YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
"Sana ne ihtiyaç var bu ülkede?"
Grup toplantısında, 'aşı olmam' diyen Başbakan'a yüklenen Baykal, "herkes kendi kararını alacaksa sana ne ihtiyaç var bu ülkede" diye konuştu
"Sana ne ihtiyaç var bu ülkede?"
10 Kasım 2009 / 14:18 Güncelleme: 10 Kasım 2009 / 15:03

CHP Genel Başkanı Deniz Baykal partisinin grup toplantısında gündemi değerlendiriyor.... Açılımın TBMM'ye gelmesiyle ilgili konuşan Baykal, Açılımın içeriğini hala bilmediklerini ifade ederek hükümete yüklendi...

"Gizemli müzakere süreci olmaz" diyen Baykal, "Açılımda temmeni var, tercihler yok" diye konuştu...

Baykal'ın grup toplantısındaki sözlerinin satırbaşları şöyle;

* İktidar kaçak dövüşme çabası içinde

* Milletin güvenini sarstılar

* Bu gizlilik çok anlamlıdır ve rastlantı değildir. ne yapacaksınız? Sizleri dinleyeceğiz bakacağız. Ama vakit geliyor, takvim kısıtlı, hemen yapmamız lazım. Hemen yapmamız lazımsa ne anlatacaksın?

* Bir paketin var mı? Hayır. Ne var? Ucu açık bir müzakere. Ucu açık müzakere sizi biri çağırırsa bir dakika durun diyeceksiniz.  

* Anaların gözyaşları dinsin dediler. Anaların gözyaşlarına sebep olanları kahraman gibi sınırlarda karşıladılar.

* Açılımın sakıncılarını hala bilmiyoruz, bize ne gibi katkıları olacak hala bilmiyoruz...

* Bu tuzaklara düşmeyeceğiz. Bunlar gün olacak demokrasiden söz edecekler, sonra demokrasi bizim için bir tramvaydır. İnançlarım gerekirse papaz elbisesi bile giyerim derler. Onların hesaplarına göre, hukukumuzu tanzim edeceğiz, bunlara teslim olacağız, sonra da Türkiye özgür olacak var mı öyle bir şey?

* Kurulun bağımsız olmadığı ortadadır

* Türkiye tarımına tuzak kuruluyor

* Başbakan herkese örnek olmalı

* Aşı olacak mıyız?Olmayacak mıyız? Başbakan isteyen aşılansın diyor. Ya nasıl isteyen aşılansın. O bir devlet politikası ise Başbakan neden olmuyor? Herkes kendi kararını alacaksa sana neden ihtiyaç var bu ülkede?

Bu aşıdır, tıbbın gereğidir diyeceksin. Şimdi ne oldu? Eldeki aşılar bile tamamen kullanılamadı. Ne olacak? 500 trilyon para harcadık. Yani işin parası bir yana, GDO üstünden para kazananlar kimlerdir bu ülkede soruyorum.

- Milletin sağlığını ve Türkiye’nin tarımını yok sayarak, kendi dünyasını geliştirenler kimlerdir?

- Bu aşı ithalatı kimleri zengin etmiştir? Kimler bu aşı işini Türkiye’ye belki de abartarak, bir panik yaratarak, Türkiye’nin turizmine zarar vererek bunu kimler yapmıştır? Bunu bize söyleyiverin?

-Ucu açık, gerçeği ifade etmekten uzak duran, çarpıtarak söyleyen, temennilerini ifade etmekle yetinip bu temenniyi paylaşıyor musun, paylaşmıyor musun diyerek insanları teslim almaya çalışma. Bu tutarsızlıklar ortaya çıktı. Şimdi bakalım bugün ne ifşa edecekler.

-Bugün içişleri bakanı niyetini temennilerini kimlerle görüşeceğini söyleyecek. Ne yapacağını söyle. Hayır yarın görüşeceğiz? Sen her şeyi ortaya koyacaksın, biz öğreneceğiz, yarın konuşacağız. Bu ne biçim kaçak güreşme?

-Son günlerde birbiri ardından bu iktidarın yönetme kabiliyetini, Türkiye’yi doğru dürüst yönetme kabiliyetini tamamen kaybettiğini iki olayda görmüş olduk.

-Birkaç yönetim fiyaskosuna dikkatinizi çekmek istiyorum. Son haftada birden bire ortaya çıkan olaylar. Nedir bunlar önce bir GDO konusu yine millete karşı gizli, perde arkası hazırlıklar ve milletin güvenini çok ciddi şekilde sarsan, ne olduğu dahi tam ortaya çıkarılamamış olan bir tablo.

-Bu bir tarafsız bağımsız bilimsel kurulun kararıyla bunlar ithal edilecek denilmiştir. Ama kurulun tarafsız ve bağımsız olmadığı, çoğunun devlet memurlarından oluştuğu ortaya çıkmıştır. bu ciddi bir tuzaktır. Tuzak kurdular, bir yandan demokrasiyi ağızlarından düşürmezken, bir yandan millete haber vermeden bunlar karara bağlarlar. Ülke dağınıklık manzarasıyla karşı karşıyadır.

Derken bir de El Beşir olayı çıktı

* Daha önce geldiler, bizimkiler gitti, bir muhabbettir gidiyor. Şimdi tekrar El Beşir’i Türkiye’ye çağırdılar. Tabi dünya ne oluyor dediler? Uluslar arası bir anlayış var. 200 binin üzerinde sivil vatandaşını katletti diye ciddi bir iddia var. 2 milyon kişiyi evinden etti diye ciddi bir iddia var.

* Bu cumhuriyet kolay kurulmadı. Büyük mücadeleler verildi, büyük engeller yaşandı. Bunlar savaşta yaşanmadı sadece, savaştan sonra çok büyük mücadeleler ortaya çıktı. Dışarıdan ç isyanlar teşvik edildi. Ayaklanmalar yapıldı, kışkırtmalar yapıldı. Bütün bunları milletçe aşmaya başardık.

* Önemli nokta şudur. Belki ilk kez Türkiye’de gerçekleştirmiş olduğumuz ve bu çok başarılı cumhuriyet tablosuna karşı, ülkenin içinden geride bıraktığımız dönemde engellerin çıktığını görmüştük. İçerden birilerinin kullanıldığını biliyorduk. Ama şimdiye kadar cumhuriyete karşı iktidarın himayesinde ortaya çıktığına tanık olmamıştı.

* İktidar daima cumhuriyet düşüncesinin yanına yer almıştır. Atatürk yaşarken de ayrıldıktan sonra da öyle olmuştur. İnönü, Menderes, Demirel zamanında da öyle olmuştur. Ama şimdi ilk kez cumhuriyete karşı bir tertibin iktidar tarafından planlanarak konulduğunu görüyoruz.

* Bu gerçeği unutmamalıyız. Bizim karşımıza demokrasiyi geliştiriyoruz diye geliyorlar. Bu bazı temel değerlerin, ortak anlayışların belli ortamlarda en çok istismar edilen, en çok kötüye kullanılan kavramlar olarak ortaya çıkar.

* Dünyada yaşanan acıların büyük bir kısmı din adına yaşanıyor. Barış adına en utanç verici savaşların gerçekleştiğini biliyoruz.

* Kadınlara oy hakkını, seçme seçilme hakkını verenler, Türkiye’de herkesin eğitim hakkını sağlamak için en zor koşullarda mücadelelerini gerçekleştirenler, bunlar demokrat değil, basını sindirenler, 70 bin kişinin telefonunu dinleyenler, yargıyı baskı altına alanlar, medya kuruluşlarını sindirenler demokrat.  Niye, çünkü cumhuriyete karşı mücadeleye öncülük yapıyor.

SİYASET Kategorisindeki Diğer Haberler