YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Seçimi en çok onlar kaybetti!
Seçimi en çok onlar kaybetti!
05 Nisan 2014 23:30
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Mustafa Şentop, seçimin kaybedenleri arasında "paralel yapı"nın olduğunu belirterek, "En önemli kaybedenlerinden biri de cemaat dediğimiz yapıdır" dedi.

Şentop, seçimin kaybedenleri arasında "paralel yapı"nın olduğunu belirterek, "En önemli kaybedenlerinden biri de cemaat dediğimiz yapıdır" ifadesini kullandı.

Milletin her şeyi yerli yerinde görmek istediğine işaret eden Şentop, şöyle konuştu:

"Millet; bir yerde bir değer veriyor, bir gruba, topluluğa, cemaate... Dini hassasiyetlerle bir çalışma yapıyor, başarılı okul faaliyeti yürütüyor, millet ona da destek veriyor. Ama bu kesmiyor onları, kalkıp bürokraside örgütlenmeye başlarsan, siyasete girersen, 'şu partiye, bu partiye oy ver' diye konuşmaya başlarsan, orada 'dur' diyor.

Türkiye'de bunun örnekleri farklı durumlarda yaşandı. Çok sevilen sinema, ses sanatçıları vardı, aday oldular oy alamadılar. Millet, sanatını icra ederken büyük teveccüh gösteriyor ama siyasetçi olarak oy istediğinde vermiyor. Milletin bir alandaki teveccühünü her alanda gibi anlamak yanlış oluyor. Parti kurarsan, çıkarsın milletin karşısına, uygun bulursa desteğini verir. Ama sen okullardaki çalışmaları, dini hassas üzerine oturtulan çalışmalarla bürokrasi ve siyasette prim toplamaya kalkarsan, millet ona gereken cevabı veriyor. Bu seçimlerde cemaatin AK Parti karşıtı cephe içinde yer alması, hatta o cephenin öncülüğünü yapması, milletten tam aksine reaksiyon gördü.

AK Parti açısından olumlu, oy artırıcı yönde etkisi ortaya çıkmıştır. Aslında cemaat sempatizanı, çekirdek kadro üzerinde yapılan çalışmalar var. Onlara baktığımızda bile bu seçim sonucunda AK Parti'ye destekte gerileme olmadığını görüyoruz. Ben başından beri süreci birbirinden ayırıyordum; Bu operasyon AK Parti'ye karşı ama aynı zamana cemaate karşı da bir operasyondur demiştim.

Vesayetçi bir anlayış Türkiye'de vardır. 2010 referandumu ile bunu büyük ölçüde gerilettiğimizi düşünmüştük. Ama öyle olmamış, vesayetçilik şahıslar, düşünce ve ideolojiler değişerek devam etmeye çalışılmış. Cemaatin paralel yapıdaki yeri nedir? Bir örgütlü yapı var, bu yapı büyük ölçüde vesayetçi anlayışın uzantısıdır, şahıslar değişmiş olsa da. Bu yapı kendisi için bir sosyal meşruiyet zemini olarak cemaati kullanıyor. Organik bağlantıları da var elbette. Cemaatin içinde sempatizanı olan, hizmet eden insanlar cemaate maddi ve manevi destek verirken, 'Başbakan'ı, bakanları, milletin yarısının telefonlarını dinleyin, teknik takip yapın, Hükümet ve siyasi partilere operasyon yapın' diye destek verdiğini düşünmüyorum. Onlar iyi niyetle, maddi ve manevi destek verdi. Ama bugünkü örgütlü yapı oluşsun diye destek vermedi. Cemaatin içine organik görev yapanların durumu ayrı, onlar gelen talimata göre hareket ediyorlar."

"Bu içeriği tasvip etmediğini milletimiz gösterdi"

Şentop, 17 Aralık'ta başlayan sürecin seçimlerin ana teması olduğuna işaret ederek, anamuhalet ve diğer muhalefet partilerinin kendi malzemeleri, görüşleri, siyasi tezleriyle konuşmadığını, propaganda yapmadığını, paralel yapının ürettiği ve ellerine tutuşturduğu malzemelerle siyaset yaptığını söyledi.

AK Parti karşıtı cephenin propaganda içeriğinin paralel yapı tarafından belirlendiğini ifade eden Şentop, seçimlerden sonra ortaya çıkan tablonun buna da bir tepki olduğunu belirtti.

Şentop, "Bu içeriği tasvip etmediğini milletimiz gösterdi. Bu iddiaları, ortaya konulan tezleri benimsemediğini gösterdi. Bunun yapılış şeklini de üslubunu da reddettiğini gösterdi. Başbakan ve AK Parti'nin, 'böyle bir yapı olamaz, hukuk içinde üzerine gidilmeli' tezi de millet tarafından destek gördü. Millet AK Parti'yi destekledi ama seçim öncesinde Başbakan ve partimizin ortaya koyduğu mücadeleye de destek verdi. Bu mücadeleye hukuk içinde devam edilmesi gerekiyor. Seçim sonuçları bunu mecburi hale getirdi. Böyle bir vesayetçi anlayış, yapı kimlerden oluşuyorsa oluşsun, adı ne olursa olsun, hangi görüş ve düşünceye sahip olurlarsa olsunlar, bir devlet sistemi içinde yaşatılmaması gerektiği kanaatindeyim" diye konuştu.

Devletin kendine özgü işleyişi, yapısı ve kuralları olduğunu, bu kuralların dışında ayrı kurallar ve yapıyla hareket eden işleyişin olamayacağını ifade eden Şentop, "Devleti yönetmenin yolu basittir; siyaset. 'Siyaset çalışsın, kazansın ama biz arka planda kalalım, bürokraside kontrolü ele geçirelim, kim hükümet olursa olsun, gerçek gizli hükümet biz olalım' anlayışıyla bir çalışma, iktidar mücadelesi yürütülemez. Seçimin bir sonucu da bu. Bunu düşünenlere de ders verdi milletimiz" görüşünü savundu. Şentop, herkesin tavrını, tutumunu sorgulaması gerektiğini belirterek, onların da durumlarını sorgulayıcı, değişiklik yapacağı kanaatini taşıdığını, aksi halde daha büyük bir dersi milletten alacaklarını söyledi.

SİYASET Kategorisindeki Diğer Haberler