YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
"Sekizinci gün oldu daha Çankaya'dan imzadan çıkma
"Sekizinci gün oldu daha Çankaya'dan imzadan çıkma
"Sekizinci gün oldu daha Çankaya'dan imzadan çıkma
19 Şubat 2008 / 16:06 Güncelleme: 19 Şubat 2008 / 00:00


CHP lideri Baykal, başörtüsü  konusunda gerçeklerin zamanla kendini gösterdiğini, tereddütlerin ortaya çıktığını söyledi


CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, türbanla ilgili düzenlemenin aradan 8 gün geçmesine rağmen hala Çankaya Köşkü'nde beklediğini ifade ederek, ''Gece yarısı saat 03.00'te imza görevini ihmal etmeyen Çankaya'nın, 8 günden beri bu kadar önem verilen, bütün Türkiye'yi sarsan bir düzenlemeyle ilgili olarak bir derin düşünce içine girme gereğini hissetmesi herhalde bir anlam taşıyor'' dedi.


Baykal, partisinin grup toplantısında yaptığı konuşmada, bir süreden beri TBMM'nin iki önemli yasal düzenleme ile uğraştığını belirterek, bunlardan birisinin türbanla ilgili anayasa değişikliği, diğerinin de vakıflarla ilgili düzenleme olduğunu bildirdi. Her iki girişimin de Türkiye'nin çok temel düzenlemelerini ciddi şekilde olumsuz yönde etkileyecek nitelikte olduğunu savunan Baykal, ''Türbanla ilgili düzenleme Anayasamızın temellerini sarsıcı düzenlemedir. Vakıflarla ilgili düzenleme Türkiye'nin uluslararası kimliğinin tapusu olan Lozan'ı sarsabilecek olan düzenlemedir. Bu iktidar, aynı zamanda hem Anayasamıza hem Lozan Antlaşması'na yönelik bir saldırıyı fütursuzca sürdürmektedir. Bu bir tesadüf değildir'' diye konuştu.


Baykal, türban tartışmalarının yararlı olduğunu, gerçeklerin ortaya çıktığını belirterek, sözlerini şöyle sürdürdü: ''Konu artık ilk gündeme getirildiği noktada değil, tereddütler ortaya çıkmaya başladı. 8. gün daha Çankaya imzayı atamadı. Daha konu konuşulurken uzmanlar incelemeye başlıyordu, her türlü hazırlık yapılıyordu, çok acil çok önemli bir konuydu... Gece yarısı saat 03.00'te imza görevini ihmal etmeyen Çankaya'nın 8 günden beri bu kadar önem verilen, bütün Türkiye'yi sarsan bir düzenlemeyle ilgili olarak bir derin düşünce içine girme gereğini hissetmesi herhalde bir anlam taşıyor. Bu, yaptığımız değerlendirmelerin ne kadar önemli, ne kadar haklı, doğru olduğunu ortaya koyuyor.'' -


"Dini gerçeklerin ortaya çıkması kimseyi rahatsız etmemeli''


Başlangıçta konunun ''Başörtüsü sorunu, eğitim hak ve özgürlüğü'' olarak takdim edilmeye çalışıldığını kaydeden Baykal, ''Geldiğimiz noktada çok iyi anlaşılmıştır ki olay farklıdır; başörtüsü başkadır, türban başkadır'' dedi. Başörtüsünün yüzlerce, binlerce yıldır var olduğunu ancak türbanın Türkiye için yeni bir konu olduğunu ifade Baykal, ''Başörtüsünde 'bir tek saç telimi bile kimseye göstermem' ifratı, bağnazlığı, taassubu yoktur. Türban ise bir tek saç telini bile göstermenin neredeyse dinden çıkmak anlamına geldiği taassubu, ifratı içindeki bir kıyafetin topluma dayatılmasıdır'' dedi


Baykal, yaşanan tartışma sürecinde artık bu farklılığın anlaşıldığını, türbanın dinin, Kur-an'ı Kerim'in emri olmadığının ortaya çıktığını savundu. Toplumda bazı kesimlerin bu dini gerçeklerin ortaya çıkıyor olmasından rahatsız olduğunu belirterek, ''Söylenen yanlışsa, çık söyle... Kimse yanlış diyemiyor. Dini gerçeklerin ortaya çıkması kimseyi rahatsız etmemeli'' dedi.


Bu tür konuşmaların laikliğe aykırı olduğunu savunanlar bulunduğunu belirten Baykal, sözlerini şöyle sürdürdü: ''Dini konuları konuşmak, dini gerçekleri anımsatmak ortaya koymak sanki laikliğe aykırıymış gibi bir anlayış geliştirilmek isteniyor. Bunun hiçbir geçerliliği yoktur. Laiklik dini gerçeklerin ortaya çıkmasını, konuşulmasını hiçbir biçimde engellemez. Laiklikte dikkat edilmesi gereken nokta yasal, anayasal, hukuki düzenlemenin dini temellere dayandırılıyor olmasıdır. Bu ayrı bir iştir, dinin neyi öngördüğünün ortaya çıkması başka bir iştir. Dine saygı göstermek, değer vermek, dinin düzenlemelerinin ne olduğunu anlamak hiçbir biçimde laikliğe aykırı değildir. Dinin icabı budur diye çoğu kere geçerli olmayan dayatmaları siyasete taşımak yanlıştır, ona fırsat vermemek lazım. Biz örtünmenin din içindeki yerini konuşuyoruz. Sanki türban Kur-an'ı Kerim'in emri gibi dayatıyorlar, biz de çıkıp hayır değildir diyoruz. Biz, dine ve inançlara saygıyla, laiklik anlayışımıza inançla sahip çıkarak, 'anayasaya, dinin bile öngörmediği en ifrat, tefrit bir örtünme biçimini kural olarak koymayın' diyoruz.''


EĞİTİMİNDE DİNİ KİMLİĞİ ÖNE ÇIKARACAK BİR DÜZENLEME KÖTÜ SONUÇLAR DOĞURUR

 

Baykal konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Anayasanın teklif dahi edilemeyen maddesini, yani 2. maddesini değiştirmeye yönelik bir değişiklik demek mümkün değildir. Bunu Anayasa Mahkemesi takdir edecektir. Şimdi 17. madde düzenlemesinin askıya alınmasından bahsediliyor. Çünkü toplumun rahatsız olduğu görüldü. Türkiye günlerdir işi gücü bıraktı sadece bununla yatıp bununla katıyor. Eğitimin içine dini kimliği ön plana çıkaracak bir düzenlemenin nasıl kötü sonuçlar ortaya çıkaracağı her geçen gün anlaşılmaktadır. Bu uygulama devlet dairelerine, liselere sıçrayacaktır. Birileri çıkıyor, 'anayasa güvencesi getirin' diyor. Niye; toplumda başı açık olanları anayasal güvence altına almak için. Şimdi bir süre idare edebilirsiniz, ama sonra gerisi gelecek.


SORUNU BÜYÜTÜYORSUNUZ


Şimdi, '17. Madde'de biz mutabakat sağladık ama, CHP de gelsin işbirliği yapalım' diyorlar. Sorunu hukuk ile önleyemezsiniz. Sorunu büyütüyorsunuz, sonra sorunun sıçrayacağı alanlara burçlar dikmeye çalışıyorsunuz. Dur bir bakalım, acele etmeyelim diyorlar. Aceleyi baştan yapmayacaktınız."


"Laikliği biz CHP genel merkezindeki kedimiz Şero'ya emanet ederiz. Başbakan'a emanet etmeyiz" diyen Baykal, "Türkiye'de laikliğin güvencesi daha önce verdiği sözleri unutan birine verilecek ise yazıklar olsun Türkiye'ye. 'Hele lailkil de ne imiş' diyen bir insana vede adı Tayyip Erdoğan olan bir insana laiklik kesinlikle emanet edilemez" şeklinde konuştu.




Başbakan; "Bizim iktidarımız döneminde ne değişti?" diyor diyen CHP lideri okullarda yaşanan şu olayları örnek gösterdi.


"Amasya Anadolu Kız Lisesi'nde oruç tutmadığı için baskı gören kız öğrenci, okuldan ayrılmak istedi.
İstanbul Esenyurt Lisesi'nde bir öğrenci öğretmeni tarafından mezhep farklılığı nedeniyle dövülmüştür. Yine, Antalya'da bir öğrenciye baskı yapıldı. Gebze Darıca beldesinde iki öğretmen meshep çatışması sebebiyle kavga etmiştir. İstanbul Sarıyer'de tarikat tuzağına düşen 2 öğrenci intihara kalkıştı. Bu olaylar AKP iktidarı döneminde yaşanmış olaylardır. En son da Mersin'de kızlara şırıngalı asit saldırısı yapılmıştır.




AKP döneminde Talim Terbiye Dairesi'nden 3 başkan görevden ayrıldı. Talim Terbiye'deki istifalar kaygıların gerçekliğini ortaya koyuyor. Gidiş iyi değil, gidiş kontrol edilemez bir şekilde sürüyor.


BAŞBAKAN KENDİSİ İLE KAVGA EDİYOR


Başbakan şimdi öfkeli üslubu ile önüne gelene saldırıyor. Almanya Şönsölyesine, Altan kardeşlere, CHP'ye ağır eleştiriler yapıyor. Başbakan kendisi ile kavga ediyor. Başbakanın öfkesinden dolayı hiçbirinizin morali bozmasın. Biri, ona yanlış konuştuğunu söylediğinde ve ardından televizyona çıktığında ağzından bal akarak konuştuğu zama da sözlerine sakın kanmayın, aldanmayın.


CHP Lideri  Baykal'ın başörtüsü sorununu karşı çözümleri:


1-Türban sorunu laiklik inancı sağlam bir iktidar ile çözülür.


2- Hiçbir şekilde türban konusunu istismar yapmayacak bir yönetim anlayışı olacak.


3- Türkiye'yi yaşam tarzı ile bir başka topluma doğru çekme anlayışı içinde olunmayacak. Toplumu farklı bir hedefe yönlendirecek iktidarlar bu sorunu çözemez.


Laiklik konusunda güven veren bir siyasi tablonun netleşmesi halinde bu konu kendiliğinden çözülecektir. Olayın özü işte budur.


ERDOĞAN'A MAHMUT ÇALIK'TAN MEKTUP




Özelleştirme konusuna da değinen Baykal, "2004 yılından beri büyüme düşüyor, cari açık artıyor. Türkiye ekonomik konularda bu anlayıştan derhal vazgeçmeli. 2007 sonunda işsizlik çif haneli rakamlara ulaşmıştır. İktidarın niteliği ve kimliği artık ortaya çıkmıştır. Ekonomik sıkıntıların ortaya çıkması gerçeklerin kavranmasına yaramıştır " diye konuştu.


Mahmut Çalık'ın Başbakan Erdoğan'a gönderdiği mektuba da değininen Baykal, bunun ekonomideki kötü gidişin en güzel örneği olduğunu ifade etti.Ayrıca Baykal ,Türkiye'de kumar ekonomisinin gelişmeye başladığına da dikkat çekti.



 

SİYASET Kategorisindeki Diğer Haberler