YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Şam'ı çok özledim
Şam'ı çok özledim
05 Nisan 2013 15:15
Türk-Arap Ekonomi Forumu’nda konuşan Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, Suriye’de süren iç savaş nedeniyle 2 yıldır Şam’a gidemediğini ve çok özlediğini söyledi.

Bakan Davutoğlu, Türk-Arap Ekonomi Forumu kapsamında düzenlenen "Türkiye ve Arap Dünyası: Stratejik Buluşma Noktası İstanbul" konulu panelde konuştu. Ekonomik ilişkilerde yeni ortak pazarlar kurulması gerektiğini vurgulayan Davutoğlu, “Biz Arap ülkeleriyle aramızdaki tüm vizeleri kaldırmak istiyoruz. Biz mütekabiliyete falan bakmadan vizeyi kaldırıyoruz. İşte ekonomik ilişkiler böyle gelişiyor” diye konuştu.

“Geleneksel jeopolitik bölgeleri yeniden keşfetmeliyiz” diyen Bakan Davutoğlu, şunları söyledi;

“Bu küresel çağda bütün Arap birliği ülkeleriyle ilişkilerimizi geliştirmeli, jeopolitik bölgelerle hiç sınır olmadan ilişkilerimizi geliştirmeliyiz. İşte bizim komşularla sıfır sorun politikamız buydu. Biz çok kültürlü kentler görmek istiyoruz. Eğer çok kültürlülük yoksa çok boyutlu pazarlar olmaz. Ümit ediyorum ki bir gün hiç bir engel olmadan Yemen’den, Aden’den arabasına atlayıp, bir kişi Suudi Arabistan’a, Irak’a, sonra İstanbul’a gelebilecek.”

Türkiye’de yeni Osmanlı’nın gündeme getirilmeye çalışıldığı eleştirilerine de yanıt veren Davutoğlu, “Hayır öyle bir şey değil. Osmanlılar bizim ortak kültürümüz, tarihimiz. Abbasiler, Emeviler de öyle. Onlara Neo Roman İmparatorluğu denmiyor ama biz dedik mi Neo Osmanlı oluyoruz” şeklinde konuştu.

Bakan Davutoğlu, 2 yıldır gidemediği Şam’ı çok özlediğini belirterek, “2 yıldır Şam’a gidemiyorum, çok özledim. Ben Şam’a, Kahire’ye, Marakeş’e gittiğimde kendimi rahatsız, yabancı gibi hissetmiyorum. İstanbul sadece bize ait değil, hepinize ait, gelin iş yapın İstanbul’da. İstanbul artık küresel başkent oluyor” dedi.

Suriye meselesinin bölgeden izole edilerek ele alınamayacağını vurgulayan Bakan Ahmet Davutoğlu, “Suriye’deki sorun eski bir siyaset mantığının, Soğuk Savaş’tan günümüze kalan bir politikanın devamıdır. Bu bölgemizde sona ermiştir, devamı yoktur. Artık bölgede yeni bir siyaset yaşanıyor. Esas mesele şu; eski siyasi yapılar yok olacak. Neyse ki, Mısır’da ordunun yaklaşımı değişti ve kurumlar toparlanıyor. Mısır’ın geleceği bize ümit veriyor. Güçlü bir Mısır olmaksızın bölgemizde istikrar sağlanamaz. O yüzden Türkiye Mısır’ın yanında olacaktır. 2 milyon doları biz borca vermedik, kardeşçe bir destek. Burada müreffeh Türkiye’nin olması için müreffeh Mısır’ın, körfezin olması gerekiyor. Aylarca Suriye yönetimini ikna etmeye çalıştık. Filistin sorununu çözmeden, sanki İsrail’le Filistin için savaşıyormuş gibi 40 yıl boyunca halkına bunu söyledi ve gayrimeşru güçlerini Filistin sorununu istismar ederek oluşturdular. Filistin sorunu uluslar tarafından çözülebilir, bir kaç elit tarafında çözülemez” diye konuştu.

Suriye'de yönetimin trajik yaklaşımı sebebiyle bölgedeki acının sürdüğünü anlatan Davutoğlu, “Ama insanlarına karşı savaşan her yönetim sonunda kaybetmiştir. Suriye meselesi ortaya çıktıktan sonra İran’a gittim ve Tahran’da Temmuz 2011’de bir konuşma yaptım. Dedim ki, ‘Bölgemizde Soğuk Savaş istemiyoruz. Suriye’deki kriz yoluyla bölgede yeni bir Soğuk Savaş yaratılmaya çalışılıyor. Bizim bu tip bir kutuplaşmayla mücadele etmemiz gerekiyor. Bölgemizde asla bir daha bir Soğuk Savaşa müsaade edemeyiz.’ Türkiye her zaman halkların yanında oldu. Suriyelilerin kazanacağını düşünüyorum, dolayısıyla Suriyelileri destekliyoruz. Açık kapı politikamız 100 yıl da sürse devam edecek. Çünkü Türkiye sadece Türkiyelilere ait değil, bütün halklara ait. Suriye üzerinden Arap dünyasıyla yepyeni bir ilişki kuracağız” şeklinde konuştu.

Bakan Davutoğlu, İran’ın bölgede en önemli stratejik oyunculardan biri olduğunu da belirterek, İran’ın da mutlaka Türkiye ve Arap dünyasının ortak vizyonuna dahil olması gerektiğini kaydetti.

Davutoğlu, “İran’ı bu camiaya dahil etmek için çok faaldi. Tahran anlaşmasından sonra Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nde bir oylama yapıldı. İran aleyhine biz hayır dedik. Tahran anlaşması kaçırılmış bir fırsattır. Türkiye ilkeler politikası takip eden bir ülke. Biz bölgede nükleer olmasını istemeyiz. Hiç bir ülkenin önceliği yoktur bu meselede. Hiç kimsede olmasın ki, barış ve güven tesis edelim. İran’la görüş farklılığımız var Suriye konusunda. Baskı baskıdır bizim için. İran ve Arap dünyasının ilişkilerinin düzelmesi için Türkiye rol üstlenebilir. Herkes bölgedeki önemli meselelere yaklaşırken dikkatli, hassas olmalı” dedi.

 

İHA

SİYASET Kategorisindeki Diğer Haberler