Bugün Başbakan Silivri'de savcı, vergi hukukunda yargıç haline gelmiştir. Var mı böyle bir şey? Bu Türkiye'ye yakışıyor mu? Silivri kampında tutuklu bulanan sanıklar için üzülüyorum. Bir avukat olarak üzülüyorum. Onlara yapılan haksızlık, devletimizin ayıbıdır. O kampın çabucak boşaltılmasını diliyor ve bekliyorum.'' dedi.

Atatürk Spor Salonu'nda yapılan DP 6. Olağanüstü Büyük Kongresinde konuşan Cindoruk, Anavatan Partisi Genel Başkanı Salih Uzun ile iftihar ettiğini belirterek, yeni bir siyaset adamı ortaya çıktığını ifade etti. Eski Başbakanlardan Mesut Yılmaz'a da teşekkür eden Cindoruk, ''Olmaz diyorlardı. Oldu İşte. Partiler anlaşmaz diyorlardı, işte DP'' diye konuştu.

Türkiye'nin yeni bir seçeneğe ihtiyacı olduğunu dile getiren Cindoruk, iktidar olunca ilk olarak 20 bin kişilik bir kapalı spor salonu yapacaklarını söyledi.

ANAVATAN'ın kapatılmadığını, demokrasi kervanına katıldığını anlatan Cindoruk, Hükümetin'in ''açılım çalışmalarını'' eleştirdi. Cindoruk, şöyle konuştu:

''Bu açılımla uğraşmasınlar. Açılım dediler, dağdan gelen bir gerilla müfrezesine yenik düştüler. Şehit anaların, babaların, gazilerin acıları üstüne acı koydular. Ama bütün meseleleri kapsayan, demokratik hakları olgunlaştıran devletin hakkını üstün tutan hukukun devletini kursaydık bu açılıma gerek yoktu.''

Hükümetin ''Komşularımız ile sıfır ihtilaf'' politikasına işaret eden Cindoruk, ''Vatandaş arasındaki ihtilafın ayyuka çıktığını'' savundu. Siyasi hukukun gereği olan bütün meselelerin çözülebileceğini vurgulayan Cindoruk, şunları söyledi:

''İş ki niyet olsun, art niyet olmasın. İş ki devleti yönetenler, verecekleri kararlarda önceliği kendi yararları kendi seçim çıkarları için kullanmasın. Bu partinin dikkat etmesi gerekiyor. Bugün bu ülkeyi kim idare ediyor. Bugün ülkeyi bir Başbakan idare ediyor. Türkiye'de başbakanlık rejimi var. Gün geliyor, 130 milletvekilini aday göstermeyip kapının önüne koyuyor, bakanları kapının önüne koyuyor. Ve ne derse o oluyor. Bu , açıkça söylüyorum, bir derebeylik idaresidir, monarşidir, krallıktır. Bu partinin görevi başbakanlık sistemine son vermektir. Dünyada başbakanlık sistemi yok ama bizim ülkemizde, bu Başbakan kendi kendine başbakanlık sistemi ortaya koydu. Tam demokrat olacağız. Ne çeyrek demokrat, ne yarım demokrat; tam demokrat olacağız.''

''DEVLETİN VERGİ DAİRELERİNE BASKI KURDUĞU BİR DÖNEM''

ANAVATAN ve DP arasındaki birleşmeyi tarihin yazacağını vurgulayan Cindoruk, ''Yazarken de diyecek ki, Türkiye'nin birleşmesi, buluşması, barışması için iki parti bir araya geldiler ve her türlü duyguları bir kenara bırakarak devlet millet için bu büyük işbirliğini kurdular.'' dedi.

''Bizim cumhuriyetimiz gelişmeci bir cumhuriyet olmalıdır'' diyen Cindoruk, şöyle konuştu:

''Yargıyla kavga, yargıdan sonra askerle kavga, askerden sonra öğretim üyeleriyle, basınla kavga... Böyle bir sıkıntılı dönemde Türkiye, elbette iç boşluğunu aşmak zorundadır. Devletin vergi dairelerine baskı kurduğu bir dönemi siyasi hayatımda görmedim. En azından mali, iktisadi tedbirlerle devlet haksız rekabeti önleyici tedbir almalıydı. Devlet, ağırlığını, baskısını vergi dairesine, ticari alana taşırsa, kayıt dışına kayan bir büyük ticari alanla karşılaşırsınız. Bunların hepsinin faili bellidir. Bütün sıkıntıların kaynağında fail Başbakandır. Başbakan, kendi partisini, basını, muhalefetini hiçe sayarak Türkiye Cumhuriyetini hatalı bir şekilde, kişisel bir şekilde idare ediyor. Bir kral, bir monark gelecekse cumhuriyete, demokrasiye ne ihtiyaç var. Başbakan, Pakistan ziyaretinde bir özlemini diye getirdi. Pakistan parlamentosu yasaları ittifakla çıkarıyormuş. Bir demokrasinin karşıtı ittifaktır. Siz ittifak özentisi içindeyseniz, demokratik değilsiniz. Eğer Pakistan'a özeniyorsanız, gidin Pakistan’da başbakanlık yapın.''

ERGENEKON DAVASI

''Hükümetin insan haklarına saygısız olduğunu'' da savunan Cindoruk, şunları kaydetti:

''Bugün Başbakan Silivri'de savcı, vergi hukukunda yargıç haline gelmiştir. Var mı böyle bir şey? Bu Türkiye'ye yakışıyor mu? Silivri kampında tutuklu bulanan sanıklar için üzülüyorum. Bir avukat olarak üzülüyorum. Onlara yapılan haksızlık, devletimizin ayıbıdır. O kampın çabucak boşaltılmasını diliyor ve bekliyorum. Mehmet Haberal'dan terörist yaratanlar, o gerilla müfrezesini karşıladıkları zaman ızdırap duymadılar mı? Mehmet Haberal'dan terörist olur mu? Mustafa Özbek'ten terörist olur mu? Onlar bu vatanın şanı şerefi. Onlar daima demokrasi için çaba sarfetmişlerdir. Mustafa Balbay'dan,  Tuncay Özkan'dan terörist olur mu? Olursa bir hukukçu, parti başkanı olarak bunların delillerini istiyorum. Bu kampın en önemli sıkıntısı şu: Beşiktaş'taki bir ağır ceza mahkemesi ikiye bölünüyor. Bir bölümü otomobiline biniyor, Silivri'ye gidiyor. Mahkeme binadan ayrılmaz. Mahkeme binası mahkemelerin kabesidir, onu bölemezsiniz. Eğer onu yaparsanız, işte Diyarbakır'daki hakimi gerillanın ayağına götürürsünüz.''

DP Genel Başkanı Cindoruk, geçmişte yarış içinde olan iki partiyi birleştirdiklerini vurgulayarak, ''Ey Türk vatandaşları, ey sevgili cumhuriyet çocukları! Gelin, laik demokrat Türkiye için barışan Türkiye ortaya koyun. Bu büyük bir hadisedir. Bu coşkulu kongremizle, ruhumuzla, aklımızla duygularımızı bir yana bırakarak her türlü uzlaşmayı sağlayan tavrımızla, demokrasi için birlik olalım. Onun altına 'ıslak imzamızı' atıyoruz. Ve o imzanın üzerine de kıratın mührünü basıyoruz. Gelin merkezde buluşalım. Bu merkez, şehir merkezi gibidir. Solculara da sağcılara da açıktır. Bulvarlar, caddeler... Hepsi şehir merkezine çıkar.'' diye konuştu.

NOTLAR

ANAVATAN 10. Olağan Büyük Kongresi'nin başlamasının ardından gösterilen belgeselde, Adnan Menderes, Süleyman Demirel, Mesut Yılmaz, Tansu Çiller, Hüsamettin Cindoruk ve Salih Uzun'un görüntülerine yer verildi. Belgesel sırasında kongre salonunu dolduran partililer, en çok ilgiyi eski Başbakanlardan Tansu Çiller'e gösterdiler.

İki partinin bütünleşme kongresine, eski başbakanlardan Mesut Yılmaz, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Abdülkadir Aksu, Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Yılmaz Büyükerşen, eski Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Celal Doğan, DSP Genel Başkan Yardımcısı Hasan Erçelebi, Saadet Partisi Genel Başkan Yardımcıları Ertan Yülek ve Şeref Malkoç da katıldı.

DP 6. Olaganüstü Büyük Kongresinde, ANAVATAN ile birleşme çalışmaları nedeniyle parti tüzüğünde yapılacak değişiklikler için Tüzük Komisyonu oluşturuldu. Kongrede ayrıca, yeni oluşumun parti programı da Program Komisyonu tarafından ele alındı. Tüzük Komisyonun çalışmasını tamamlamasının ardından değişiklikler delegelerin oy birliğiyle kabul edildi.

Bu arada, konuşmaların yapıldığı platforma KKTC ve Azerbaycan bayrakları asıldı.

Reyimi değil!
 // aysemut
Reyimi değil günahımı bile AP kadın kollarında çalışmış biri olaraka veremem çünkü Ergenokon olayı sizlerinde gerçek yüzünüzü gösterdi....
02 Kasım 2009 08:19
SİYASET Kategorisindeki Diğer Haberler